kardeş girdim de paypal da kredi kartı numarası falan istiyorlar.bence çok sakat bi iş.kimdir nedir ne olduğunu bilmiyorum.belkide bir hacker dır.arkadaşlar sakın sizde 3 yada 5 dolar uğruna kredi kartınızı bilmediğiniz yerlere yazmayın.sakın ha sakın
yaw kardeş ben senin verdiğin siteye girdim.açıldıda .ne yani oradan arama yapınca nasıl kazanacağım.adamlar beni nerden tanıyor paypal a üye olduğumu nerden bilecekler.Bari tam bi açıkla zahmet olmasa.paylaşımın için teşekürler
Mademki İslam ın her derdine razı olduğunu bildiriyorsun, bu müjdenle bize aşk ve şevk veriyorsun, O halde iyi dinle:
VAZİFENdikenler arasında güller toplayacaksın. Ayağın çıplaktır,batacak. Elin açıktır, ısıracak.BUNA SEVİNECEKSİN.
Firavunlar kucağında büyüyen çocuk Musa ları safına alacaksın. Aldığın için dövecekler. Konuştuğun için zindana koyacaklarSEVİNECEKSİN.
Çöllere sürülürsen kanınla ağaç yetiştireceksin. Kutuplara sürülürsen, ısınla sebze yetiştireceksin. Yeşilliği sevmeyenler olacak. Yakacaklar,yıkacaklar. Sen bunu SABIRLA SEYREDECEKSİN.
Karanlık zindanlara salarlarsa;ışık, paslı vicdanları görürsen;ümit, imansız kalplere rastlarsan NUR vereceksin. Sen verdiğin için suç, sen getirdiğin için ceza, sen konuştuğun için mahkum olacaksın. Ve buna ŞÜKREDECEKSİN.
Anadan,yardan,serden ayrılacaksın. Candan,gönülden Kur an a sarılacaksın. Damla iken deniz, nefes iken tayfun olacaksın. Derdini yazmak için derini kağıt, kanını mürekkep edeceksin. Kimse ile görüştürmezlerse, mecnun olup çöllere düşeceksin. Leyla arar gibi NUR arayanları bulacaksın. Bulamazsan ÜZÜLMÜYECEKSİN
MAKAMLAR,SERVETLER verirlerse,NEFSİNİ UNUTACAKSIN.
Yalan,iftira,çamur fırtınasına tutulursan
HİSSİYATINI TERK EDECEKSİN...
Önüne demirden set yaparlarsa,dişinle deleceksin. Dağları toptan oymak gerekirse, iğne ile oyacaksın. Unutma! Nerede olursan ol; küfrün ve cehlin ta temelini çürüteceksin. Bir gün Kur an etrafında surların yıkıldığını görürsen; hemen kemiklerini taş,etlerini harç, kanını da su edeceksin. Etrafına ilimden,irfandan,faziletten ahlaktan kaleler dikeceksin. Kaleler,fedailer ister. Nasıl nasıl sende içinde FEDAİ OLACAKSIN.
Bu mektubu okuyunca, Mesneviyi okuyan Yunus Emre gibi Uzun olmuş diyeceksin. O nun gibi ben olsa idim: Ete kemiğe bürünürdüm. Yunus diye görünürdüm. Derdim dediği gibi, sen de ne lüzum vardı uzun uzun saymağa, kısaca KURAN TALEBESİ OLACAKSIN deseydin yeterdi,diyeceksin. Haklısın. Zira,İslam yoluna giren;bilir ki, bu yol kıldan ince kılıçtan keskindir. Her kişinin değil, er kişinin yoludur.
Seni bütün ruhu canımla kucaklar,gözlerinden öper,dualarına mukabele eder, Allahın rızası dairesinde buluşmak üzere mektubuma son verirken, delalete düşen din kardeşlerimin, kısa bir zamanda sizin gibi hidayete ermelerini Cenab-ı Vacib-ül Vücud olan Hazret-i Allah tan niyaz eylerim. Amin.
