Ice

Ice

Üye
05.11.2005
Çavuş
2.071
Hakkında

Ice Ice foto
  • Konu: AHIMI ALDIN
    Siirde kendini gelistirmek istediqini siirde görebiliyorum.. Bir kac kelime hatasi disinda duygunu güzel anlatmissin Tebrikler..
    Tesekkürler..
#23.01.2006 10:23 0 0 0
Ice Ice foto
  • Son yolculukları erken tanıdım
    Öyle çok değerliymiş ki zaman,
    Hep acele etmem bundan anladım.
    ........
    Sebnem Ferah'in güzeL ßir sarkisi tabi ßende Sebnem Ferah Manyaqi oLduqum icin ekSik kismi TamamLayayim Dedim..
    TesekkürLer..
#23.01.2006 10:18 0 0 0
Ice Ice foto
  • Madem içimdeki sevdayı taşımaya yetmiycekti yüregin
    Neden girdin dünyama?
    Yalan dolu sevdan bumudur?

    İhanetin acıtmadı yüregimi
    Ne uğaradığım ilk ihanet, nede son!
    Kaybım yok kendimden başka!
    Varlığınla yokluğunun bir olduğu kadar varsın bende!
    Yüreğinin yettiği kadar AŞKI yaşatırsın,
    Yada yaşatmak istediğin kadar yaşarsın,
    Eğer hayatın bir parçasıysa yüreğinin çıglıkları,

    İhanetin acıtmadı yüregimi,
    Beklemem senden içimdeki fırtınayı benimle yaşamanı
    Ve benimle durulmanı.
    Gözyaşım kalbime akar,
    Sessiz sedasız izlerim aldatışını ve aldanışımı!
    Geçen hergün biraz daha derinlerde kayboluşunu yaşarım yüregimde
    Ve beklerim duvarlarıma dikenli teller çekip
    Ne gelene, nede gidene yol vermek!
    Ama sen DÜNYAM, sen SEBEBİM, sen BEBEGİM...
    Sınırlarımı aşan adamım!
    Zordur Sevdam ama sensizde yaşarım!

    Dedim ya! İhanetin acıtmadı yüreğimi
    Aldatılan aldatan kadar ONURSUZ olmadığı için!

    Dilek BİLDİRİCİ..
#24.11.2005 17:20 0 0 0
Ice Ice foto
  • Konu: Ne Cikar..!
    Tut ki gecenin
    Alacakaranlığında düşlemişim seni.
    Tut ki,rüyalarımı bölmüşsün ne çıkar?
    Ne çıkar gündüzlerin selamsız aşkına,
    Geceleri kefen biçsen.
    Bir anlık hırsla,
    Her şeyi yıkıp geçsen,ne çıkar...

    Tut ki bundan böyle unutmuşum seni.
    Tut ki artık çalan parçalarda ismin geçmesin.
    Tut ki yazılan şiirler,seni anmasın,
    Varsın eller de unuttu desin.
    Ben seviyorum ya seni,
    Sen sevmesen,ne çıkar...
#24.11.2005 17:18 0 0 0
Ice Ice foto
  • Siwan Arkadasim Gercekten Harika ßir Siir.. Paylasim icin Tesekkürler..
#22.11.2005 13:21 0 0 0
Ice Ice foto
  • Konu: An Gelir
    Gercekten cok güzeLdi.. Yardan ayri herkesin gönLü sonßahar..
#19.11.2005 22:36 0 0 0
Ice Ice foto
  • Konu: şiirlerim
    SuLfato hocam yüregine SagLik.. ( Ha Gayret faLan demeyecegim Senin duyguLarin seni anLattiktan sonra güzeL oLmasina gerek varmi ? ) ßen siir manyagiyim ama ßir türLü kendim beceripte yazamiyorum.. InsaLLah ßir gün.. SevgiyLe KaL..
#14.11.2005 19:34 0 0 0
Ice Ice foto
  • ( ßir Sußæyin öLen Hemsire Esi iCin Yazdiqi ßir Siir. Takdir SizLerin. )

