Temel Ingiltere'ye gitmisti. Arkadaslari Temel'e
-Ingilizce bilmezdin ingiltere'de çok sikinti çektin mi demisler. Temel:
-Hayir, sikintiyi asil inciluzlar çekti.
DOKTOR
Temel birgün doktora gitmis ,demiski;
-Doktor bey parmagimi karnima bastiriyorum aciyor ,omuzuma bastiriyorum aciyor,kalbime bastiriyorum aciyor kafama bastiriyorum aciyor ,kafama bastiriyorum aciyor ..
Doktor çok sasirmis ...Temele yapilabilecek tüm tahlilleri yapmis ama birsey çikmamis .En sonunda temelin Parmaginin kirik oldugu ANLAMISLAR..
Kadinin biri eczaneden iceri hizli dalar ve eczacidan 1 sise arsenik
ister. Eczaci kadina arsenikle ne yapacagini sorar ve kadin:
"Kocami oldurecegim" diye cevap verir.
Eczaci "Kusura bakmayin ama size bu sebeple arsenik satmam olanaksiz." der.
Bunun üzerine kadin çantasina uzanir ve icinden kocasiyla eczacinin
karisinin yatakta cekilmis fotografini cikarir. Eczaci fotografa bakar ve
söyle der:
"Receteniz oldugunu neden daha once soylemediniz!"
Yeni bir kitaplik yaptiran Abdülrezzakiye tanidigi bir Kitapçiya gider ve söyle renkli afilli, simli bir kitap almak ister arar tarar bir de bakar ki kirmizi yanlari simli kalin bir kitap görür ve kitapçiya:
- Ule babo been suu galin etrafi guzel olan girmizi kitabi istiyom...
- O kitap sana yaramaz Abdül!
- Niye babo biz giromuyuz gi anlamayak? O nedir gi agam?
- MANTIK'dir
- Ule MANTIG ne ola ki babo!
Kitapçi düsünmüs ,,,ulen bu kiroya gel de simdi MANTIK'I anlat anlatmadan da kolay kolay gitmez,,, diye düsünmüs, sonunda MANTIK'I abdülrezzakiye'ye anlatmanin yolunu bulmus ve baslamis anlatmaya:
- Abdül senin evde akvaryumun var mi?
- Vuuaarrr!
- Demek ki sen baligi ve suyu seviyorsun...
- Heeee...!
- O zaman sen denizi de seversin?
- heeee..!
- Eeee denizde; kum ve günes olur?
- he babo olurrr...!
- Sen bunlari da seversin?
- Heeeee...!
- O kumlarin üzerinde yatan kadinlara da ilgi duyarsin?
- Ohhhh babooooo heeeeee eee...!
- O zaman sen homoseksüel degilsin.
- O da ne ola gi babo
- ! Hani inbe var ya o iste.
- haaaaaaaa.
- Iste bak abdül gördün mü senin erkek oldugunu MANTIK yoluyla gösterdim iste MANTIK bu anladin mi?
- heeee yaaaa MANTIg guzel seymis babo yaov
der ve abdül MANTIK kitabini alir evine gider kitapligin söyle göze çarpan ve herkesin görebilecegi yere koyar ardindan arkadasi abuzittine telefon eder:
- Abuzittin oglim bizim eve kitaplig var ya heee oglim iste ondan ... geh de bir bah hele..
Der ve telefonu kapatir abuzittin gelir kitapliga bakar ve MANTIK kitabini görür döner Abdülrezzakiye'ye:
- Ule abdül bu ne ola ööleee gocaman fistanli...!
- MANTIg oglim
- Ule MANTIg da ne ole gi ..?
Der ve Abdülrezzakiye'yi alir bir sevinç ,,,iste firsat bi hava atiim bizim abuzittine,,, diye düsünmüs ve dönmüs abuzittin'e: - Babo seenin evde Egveryum var midir?
- Yuhturrr...!
- .... haaaa (!)
