Sevmek,beğenmektir. Sevmek, özlemektir. Görmek
istemektir
sevmek...
Ve sevmek, görmeden
duramamaktır.Sevmek, ısrar
etmektir. Sevmek,
vazgeçmemektir.
Pes etmemektir sevmek...Sevmek,
merak etmektir.
Sevmek, sevdiğine "Sevgilim"
diyebilmektir.
Dokunmak istemektir
sevmek.
Sevdiğine yakın olmak
istemektir. Soluduğu havayı
solumaktır. Sevdiğinin haliyle
hallenmektir.
Ve sevmek, sevdiğini yaşamaktır.
Sevmek, hissetmektir.
Sevmek, üşümektir.
Titremektir sevmek, Sevgiliyi
düşünerek...
Sevmek, temmuz güneşinde suyu,
sıcak çöllerde gölgeyi
özlemektir.
Sevmek, ateşe düşmektir. Kor
olmaktır sevmek,
yanmaktır.
Sevmek, ölmektir bazen,
Sevgilisizliği düşünerek...
Sevgilinin ölümsüzlüğünü
düşünmektir.
Sevmek, yok olmaktır
Sevgilide...
Sevgilinin yüreğinde olmaktır.
Yüreğin de taşımaktır
Sevgiliyi...
Ve sevmek, belki bazen
sevilmektir.
Sevmek, istemektir, hiçbirsek
beklememektir.
Hesaplamamaktır
sevmek...
Sevmek, inanmaktır. Sevmek
yaşamaktır.
Sevdiğini kendisi gibi,
kendisinden de çok
duyumsamaktır.
Sevmek, sevdiği olmaktır.
Sevdiği ile sevdiğini
paylaşmaktır. Sevdiği ile
kalbini bölüşmektir sevmek.
...Ki tek kalp
olunsun.
Sevgide son yoktur. Biten sevgi
yoktur. Bitmiş gibi
görünen sevgi vardır. Vazgeçiş
de yoktur sevgide.
Yaşadıkça yaşatılır sevilen.
Vazgeçmiş gibi görünmek
vardır bu yüzden.
Vazgeçmek değil...
Sevmekte istemek yoktur.
Sevgilinin olduğu yerde son
bulur istekler. Bir şey varsa
istediğin bu senin için
değil sevdiğin
içindir.
Hatta ondan onun adına istersin.
onu daha sonsuz
sevebilmek için istersin.
İstersin ama bir gün gelir bu
isteklerde son bulur. Kendinden
istersin artık.
Sevgiliyi daha çok sevmek
istersin kendinden. Sonsuz
kılmak istersin onu...
Sonsuzluğa götürmek, onunla
sonsuzluğa varmak istersin. Bu
yolda sevgili olur mu
olmaz mi. Sevgili bunu belirler
sadece.
Sevmek, sevgiliden sevgiliyi
istemeyi öğrenmektir.
Sevmek, sevgiliyi sevgili
olmadan sevmektir.
Sevmek, sevmek
istemektir.
Sevmek, beklememektir.
Beklentilerin son bulduğu bir
duraktır o...
Öyle ki, tüm gerçekler, tüm
dünya silinir gider. Ne
ondan anlaşılmayı beklersin, ne
onu anlamayı...
Ne onun gelmesini beklersin, ne
onun Leyla,
olmasını...
Beklediğin bir şey yoktur.
Sevmeyi, daha çok sevmeyi
becermenin
dışında...
Sevmek, gücenmemektir. Sevmek,
sevgilinin hiçbir
sözüne üzülmememeydi öğrenmek
demektir. Sevgilinin ölüm
hançerine bile "hayır"
dememektir sevmek. Sevgiliden
gelen her hareketi, her sözü
kabullenmektir.
İhanetlere, hainliklere bile
üzülmemektir. Sevgiliden
gelen ölüm emrine, "ölürüm"
diyebilmektir.
Sevmek, ÖLMEKTIR.
Sevmek, ölmeyi bilmektir.
Sevgili için yaşamaktır.
onun eli, gözü, kalbi olmaktır.