İsa Aleyhisselam bir dağa çıktı. Dağda, güneşin harareti altında
ibadet eden yaşlı bir zat gördü. Dedi ki:
-"Niçin kendini güneşten koruyacak, soğuk ve sıcaktan muhafaza
edecek bir gölgelik yapmıyorsun?" Yaşlı abid şöyle cevap verdi:
-"Ey Al1ah'ln Peygamberi! Ben geçmiş Peygamberleri dinledim.
Yedi yüz seneden fazla yaşamayacağım. Bina ile meşgulolacak
zamantm yok."
İsa Aleyhisselam dedi ki:
-"Ben sana hayret edeceğin bir şeyi haber vereceğim. Ahir
zamanda, ömürleri yüz seneyi geçmeyecek bir kavim gelir. Onlar
saraylar, köşkler, inşa eder, bağlar, bahçeler kurarlar. Bin sene
yaşayacak kimselerin emel ve arzularına sahip olurlar."
Bunun üzerine yaşlı zat şöyle dedi:
-"Onların aklı yok. ValIahi onların zamanına yetişmiş olsaydım
ömrümü bir secdede geçirirdim."
Daha sonra İsa Aleyhisselam'a dedi ki .
-"Şu mağaraya gir, hayret edecek şeyler göreceksin."
İsa Aleyhisselam mağaraya girdi; içeride taştan bir tabut ve
üzerinde bir ölü vardı. Başucunda taştan bir levhada şu ibareler yazılıidi.
"Ben filan oğlu filan kralın. Bin sene yaşadım. Bin ev-saray inşa
ettirdim. Bin belde kurdurdum. Bin kız ile evlendim. Bin ordu mağlup
ettim. Sonra da dönüşüm, gördüğün gibi buraya (kabre) kadardır.
İbret alın ey basiret sahipleri."
KABİR
Ebedi alenim GİRİŞ KAPISI orda HESAP kazanmış olduğun helal maldan. Haram MALDAN İSE AZAP var AZAPPP......
Affına sığındın kapına geldim Mağfiretine sığındım huzuruna geldim. Eli boş döndürme yarabbi..
Günahlarımızı hayra tebdil et sen bağışlayansın. Erhamurrahiminsin. Yaaraaaab....
Amiiin...
alinti
Temel barda arkadasiyla iciyormus. Temel dertli dertli :
- Karim nihayet peni anladu...
Arkadasi,
- Be adam bunun icin icilir mi?
- Ama anlar anlamaz peni terk etti
Eski zamanlardi. Yollarin olmadiği zamanlar...
Demek ki fakirdi bizim gibi coğu kimse ki ayni yuke talip olacak hamallar
bulmak zor olmuyordu...
Hamalsan iki şey onemli oluyor senin icin:
Yuk ve yol...
Ancak sirtina aldiğin yukle bu mesafeyi aşabilirsen, ucret mevzubahis
oluyor. Aksi olursa, cereme cekiyorsun!
Bunu duşunuyordum. Yanimdaki hamalla yola ciktik. İhtiyardi.
Kendinden buyuk bir yuk almişti. Benim sirtimda ise birkac bavul vardi
sadece, onunkinin ceyreği... Diyordum ki icimden "Cok gitmeden kivrilirsa
titreyen bacaklari, yuklenirim sirtindaki yukun yarisini!.." Nitekim, cok
gecmeden dedi ki: "Mola vakti. Gel biraz dinlenelim!...
"Ne molasi, dedim ona hayretle. Ben daha terlemedim!.."
Sozume aldirmadi. Durdu. Coktu. Salarken yukunun ipini "Sen de dinlen hadi"
dedi. Benim canim sikilmişti bu işe. Genc olduğumu, ondan kuvvetli olduğumu,
bunun gibi bir bunakla yola cikmamin ne buyuk hata olduğunu duşunuyordum. O
ihtiyar, bir bacağini azicik uzatmiş halde sessizce dinleniyorken, ben
huzursuz bir şekilde ayakta dolaniyordum. Bir saat kadar sonra yine durdu,
oturdu, dinlendi. Ben kizginlikla dolandim etrafinda..