- O zaman sen iNBE'SiN be oglim
Hitler almanyasinda savasin en kizgin günlerinde nazi' li ss ler 3 esir almislar biri ingiliz biri fransiz biri yahudi tabi bunlari hitlerin huzuruna cikarirlar hitler bunlara sorar size birer soru soracagim bilirseniz caniniz kurtulacak bilmeyen ölecek 3 ü de mecbur kabul ederler ilk olarak ingilizden baslar sormaya
ingilize sorar titanic gemisi kac yilinda batti
cevabi – 1912 der tamam bildin der birakir
fransiza sorar bu batan gemide kac kisi ölmüstü der
cevabi – 516 der tamam bildin der onuda birakir
(oysaki 1516 kisi ölmüstür)
sira yahudiye gelince (nasil olsa öldürecekya)
say lan bu ölenlerin tek tek isim ve soy isimlerini !!! der
tayyip' le bush ilk bulusmalarinda birbirlerine hava atarlar.
bush, tayyip' e :
"bizde öyle bir teknoloji var ki, ölüyü diriltiriz", der.
tayyip altta kalmaz ve karsilik olarak :
"bizde öyle bir teknoloji var ki, partimizin bütün üyelerine 100 metreyi 3 saniyede kosmayi ögretiyoruz", der.
türkiye'ye döndügünde tayyip' i bir düsünce alir. danismanlarini çagirtir ve attigi palavrayi anlatir
"haftaya bush geliyor. yalanimiz ortaya çikacak, acaba ne yapsak ", diye sorar.
danismanlarindan biri hemen yanitlar: "ona ölüyü nasil dirilttigini sordunuz mu ?"
"hayir sormadim !"
"o halde hiç korkmayin basbakanim, alin bush'u anitkabir'e gotürün. atatürk'ü diriltmesini isteyin, diriltemezse o rezil olur. yok eger diriltirse, siz zaten 100 metreyi 3 saniyede kosarsiniz......!!!" helaaallll>>>>>>
Bir GS'lı, bir Fener'li ve BJK'li Arabistan'da yasak olmasina ragmen bir
>otelde içki içerken yakalanirlar...
>Mahkemeye çikarilirlar... Karar IDAM...
>Itiraz ederler ve karar ömür boyu hapis cezasina çevrilir. Ama o gün,
>bayrama denk geldigi icin Prens Hazretleri cezayi kaldirip hepsine 20
>kirbaç ceza verir. Bizimkileri sempatik buldugu için de bir kiyak daha
>yapip herkese cezasini hafifletmek için bir istek hakki tanir.
>BJKli: "Sirtima bir yastik baglayin" der. 10 kirbaçtan sonra yastik
>paramparça olur ve pek fayda etmez.Uyanik Fenerbahçeli'li bunu görünce:
>"Sirtima iki yastik baglayin" der. Ama iki yastik bile 10 kirbaca
>dayanmaz.Sira Galatasarayliya gelince Prens Hazretleri: "Bak Galatasarali
>sana acidim. Avrupa'ya busene gidemeyeceksiniz niz. Türkiye kupasini
>kazanamadiniz, Teknik direktörlerden çektiniz vs.vs... Bu yüzden sana iki
>istek hakki veriyorum" der...
>Peki der GALATASARAYLI 'li: "O zaman bana 50 kirbaç vurulsun". Herkes
>saskina döner. Prens Hazretleri: "Peki ikinci istegin nedir ? " diye
>sorar...
>Galatasarayli pis pis siritarak: "FENERBAHÇELi' yi sirtima baglayin"
Tövbekârlarin namazi Evvabîn Farz veya vacip olan namazlarin disindaki namazlara ‘nafile namazlar’ denir. Bununla birlikte farz namazlarin oncesinde veya akabinde kilinan ‘sunnet namazlar’ da nafile namaz kapsaminda yer alir.
