HABBAP

HABBAP

Üye
01.06.2007
Er
242
Hakkında

  • Konu: konu ekleme
    arkadaşlar şu mp3 ve videoları nasıl sitede paylaşılıyor .kendimde olan bo mp3 ve videoları burda nasıl paylaşabilirim yardımlarınızı bekliyorum
#13.04.2008 14:20 0 0 0
  • Şahzâde Katli Üzerine Bir Yorum Denemesi
    Çok sorulan bir soru: "Bazı padişahlar, neden küçük yaştaki kardeşlerini, hatta oğullarını katlettiler?"

    Olayı değerlendirirken mutlak surette dönemin şartlarını, yönetim anlayışlarını, işin önünü ve sonunu hesaba katmak, muhtemel neticelerini düşünmek, buna bağlı olarak da şu soruyu sormak lâzım gelir: "Acaba devletin yaşaması mı daha mühimdir, yoksa bir şehzadenin yaşaması mı?"

    İkisi birden olamıyordu, çünkü her şehzade günün birinde tahta geçmek üzere yetiştiriliyor, bir bakıma her şehzadenin gönlünde padişahlık aslanı yatıyordu. Bu yüzden, tahta geçemeyen her şehzade isyan etmeye, kargaşa çıkarmaya namzetti.

    Ortada çok olumsuz örnekler de mevcuttur. Meselâ Sultan I. Murad'ın oğlu Savcı Bey, babasına karşı isyan etmiş (1385), Anadolu'da Timur istilâsıyla başlayan Fetret (1402) Devrinde Yıldırım Bâyezid'in evlâtları arasında baş gösteren mücadelede binlerce mazlumun kanı akmış, bu yüzden Bizans'a nice tavizler verilmiş, daha önce alınmış bazı topraklar iade edilmiştir.

    Musa Çelebi bir ara İstanbul'u sıkı şekilde muhasara etmişken, kardeşinin (Mehmed Çelebi) ordusuyla üzerine gelmesi yüzünden mecburen muhasarayı kaldırmış, daha sonra Bizans'a âlet olan Yıldırım oğullarından Mustafa Bey (nam-ı diğer Düzmece Mustafa) isyanlarıyla devlet yeni bir fetretle yüz yüze gelmiş, nihayet Fatih'in babası II. Murad zamanında padişahın kardeşi Şehzade Mustafa (Düzmece Mustafa'dan ayırd edilebilmesi için tarihlerimiz bu şehzadeyi "Küçük Mustafa" olarak yazar) Bizans, Germiyan ve Karaman kışkırtmaları sonucu ayaklanmış, bunun üzerine Sultan II. Murad tıpkı Musa Çelebi gibi, İstanbul muhasarasını kaldırarak küçük kardeşinin üstüne yürümek durumunda kalmıştır (1423).

    Bundan sonraki isyan örnekleri ise sayılamayacak kadar çoktur. Şüphesiz her birinde devlet büyük yaralar almış, bir şehzadenin yerine binlerce insan ölmüştür.

    Osmanlı hanedanı ve devlet adamları, devletin bölünmez bütünlüğüne, ayrıca "Nizam-ı Âlem" düşüncesine ve "Fitne katilden daha şiddetlidir" meâlindeki İlâhî hükme gönülden bağlıydılar. Devleti bölüşmeyi teklif eden Cem Sultan'a, ağabeyi Sultan II. Bâyezid'in verdiği cevap meşhurdur: "Bu kişver-i Rûm bir ser-i pûşide-i arûs-i pûr nâmûstur ki, iki dâmad hutbesine tâb götürmez" (Osmanlı Devleti öylesine namuslu bir gelindir ki, iki dâmad istemez).

    Peygamber müjdesine mazhar olmuş Fatih Sultan Mehmed, bir saltanat endişesi ve rakibi bulunmadığı halde, meşhur "Kanunnâme"sine malûm hükmü koymuştur: "Her kimesneye evlâdımdan saltanat müyesser ola, karındaşların nizam-ı âlem içün katletmek münasibdür. Ekser ulema dahi tecviz etmişdür, bununla âmil olalar."

    Yıldırım Bâyezid, kardeşi Yakup Bey'in "tahtını tabuta" çevirmeseydi, devlet param parça olmaz mıydı?

    Fatih, kardeşini sağ bıraksaydı, kardeşi zaman içinde isyan çıkartmaz mıydı (çünkü hep böyle gelişti), bu isyan sebebiyle acaba İstanbul fethi aksamaz mıydı?

    Sultan II. Bâyezid, Cem Sultan'ın teklifini kabul edip devleti kardeşiyle bölüşseydi Yavuz ortaya çıkabilir, "Halife" olabilir miydi?