"Yukunu indirip sen de dinlen", demesine aldirmadim, ona daha cok kizdim..
Sonra yine durdu. Bana da "dinlenmemi" soyledi yine ama dinlenmedim.
Yarim saat sonra "dinlenelim mi" diye sordu, aksi aksi başimi salladim...
Kacinci molasiydi hatirlamiyorum, birden bire dizlerimin baği cozuldu.
Kafamin icinde ucuşan kara kara sinekler sustu, cokup kaldim.
Kayiş kolumdan cikti, sirtimdaki bavullar kaydi. Ne kadar zaman gectiğini
fark etmedim.
Uyumuştum da uyandim mi, yoksa bayilmiştim da ayildim, anlamadim...
Baktim kendi kocaman yukunun uzerine benim bavullarimi da bağlamişti.
Kucuk tasina birazcik su koyup dudağima dayadi, ictim. Sonra koluma
girerek;"Hadi kalk, dedi. Bana yaslan. Ağir ağir gider ve bir sure sonra
gene dinleniriz."
Dediğini yaptim. Omzundan guc aldim, ama asil anlattiklari iyi geldi bana.
"Ben yillarin hamaliyim, dedi. Nice pehlivan yapili adamlar gordum.
Coğu, dinlenmek istemediklerinden yukleriyle birlikte kendilerini de toprağa
serdi sonunda... Yolda gorduğumuz sacilmiş kuru kemiklerin coğu, anlattiğim
bu insanlara ait... Halbuki bir yuku "taşimak" bizim işimiz, "altinda
ezilmek" değil!.. Unutma ki bir yuk taşidikca ağirlaşir.
Dinlenerek sen yukunu hafifletiyorsun! Belki gunun birinde hamalliğin şekli
değişir. Belki o gunleri ben goremem. Ama sen kavuşursan o zamanlara, aman
ha, kafanin icinde de sakin yuk taşima... Akşamlari birak ve hafifle...
Sabah dinlenmiş olarak yeniden tekrar taşirsin yukunu.
Biziim işimiz, bugunu yarina taşimak, bugunun altinda yok olmak değil. Cunku
yarinlarda bizi bekleyenler var, taşidiklarimizi bekleyenler var
Arkadaşlar umarım beğenirsiniz.Hayat için bir ders bu bence.
Eski zamanlardi. Yollarin olmadiği zamanlar...
Demek ki fakirdi bizim gibi coğu kimse ki ayni yuke talip olacak hamallar
bulmak zor olmuyordu...
Hamalsan iki şey onemli oluyor senin icin:
Yuk ve yol...
Ancak sirtina aldiğin yukle bu mesafeyi aşabilirsen, ucret mevzubahis
oluyor. Aksi olursa, cereme cekiyorsun!
Bunu duşunuyordum. Yanimdaki hamalla yola ciktik. İhtiyardi.
Kendinden buyuk bir yuk almişti. Benim sirtimda ise birkac bavul vardi
sadece, onunkinin ceyreği... Diyordum ki icimden "Cok gitmeden kivrilirsa
titreyen bacaklari, yuklenirim sirtindaki yukun yarisini!.." Nitekim, cok
gecmeden dedi ki: "Mola vakti. Gel biraz dinlenelim!...
"Ne molasi, dedim ona hayretle. Ben daha terlemedim!.."
Sozume aldirmadi. Durdu. Coktu. Salarken yukunun ipini "Sen de dinlen hadi"
dedi. Benim canim sikilmişti bu işe. Genc olduğumu, ondan kuvvetli olduğumu,
bunun gibi bir bunakla yola cikmamin ne buyuk hata olduğunu duşunuyordum. O
ihtiyar, bir bacağini azicik uzatmiş halde sessizce dinleniyorken, ben
huzursuz bir şekilde ayakta dolaniyordum. Bir saat kadar sonra yine durdu,
oturdu, dinlendi. Ben kizginlikla dolandim etrafinda..