Sunnet; Hz. Peygamber’in (sas) soyledigi sozler ve yapt1g1 isler ve gorup de musaade ettikleri seylerdir. Efendimiz'in tarzina gunumuzde su, hava ve gida kadar muhtaciz. Sevgililer Sevgilisi (sas) 14 asir onceden bize su _ekilde sesleniyor:
“Her kim ummetimin fesada dustugu zamanda sunnetime simsiki sarilirsa onun icin yuz sehit sevabi vardir.” Ve yine ikinci bin yilin muceddidi 0mam-i Rabbani (ra) ‘Sunnet-i seniyyeyi esas tutan, Habibullah’in golgesi altinda mahbubiyet makamina mazhardir.’ sozleriyle Hz. Peygamber’e uymanin ehemmiyet ve guzelligine dikkat cekmistir. (Lem’alar, 11. Lem’a, 2. Nukte)
Bu baglamda ele alinmasi gereken hususlardan biri nafile namazlardir. Gonullulugun esas oldugu bu namazlar, Peygamberimiz tarafindan kilinmis ve bizlere de Allah’a yakinlasma, sevap kazanma ve sefaate nail olma amaciyla tavsiye edilmis namazlardir. Bunlar ‘tatavvu’ yani ‘gonullu namazlar’ olarak da zikredilir. Teheccud, kusluk (duha), istihare, yagmur duasi, husûf, küsûf, tahiyyetü’l-mescit, tovbe, evvabin, tesbih, ihrama giris, yolculuga cikis ve donus ve hâcet namazlari bu turden namazlardir.
Yukarida sayd1gimiz diger namaz turlerini ilgili kaynaklara havale edip Peygamberimiz (sas) tarafindan on senelik bir ibadete denk tutulan ‘evvabîn namazi’ uzerinde duralim.
Evvab ‘tövbe eden, siginan’ anlamina geldigine gore, evvabîn namazi; tovbe eden ve Rabb-i Rahim’ine siginanlarin namazi demektir.
Nitekim Peygamberimiz (sas) “Kim aksam namazindan sonra kotu bir sey konusmaksizin alti rekat namaz kilarsa, bu kendisi icin on senelik ibadete denk kilinir.” demistir. (Tirmîzî, Salat, 202) Ayrica Kendisi’nin de (sas) aksam namazini müteakip alti rekat namaz kildigi rivayet edilmektedir. (sevkânî, Neylu’l-Evtar, III, 64)
Alti rekatlik bir namaz olan evvabîn namazi, tek selamla alti rekat olarak butun halinde kilinabilecegi gibi uc selamla yani ikiser rekat olarak da kilinabilir.
0nsanligin, Muhammedî ruha (sas) ve sahili selamete her zamankinden cok muhtac oldugu su as1rda, istek ve fedakarligin esas oldugu ve Peygamberimiz tarafindan taltif edilmis, bizleri Rabbimizin rizasina, Peygamberimiz’in sefaatine ulastiracak olan namazin o cennetâsâ iklimine kanat cirpip ucalim. Bizlere bir hediye-i Muhammediyye olan evvabîn namazinin buylu atmosferine girelim.
Nitekim bu gayret, Rabb’imize olan kulluk ve sevgimizin de bir ifadesidir. Zira Rabbimiz Kur’an-i Kerim’de Hz. Muhammed’e (sas) uymanin kendisini sevmek anlamina geldigini ifade ediyor ve Peygamber’imize ve bize hitaben soyle buyuruyor:
‘(Ey Muhammed) De ki: Allah’i seviyorsaniz bana uyun ki, Allah da sizi sevsin...’ (Âl-i 0mran, 3/31)
Bu ayetteki "sevgi"den ne kastedildigini anlamak icin de su guzel yoruma bir bakalim: “Allah’a (cc) imaniniz varsa, elbette Allah’i seveceksiniz. Madem Allah’i seversiniz, Allah’in sevdigi tarzi yapacaksiniz. Ve O’nun sevdigi tarz icin ise Allah’in sevdigi zâta benzemelisiniz. O’na benzemek ise O’na ittiba etmektir (uymaktir). Ne vakit O’na ittiba etseniz Allah da sizi sevecek. Zaten siz Allah’i seversiniz, tâ ki Allah da sizi sevsin.” (Lem’alar, 11. Lem’a, 10. Nukte)
Rabb’im hepimizi Allah’i seven, Peygamber’ine (sas) uyan ve Allah’in da kendisini sevdigi kullardan eylesin. (AMIN)
Soru: Hangi hayvani kurban etmek daha efdaldir?
