memolı

memolı

Üye
28.09.2005
Çavuş
1.972
Hakkında

#16.12.2005 10:17 0 0 0
#16.12.2005 10:02 0 0 0
#16.12.2005 09:59 0 0 0
#16.12.2005 09:57 0 0 0
#16.12.2005 09:55 0 0 0
#16.12.2005 09:54 0 0 0
#16.12.2005 09:52 0 0 0
#16.12.2005 09:51 0 0 0
#16.12.2005 09:49 0 0 0
  • Konu: Yaprak
    ellerin dert görmesin
#16.12.2005 09:19 0 0 0
#16.12.2005 08:50 0 0 0
#16.12.2005 08:46 0 0 0
  • Konu: KARAMAN
    noimageİstiklal Savaşımızın önde gelen kahramanlarındandır. İlk adı Musa Kazım olan Kazımkarabekir Paşa'nın babası, Karaman'a bağlı Kazımkarabekir ilçesi eşrafından, Mehmet Emin Paşa'dır. Babası İstanbul'da jandarma subayı iken, Kazımkarabekir 1882 yılında, burada doğdu. Fatih Askeri Rüştiyesi'nde ve Kuleli İdadisi'nde okudu. 1902'de Harbiye'den, 1905 'te Harp Akademisinden birincilikle mezun oldu. Bu tarihten itibaren, kurmay yüzbaşı olarak orduya katıldı. 31 Mart Vakasını bastıran Hareket Ordusu'nda ve Arnavutluk isyanını bastıran kolorduda görev aldı. İmparatorluğun değişik bölgelerinde görev yaptıktan sonra Çanakkale Muharebelerine katıldı. Buradaki başarılarından dolayı albaylığa yükseldi. Irak Cephesinde görevlendirilen Kazımkarabekir, burada İngilizlerle savaştıktan sonra 1917 yılında II. Kolordu Komutanı, 1918 yılında da I. Kafkas Kolordusu Komutanı oldu. Kolordusu ile 1918 Şubatında Erzincan ve Erzurum'u, Rus askerleriyle takviye edilmiş, Ermeni ordusundan kurtardı. Sarıkamış'taki kolordumuzla birlikle, Kars ve Gümrü'yü aldı. Bu hizmetlerine karşılık, 1918 Temmuz'unda Mirlivalığa yükseldi. Kazımkarabekir, Ermeni ordusunu dağıttıktan sonra, İran Azerbaycanı'nı aldı ve burada İngilizleri yenilgiye uğrattı. Mütareke yapılıncaya kadar, İran Azerbaycanı ve bir kısım Ermenistan topraklarını hakimiyetinde tuttu.

    Mondros Mütarekesi imzalanınca, İsanbul' a çağırılan Kazımkarabekir Paşa, İstanbul'da görev almanın, vatanın ve milletin yok edilmesine seyirci kalmak olduğunu anladı ve Atatürk'le anlaşarak Doğu'da görev istedi. 1919'da Erzurum'daki Şark Cephesi Komutanlığına atandı.

    İstiklal Savaşı'nı başlatmak üzere Anadolu'ya gelebn Atatürk'e en büyük destek, Kazımkarabekir Paşa'dan geldi. "Bütün kolordumla emrinizdeyim. Bütün emirleriniz, yine eskisi gibi, harfiyyen ve derhal yerine getirilecektir." diyerek eşi az bulunur bir vatanseverlik örneği sergiledi.

    Kazımkarubekir, TBMM tarafından kendisine verilen bazı yerlerin kurtarılması görevini başarıyla yerine getirdi. Ermeni ordusunu bozguna uğratarak Kars, Ardahan ve Artvin'i, vatan topraklarına yeniden kattı. Gümrüi ve Kars Anlaşmaları, O'nun başkanlığında imzalandı. Bu başarılarından sonra "Şark Fatihi" olarak anılmaya başlandı.

    noimageKazımkarabekir, Kurtuluş Savaşımızın her kademesinde görev aldı. Her görevi üstün bir başarıyla yerine getirdi, Atatürk'le her zaman yan yana ve O'nunla birlikte olmuştu.

