Garip07

Garip07

Üye
25.07.2006
Yarbay
47.009
Hakkında



  • · Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.

    · Dünyanın her yanında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakâr ve en değerli varlığıdır.

    · Öğretmen bir sanatkârdır, yarının temelini o attığı gibi, değerli kişilik hamuruna da biçim verir.

    · Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.

    · Gelecek gençlerin, gençler ise öğretmenlerin eseridir.

    · Öğretmen, geçmişin öğreticisi, geleceğin kurucusudur.

    · Toplumların uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.

    · Geleceğin güvencesi eğitime, eğitim ise öğretmene dayalıdır.
#22.11.2008 14:17 0 0 0
  • BEN BİR ÖĞRETMENİM



    Ben bir öğretmenim

    Okulların birinde

    Duymayı, düşünmeyi öğretirim.

    Derslerimde

    ..

    benim çocuklarım bu bahçelerde,

    bu yağmur altında ıslanmadılar.

    Bir yağmur sonrası gelin seyredin,

    Her taraf tepeden tırnağa kadar,

    Bulutsuz masmavi dünyalarına

    Sevginin, sevincin güneşi doğar.


    Böyle çocuklarla dolar her yanım,

    Çocuklar kardeşim,

    Çocuklar arkadaşım

    Canım

    Onlarda toplanmıştır

    Geçip geçen zamanım,

    Bir parıltı görsem gözlerinde,

    Bilgiden, anlayıştan yana,

    Bir hal olur bana

    Zannedersiniz ki

    Dünyalar benim


    Çocuklar, kitaplar, yazı tahtası

    Enine boyuna bütün zamanlar,

    Dört duvar arası bir dershanede

    Her dinden her dilden gelmiş insanlar

    Bizimle konuşur hayal ederler,

    Bağlanırız kalırız kendilerine

    Hikaye anlatır, şiir söylerler,

    Mutluluk üstüne, ümit üstüne

    M.Gündüz GÖKTÜRK


    ÖĞRETMEN

    Dosttur o çalışanla, dosttur o yarışanla

    Yarınlara el ele beraber koşanlarla,

    Mutludur o, simsiyah saçları olmuşsa ak,

    Dünden daha güçlüdür uyanırken her sabah.

    Doğruya, güzelliğe, odur yolu gösteren

    Odur hep geleceğe güvenle gülümseyen.

    Bir ana, bir babadır çocuklara sunulan.

    Odur eli öpülen, odur fedakâr insan.

    Sarsılmaz bir inançla görevini sevmekte,

    Ömrünü adamıştır milletine hizmette.

    Ruhlara şekil veren, kafaları besleyen

    Uygarlığa yürürken en öndedir öğretmen.
    Nevin EMGEN


    BAŞÖĞRETMEN

    Atatürk benim,

    Başöğretmenim,

    Ne öğrendimse,

    Ondan öğrendim.

    Yenilikleri,

    Hep o düşünmüş,

    Milleti için,

    Ağlamış, gülmüş.

    Çocuk kalbimle,

    İlk onu sevdim,

    Atatürk benim,

    Başöğretmenimdir.

    Tarık ORHAN


    SEVGİLİ ÖĞRETMENİM

    Sevgili öğretmenim,

    İnan sen bir ışıksın.

    Yanarsın gece gündüz.

    Aydınlatırsın bizi.

    Doğruyu, güzeli,

    Bize sen öğretirsin.

    Vatanıma sevgiyi,

    Kalbimize sen korsun.

    Çevreni aydınlatır,

    Bir mum gibi erirsin.

    Anne - baba gibisin,

    Bizi, bağrına hep basarsın.

    Fethi BOLAYIR


    DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ



    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum

    Bütün çiçekleri getirin buraya,

    Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,

    Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer

    Bütün köy çocuklarını getirin buraya,

    Son bir ders vereceğim onlara,

    Son şarkımı söyleyeceğim,

    Getirin, getirin ve sonra öleceğim.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum

    Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum.