Cevap: Deve siirdan, siir koyundan, koyun da keçiden efdaldir.(35 Bezzaziyye, 6/290.)
Soru: Kurbanin erke i mi disisi mi efdaldir?
Cevap: Koyun ile keçinin erke i, deve ile siirin disisi efdaldir.(36 Kuhustanî, 2/196; Islâm Dini s. 223.)
Soru: Koyun veya keçi kurban etmek mi, yoksa deve veya siirin yedide bir hissesine ortak olmak mi daha efdaldir?
Cevap: Koyun veya keçi kurban etmek, et ve kiymette esit olduklari taktirde, deve veya siirin yedide bir hissesine ortak olmaktan efdaldir.
Cennet nasil bir yerdir?
Cennet Kuran ayetlerine uyan, Allah in emirlerini yerine getiren, yasamini O'nun rizasi için geciren insanlarin sonsuza kadar yasayacaklari istedikleri herseye sahip olarak mutluluk icinde yasam surecekleri bir yerdir. Cennette insan, aklina gelen her turlu güzellige diledigi anda sahip olabilecek, diledigini diledigi anda yapabilecektir. insan nefsinin arzu edecegi ve zevk alacagi hersey ve daha fazlasi cennette mevcuttur. Ayetlerde inananlarin gorecegi guzel karsilik söyle haber verilmistir:
Ey kullarim bugun sizin icin korku yoktur ve siz mahzun olmayacaksiniz.
Ki onlar, benim ayetlerime iman edenler ve musluman olanlardir.
Siz ve esleriniz cennete girin; 'sevinc icinde agirlanacaksiniz.
Onlarin etrafinda altin tepsiler ve testilerle dolasilir orada nefislerin arzu ettigi ve gözlerin lezzet (zevk) aldigi hersey var. Ve siz orada suresiz kalacaksiniz.
iste, yaptiklariniz dolayisiyla mirasci kilindiginiz cennet budur. (Zuhruf Suresi, 68-72)
Cennete kimler gider?
& Onlar, oyle kimselerdir ki, (Allah) kalplerine imani yazmis ve onlari kendinden bir ruh ile desteklemistir. Onlari, altlarindan irmaklar akan cennetlere sokacaktir orda suresiz olarak kalacaklardir. Allah, onlardan razi olmus onlar da O'ndan razi olmuslardir. iste onlar, Allah in firkasidir. Dikkat edin; suphesiz Allah in firkasi olanlar, felah (umutlar1n1 gerceklestirip kurtulus) bulanlarin ta kendileridir. (Mucadele Suresi, 22)
Yukaridaki ayette Allah in cenneti vaat ettigi muminlerin diger baz1 ozellikleri Kuran'da soyle belirtilmistir:
iman edip salih amellerde bulunanlar (Bakara Suresi, 25)
Allah'tan korkup sakinanlar (Al i imran Suresi, 15)
ofkelerini yenenler (Al i 0mran Suresi, 134)
Yaptiklar1 (kotu soylerde) bile bile israr etmeyenler (Al i imran Suresi, 135)
Allah'a ve elcisine itaat edenler (Nisa Suresi, 13),
Namazi kilanlar, zekati verenler, elcilere inanan, onlari savunup destekleyenler (Maide Suresi, 12)
Dogru sozlo olanlar (Maide Suresi, 119)
Guzel davranislarda bulunanlar (Yunus Suresi, 26)
Rablerine kalpleri tatmin bulmus olarak baglananlar (Hud Suresi, 23)
Emanetlerine ve ahitlerine riayet edenler (Muminun Suresi, 8)
Tevbe edenler (Meryem Suresi, 60)
Namazlarini (titizlikle) koruyanlar (Muminun Suresi, 9)
Hayirlarda yarisanlar (Fatir Suresi, 32)
Takva sahibi olanlar (Muhammed Suresi, 15)
Gonulden Allah'a yonelip donenler (Kaf Suresi, 32)
Gormedikleri halde Rahman'a karsi icleri titreyerek korku duyanlar ve icten Allah'a yonelmis bir kalp ile gelenler (Kaf Suresi, 33)