    ÖZLEDİM

    özledim...
    soğuk gecelerde görev dönüşü
    sıcak kollarında bulduğum huzuru
    ve ne kadar kötü geçse de günün
    sorduğumda gülümsemeni
    şimdi yine
    soğuk gecelerde görev dönüşlerim var
    kapıyı çalsam sanki sen açacaksın
    sanki bütün gece uyumamışsın gelmedim diye
    bir ara korkmuşsun
    bir ara ümitsiz
    yağmur şehrindeymişiz gibi nemlenmiş gözlerin
    oysa evimin ışıkları sönük
    gecelerden daha soğuk yalnızlığın
    beyaz formanı ütüleyip koymamışsın
    kaç gündür içiyorum böyle hesapsız
    kaç gecedir pusularda seni görüyor gibiyim

    özledim
    yaslanıp omzuma hastalarını anlatmanı
    ve aç kalmamızı yemeği yaktığın için
    bir de sırf sevdiğini söylemek için telefon açışını
    telefonlarım çalmıyor artık
    resmini duvardan indirecek cesaretim yok
    her gördüğüm hemşire daha derin yaralar açıyor içimde

    sana evlenelim dediğim gün
    mutluluktan ağladığını
    ve düğündeki heyecanını
    ve beyaz gelinliğini
    hatırlamak bir ibadet gibi her an
    ağlıyamıyorsam ölmeyi düşünmeliyim
    düşünmedimmi sanıyorsun
    kaç kez duydum metalin soğukluğunu şakaklarımda
    kaç kez tetiğe uzandı parmaklarım
    resminin karşısındaydım her defasında
    odamın her köşesine kokun sinmişti
    orda yarım bıraktığın bir kitap
    orda rujun yanında tüm dokundukların
    beyaz kepin yatağın yanıbaşında
    tetiğe dokunamadı parmaklarım
    ağlayamadım

    sana mayına basacağımdan bahsettim mi
    kızardın bana
    hatta küser konuşmazdın
    sana sarılıp öperdim binlerce kez
    çocuk gibiydi ellerin
    ilk yağmur şehrinde tuttuğum
    sonra barışırdık
    söz verirdim bir daha anlatmayacağıma
    üç gün sonra bir askerim mayına basardı
    niye ben basmadım onun yerine diye
    oturur ağlardım
    oysa senin için
    ağlayamadım

    doğu'nun dağlarında yine kar vardı ogün
    bir takipte vurulmuştum
    üçgün kaç gece uyumadın yanıbaşımda
    her an ağladın
    her an yalvardın benim için Allah'a
    sen olmasaydın
    belki o kadar sıkı sarılmazdım yaşama
    seni sevmesem
    başkasını seveceğime sevgisizliği seçerdim

    evlendiğimize inanamamış
    saatlerce evlilik cüzdanımıza bakmıştık
    ve sonraki beş yıl
    her anı seninle dolu
    o sabah nasıl kırgın kalkmıştık yataktan
    birşeyler yalnıştı sanki
    beni uğurlarken sanki bir daha görmeyecekmişim gibi öpmüştüm seni
    sanki dönmeyecektim o pusudan
    sanki binlerce mayın patlayacaktı altımda
    ama döndüm
    o soğuk gecelerden biri değildi
    tüm yıldızlar uyanıktı
    oysa o yaralıyı almaya gittiğiniz ambulans dönmedi bir daha
    BEYAZ FORMAN
    BEYAZ GELİNLİĞİN
    BEYAZ KEFENİN
    seni özledim....
#14.11.2005 19:25 0 0 0
Ice Ice foto
  • Konu: HoscakaL..!
    Sözlerin artık ikna etmediği bu yaşımda, ağlamak da artık zor geliyor, zoruma gidiyor.

    Benden sana, söylemesi zor, yazması kolay bir kelime; Hoşçakal.

    Aldatıldığımı bildiğim bu geceden sana son bir yazı, son bir hatıra.

    Seni her çağırdığımda, artık yüreğime yumruk atamayacaksın. Ben de bir başkasının yasak bahçesine uğramayacağım. Artık ne gelmeni isteyeceğim, ne de kalmanı....

    Bu akşam masamdaki tek bir mumu kendim için yaktım. Senin oturduğun iskemle boş, ev boş... İhanetin resmi boşlukta çizili...

    Şimdi sen bir başka masada başka gözlerlesin. Yüreğindeki pembe yalanlar büyüdükçe büyüyor. Karaya çalan pembeler...

    Kim, kimi kandırıyor bu alemde? Kumdan kalelerimiz her dalgada yıkılıyor.

    Kimseyi yolundan döndürecek gücüm yok artık. Dayanıksızım, dayanaksızım...

    Olduğun yerde kal...

