cevap a şıkkı 50ytl
35 ayakkabıdan zarar
15 para üstü verdiği için zarar
sahte paradan zararı yok aldığı parayı geri iade etti sadece
tam bilmiyorum ama bir muhasebe kuralı olması lazım zararı yaptığı satıştan fazla olamazmı ne öle bişi
ayakkabının maliyetini alış fiyatından hesaplayarak farklı bir zarar tablosu çıkaran arkadaşlar;satıcı 35 ytl ye satıp maliyet + kar fiyatında satış yapacaktı ama yapamadı diyelimki 20 ytl maliyeti var ayakkabının o zaman 20ytl ayakkabıyı imal eden yere ödeyerek zarar etti 15 ytl de kendi kazancından zarar etti(malum elektirik dükkan kirası sadece maliyeti hesaplamak yanlış olur)
ısrarla sölüyorum hayatım boyunca bir türlü sevemedim star wars ı.bir tane mr spak gibi samimi insan yok oradahah bak ne geldi aklıma;trt de akşam bişeyi diye bi program vardı ve orda bi çizgi karakter vardı çiziyordu bi el sonra önüne bişiler çizip siliodu falan.muhteşem bi gülmesi vardı onu da unutmamak lazım mickey maus kadar sosyetik değildi ama bakkaldaki adam gibi gülüyordu
yeni bir çayıra,yeni bir maceraya hayvansal bir içgüdüyle koşan ineğin,kuyruğuna konmuş çılgın bir sineğim...
kendimin platonik aşığı,şizofren bir ruh doktoruyum şimdi..donumda çiçekler yetiştiriyorum allı yeşilli..
özgürlük tutkusuyla,iliğinden kurtulma çabasındaki garip bir kol düğmesinin,gururunu taşıyor şimdi iki yakası bir araya gelmeyen yüreğim..
ineceği durağı geçmiş ama şöförle dialoğa girmekten çekinen ürkek,yaşlı,
biraz geri kafalı bir teyzeyim bütün belediye otobüslerinde..
ciks ler,tikky ler ve kendini tikky hissedenler;janjanlı kefenlerinizle cehenneme geldiğinizde,ateşten kızaran bedenimle sizlere gülüyor olacağım..
istediğim herşeye sahip olmak için,sahip olamadıklarımı istemekten vazgeçtim..
aslında bende öküzden hoşlanıyorum ama tren olmanın verdiği kısıtlı hareket kabiliyetiyle bir kez dönüp sevdiğime bakamamanın hüznünü yaşayan az vagonlu,buharlı bir trenim..biliyormusun her gün bu otlaktan senin için geçiyorum diye haykırmak istiyorum biricik öküzüme..
muhteşem bir manzaranın altında,gökyüzündeki bulutlara bakarken,sevgilim ne düşünüyorsun dediğinde;yahu bi saattir bakıyorum şu köşedeki bulutu hiç bir şeye benzetemedim aklım sigaraya yapılan son zamlarda diyebilecek kadar dürüst bir insan evladıyım..
minareden at beni in aşağı tut beni..o derece psikopat severim..
o gün aynada kimi görmüşsem onu örnek alırım kendime..
aşk;bir horozun çılgınca yumurtlama isteğidir..mantıksızdır,imkansızdır ama onurlu ve keyifli savaştır..
aşk;sadece aşktır..üzerine yorum yapabileceğimiz kadar basit değildir aslında yada beynimiz aşktan küçüktür..
aşk;ANLAŞILMAZ, yaşanır..
kimi insanlar hayatı anlamak için yaşar,kimileri hayatı anlatmak için..
hayat acımasızdır..yakışıklılarla sevişir,keyif sigarasını zekilerle içer..
boxerımda gül oya..gülmedim doya doya..
hız tutkunu kaplumbağa..
yüksekten korkan uçurtma..