    Kurtuluş Savaşı'nın bitmesinden sonra, 1924 yılında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı kurdu ve başkan seçildi. Bir süre sonra. Atatürk'e İzmir'de suikast düzenleyenler arasına adı karıştırıldı. İstiklal Malikemesi'nde yargılanan Kazımkarabekir, elbette ki suçsuz bulundu. Ancak, örnrü boyunca, hemen her cephede Türk Milleti için savaşmış, büyük başarılar kazanmış, emrindeki askeri birliklerle hiç tereddüt etmeden Atatürk'ün emrine girmiş; İstanbul Hükümeti rarlarını dinlelemiş bir kahramanın adının, böyle bir talihsiz olaya karıştırılması bağışlanmaz bir hata olmuştur

    Nitekim bu duruma çok üzülen Kazımkarabekir siyasetten çekilmiştir. 1938 yılında İstanbul Milletvekili seçilmiş, 1946 yılında Meclis Başkanlığına getirilmiştir. 26 Ocak 1948'de Ankara'da vefat etmiştir.

    Kazımkarabekir çok sayıda eser meydana getirmiştir. Eski yazıyla basılmış olan eserleri onaltıdır. Yeni yazıyla basılan eserleri ise; İtalyan-Habeş (1935), İngiltere İlalya ve Habeş Harbi (1935), Cihan Harbine Neden Girdik, Nasıl Girdik Nasıl İdare Ettik (1937), Ülkümüz Kuvvetli Bir Türkiyedir (1947), İstiklal Harbimiz (1959), Çocuk Davamız (1965), istiklal Harbimizde Enver Paşa ve İttihat ve Terakki Erkanı (1967). ittihat ve Terakki Cemiyeti (1896-1909), Neden Kuruldu, Nasıl Kuruldu, Nasıl İdare Olundu (1982)'dur. Ayrıca basılmamış 34 eseri bulunmaktadır.
#14.12.2005 13:47 0 0 0
  • Konu: KARAMAN
    MÜZE
    Karaman'da müzecilik faaliyetleri 1961 yılında başlamış, değişik binalarda hizmet veren Müze için bina yapımına 1970 yılında başlanmış ve çalışmaların 1980 yılında bitirilmesiyle müze ziyarete açılmıştır.
    Müze binası iki katlı olup her iki katta yaklaşık 550'şer m2 kullanım alanı bulunmaktadır. Aynı zamanda giriş katı olan üst katta müzenin arkeolojik ve etnoğrafik sergi salonları, idari kısım ve geçici sergilerde kullanılan ve halkın kullanımına da açık olan Müze Galerisi bulunmaktadır. Alt katta ise geçici sergilerde de kullanılan 2. etnoğrafik sergi salonu, depolar, laboratuvar, fotoğrafhane, kütüphane v.b. bölümler bulunmaktadır.

    Epi paleolitik devirden günümüze kadar zengin eser koleksiyonuna sahip müzenin sabit sergisi arkeolojik ve etnoğrafik nitelikte olmak üzere iki salondan oluşmaktadır. Bu iki salonda toplam 35 adet vitrinde arkeolojik ve etnoğrafik eserler kronolojik olarak sergilenmektedir. Arkeolojik salonda Neolitik Devirden Geç Bizans Devrine kadar bir çok uygarlığa ait eserler, etnoğrafik salonda ise Selçuklu, Anadolu Beylikleri, Osmanlı ve Cumhuriyet Devirlerine ait eserler bulunmaktadır. Ayrıca müze çevresindeki yaklaşık 2500 m2 yeşil alan üzerinde çoğu Roma Devrine ait mezar stelleri olmak üzere, Bizans ve Türk-islâm Devirlerine ait taş eserler sergilenmektedir.
    noimage noimage
    Arkeolojik Sergi Salonu Etnoğrafik Sergi Salonu