    Ve Yavuz, üzerlerine gelen kardeşleri Ahmed ve Korkud'u bağışlasaydı, toparlanır toparlanmaz birleşip yeniden saldırmazlar mıydı? Bu da Yavuz Padişah'ın en büyük ideali olan "İttihad-ı İslâmı=Müslümanların Birliğini) gerçekleştirmesini engellemez miydi? (Tabii Hilafet de Osmanlılara geçmezdi)

    Nihayet şunu sormak lâzım: Cengiz Han, Timur Leng ve Hülâgü Han gibi cihangirlerin kurdukları devletler, neden acaba bir Osmanlı Devleti olamamış, yüzyıllar boyu yaşayamamıştır? (Tarihçiler bunun sebebi olarak, imparatorlukların oğullar arasında bölüşülmesini gösteriyorlar)

    Bunların üzerinde kafa yormadan, şartları hiç nazara almadan, o günlerin devlet telâkkîsini anlamaya çalışmadan masa başında hüküm vermek insafsızlıktır...

    Olayı tarih, şartlar ve insaf ölçeğinde ortaya koyduktan sonra, hâlâ "günah" hükmü vermek de mümkündür. O taktirde günahların ve sevapların değerlendirileceği "Mahşer Günü" hatırlanmalı ve olay yargı merciine havale edilmelidir.

    "Yıldırım Bâyezid" isimli eserimizde de ifade ettiğimiz gibi, Osmanlı padişahları gerek yabancı, gerekse yerli yazarlar tarafından o kadar hırpalanmıştır, öylesine akla, hayale sığmayan iftiralara maruz bırakılmıştır ki, mevcut bazı hata ve kusurlarından ziyade faziletlerinin üstünde durmak, neredeyse insanlık borcu haline gelmiştir.

    Eminiz hiçbir millet, kendi ecdadını böylesine hırpalamamıştır, tarihine böylesine yabancılaşmamıştır; kendi kökünü, kendi tırnaklarıyla böylesine duygusuz ve duygusuzca yolmamıştır.

    Artık taşları yerli yerine koymak lâzım...

#19.02.2008 13:31 0 0 0
#19.02.2008 13:19 0 0 0
  • ARKADAŞLAR yenikonu acarken mp3 nasıl paylaşılır yardımlarınızı bekliyorum . ya ni site yeni konu olarak acılır paylaş mak istiyorum ama ekleyemiyorum. bu mp3 ler benim pc de internette deyil .bukadar
#28.01.2008 10:13 0 0 0
#28.01.2008 09:49 0 0 0
  • Besmele mucizesi

    Suriye`nin muhtelif üniversitelerinde tıbbın farklı alanlarında uzman 30 profesörden oluşan bir araştırma grubu, Şam`da üç sene süreyle Besmeleyle kesilen, hayvan etleriyle Besmelesiz kesilen hayvan etleri arasındaki farkı ortaya koymak üzere laboratuvar ortamında deneysel incelemeler de bulundular.

    Bilim adamları, hayvan ve kuş kesimi esnasında dinen yerine getirilmesi zaruri olan 'Bismillahi Allahü Ekber' sözünün kesilen etler üzerindeki etkisi, tam mânâsıyla mucize denilebilecek sonuçlarla karşılaştılar. Grup adına bir açıklama yapan Prof. Dr. Halid Halave, incelemeler esnasında laboratuvar ortamında yapılan deneylerde, besmelesiz kesilen sığır, küçük baş ve kuşların et dokularında pıhtılaşmış kan, çoğalmaya müsait bakteri ve mikroplar tesbit edilirken, Besmele ile kesilen hayvan et dokularında ise kan, mikrop ve bakterilere rastlanmadığını ifade ederek, araştırmanın bu sürpriz sonucu insan sağlığı açısında tıpta bilimsel bir devrim olduğunu belirtti.

    Besmele ile kesilenlerin farkı

    Gruptan sözkonusu araştırmaya öncülük eden başka bir araştırmacı olan Dr.Abdulkadir Dirani, araştırma ve sonuçları konusunda şunları söyledi; "Kur'ân'da Allah adı zikir edilmeden kesilen hayvan etini yemeyin" şeklindeki İlâhî emre rağmen ve hayvan kesiminde çekilen Besmelenin ardındaki hikmeti bilmeyen insanların, hayvan kesiminde besmeleyi ihmal etmeleri, beni bu konuyu bilimsel olarak araştırmaya sevk etti. Besmele ve tekbir ile hayvan kesimi konusunu araştırmaya başlarken ekipteki bir kısım arkadaşlar konuya ilk önceleri soğuk baktılar ancak araştırmalar esnasında her safhada çarpıcı sonuçlar ortaya çıkınca ekibin konuya olan merak ve ilgisi artmaya başladı.