    Kaderleri bana benzeyen,

    Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,

    Geniş ovalarda kaybolur kokuları

    Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,

    Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,

    Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum

    Ben bir köy öğretmeniyim, bahçıvanım,

    Ben bir bahçe suluyorum gönlümde,

    Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden

    Ne güller fışkırır çilelerinde,

    Kandır, hayattır, emektir benim güllerim

    Korkmadım, korkmuyorum ölümden,

    Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum

    En güzellerini saymadım çiçeklerin,

    Çocukları, öğrencilerimi istiyorum

    Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,

    Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,

    O bakımsız ama kokusu eşsiz çiçek.

    Kimse bilmeyecek seni, beni kimse bilmeyecek

    Seni, beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum

    Okulun duvarı çöktü altında kaldım,

    Ama ben dünya üstündeyim, toprakta.


    Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,

    Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım.

    Yurdumun çiçeklenmesi için, daima yaşadım,

    Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.

    Şimdi ustum, örtün beni, yatırın buraya,

    Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum

    Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini,

    Bacımın suladığı fesleğenleri,

    Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,

    Avluların pembe entarili hatmisini,

    Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,

    Aman Isparta güllerini de unutmayın,

    Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum

    Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum

    Baharda Polatlı kırlarında açan,

    Güz geldi mi Kop dağına göçen,

    Yürükler yaylasında, Toroslarda eğleşen,

    Muş ovasından, Ağrı eteğinden,

    Gücenmesin, bütün yurt bahçelerinden

    Çiçek getirin, örtün beni,

    Eğin türkülerinin içine gömün beni.

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum

    Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,

    Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,

    Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,

    Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,

    Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım,

    Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,

    Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.

    Ceyhun Atuf KANSU
#22.11.2008 14:14 0 0 0
  • ZİLLER ÇALACAK

    Zil çalacak... Sizler derslere gireceksiniz bir bir
    Zil çalacak, ziller çalacak benim için,
    Duyacağım evlerden, kırlardan, denizlerden;
    Ta içimden birisi gidecek uça ese...
    Ama ben, ben artık gidemeyeceğim.

    Zil çalacak... Siz geminize, treninize gireceksiniz bir bir
    Zil çalacak, ziller çalacak benim için,
    Duyacağım iskelelerden, istasyonlardan bütün;
    Ta içimden birisi koşacak ardınızdan....
    Ama ben, ben artık gelemeyeceğim.

    Sonra bir gün bir zil çalacak yine
    Hiç kimseler kimsecikler duymayacak,
    Ne sınıflar, ne iskeleler, ne istasyonlar, ne siz...
    Ta içimden birisi kalacak oralarda
    Ben gideceğim.

    Zeki Ömer DEFNE
#22.11.2008 14:12 0 0 0
  • ANA GİBİ, BABA GİBİ

    Öğretmenim bilir misin
    Seni nasıl sevdiğimi?
    Sorsan bana nerde yerin
    Gösteririm ben kalbimi

    Ana değil, ana gibi;
    Baba değil, baba gibi
    Öğretmenim ben de sevgin
    Can içinde bir can gibi...

    Hüseyin DÜZBASAN
#22.11.2008 14:12 0 0 0
  • SON ARZU



    Hatırlar mısın öğretmenim ilk günümüzü?

    Nasıl da yaramazdık o zamanlar.

    Sen sınıfa girince o tatlı sesinle,

    Bütün mutsuzluğum sona ermişti sanki.



    O güne kadar ağlamış, hiçç gülememiştim.

    Hayatta hep mutsuzluk var zannetmiştim.

    Fakat o tatlı sesinle, bütün dünyam değişmişti sanki.

    Yıllardır tatmadığım bu sevgiyi, bir anda tattırmıştın bana sen.



    Ben bir öğrenciydim, siz ise bir öğretmen.

    Verdiniz dersinizi taa gönülden,

    İnanın, bilmiyorum sizi nasıl dile getirsem,

    Sizi asla bu cihana değişmem öğretmenim.