    noimage
    Altkat Sergi Salonu

    noimage
    Müzenin Genel Görünümü


    İlk olarak 1961 yılında Turizm Derneğinde açılan Karaman Müzesi, daha sonra sırasıyla; Hacıbeyler Camii, Helvacılar sokağında bir binada, İbrahim Bey İmaretinde ve Nefise Sultan Mah. Konya yolu üzerinde bir binada hizmet vermiştir. Karaman ve çevresindeki tarihi buluntuların sergilendiği müze, 1980 yılında şimdiki binasına taşınmıştır.  Şehrin merkezinde, Hatuniye medresesinin arkasındadır. Müze iki katlıdır. Üst katta arkeolojik, etnoğrafik eserler sergilenmekte ve kültürel faaliyetler için galeriler bulunmaktadır. Alt kat ise Tarihi Karaman evi olarak tanzim edilmiştir. Ayrıca fotoğrafhane ve eser depoları bulunmaktadır. Müzenin bahçesinde taş eserler sergilenmektedir. Bu eserlerin büyük çoğunluğu Roma devrine aittir.
#14.12.2005 13:03 0 0 0
  • Konu: KARAMAN
    YUNUS EMRE CAMİİ:
    Karamanoğlu devri eserlerindendir. Merkez, kirişçi mahallesindedir. Kesme taştan yapılmış , merkezi kubbeli bir yapıdır. Caminin son cemaat yerinde dört paye üzerine ortada oval, yanlarda yuvarlak kubbeler yer alır. Cami içerisine ünlü Türk düşünürü, Mutasavvıf Yunus Emrenin kabri yer almaktadır. Cami ismini de YUNUS EMREden almaktadır.

    noimage

    İMARET CAMİİ:
    Merkez İmaret Mahallesinde, Karamanoğlu 2. İbrahim Bey tarafından yaptırılmıştır. İmaret (Aşevi) olarak, kesme taştan merkezi kubbeli, iki katlı yüksek minareli olarak, içinde odalar bulunan bir camidir. Mescit, tophane, şifa yurdu, medrese ve aşevinden meydana gelen bir külliye halinde 1433 yılında yapılmıştır. Caminin bitişiğinde batısında İbrahim Beyin mezarı (türbesi) kuzeyinde çeşmesi yer alır. İmarete ait ahşap iki kapı kanadı, Karaman Ahşap Sanatının tüm özelliklerini yansıtır. Her iki kapıda nezih bir yazı ile Kapı açıktır giriniz, malı mübahtır yiyiniz ibaresi yazılıdır. Bu kapılar İstanbul Türk ve İslâm eserleri müzesince korunmaktadır.

    noimage

    SAADETTİN ALİ BEY MESCİDİ:
    Karaman merkezde, Selçuklu devrine ait eserlerdendir. Hastane caddesi üzerinde Hatuniye Medresesinin batısındadır. Mescit kitabesini koruyarak günümüze kadar gelmiştir. Mescit 1247 yılında Selçuklu Sultanı 2. Keykavusun hükümdarlığı zamanında Ebu Bekir oğlu Saadettin Ali tarafından yaptırılmıştır.

    noimage

    AĞA CAMİİ:
    Karamanoğlu devrine aittir. Karaman merkezde Topucak Mah. Dahhak sokakta yer alan yüksek minareli dört sütunlu enine iki sahınlı plan arz eden bir yapıdadır. Bahçesinde antik sütunlardan faydalanarak yapılan şadırvan vardır.
    Caminin kesme taştan yapılmış minaresi görkemli ve dikkat çekicidir.

    ARABOĞLU CAMİİ:
    Karamanoğlu devrinin en görkemli camilerindendir. Merkezde Topucak Mahallesinde, Cumhuriyet ilköğretim okulu karşısındadır. Camii 1374-1420 yılları arasında yapılmıştır. Kare payeler üzerine düz çatı ile örtülü, enine kufe tip plan arzeden kısa minarelidir. Çatıda biriken suların akması için yapılan olukta bitkisel süs, bir ejder başı ile birleştirilmiştir.

    noimage

    PİR AHMET CAMİİ:
    İç kale altında, Hisar Mahallesinde yer alan Karamanoğlu eserlerindendir. Duvarları kesme taştan yapılmış olup günümüz de yeniden restore edilmiştir.

    DİKBASAN (FASiH) CAMİİ:
    Karaman Merkez Gazi Dükkan mahallesinde , kesme taştan 4 sahınlı kufe tip plan üzerine yapılmış Karamanın en büyük camisidir.

    ÇELEBİ CAMİİ:
    Gazidükkan Mahallesinde yer alan, kesme taştan, tek kubbeli olarak yapılmış şirin bir Karamanoğlu eseri camidir.