okan ağ
(msn topic imde yazdığım şeylerden bazıları.daha bir sürü saçma tanımlamalar yaptım ama not edecek fırsatım olmadı
bir erkeğim yazıyı okudum ve her zaman dediğim gibi neden kadınları öven yazılar hep kadınlar tarafından yazılır?akıl sezgi bunlar kadın ve erkeğe ayrı ayrı verilen farklı özellikler değil ki.bizler insanlarız kadınlar ve erkekler diye ayrılsakta insanız.bi erkek aptal olabilir 10 erkek hatta 1000000 erkekte ama bu kadınları akıllı yapmaz,aynı ihtimaller kadınlar içinde geçerlidir..erkekler harem peşinde koşmazlar(eğer böle birşey var derseniz aynı haremi kurmaya çalışan kadınlarda var)erkekler bir kadına bağlanıp her anlamda mutlu ve tatmin olmak isterler lütfen hakaret etmeyelimyani bütün bu sölenenler sadece ayrımcılık bir tarafı üstün tutma adına yazılanlar.bizler insanız ve herşeyden önemlisi birbirimize muhtacız.akrep le yelkovan biri hızlı biri yavaş biri uzun biri kısa ama ikiside zamanı gösteren bir saatin olmazsa olmaz parçalarıdır..neyse gaza geldim biraz kusura bakma.bence kadın da erkekte aynıdır.ikisinin de iyisi kötüsü vardır.ama yazıda doğru olduğuna inandığım bi sürü cümle var bunu da söliyim
kışlık gömlekler ararken, bir nebze geçsin diye üşümüşlüğün saçlarını okşadim...
yağmur yağıyordu ve cam kenarı senindi.. candan "merak ediyorum" diyordu..
biliyorum sen de merak ediyorsun, bundan sonraki hayatta böyle kalınıp kalınmayacağını...
hayat işte.. yaşanınca bile anlaşılmayan....
burası çok güzeldi..kalabalıklar arasındaki yalnızlıklar hoş bi kelime ama bu cümleler kadar hoşuma gitmedi.çok güzeldi.yazmaya devam et.teşekkürler okuduğum herşey için
bütün yazdıkların olmasada yazılarının bir çoğunu okudum ve sen gerçekten harika yazıyorsun.diğer arkadaşlar alınmasın yanlış anlamasın ama burdaki en iyi yazılara sahipsin bence..kelimelerin hatta cümle sonundaki noktalama işaretlerin hepsi bambaşka..yazdığın hiç bir satır için eline sağlık diyerek geçmeyi kendime yakıştıramıyorum,yazılarına haksızlık olur diyorum..seni okudukça bişiler yazmak istiyorum.konuyu nasıl bağlayacağımı bilmiyorumyazılarını farklı yerlerde de yayınlamalısın bence en azından board un diğer bölümlerinde herkes okumalı seni,herkes bişiler almalı kelimelerinden..çizgi filmlerde bile süperdin ya.(sakın sana asıldığımı düşünme arkadaşça konuşuyorum ) çok güzel ne kadar okursam okuyayım hiçbiri zaman kaybı olmuyor.çok uzattım ilk smile ı mı sana kullanayım bari.
yazmaya devam et,devam et ki okuyacak bişilerimiz olsun.
Kimi sevda diyor,
kimi aşk, kimi özlem, kimi iyi olmuş, kimi güzel yazı... AMA BİLMİYORLAR Kİ
BEN MASUM YANIMLA KONUŞUYOR, ONU ÖZLÜYORUM!...
evet kelebek sever ablaresimli,müzikli şiirler yapmayı çok iyi biliyorsun,flash desen onu da biliyorsun.hatta bana laf düşmez öğretmenin tebrik etti bi kere..ve bence GÜZEL YAZI yazmayıda biliyorsun çünkü ; yazmadığını biliyorsun,aslında konuştuğunu,okuduklarımızın özlediklerin olduğunu biliyorsun.güzel yazı tebriklerşaka bir yana masum yanınla konuşmalarına kulak misafiri olmak güzeldi..yanlış yaptığım birşeylerin olduğu söylendiğinde,o yanlışları kabullendiğin için teşekkürler..