    Ayrıldığımız o acı günden beri,

    Aklımdan hiç çıkmadınız öğretmenim.

    O tatlı sesinizi bir kere daha duymak için,

    İnanın, bütün hayatımı verirdim ben öğretmenim.



    Gözlerim doluyor o maziyi andıkça,

    Düşünüyorum sizi öğretmenin attığım her adımda.

    Okuduğum şiirdeki bütün mısralarda,

    Siz vardınız yolumun ıçığında öğretmenim.



    Görmeyen gözlerime ışık olmuştun,

    Solan umutlarımı canlandırmıştın.

    Beni hayata sen bağlamıştın,

    Seni nasıl unuturdum öğretmenim.



    Seni tanımadan önce hayallerimi süslerdin.

    Hayallerimdeki biricik öğretmenimdin.

    Bana göz değil, dünyaları vermiştin.

    Seni nasıl unuturdum öğretmenim.



    Şimdi ölüm döşeğindeyim, sen baş ucumda.

    Üzülme yavrum, diyorsun, iyileceksin.

    Belki inanmazsınız ama öğretmenim son arzum,

    O tatlı sesinizi bir kere daha duymaktı.



    Ellerimi tutuyorsun, ellerim titriyor,

    Üzülme öğretmenim, bak ben üzülüyor muyum,

    Gittiğim o sonsuzluğa sevgini de götürüyorum,

    İnan ki öğretmenim seni çook çok seviyorum.
#22.11.2008 14:06 0 0 0
#22.11.2008 00:51 0 0 0
#21.11.2008 13:04 0 0 0
#21.11.2008 13:01 0 0 0
  • HARBİYELİ 1283 MUSTAFA KEMAL


    HARP OKULU KÜNYE BİLGİLER
    Mustafa Kemal Atatürk hakkında yapılan biyografi çalışmalarında onun öğrenim hayatı ile ilgili verilen bilgilerin çoğunun yanlış olduğu görülmektedir. Bu yanlışlıklardan Harp Okulu'ndaki dönemi de kurtulamamış, arşiv çalışması yapılmadan genellikle birbirinden aktarmalarla ve Rumi, Hicri tarihleri Miladi tarihlere çevirirken yapılan hatalarla bu yanlışlıklar devam edip gitmiştir. Hatta, bu biyografilerin yanlışlarını düzeltmek iddiası ile ortaya çıkanlardan bazıları da yeni yanlışlara düşmüşlerdir.
    Notları, toplam not üzerinden sırası ve derslerle ilgili bilgileri yukarıda verdiğimiz için bir kenara bırakacak olursak, Mustafa Kemal'in diğer künye bilgileri belgelere göre şu şekildedir:
    Duhulü: 1 Mart 1315 (13 Mart 1899 Pazartesi). Apolet Numarası: 1283. Diploma Numarası: 5998. Üçüncü Sınıfta sınav sonuçlarının ve yeni subayların isimlerinin açıklanması ve öğrencilerin 39 günlük bayram iznine gitmeleri: 22 Teşrinisani 1317 (05 Aralık 1901 Perşembe). Bayramın Bitişi: 31 Kanunuevvel 1317 (13 Ocak 1902 Pazartesi). Diploma töreni ve diplomaların verilişi: 12 Kanunusani 1317 (25 Ocak 1902 Cumartesi). Neşeti (Harp Okulu'ndan Çıkışı): 28 Kanunusani 1317 (10 Şubat 1902 Pazartesi).


