FIRAT23

FIRAT23

Üye
11.08.2009
Er
359
Hakkında

#03.09.2009 15:34 0 0 0
  • Sonra fark ettim ki; su akıyorrüzgar esiyoryağmur yağıyor...

    Her şey yine ve aynı şekilde oluyor...

    Öyle bir yere geldim ki; Sıcak ve soğuk aşk ve nefretsavaş ve barış...
    Üşümek ve sonra ısınmak gibi...

    Gitsem ayrılık olur kalsam çöl...

    Gidersem bende hasret olur ve belki beni sevenlerde özler...
    Ama anladım ki; özlemden kimse ölmüyor
    Ama ben ölüyorum...

    Nefes alıyorumönemsiyorum ve gitmek istiyorum...

    Anladım ki hasret yeni bir aşka kadar sürüyor...

    Sevdiklerim ve beni sevenler
    Bağışlayın...
    Su akıyor ve ben gidiyorum
#03.09.2009 15:30 0 0 0
#03.09.2009 15:24 0 0 0
  • OHH WALLA ŞİMDİ BU RAMAZANDA NE GÜZEL GİDİRDİ..TARİFİNİ ALDIK ANNEME YAPTITIRIM:d
#03.09.2009 15:24 0 0 0
#02.09.2009 10:48 0 0 0
#01.09.2009 12:17 0 0 0
#01.09.2009 12:17 0 0 0
#01.09.2009 12:16 0 0 0
#01.09.2009 12:12 0 0 0
#01.09.2009 12:09 0 0 0
#01.09.2009 12:08 0 0 0
#01.09.2009 12:07 0 0 0
#28.08.2009 13:02 0 0 0
#27.08.2009 14:05 0 0 0
#22.08.2009 12:23 0 0 0
#21.08.2009 11:39 0 0 0
#21.08.2009 11:29 0 0 0
#21.08.2009 09:29 0 0 0
  • Cahit Sıtkı Tarancı
    Cahit Sıtkı Tarancı Asıl adı Hüseyin Cahit (d. 2 Ekim 1910, Diyarbakır-ö. 13 Ekim 1956, Viyana)

    2.Ekim.1910 yılında Suriçi Cami Kebir Mahallesi 3 nolu evde dünyaya gelen Cahit Sıtkı Tarancı'nın çocukluk ve gençlik yıllarının bir bölümü bu tarihi evde geçmiştir.Cahit Sıtkı Tarancı Diyarbakır'ın soylu ailelerinden olan Pirinçcizadelerdendir. 2 Ekim 1910 yılında dünyaya gelen Tarancı'nın Babası Bekir Sıtkı, annesi Arife hanımdır. İlk tahsilini Diyarbakır'da tamamladı. Daha sonra Orta öğrenimi için İstanbul'a gönderilerek, Kadıköy Fransız Saint Joseph Lisesi'ne yazıldı.Burada dört yıl okuduktan sonra Galatasaray Lisesinde tamamladı (1931).Sonra Istanbul'da Mülkiye Mektebi'nde (1931-1935) ve Yüksek Ticaret Okulu'nda okudu. Yüksek öğrenimini tamamlamak için Paris'te Sciences Politiques'te sürdürdü (1938-1940). Öğrenimi sirasinda Paris Radyosu'nda Türkçe yayinlar spikerligi yapti.

    2. Dünyü savaşı nedeniyle Türkiyeye döndü.1944 yilindan baslayarak Ankara'da Anadolu Ajansi, Toprak Mahsulleri Ofisi ve Çalisma Bakanligi'nda çevirmen olarak çalisti. 1951 de Cavidan Tınaz'la evlenir.1954′te ağır bir hastalığa yakalandı felç geçirdi. Türkiye'de tedavisi sonuç vermeyince Viyana'ya götürüldü. 13 Ekim 1956′da orada bir hastanede öldü. Ankara'da toprağa verildi.

    'Sanat için sanat' ilkesine bağlı kaldı. Ona göre şiir, kelimelerle güzel şekiller kurma sanatıdır. Vezin ve kafiyeden kopmamış; ama ölçülü veya serbest, her türlü şiirin güzel olabileceği inancını taşımıştır. Açık ve sade bir üslubu vardır. Çoğu gerçeğe bağlı olan mecazları, derin, karışık ve şaşırtıcı değildir. Uzak çağrışımlara ve hayal oyunlarına pek itibar etmemiştir. Zaman zaman bazı imaj ve sembollere başvurmuştur.

    Şiirlerinde en çok yaşama sevinci ve ölüm temalarına yer vermiş, nedense hep ölümün üstüne gitmiştir. Ayrıca yitik aşklar, mutlu sevdalar, yalnızlık, yaşadığı bohem hayatın buruklukları, çocukluk özlemi de şiirlerine konu olmuştur. Fransiz sairlerinden, özellikle Baudelaire ve Verlaine'den etkilenmistir.

    Şairin önemli kitapları arasında "Otuzbeş Yaş", "Ömrümde Sükut", "Düşten Güzel" ve "Ziya'ya Mektuplar" sayılabilir.
#20.08.2009 16:02 0 0 0