Hiçbir zaman o kadar güzel olmadı gözler,anlamlar yükledik boş bakışlara..
eller sıradandı,saçlar sıradan,en güzel cümlelerimizi verdik sıradanlıklara..
denizi sahiplendik güzel olan her şeyi sahiplendiğimiz gibi..yaprakları,çiçekleri bazen buluşulan köşe başlarını sahiplendik..sahiplendik gidenin arkasında bıraktığı dönme ihtimalini ve bir noktaya gözlerimizi dikip onu beklemeyi..güzelleştik hiçbir kelime bizim söylediğimiz kadar güzel değildi,hiçbir öpücük bizimki kadar ısıtmadı sevgiliyi,en iyi biz seviştik ve gülmek en çok bize yakışıyordu..
eskiden mektuplaşırdık arasında kurumaya terk edilmiş güller barındıran mektuplarımız oldu ve en kırmızı gül hep bizimkiydi dedim ya güzelleşiyorduk..aşk öğretti bize toplum içinde fısıldaşmayı,o an her sohbetten uzakta bir yerde yalnız gözlerimizle sevişmeyi aşk öğretti ve her şeyi çok çabuk öğreniyorduk..
dedim ya hiçbir zaman o kadar güzel olmadı gözler biz anlamlar yükledik boş bakışlara..
herşeyi paylaşmak için çırpınırdık,çok benciliz şimdi acılarımızı bile kendimize saklıyoruz..herkesin bir şişesi var gözyaşlarını biriktirdiği..
denizler kirlendi,köşelerde yine çingeneler var ama artık çiçek satmıyorlar..
yaprakların hep solgun zamanlarını fark ediyoruz..en iyi biz öpüşmüyoruz artık hatta hiç öpüşmüyoruz bile resmiyet mahkumu yanak değdirmeler dışında..tanıştığımıza memnun olup geçip gidiyoruz başka anlık tanışıp unutmalara doğru..
hiç bir şeyin hatırı yok artık hatta gülümsemenin adı sırıtmak oldu yarım yamalak arkadaş ortamlarında..kuru güllere ihtiyacımız yok,sesli harflerden arındırılmış bol kısaltmalı iki argo kelimenin yan yana getirilipte hiç olmadık bir cümlede kullanılması ve hepimizin çocukluğunda beslediği sarı civcivi gibi baktığı cep telefonlarına atılması yeterli..hatta bir mesaj bazen fazla bile yeni bir ilişki için..istemeyerek söylesemde ilişki artık bizim zamanında içinde bulunduğumuz için güzelleştiğimiz aşk..
herşeyin adı değişti.içinden gelen konuşmalar yok artık,illa ki etkileme ihtiyacı var karşı taraftakini.çok güzeldik biz eskiden..aileye anlatılamayan yüz kızartıcı el tutmalarımız vardı..kız kulesi güzeldi içinde seven bir prenses barındırması,hikayesini tüm hikayelerden farklı kılıyordu,hiç görmedik ama çok üzüldük yaşadıklarına..
şimdi etrafımızda binlerce yalnız,çirkin ve elleri üşüyen insanlar var ve bir de umursamazlığımız.prensese üzüldüğümüz kadar üzülmüyor artık insanlar dostlarının ölümlerine..aynaya bakıyorum farkındayım çöküyorum gün geçtikçe,yüzümün kemikleri iyice çıkmış ortaya çirkinleşmişiz hepimiz.gözlerimiz buz gibi bakıyor..
işi gücü bıraktım en son ne zaman bir çiçek aldığımı düşündüm,uzun zaman olmuş hatırlayamadığım kadar uzun.çiçeklerdemi çirkinleşti yoksa..artık korkularımıza yakışacak kadar eskidik,artık korkularımızla elele tutuşsak uyumlu çiftler olabiliriz..
uzun kabuslar gibi bedenlerimiz,biraz kambur biraz yaralı ve karanlık eskisi kadar güzel değiliz artık..aşktı bizi güzel kılan..sevgiydi..
Çirkinleştik..
Her şey çirkin görünüyor..peki gerçekten her şey bizim gibi çirkinmi artık?
Hayır,her şey çok güzel hala,bakmayı unuttuk biz,anlamlar katan sözcükleri söylemeyi yazmayı unuttuk..hala en güzel gözler sevgililerde..
Biz biraz aşkı,sevmeyi unuttuk hepsi o kadar..