    Hoşçakal...
#14.11.2005 19:05 0 0 0
Ice Ice foto
  • Sen benim hiçbir şeyimsin
    Yazdıklarımdan çok daha az
    Hiç kimse misin bilmem ki nesin
    Lüzumundan fazla beyaz
    Sen benim hiçbir şeyimsin
    Varlığın yokluğun anlaşılmaz

    Galiba eski liman üzerindesin
    Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
    Dudaklarınla cama çizdiğin
    En fazla sonbahar otellerinde
    Üniversiteli bir kız uykusu bulmak
    Yalnızlığı öldüresiye çirkin
    Sabaha karşı ölduresiye korkak
    Kulağı çabucak telefon zillerinde

    Sen benim hiçbir şeyimsin
    Hiçbir sevişmek yaşamışlığım
    Henüz boş bir roman sahifesinde
    Hiç kimse misin bilmem ki nesin
    Ne çok çığlıkların silemediği
    Zaten yok bir tren penceresinde

    Sen benim hiçbir şeyimsin
    Yabancı bir şarkı gibi yarım
    Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
    Hiç kimse misin bilmem ki nesin
    Uykumun arasında çağırdığım
    Çocukluk sesinle ağlayarak

    Sen benim hiçbir şeyimsin ...

    Attila İLHAN
#11.11.2005 21:49 0 0 0
Ice Ice foto
  • Yarım zamanların, kırık hayatların figüranlarıyız hepimiz. Hiçbir şeyi tamamlamak için uğraş vermiyoruz ve bu yüzden tembellik kanımıza işliyor giderek. Çoğalmaktan korktuğumuz için 'tek' olmayı, yalnız olmayı tercih ediyoruz. Bize yaklaşmak isteyen herkese dişlerimizi, tırnaklarımızı gösterip korkutuyoruz, uzak tutuyoruz. Böylece daha güvenli olduğumuzu düşünüp avutuyoruz kendimizi.

    Her şeyi erteliyoruz bilerek ya da bilmeyerek. Hiç olmayacak yarınların, hiç gelmeyecek zamanların düşünü kurup, bugünü atlıyoruz. Yaşanmamış 'an'lara her saniye yenisini ekliyoruz. Yaşanmamış zamanların koleksiyoncusuyuz. Oysa bu koleksiyon beş para etmiyor, farkında bile değiliz. Biri elini uzatsa "Ne istiyorsun benden?" deyip "Mutlaka bir çıkarı olmalı" diye düşünüyoruz. Dostluk kavramını, sevgi kavramını çoktan tavanarasındaki eski sandığın içine koymuşuz. O sandığı açacak anahtarın nerede olduğu ise meçhul.

    Soralım kendimize haydi, soralım ve cesurca cevaplayalım, yüzleşelim. En son ne zaman kaygısız bir gün geçirdik? En son kimi hiçbir şey ummadan, hiçbir şey beklemeden sevebildik? Beklentilerle sınırladığımız sevgi dünyamız giderek daralıyor, uyanalım artık. Çok yakında ne bizi sevebilecek kimse bulacağız ne de seveceğimiz birini. Bir yandan da şikayet ediyoruz öyle değil mi, "Nerede o eski sevdalar..." diye. Sevgi öldüyse eğer, faili meçhul bir cinayet değil bu. Bir sorgulasak kendimizi, sevgiyi nasıl öldürdüğümüzü ayrıntılarıyla itiraf edeceğiz.

    Tembellik dedim ya, es geçmeyin lütfen. İyi düşünün bu sözcüğün anlamını. Cep telefonlarına, e-mail mesajlarına, chat odalarına sıkıştırdığımız hayatımız tembellik değil de başka nedir? Hangimiz elimize bir demet çiçek alıp sevgilinin kapısına gidiyoruz? Öyle ya, internetteki sanal çiçek resimlerini gönderiveririz sevgilinin e-mail adresine olur biter değil mi? Kendi el yazımızla, özenerek, sözcükleri seçerek bir aşk mektubu yazmayalı ne kadar oldu sahi? Yazdığımız mektubun cevabını beklerken duyulan o müthiş heyecanı yaşamayalı ne kadar oldu?