"Yukunu indirip sen de dinlen", demesine aldirmadim, ona daha cok kizdim..
Sonra yine durdu. Bana da "dinlenmemi" soyledi yine ama dinlenmedim.
Yarim saat sonra "dinlenelim mi" diye sordu, aksi aksi başimi salladim...
Kacinci molasiydi hatirlamiyorum, birden bire dizlerimin baği cozuldu.
Kafamin icinde ucuşan kara kara sinekler sustu, cokup kaldim.
Kayiş kolumdan cikti, sirtimdaki bavullar kaydi. Ne kadar zaman gectiğini
fark etmedim.
Uyumuştum da uyandim mi, yoksa bayilmiştim da ayildim, anlamadim...
Baktim kendi kocaman yukunun uzerine benim bavullarimi da bağlamişti.
Kucuk tasina birazcik su koyup dudağima dayadi, ictim. Sonra koluma
girerek;"Hadi kalk, dedi. Bana yaslan. Ağir ağir gider ve bir sure sonra
gene dinleniriz."
Dediğini yaptim. Omzundan guc aldim, ama asil anlattiklari iyi geldi bana.
"Ben yillarin hamaliyim, dedi. Nice pehlivan yapili adamlar gordum.
Coğu, dinlenmek istemediklerinden yukleriyle birlikte kendilerini de toprağa
serdi sonunda... Yolda gorduğumuz sacilmiş kuru kemiklerin coğu, anlattiğim
bu insanlara ait... Halbuki bir yuku "taşimak" bizim işimiz, "altinda
ezilmek" değil!.. Unutma ki bir yuk taşidikca ağirlaşir.
Dinlenerek sen yukunu hafifletiyorsun! Belki gunun birinde hamalliğin şekli
değişir. Belki o gunleri ben goremem. Ama sen kavuşursan o zamanlara, aman
ha, kafanin icinde de sakin yuk taşima... Akşamlari birak ve hafifle...
Sabah dinlenmiş olarak yeniden tekrar taşirsin yukunu.
Biziim işimiz, bugunu yarina taşimak, bugunun altinda yok olmak değil. Cunku
yarinlarda bizi bekleyenler var, taşidiklarimizi bekleyenler var...
tekrar merhaba
Bir an olsun eğer seni kırdıysam özür dilerim.Euro ncap testlerinede çok güven olmuyor.Renault bile bu testlerden 5 yıldız alıyor.Yani sizcede bu inanılır bişeymi??.Neyse dediğiniz gibi herkesin kişisel fikri.Bana göre önce ford mondeo sonrada avensis gelir.Fikirlerinize saygı duyuyorum.Sağlıcakla kalın.
sayın arkadaşım
ben sağdan soldan duyduklarımı söylemedim.hem öyle olsa bile senin verdiğin tablolarda zaten hep sağdan soldan alıntı.Günümüzde renault bile bu testlerden 5 yıldız alıyor.Günümüz araba dergilerinde bile bazen çok saçma şeyler görebiliyoruz.Tamir servisi olan arkadaşım beynelminel bi usta dır.Eğer bir araba sağlam olacaksa varsın ağır olsun.Malzemeyi plastik kullanırsan tabiki hafif olur arkadaşım.Amacım inatlaşmak değil ikna edebilmek.Ama inat edeceksen hiç yazmaya gerek yok.Senin verdiğin tabloların bir çok benzeri bendede mevcut. tamir servisi olan arkadaşım aslında bir opel ustasıdır.7 yıl boyunca opel genel tarafından bir çok kurs görmüş ve 14 tane sertifika almıştır.Bu sertifikalardan birinin ismi diagnos.Diagnos kursuna gelen ustaların yaş ortalaması genelde 45.Yani anlayacağın en az 15 yıllık ustalar katılabilirken benim arkadaşım bu kursu daha 19 yaşındayken 92 ile geçmiş bir ustadır.Senin tamir servisi olan arkadaşın diye bahsederken öyle alaylı bir şekilde konuşma.Alayınızı bir cebine koyup öbüründen çıkarır araba konusunda.Sana artık tek kelime bile yazmayacağım.Umarım sende yazmazsın.