    noimage


    Önemli bir yanlışlık konusu da Mustafa Kemal'in "Sicili"dir. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Arşivi'nde bulunan "Özlük Dosyası"nda sicili "1317-P. 8", (1317-Piyade-8) olarak görülmektedir. Buradaki 1317 Rumi tarihi bazı kaynaklarda 1901, bazı kaynaklarda 1902 olarak çevrilmektedir. Bunun doğrusu 1901'dir. Okul o dönemde 13 Mart tarihinde eğitim ve öğretime başlamakta, Aralık ayı sonunda da eğitim-öğretim yılı bitmektedir. 1317 Rumi yılı 01 Mart ile 28 Şubat arasında 12 ayı kapsamaktadır. 1317 Rumi yılının toplam 9 ay ve 18 günü yani 14 Mart ile 31 Aralık arası Miladi 1901 yılındadır. 1901 yılının Mart ayında 18 gün, diğer Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarının tamamı 1317 yılına aittir. 1317 yılının sadece 2 ay ve 13 günü yani, 01 Ocak ile 13 Mart tarihleri arası Miladi 1902 yılındadır. 1902'nin Ocak, Şubat aylarının tamamı ile Mart ayının 13 günü, Rumi 1317 yılındadır. Bu duruma göre, Mustafa Kemal ve diğer "1315 Duhullü" Harbiyeliler, "1901 Devresi" olmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk'ün Sicili de "1901-Piyade-8" dir. Mustafa Kemal'in "sicili" bazı yayınlarda "Piyade-1474" olarak verilmektedir. Bu bilginin en eski kaynağının Muharrem Mazlum (İskora)'un eseri olduğu görülmektedir. Bunun Mustafa Kemal'in Akademi'deki numarası olması muhtemeldir. Özlük dosyası bilgileri, Onun "subay sicili"nin "1317-Piyade-8" (1901-Piyade-8) olduğunu tartışmaya yer bırakmayacak şekilde ortaya koymaktadır.
#20.11.2008 14:18 0 0 0
  • DENİZ ASTSUBAY OKULLARININ TARİHÇESİ


    GEDİKLİ SINIFI'NIN KURULMASI (1890)

    Deniz Kuvvetlerimizde ast komuta kademelerinde subaya yardımcı olarak önemli görevler ifa eden astsubay sınıfının tarihi uzun bir geçmişe dayanmaktadır.

    Önceleri gemilerin teknik eleman ihtiyacın karşılamak üzere deniz iklimine yakın bölgelerden gelen erler seçilmiş, bunlar sıkı bir deniz eğitiminden geçirildikten sonra sınavlarda başarılı olanlar donanmada teknik bir görev olan Gedikli Sınıfı'na alınmışlardır.

    Zamanla bu ihtiyaç daha artarak subaylarla erbaş ve er arasında görev yapacak olan "Astsubay Sınıfı"na ihtiyaç duyulmuş bu ihtiyacı karşılamak üzere Bahriye Nazırı Hasan Hüsnü Paşa 5 Şubat 1890'da Ceride-i Bahriye Gazetesinde de yayımlanan "Gedikli Sınıfı"nın açılması emrini vermiştir. Daha sonra Şura'yı Bahriye'nin 3 Nisan 1890 tarih ve 21 Sayılı Ceride-i Bahriye'de çıkan nizamnamesiyle "Deniz Gedikli Sınıfı" resmen kurulmuştur. İlk Gedikli Sınıfı 15 HAZİRAN 1890 yılında Selimiye Gemisi'nde eğitim ve öğretime başlamıştır. Ancak bir süre sonra sınıf değiştirmedeki sorunlar nedeniyle kapatılmıştır.


    GEDİKLİ SINIFI'NIN YENİDEN KURULMASI (1915)

    II.Meşrutiyet'in ilanından sonra Gedikli Sınıfı'nın yeniden hayata geçirilmesi gündeme gelmiş, bu amaçla 30 Aralık 1915'te yayımlanan "Makine Çırakları Nizamnamesi" ile Makine Gedikli Sınıfı yeniden kurularak Tir-i Müjgan Gemisi'nde Şubat 1916 tarihli "Gemici Çırakları Nizamnamesi" ile de Güverte Gedikli Okulu, İclaliye Gemisi ve Muin-i Zafer Korveti'nde eğitime başlamıştır.