    Ne kadar kolaya kaçarsak o kadar uzaklaşıyor bizden aşk. Kaçıyor ve tutamıyoruz. Sadece arkasından bakıyoruz hepsi o kadar. Hayat denilen şey öyle çok uzun bir şey değil. Mutlu geçirdiğimiz anların toplamı ne kadar fazlaysa o kadar "Yaşadım" diyebilmeli insan. Mutlu olmak içinse bir an önce tembellikten vazgeçmeliyiz. Aşk bizi bekliyor. Yeter ki kalkabilelim yerimizden. Yeter ki uzanan elleri geri çevirmeyelim. Hayatın tüm zorluklarına direnme gücünü yüreğimiz verir bize. Yüreğimizi ihmal etmeyelim...

    Mehmet Coşkundeniz
#11.11.2005 21:36 0 0 0
Ice Ice foto
#11.11.2005 21:18 0 0 0
Ice Ice foto
  • Bir dilin bütün sözcüklerini kullansam seni tarif edemeyeceğimi biliyorum. Ulaşılmaz oldun hep; dokunmak, hissetmek ve dolu dolu yaşamak isterken seni, kocaman bir yalnızlıktı payımıza düşen.

    Payıma düşen her şeyi erteledim. Ama erteleyemediğim bir şey vardı, sana benziyordu. Su olsan dokunduğumda bozulurdun, bozulmayan bir şeydin... Gidilecek bir yer olsa sonu olurdu, sonu olmayan bir 'şey'din... Uykuda görülecek bir rüya olsa uyanırdım, beni rüyamdan uyandırmayacak bir 'şey'din... Simsiyah saçların olsun istiyorum, ama bahtın değil...

    O gün seni gözlerinden, Anafatma'dan, üç ırmağın birleştiği yerinden öpeyim desem, aklına ırmaklar gelir. Düşün ki yılan dağından aşağı iniyoruz ve dünyada sadece iki kişilik türkü kalmış, onu söylüyoruz. Öyle bir 'şey'sin sen... Seni düşündükçe yoruluyorum desem dünyanın en büyük yalanı olur. Yalanım yok...

    Bu günden yarına ne kalır bilmem, ama sen kalırsın tıpkı yatağı değişmeyen bir ırmak gibi...

    Yaşadıklarımız azdı, zamana sığmadık yaşamak isterken her şeyi. Bu gün şarkı söylüyorsam, o gün şarkı değil, şarkı gibi seni yaşamak isterim.

    Halkıma benziyordun, bir yanın göç, bir yanın toprak kokuyordu hep. Gezmediğim yerin kalmadı, bazen yasaklandın bana, bazen suç gibi boynumda taşıdım seni. Yedi telli sazımla bile tam anlatamadım. Sen bir uçurum gülüydün, ellerimi her uzattığımda bin kırıkla geri döndüm. Yasaların bile tanımlayamadığı bir 'şey'din sen. Haritalara sığmazdın, her ülkede bir başka gülüyordun, uzundun, inceydin, dokunduğumda nereli olduğumu seninle hatırlardım. Bana hep kendimi hatırlatan bir 'şey'sin sen...

    Uzaksın, yakınsın, özlenensin ama bugün değil, yarın gibi bir 'şey'sin sen...

    Bugün her şeyi değiştirmek için çabalarken, sen değişmeyen olarak duruyorsun karşımda. Kabul ediyorum. Dünyaya bu kalsın, ama sen bilme...

    Dünyada kaç iklim, kaç zulüm, kaç ölüm var? Bir seni bunların karşısına koymak nasıldır bilemezsin. Bilme! Bugün her ölümle biraz ölürken, seni düşündükçe hayata dönüyorum yeniden.

    Gecenin en karanlık yerindeyim, bir sigara ateşinin aydınlattığı kadar ışık bile olsan, yine de istiyorum seni. Sadece benim seni anladığım, kimsenin unutmamak için defterine not düşmediği, ama hayatımda hep bir dipnot olarak kalan kendi yasaklarım gibi unutmuyorum seni.

    Dağları delmiyorum, inmek istiyorum oralardan. Hepiniz gibi aynada saçlarımı taramak, günaydın der gibi sokağa fırlamak ve şarkı söylemek istiyorum sana.

    Adına aşk diyorlar, gelecek diyorlar... Bana yetmiyor. Her şarkımda sana bir adım daha yaklaşmak istiyorum. Bir başka dilden seviyorum, kırmızıdan daha uzundur...

    Gelincikler gibi bir mevsim değil, dört iklim, köşe bucak, kim ne derse desin geri dönecek yerim yok, bir kentin ortasında çığlık çığlığa bağırarak tek başına kalsam da yine seviyorum seni.