Şu tablo veren arkadaşıma
toyota ikinci elde müşteri menuniyetinde ilk sırada.100 bin km yi aşmış avensisler üzerinde yapılan araştırmanın sonucu.Sağlamlık açısından passat çok ama çok sınıfta kalır.Motora kadar olan bölüm tamamen plastik.Önden çarpmalarda ki durumu siz düşünün.Arkadaşımın tamir servisi var avrupa arabalar üzerine.O bile passat tamir etmekten nefret ediyor.Passat için kesinlikle sağlam demeyiniz lütfen.Bu sınıfın aslında en iyi arabası tartışmasız FORD MONDEO dur.Mondeo bu saydığınız arabalar ile bir üst sınıf,yani;mercedes ve bmw arasında başlı başına bir sınıf oluşturuyor.Arabanın motoru ne kadar güçlü olursa olsun yol tutmadıkça bi işe yaramaz.Mondeo da ve aslında tüm ford modellerinini hepsinde çok ama çok üstün bir yol tutuş vardır.Bende focus sahibiyim.Aracım 84000 de yağ ve yakıttan başka bişey koymadım arabaya.360 derecelik bir virajı 120 ile dönmek mümkün.Sözün kısası bu sınıfın en iyi arabası mondeodur.Ama ford istemiyorsan kesinlikle Avensis ten şaşma.
bağırsak kanseri nedir - bağırsak kanserinin belirtileri - bağırsak kanseri tedavisiBağırsak kanseri dünyada oldukça yaygın görülen bir kanser türü. Bu kanserin oluşmasında beslenme alışkanlığı ve genetik faktörler etkin bir rol oynuyor.
Bağırsak kanseri kanserden ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer alıyor. Belirti vermeyen ve yavaş ilerleyen hastalık özellikle 50 yaş ve üzerindekileri tehdit ediyor. Bugün sadece Amerika Birleşik Devletleri'nde kadın ya da erkeklerde yaşam boyu kolon kanserine yakalanma riski yüzde 6 civarında. "Acıbadem-Harvard Tıp Günleri 4" kapsamında gerçekleştirilen "Bağırsak Kanseri ve Riskleri" konulu toplantıda Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Gastroentereoloji Bölüm Sorumlusu Prof. Dr. Nurdan Tözün ve Massachusetts General Hospital Yüksek Gastrointestinal Kanser Riski Kliniği Direktörü Dr. Daniel C. Chung barsak kanseriyle ilgili akıllara takılan tüm sorulara yanıt verdiler.
İşte 10 soruda kolon kanseri:
1. Kimler bağırsak kanseri riski altındadır?
Herkes kolon kanseri riski altındadır ancak 50 yaş ve üstündeki kişiler için risk artar. 50 yaşın üzerindekiler alkol alıyorsa, kırmızı et yemeyi tercih ediyorsa, sigara kullanıyorsa ve şişmansa onlar açısından tehdit daha da büyür. Genetik olarak barsak kanserine eğilimli olanların yüzde 75'i riskli grubuna girer.
2. Bağırsak kanseri erken dönemde belirti verir mi?
Kalın bağırsak kanseri küçük polipten kaynaklanabilir. Bu polip yaklaşık 7-10 yılda büyüyerek kansere neden olur. Bu süreçte hiç belirti vermediği için özellikle risk grubundakilerin düzenli olarak kontrolden geçmesi gerekir.