    DENİZ SINIF OKULLARININ KURULUŞU

    Deniz Sınıf Okullarının esasını ise 1944 yılında kurulan Deniz Telsiz, Elektrik Fen Tatbikat Okulu, 1946 yılına kadar da Deniz Fen Okulu ünvanı ile Heybeliada'da kurulan müessese teşkil etmiştir. 1946 yılında Deniz Eğitim Komutanlığı teşekkül edince Deniz Fen Okulu lağv edilmiş ve Sınıf Okulları mahiyetindeki kurs müdürlükleri bu komutanlığa bağlı olarak teşekkül etmiştir.

    Bu tarihten sonraki değişim ve gelişmeler ise;

    1951 Yılında Güverte Sınıf Okulu, Deniz Levazım Okulu ve Makine, Elektrik, Elektronik Sınıf Okulu Komutanlığı Heybeliada'da faaliyete geçmiştir.

    1951-1952 yılları arasında Heybeliada'da faaliyet gösteren Güverte Sınıf Okulları Komutanlığı, bina ve tesisleşme sürecinin tamamlanmasıyla birlikte 1952 yılında Yassıada'ya taşınmıştır,

    1953 Yılında Makine, Elektrik, Elektronik Sınıf Okulu Komutanlığı Deniz Makine Sınıf Okulu Komutanlığı adını almış ve Heybeliada'da faaliyetine devam etmiştir.

    1963 yılında Derince'ye taşınan Makine Sınıf Okulu (deprem hasarlarını onarımı sürecinde 1999-2000 yıllarında Altınova'ya geçici taşınma hariç) bundan sonraki faaliyetini Derince'de devam ettirmiştir.

    1966 yılına kadar Yassıada'da eğitim öğretim faaliyetlerine devam eden Güverte Sınıf Okulları Komutanlığı, 1966 yılında Gölcük'e taşınarak Gölcük Eğitim Merkezi Komutanlığının kuruluşuna girmiştir.

    1966-1976 yılları arasında Gölcük Eğitim Merkezi Komutanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren Güverte Sınıf Okulları Komutanlığı, 1976 yılında Gölcük Eğitim Merkezi Komutanlığının lağv edilmesiyle birlikte o zamanki adı ile doğrudan Deniz Eğitim Komutanlığına bağlı olarak faaliyetlerine Gölcük Bölgesinde devam etmiştir.

    1979 yılında Karamürsel Eğitim Merkezi Komutanlığının Karamürsel bölgesinde kurulmasıyla birlikte Güverte Sınıf Okulları Gv.Kd.Alb. Orhan DURAKLAR komutasında tüm bağlılarıyla beraber Karamürsel'e taşınmış, bu taşınma ile birlikte Güverte Sınıf Okulları Komutanlığı lağv edilmiş ve müstakil Okul Komutanlıkları oluşturularak doğrudan Karamürsel Eğitim Merkezi Komutanlığına bağlanmıştır.

    1985 yılında Güverte Astsubay Sınıf Okulu Komutanlığı ile Kurslar Komutanlığı adı altında iki Komutanlık kurulmuş ve Astsubay Sınıf Okulu eğitimleri ile kurslar birbirinden ayrılarak bu iki Komutanlık emrinde icra edilmeye başlanmıştır.

    1997 yılında Yalova'nın il olması ve Karamürsel Eğitim Merkezi Komutanlığının konuşlu bulunduğu bölgenin Yalova il sınırları içerisinde kalmasıyla birlikte Karamürsel Eğitim Merkezi Komutanlığı ismi Karamürselbey Eğitim Merkezi Komutanlığı/Altınova olarak değiştirilerek kuruluşunda büyük değişiklikler yapılmıştır.

    17 Ağustos 1999 Gölcük depreminde Makine Sınıf Okulu Komutanlığının binalarının hasar görmesi nedeniyle 6 Eylül 1999 tarihinden itibaren Altınova'ya, onarımların tamamlanmasından sonra 21 Aralık 2000 tarihinde tekrar Derince'ye taşınmıştır.


