Bu puslu gecenin köründe gitme nolur
Böyle çaresiz mecalsiz sensiz bırakıp gitme.
Bak açtım işte yüreğimi sonuna kadar
Döktüm içinde gam keder tasa nevarsa
Bi seni bıraktım geriye...
Gitme...Bölesi yetimliğe dayanamam gitme...
Sende başını alıp gitme neolur... ne olur tut ellerimi
Hayatta hiç birşeyim azalmadı senin kadar
Ve hiç kimseyi özlemedim seni özlediğim kadar
Sende başını alıp gitme ne olur...
Çıkma o beyaz kapıdan gitme...
Aldanma beyazlığına inan ardı kapkara.
Üzerler seni yorulursun düşer kanarsın gitme.
Bilirsin acırsa canın iki kat acırım gitme.
Böle yara bere bi çare bırakma gitme
Sende başını alıp gitme neolur... ne olur tut ellerimi
Hayatta hiç birşeyim azalmadı senin kadar
Ve hiç kimseyi özlemedim seni özlediğim kadar
Sende başını alıp gitme ne olur...
Hayat akmaz ki sensiz gitme;
Zaman geçmez ecel bile gelmez gitme.
Yürekse yürek ömürse ömür al vereyim ama gitme.
Ellerim titrek yüreğim kavrulur sensiz
Koskoca bi sonsuzluğa itersin beni gitme.
Sende başını alıp gitme neolur... ne olur tut ellerimi
Hayatta hiç birşeyim azalmadı senin kadar
Ve hiç kimseyi özlemedim seni özlediğim kadar
Sende başını alıp gitme ne olur...
O zaman al şarkılarımızı şiirlerimizi götür
Ama geri ver bana beni; yiten zamanımı
Hadi ver bana senin için harcadığım ömrümü.
Yapa bilirsen git... Alabildiğine yollar senin...
(Ama yine de gitme nolur)
Sende başını alıp gitme neolur... ne olur tut ellerimi
Hayatta hiç birşeyim azalmadı senin kadar
Ve hiç kimseyi özlemedim seni özlediğim kadar
Sende başını alıp gitme ne olur...
Ahhh ne olur...
Aralasam gözlerimin pusuna bürünmüş penceremi usulca sokulur musun geceme..?
Dönsem yüzümü rüzgara..
Çeksem bana sunduğu kokuyu,"seni" taa içime..
Islansa dudaklarım özleminin akıttığı gözyaşlarıyla..
Silüetin canlanıp siler mi parmak uçlarıyla..?
Sokulsam usulca koynuna..
Nefes almaya korkarak dalsam gözlerine..
Hiç kıpırtısız,heykele dönüşmüş bir bedenle gidersem özlemimi..
Susmasan..
Hep konuşsan..
Anlatsan bana beni..
Sendeki hikayemi..belki de bizi..
Usulca haritasını çıkarsam yüzünün parmaklarımla..
Küçük buselerle teyid etsem çıkardığım her adresi..
Ve sen olsam..Sendeki ben olsam..
Senin olsam..
Damarlarıma doldurduğum sen ile uzasa gece..
Biriktirdiğim kelimelerimi döksem bir bir..
Toplasan benden dökülenleri..alıp yüreğine yerleştirsen..
Tıpkı hep hayal ettiğim gibi..
Şımarsam azıcık ama fazlasıyla seni şımartsam..
Öpsem..Koklasam..Sımsıkı sarsam..
Yetinmesem gördüklerimle aksam içine nefesinle..
Sen olsam..
Ah sen olsam..
Başkaldırsam herşeye yaşananlara inat..
Dimdik dikilsem mazinin önüne..
Kazısam hiç olmamış gibi..
Yok etsem..
Dolaşırken parmakların saçlarımda kondurken küçük buselerini omuzuma mayışsam..
Sımsıkı kilitlediğim gözlerimde oluşturduğum hayal dünyamızda kanatlansam..
Seni de sürüklesem peşimden konduğum her buluta..
Sek sek oynasak elele..
Gülsek.. Eğlensek.. Çocuk olsak birlikte..
Sonra sen yine bir anda büyüyüp bastırsan sıkıca göğsüne beni..
Nefesimi kessen..
Ürpersem hissettiğim teninle..
Uzun iç çekişlerle kokunu çeksem ciğerlerime..
Huzur olsan..Huzurum olsan..
Canıma katasım var seni yine..
Hadi kat kokunu rüzgara yolla bana..
Ya da daha iyisi gözlerimin içine bakarak uzat elini..
Huzur ol sana müptela ruhuma..