Ama artık onun
bir şeyi olunmadığı zaman
ölmesini bilmektir.
Sevmek, vermektir. Almamaya
yemin ederek vermektir
Ama almalar kurtaracaksa
sevgiliyi, almasını da
bilmektir SEVMEK.
Sevmek, tükenmektir. Sevmekten
ölürken tekrar
var olmaktır o
sevgiden.
Sevmek, sevgili olmaktır.
Sevgilinin yüzündeki gülücük
olmaktır. Onu yasama döndürecek
bir damla su
olmaktır. Sevmek sevgilinin
limanı olmaktır.
Sevdiğinin cani olmaktır. Ölümü
istediğinde verebilsin
diye ölmeden...
Sevmek, güvenmektir. Sevmek,
onaylamaktır.
Sevmek , sevgiliyi bir nefes
gibi, bir ses
gibi yakın
olmaktır.
Sevmek çok ötelerde olsa bile
yakın olmaktır.
Sevgiliye...
Sevgilisizken sevgiliyi
sevmektir.
Sevmek, her şeyi göze almaktır.
Sevgilinin olduğu
cehenneme yürüyüp olmadığı
cennete girmemektir sevmek.
Sevmek, bir
olmaktır.
Sevmek, sevmeyi hak
etmektir.
Sevmek, sevgilisiz geçen
gecelerin sabahına varmaktır.
Sevgilisiz geçen gecelerde
sevgiliyi yaşamaktır.
ASK, BIR SEVMEKTIR. BIR KERE
SEVMEKTIR.
VE SEVMEK,
BUNLARI GÖRMEDEN BILE
HISSEDEBILMEKTIR.
" Kimbilir daha ne kelimelere sigdirmaya calismislardir sevgiyi.. "
Her şey güzeldi bir zaman, çok önce
Şehirler, insanlar, güneş deniz
Mutluluğumu görebilirdiniz
Çökmeseydi içime bu son gece
Her şey bir anda bitmeseydi, yazık
Olmasaydı gençliğime aptalca
Belki de o yerlere varırdık
O uzak dağlara ulu: koskoca
Orada her şey değişirdi belki
Açardı umutlarımız bakarsın
Ateş rengi, kan rengi güller gibi
Toprağında kimbilir hangi aşkın
Oysa şimdi nerdeyiz, neyiz bak
Her umut belirtisinden uzağız
O sevilmiş gözlerde saf ve berrak
Bir ayna bile yok bakacağımız
Her şey kurşuni bir renk almış, soğuk
Bozkırlardır uzayan önümüzde
Kime baksan o yüz: veremli, soluk
Tek mavi kalmamış gökyüzümüzde
Her yerde bitmişliği güzelliğin
Kum kamyonları putreller betonlar
Sonra ta beşikten mezara değin
Sıfırlar, yüzler, binler ve milyonlar
Hadi öl bakalım ölebilirsen
Zincirlerle bağlıyken yaşamaya
Omuzla yükünü, hadi yalnız sen
İsterse gücün olmasın taşımaya
Yenik düşmüşüz işte gerçek ortada
Çökmüş boynumuza zulmün elleri
Bir tutsak, bir dolap beygiri ya da
Bir mahkum gibiyiz kaç yıldan beri
Yargıç hükmünü çoktan vermiş oku
Boynundaki yaşamak fermanını
Yaşamak sonra ölmek; iki korku
Geri getirmezken bir anını
Terkedilmiş şehirleri bilirsin
Bilirsin gömülmüş uygarlıkları
Ve düşün ki; patlaması bilincin
Yırtmaya yetmiyor karanlıkları
Öyleyse çek sapla göğe bıçağını
De ki; benim işim tanrılıktan güç
Benim hem yüksek, hem en aşağı
İşte ellerimde sonsuzluk ve hiç
De ki; Ömür verdin; en büyük yalan
De ki; Beden verdin; içi boş ve kof
İşte! Yüce eserin, işte insan
Ve yırt göğsünü, bağır: Of Tanrım of.