    SINIF OKULLARININ KAPATILARAK
    DENİZ ASTSUBAY MESLEK YÜKSEK OKULUNUN KURULMASI

    1 Eylül 2003 tarihinden itibaren Güverte Sınıf Okulu Komutanlığı lağv edilerek Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulu Komutanlığı ve Kurslar Komutanlığı teşkil edilmiştir, Ancak 2003-2004 Eğitim öğretim yılında Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulu Komutanının vekaletinde sınıf okulları bir yıl daha mezun vermiştir. Halen Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulu Komutanlığı Altınova ve Derince yerleşkelerin de eğitim ve öğretimine devam etmektedir.
#20.11.2008 14:15 0 0 0
  • Sakıncalı Sözler

    ALLAH GELSE ,ELİMDEN ALAMAZ!

    ALLAH BENİ Mİ GÖRÜP DURACAK

    ALLAH'IN OĞLU GELSE

    ALLAH BENİ DUYMUYOR

    BURASI ALLAH IN UNUTTUĞU YER!

    BURADA ALLAH IN YERİ YOK

    ALLAH DESEYDİ YAPMAZDIM

    ALLAH BABA

    YUKARIDA ALLAH VAR

    ALLAH A LAZIMMIŞ Kİ ÖLDÜ

    KAHROLSUN ŞERİAT!

    KADER UTANSIN !

    K...E FELEK

    SEN NAMAZI BIRAK ,BENİM KALBİME BAK

    NE GÜNAH İŞLEDİM Kİ TÖVBE EDEYİM

    İMALAT HATASI

    İNANMAYAN BİRİSİ İÇİN ALLAH RAHMET EYLESİN DEMEK

    ALLAH BANA ACIMIYOR

    ZALİM VEYA HAKTAN SAPMIŞ BİRİSİNE ADİL DEMEK

    ALLAH SANA VERDİĞİ CANI ALAMIYOR

    SAKAL NE Kİ SONUÇTA KIL İŞTE

    SAÇIM GÖRÜNSE NOLCAK ÇIPLAKMIYIM HEM KALBİM TEMİZ

    ŞEYTANIN BOL OLSUN

    YÜZÜNÜ GÖREN CENNETLİK

    YARATMAK KELİMESİNİ İNSAN İÇİN KULLANMAK

    ALLAH YARATTI DEMEM DÖVERİM

    ALLAH BOŞ VAKTİNDE YARATMIŞ
#20.11.2008 14:05 0 0 0
  • @ sonbahar ruzgarı

    deniz sprit calismasi ve deniz efektini yardimci program olarak photoshop
    yada benzeri resim programin yardimlari ile yapiliyor..

    dosyayi bulur bulmaz sizinle paylasacagim..

    agaclarin arkasindan gecen gif ceylan yada benzeri degisik calismlarda
    yine resim programin yardimiyla yapilir..

    biraz sabirli olursaniz bu konuyu hazirliyacaz..

#19.11.2008 14:18 0 0 0
  • imageden silinmis resim bunun icin gereken yapilacaktir

    resim seceneginde zaten aciklamali yazi mevcuttur


    Şimdi Swish programımızın sol üst tarafta bulunan ve resim yüklemek için kullandığımız
    "Insert" kelimesini tıklayıp, açılan penceredeki "Text" e de bir tık atalım.
    Galiba en kolay olarak bunu yapıyoruz...
    Dikkat ederseniz programa bütün yüklemeler hep buradan yapılıyor...
    Müzik, resim, yazı (ve benim de hala bilemediğim pekçok şey)


    noimage

#17.11.2008 23:45 0 0 0
#17.11.2008 14:20 0 0 0
#17.11.2008 14:09 0 0 0
  • ellerine saglik CADIKIZ senide sonunda flash calismalarina katilmana sevindim
    ayrica raif arkadasimda yardimlarini esgirmedigi icin tesekkür ederim..

#16.11.2008 01:47 0 0 0
#15.11.2008 14:42 0 0 0
#14.11.2008 18:59 0 0 0
#14.11.2008 13:52 0 0 0