    Bu bir suç duyurusudur, kendimi ihbar ediyorum...

    Ferhat TUNÇ
#11.11.2005 20:10 0 0 0
Ice Ice foto
  • Konu: Nerdesin
    PaLadayi Merhaßa aßim.. Daim Sevdigim ßir Siirdir.. Gercekten Hos DegiLmi Yaw.. ßizimLe PayLasmak Icin Zahmet Eden ELLerine SagLik EyvaLLah..
#08.11.2005 19:54 0 0 0
Ice Ice foto
  • 1.
    bildiğim kendimi bildim bileli aşık olduğum,
    bildiğim ancak aşıkken var olduğum...
    işte bu yüzden, benim için aşık olmak;
    çoktandır hasretine katlandığım yokluğum.
    'eğer aşktan söz edildiğini duymamış olsalar
    hiçbir zaman sevemeyecek olan insanlar vardır, '
    demiş La Rochefoucauld
    benimse hep böylelerini severek başladı vurgunum...

    2.
    her durakta ölümsüz bir aşk edineceğim
    bir bakıştan, bir duruştan,
    çağrışımın sonsuz hızından
    unutulmaz bir sevgili daha bırakacağım ardımda.
    belki de yaşanabilecek en güzel serüveni
    terk edeceğim
    daha otobüsün ilk basamağında.
    kim bilebilir ki?
    sonrayı, sonrasını kim bilebilir?
    gizli gizli veda edeceğim ona; görmeyecek
    ve bu duyguyla burkulmuş yüreğim
    otobüs camına bağrında bir ok ile
    bir aşk levhası çizecek, ah min-el!
    bu da ötekiler gibi,
    kendisini ölesiye sevdiğimi bilmeden
    yaşayıp gidecek..

    3.
    şimdi hemen kalksam buradan
    hemen çıksam uzun sokaklardan birine
    kiminle karşılaşabilirim
    kime vurulurum ölesiye, eve dönmeden
    geceme kuzguni bir cehennem gibi eklenen
    bir ölümcül sevda hangi köşe başında
    keser yolumu
    bir tenhaya ulak olan
    o suret avı
    bırakır mı yakamı
    haracı ödenmeden
    bırakır mı yakamı
    bir suretten, bir şiirden, bir hüzünden
    ak kağıda düşürülmüş
    imzasını görmeden

    bırakmazlar yakamı, bilirim, ben ölmeden

    4.
    hangi aşk mümkündür aşığı öldürmeden
    her aşk, her şiir
    ardından uzun uzun bakılan adı bilinmedik sevgilerden,
    küskün omuzlu terk edilmişliklerden,
    perspektifinde hep bir sokak taşıyan
    o sessiz
    o faili meçhul cinayetlerden
    resim altı sözcüklerden
    aşk mümkün olsa idi ah, aşığı öldürmeden

    bırakır mı yakamı kağıdın ölüm beyazı sureti
    elle bilenmiş sözcükler,
    yüreğime sokulan serüvenin hançer tadı
    nabzımın atışına ayak uyduran vezninde
    gece adımları şiirlerimin
    bırakır mı yakamı yaşadıklarımı
    dökmeden imgelerin giysilerine
    hayatın maskelenmiş gerçekliğine
    upuzun bir mesafeyle yeniden sokulmak için
    yeniden ve yeniden.

    MURATHAN MUNGAN
#05.11.2005 22:00 0 0 0
Ice Ice foto
  • Bu gece yokluğunun dökümünü yapıyorum. Aylar önce sensizliğe yazdığım şiiri okudum, bir de dün gece yazdığımı... Hiç fark yok... Neden azalmıyorsun bende? Neden gidişin dün gibi? Neden sana yazdığım her yazı, hep aynı yerde tıkanıyor? Ben bugüne kadar kimseyi yokluğunda bu kadar önemsemedim