    HACI BEYLER CAMİİ:
    Aktekke caminin karşısında yer alır. Kufe taştan yapılmış , çatısı kiremitlidir. 1356 yılında inşa edilmiştir. Bir süre İl kütüphanesi olarak kullanılan cami 1989 yılından bu yana tekrar cami olarak açılmıştır.

    noimage

    KARABAŞ VELİ KÜLLİYESİ-SİYAHSER CAMİİ:
    Merkez İlçede Siyahser Mahallesinde yer alan kesme taştan yapılmış camii, tekke ve türbeden oluşan 2 bölümlü bir yapıdır. Giriş kapısının üzerinde Osmanlı padişahı 2. Abdülhamide ait bir tuğra vardır. Büyük kubbelidir. 12 kenarlı şadırvan, camii avlusundadır.

    noimage

    ŞEYH ALİ SULTAN CAMİİ:
    Merkez, Çeltek Mahallesinde (Gazalpa) yer alan, kesme taştan , kare plan üzerine merkezi tek kubbeli bir camidir. Yapının kuzeyinde 50 odası olan bir medrese yer alıyordu, ancak günümüzde bu yapıdan eser kalmamıştır.
    Camii avlusunda, Osmanlı Devletinin kuruluş yıllarında Anadoluda yaşayan , büyük evliyalardan, Resullullah (S.A.V) torunlarından ,Semerkant , Buhara ve Taşkent gibi ilim merkezlerinde ilim tahsil etmiş ve 1450 yılında Karamanda vefat etmiş olan Seyyid Ali Sultan-Es Semerkandinin mezarı bulunmaktadır. Halk arasında cami Şıh (Şeyh) Ali Sultan Cami olarak da anılır.

    NUH PAŞA CAMİİ:
    Osmanlı devri eserlerindendir. Merkez Koçakdede Mahallesinde yer alan kesme taştan yapılmış son cemaat yerinde üç kubbesi bulunan, merkezi büyük kubbeli bir camidir.

    noimage

    KADİRHANE CAMİİ:
    Karaman merkez kirişçi mahallesindedir. 1378 yılında yapılmış, 1962 yılında yenilenmiştir. Minaresi tahtadan olup, caminin içinde minberin sağında Abdulkadir Geylaninin sancaktarı, Açıkbaş Veli, Bağdatlı Şeyh Ali Baba, Şeyh Hanefi Baba ve Şeyh Bekirin mezarları vardır.

    YOLLARBAŞI ULU(Büyük) CAMİİ:
    Karaman , Yollarbaşı kasabasında yer alan, kesme taştan yapılmış, catısı kiremitle kaplı Karamanoğlu devri camilerindendir. Giriş kapısı ve içi Karamanoğlu süsleme sanatının örneklerini taşımaktadır.

    noimage

    KAZIMKARABEKİR BÜYÜK CAMİİ:
    Kazımkarabekir ilçemizdedir. Selçuklu devri eserlerinden olup, yapı tarzı ve süslemeleriyle Selçuklu sanatının karakteristik özelliklerini taşır.

    noimage

    EMİNETTİN CAMİİ:
    Osmanlı devri eserlerindedir. Kazımkarabekir ilçemizdedir. Yapıldığı tarih kesin olarak bilinmemekle beraber Yavuz Sultan Selimin Mısır seferine giderken bu camiye yardım edilmesini istemiş ve İstanbula dönüşünde bu camiye 2 altın şamdan ile 3 İran halısı vermiştir. Eminettin camiine ait kıymetli eşyalar 1960 yılında Konya Mevlana Müzesine aktarılmıştır.

    ULU CAMİİ:
    Ermenek İlçemizde, Karamanoğlu devrinde 1302 yılında yaptırılmış bir camidir. 6 kemer üzerine oturtulmuştur.

    SİPAŞ CAMİİ:
    Ermenektedir. Minarenin mimarı değeri büyüktür, kapı oymaları çok zengindir. Karamanoğlu devri eserlerindendir.

    AKÇA CAMİİ:
    Karamanoğullarının en eski eserlerindendir. Ermenek ilçemizdedir. 1300 yılında yapılmıştır. Üç kitabesi mevcuttur. Kapıları Karamanoğlu devrinin işleme sanatının inceliklerini yansıtmaktadır.