    Besmele ve tekbirle kesilen hayvan etlerinde, Besmelesiz kesilen hayvan etlerinin aksine, et dokularında kan ve mikropların bulunmaması Besmelenin bir büyük mucizesi olarak karşımıza çıktı."

    Besmeleli etlerde mikrop yok

    Araştırma metot ve tekniği konusunda da grubun başka bir üyesi, Şam üniversitesi Eczacılık eski dekanı Prof Dr. Nebil Şerif de şu açıklamada bulundu; "Besmele ile kesilen kuş, sığır ve küçük baş hayvanların etlerinden ve besmelesiz kesilen aynı hayvanların etlerinden numuneler alarak özel laburatuvarlarda mikroskopik incelemelerini yapmaya koyulduk. Bazı icraatlarla her iki numune etleri kuru bir ortamda 48 saat beklettik, 48 saatlık zamanın sonunda Besmele ile kesilen hayvan etleri numuneleri açık kırmızı gül rengi alırken, besmelesiz kesilen et numuneleri ise, siyaha yakın koyu kırmızı bir renk aldı. Buna ilaveten Besmeleli etlerde her hangi bir mikroba da rastlanmadı. Besmelesiz etlerin teşhisinde ise, sürekli çoğalan büyük ölçüde zararlı mikrop ve bakteriler tesbit edildi. Ayrıca ikincisinin dokularındaki kanlarda iltihaplı akyuvarlar ve alyuvarlar tesbit edilirken birinci grup et dokularında ise, buna benzer herhangi bir tesbit yapılmadı."

    Uyuşturulan hayvanların eti

    Araştırmada İslâmî usule göre kesilen hayvanların daha az eziyet çektiği ve etlerinin de daha sağlıklı olduğu belirtilirken, Batıda uyuşturularak öldürülen hayvanların kanı vücutta kaldığı için, bu tür etlerin daha çabuk bozulduğu, bu nedenle etler hemen donduruculara konularak muhafaza edildiği, İslâmî usûle göre kesilen hayvan etlerinin ise hemen kasaba gönderilip akşama kadar bozulmadan durabildiği ifade edildi.
#19.01.2008 17:35 0 0 0
  • Konu: yardım
    arkadaşlar yeni konu acarken mp3 nasılyüklenir yadım ederseniz sevinirim.
#19.01.2008 16:30 0 0 0
#17.01.2008 19:25 0 0 0
  • Konu: ADSL KOTA
    arkadaşlar bana kota takip programılazım bir tane kurdum ip adresin araştırılıdiyo bir türlü balan kurulamıyor diyo ilginize şimdiden teşekkür
#16.01.2008 19:12 0 0 0
#13.01.2008 15:15 0 0 0
  • Konu: göz
    arkadaşlar göz altında morluklar ve şiş bu konuda bilgisi olanlar yardımlarınızı bekliyorum
#13.01.2008 13:37 0 0 0
#19.12.2007 08:46 0 0 0
  • arkadaşlar bu konuya geneli şu şeyehasret cevaplaryazmışlar başarı ve herşeyde ilerde olmak cağdaş medeniyet olmak tabi oramı buramızı acarak deyil tenoloji bahsediyorum.dünyada patentli bir arabamızbile yok.ŞİMDİ BEDİYORUMKİ.OSMANLI NE YAPMIŞ BİLİYOR MUSUNUZ....*?DÜNYAYI ARKAYA AHİRETİ ÖNE ALMIŞ DÜNYADA BİR NUMARA OLMUŞLAR YANİ DÜNYAYA HÜKMETMİŞLER BUNA DÜNYA VETARİH ŞAHİT selam ve duayla.
#19.12.2007 08:40 0 0 0
  • arkadaşlar arapca geliştirmek icin proramlazım yardımedersenizsevinirim ilginize şimdiden teşekkür ederim.
#02.10.2007 06:14 0 0 0
  • Konu: proram
    amma kuralcısınız
#07.09.2007 13:51 0 0 0
  • Konu: flaşgeyt
    cok teşekkür ederim sağol ılgine teşekkür
#07.09.2007 13:04 0 0 0
  • Konu: flaşgeyt
    arkadaşlar flaşgeyt programı lazım yardımlarınızı bekliyorum
#07.09.2007 10:12 0 0 0
  • Konu: proram
    arkadaşlar. 700 kb lık bir program kurdum bunu kaldıramıyorum ekle kaldırda yok başlat menusunde tüm programlara bakıyorum ordada yok yardımlarınızıbekliyorum.
#04.09.2007 10:25 0 0 0