3. Geç dönemde hangi belirtiler ortaya çıkar?
Kolay belirti vermeyen bağırsak kanserinin geç ortaya çıkan belirtileri şöyledir: Kabızlık, ishal, karın ağrısı, dışkıda kan, ağrılı dışkılama , sebebi bilinmeyen ani kilo kaybı
4. Erken tanı için hangi testler yaptırılmalıdır?
Kalın bağırsak taramalarında "dışkıda gizli kan testi" ile yapılır. Gözümüzle görülmeyen kanamalar dışkıda aranır. Negatif ise yılda bir tetkik tekrarlanmalıdır. Pozitif çıkarsa hastalara kolonoskopi yapılması gerekmektedir. Kolonoskopiyle tüm kalın barsağı görüntülemek mümkündür. Ailesinde kalın barsak kanseri olan kişiler 40 yaşından sonra her 5 yılda bir kolonoskopi yaptırmalıdır.
5. Kolonoskopi nasıl işlemdir?
Kalın bağırsağın tümünün incelenmesini içeren bir yöntemdir. Hasta bu işlem sırasında uyutulduğu için sanıldığının aksine korkulacak bir işlem değildir. Polip saptandığında işlem sırasında çıkartılır ve incelenmek üzere patolojiye gönderilir. Bir kez polip alınan kişinin daha sonra kolonoskopi ile düzenli olarak izlenmesi gerekir.
6. Görüntüleme tekniği olarak kolonoskopi dışında alternatif bir yöntem var mıdır?
Geleneksel kolonoskopiyi istemeyenler için bir yeni bir alternatif daha var. Özel bir batın tomografisi olan sanal (Virtüel) kolonoskopi. Bununla da bağırsağı tamamen görüntülemek ve polipe rastlandığında daha sonra uygulanacak kolonoskopi ile bunu almak mümkündür.Ancak anlaşılacağı üzere müshil ile kolonun temizlenme işlemi 2 kez yapılmış olacaktır.
7. Barsak kanserini önlemek açısından dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?
Folik asit, selenyum, kalsiyum ve D vitamini kullanmak,günde 1200 mg kalsiyum almak, egzersiz yapmak, yağlı gıdalardan kaçınarak liften zengin besinler ,sebze meyve tüketmek kolon kanserini önleyici faktörler arasındadır. Sigara barsak kanseri riskini arttıran etmenlerin başında gelir. Bu açıdan riski azaltmak adına sigara içilmemelidir.
8. Nasıl bir tedavi programı uygulanır?
Hastalığın evresine göre tedavi şekilleri değişir. Tedavi gastroenterolog, cerrah ve radyasyon onkoloğu tarafından planlanır. Ameliyat, barsak kanserinin başlıca tedavisini oluşturur ve en çok kullanılan metotların başında gelir. Ameliyatla tüm kanserli dokunun temizlenmesi esas amaçtır. Kemoterapi ve radyoterapi ile gözden kaçabilecek kanser hücrelerinin de yok edilmesi hedeflenir.
9. Kemoterapi tedavisi gören barsak kanseri hastaları hangi noktalara dikkat etmelidir?
Kemoterapi sırasında baharatlı gıdalardan uzak durmak, çok aç veya çok tok olmamak gerekir. Tedavi sırasında balık, tavuk, kırmızı et yenmesi önerilir. Yüksek dozda ve özellikle mültivitaminlerin alınmaması önerilir.
10. Bitkisel ilaçlar tedavide kullanılabilir mi?
Doğal ilaçların vücuda ne açıdan yararlı veya zararlı olduğu bilinmemektedir. Bu ilaçların yapılan tıbbi tedavinin etkisini azaltma, engelleme ihtimali bulunmaktadır. Bu açıdan önerilmemektedir. Özellikle karaciğere ekstra yük getirebilmesi nedeniyle ısırgan otu , aloe vera ya da uzak doğu kökenli karışık çaylardan ve etkisi bilimsel açıdan sınanmamış çeşitli otlardan uzak durmak gerekmektedir.