    Kimseyi yokluğunda bu kadar özlemedim... ve şuna emin ol; hiç
    kimse, yok'ken bu kadar sevilmedi... Benim karşıma "aşk" diye bu sonucu
    çıkaran, yarım kalmış'lıktan başka bir şey değil, bunun farkındayım..Ama iyi
    ama kötü, bitmeli her hikaye! Sen bitmedin. Bitmeyensin..Ayrılığın adını
    koyamadık sevgilim. İşte bu yüzden kopamadık birbirimizden bir türlü.. Ben
    yarım kalan ve adı konmayan hiç birşeyi unutmam...unutamam..... içimde
    sızısı kalır. Ya herşey yaşanacağı yere kadar yaşanıp sona ermeli ya da
    ayrılık sözkonusu olduğunda bir daha kimsenin çıtı çıkmamalı!
    Biz bunu başaramadık, ayrılamadık! Sen yaşanıp da bitseydin eğer
    hatrıma gelmezdin. Seni bu kadar yazılası yapan, yarım kalmışlığındır..O
    gecenin sabahında, ayrılığın aklına nerden geldiğini biliyorum...Anlamıştın
    benim soyut' a tutkun olduğumu... O yüzden gittin kim bilir... Sevilmek
    için, güzel hatırlanmak için, kayıplara karışmayı tercih ettin... haklıydın
    belki de... Olağan hiç birşeyi sevemedim ben hayatım boyunca.....
    Herkesin,her an yaşadığı hiç birşeyi benimsemedim... Ben yaşadığım hiçbir
    aşkı hayatın akışına bırakmadım. Bunu yapanlar her zaman kaybeder... Zaman
    denilen kavram düşmanıdır aşkın...
    eğer ortada aşk denen bir şey varsa, ne yapıp edip zamanı durdurmalı. Biz
    bunu başaramadık.... oysa bu o kadar zor bir şey değildi sevgili... Farklı
    bir dokunuş,ağızdan çıkan ve bugüne kadar kullanılmamış bir söz yeterdi
    zamanı durdurmaya..... Ben, aşktan söz açıldığında zamanı durduramayan
    kimseyi sevemedim... Ondandır belki de varlığında sevemediğim insanları,
    yokluğunda düşlemek.... Belki de onandır, yanındaylen yüreğinin gurbetine
    düştüğüm bir sevgiliyi, sılasında özlemek..
    Yokluğun hiç de adil değil... beni yok ediyor, seni var ediyor
    sevdiğim..Evet seviyorum seni varlığına rağmen! Üç mevsim değişti bu şehirde
    ama ben varlığınla-yokluğunun tezatını çözemedim... seni yaşamak
    istemiyorum! ....
    öyle bir sen yarattım ki sen yokken, yaşanıldığı an yitirir anlamını...
    sen yokken yarattığım sen, yasakladı sana dokunmamı... Sana düşman bir sen
    var içimde.... seni senle savaştıryorum, olan bana oluyor...Tam olarak
    hatırlamıyorum ama uzun zaman önce bir yerden duymuştum bu sözü,
    "HANİ RUHLARIMIZ ÖPÜŞÜR YA? BAŞKASINDAYKEN AĞZIMIZ..." şu an varlığınla
    yokluğunun tezatını bu şekilde tanımlıyorum, seni senle savaştırırken mağlup
    olan yüreğime... Birkaç ay geçtikten sonra, daha anlaşılır bir tanım
    bulabilirim elbet ama şimdi gerçek olan bu; RUHLARIMIZ ÖPÜŞÜYOR
    SEVGİLİM...Gidişin beni yaralamadı, aksine daha bir sevilir hale geldin...
    Varlığındaki seni, yokluğundaki sen kadar sevemezdim... "Keşke sen yanımda
    oslaydın,keşke bir şeyler yapıp da seninle zamanı durdursaydık" diye
    hayıflanmıyorum artık..... Her ne kadar adı konmasa da bir kopuşun, her ne
    kadar vazgeçmeyi beceremesek de, ayrılık ihtiyaçtandı bu hikayede....
    Yazık! son sözü zaman söyleyecek... Yazık! bu sefer hayatın acımasız akışına bıraktık
    aşkı... Ben senden kalan ayrılığa bile yas tutamıyorum adam gibi! Bunu
    engelleyen senin varlığın... ben bunca zaman yokluğundaki senle hayatı
    paylaşsaydım ve böyle bir senle ayrılığı yaşasaydım, hiçbir şiir kolay kolay hayata
    döndüremezdi beni... işte bu kadar güzeldir senin yokluğun... işte bu kadar
    ayrılğına üzülmemi engelliyor varlığın.....
    VARLIĞININ CANI CEHENNEME, YOKLUĞUNU ALMA BARİ..

    ( Severek Okudugum ßir Yazi , PayLasmak Istedim , Yazarini ßiLmiyorum.. )
#05.11.2005 21:57 0 0 0