    LAMOS CAMİİ:
    Karamanoğullarından Halil Beyoğlu, Musa Bey tarafından yaptırılmıştır. Ermenek ilçemizdedir.

    KARAMANOĞULLARI İMARET CAMİİ:
    Ermenek ilçemizin Balkusan (Bağbelen) köyündedir, Nuresofioğlu Karaman Bey namına yaptırıldığı kitabesinde yazılıdır. İçerisinde 5 mezar vardır. Sağdan ilk mezarının Karaman Beye ikincisi Mehmet Beye aittir.

    FİSANDUN CAMİİ:
    Karamanın Fisandun (Dereköy) köyündedir. Cami XI.yy.da kesme taştan kilise olarak yapılmıştır. Karaman Beylerbeyi olan Sinan Paşa tarafından camiye çevrilmiştir. Sol tarafına sonradan minare yapılmıştır.

    noimage

    HOCA MAHMUT CAMİİ (Darülhıffazi):
    Merkez ilçede, 1451 yılında Karamanoğlu devrinde yaptırılmış, Hoca Mahmut Mahallesinde yer alan tek katlı kiremit çatılı bir camidir.

    TAŞKALE CAMİİ (TAŞ MESCİD):
    Taşkale kasabasında kayalara oyulan buğday ambarları içinde, yine kayalar oyulmak suretiyle yapılan otantik özellikli Türkiyede eşi olmayan bir tarihi camidir. Bugün dahi ibadete açıktır.

    MEYDAN CAMİİ:
    Ermenek ilçemizde, Karamanoğulları devrine ait bir camidir. Kesme taştan yapılmıştır. Minare caminin yan tarafında olup aradan yol geçmektedir.

    ABDÜRREZAK CAMİİ:
    Karamanın Gazalpaşa semtindedir. Camii yenilenmiştir. Salonda ahşap bir minaresi vardır. İlk yapanı Abdürrezakın adını taşımaktadır.

    AKÇAŞEHİR CAMİİ:
    Karaman merkez ilçeye bağlı Akçaşehir kasabasındadır. Camii kesme taştan yapılmıştır. Üstü toprak dam örtülüdür. 20x20 metrekarelik bir plana göre yapılmıştır. Son cemaat yeri yıkılmış. Halkın katkısıyla yenilenmiştir. Çinili mihrabı ünlüdür.

    noimage

    ATTARİYE CAMİİ:
    Karaman merkezde, Gazipaşa caddesindedir. Camii hicri 1232, miladi 1816 yılında Hacı İsmail Efendi tarafından yenilenmek suretiyle yapılmıştır.

    DAVGANDOS CAMİİ:
    Karamanın Devgandos (Çiğdemli) köyündedir. Karamanoğlu devri eseridir. Tamamen kesme taştan yapılmıştır. Kubbesi de kesme taştandır. İnşaat sırasında ustası düşüp öldüğünden minaresi sonradan 75 basamaklı ve tuğladan yapılmıştır. Caminin kıble tarafında taş sandukalı kabir, caminin ustasına aittir.

    GÖKÇE KÖYÜ CAMİİ:
    Karamana bağlı Gökçe köyündedir. 9.80x9.80 ebadındadır. Kesme taşla yapılmıştır. 1587 yılında yapılmıştır.

    KİLİSE CAMİİ (İbrala):
    Karamanın ibrala kasabasındadır. Kesme taştan yapılmıştır. Kilise olarak yapılıp, sonradan camiye çevrildiğinden bu adla anılmaktadır.

    YENİ MİNARE CAMİİ:
    Karaman merkezdedir. 1522 yılında cambazzade Kadı Abdurrahman Efendi tarafından kesme taştan yapılmış, tek kubbelidir. Minaresi yıkılıp, yeniden yapıldığı için yeni minare adını almıştır. Osmanlı devrinde yapılmış olup, mihrabı ve minberi oymalarla süslüdür.

    noimage
#14.12.2005 12:49 0 0 0
#12.12.2005 14:47 0 0 0
  • Konu: Kalpler
    bunlar pastaya benziyor
    ellerine sağlık
#12.12.2005 14:46 0 0 0
  • Konu: Helezon
    ellerine sağlık teşekkürler
#12.12.2005 14:44 0 0 0