Allaha sirk kosmak icki icmek kumar oynamak (el-Bakara 2/219) haram aylarda harbetmek (el-Bakara 2/217) bakmakla yukumlu oldugu yetimin malini kendi malina katarak Onun rizasi olmaksizin yemek (en-Nisa 4/2; Isra 17/34) fakirlik korkusuyla kendi cocugunu oldurmek (Isra, 17/31) insanlar arasinda fitne cikarmak (el Bakara 2/217) faiz yemek (el-Bakara 2/275) Allahtan baskasina ibadet etmek (Isra,17/23) ana-babaya isyan etmek (Isra,17/23) akrabaya miras hakkini vermemek (en-Nisa, 4/7 13; Isra, 17/26) mali gereksiz yere israf etmek (Isra, 17/27) zina yapmak (Isra 17/32; en-Nisa, 4/15-16) haksiz yere adam oldurmek (Isra, 17/33) olcu ve tartiyi tam yapmamak (Isra, 17/35) kibirlenmek (Isra, 17/37) iffetli kadina zina isnat etmek (en-Nisa, 4/23) tesetture riayet etmemek (en-Nur, 24/31 ) yalan yere yemin; Peygambere (s.a.s.) yalan hadis uydurmak (Peygambere yalan yere hadis uydurmak buyuk gunah olmanin otesinde kufur say1labilir. cunku seriatin temel kaynaklarindan ikincisi sunnettir Sunnete yalan isnat etmek bazi konularda islami temelinden yikabilir) insanlar1 diliyle cekistirmek kas goz hareketleriyle alay etmek (Humeze 104/1 )
bu yazi dizimize biraz uzun fakat cok manali oldugunu düsündügüm bir Hadis-i Serifle baslamak istiyorum. Hadis-i Serif Kutub-i Sittede 17. sirada nakledilmistir, sahihtir.
Hadis-i Serif söyle:
Talha ibnu Ubeydillah haber veriyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e Necid ahâlisinden bir adam geldi. Saçlari karisikti. Kulagimiza sesinin miriltisi geliyordu, ancak ne dedigini anlayamiyorduk. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e iyice yaklasinca gördük ki, islâm'dan soruyormus.
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm): "Gece ve gündüzde bes vakit namaz" demisti ki adam tekrar sordu:
"Bu bes disinda bir borcum var mi?"
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm): "Ramazan orucu da var" deyince adam: Bunun disinda oruç var mi? diye sordu. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm): "Hayir!" Ancak dilersen nâfile tutarsin" dedi.
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) ona zekâti hatirlatti. Adam: "Zekât disinda borcum var mi?" dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm): "Hayir, ama nâfile verirsen o baska!" dedi.
Adam geri döndü ve gider ayak: "Bunlara ilâve yapmayacagim gibi noksan da tutmayacagim" dedi.
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) da: "Sözünde durursa kurtulusa ermistir" buyurdu. Veya "Sözünde durursa cennetliktir" buyurdu.
Efendim,
bu hadiste belirtildigi gibi, bize Allah-ü Teala o kadar cok kolaylik tanimiski, Sadece üstte zikredilen ibadetleri yerine getirirsek kurtulurmusuz. Bu ne merhamet.
Amma ve lakin bu bizim icin bir ÜST limit omamali! "Ben yatsi namazimi kildim, teheccüde ne gerek var?" gibi düsünceler kesinlikle yanlistir!
Daha aksine bu bizim icin daha ALT limit olmali, daima daha iyisini daha mükafatlisini yapmaya calismaliyiz.
Allahin rahmeti ve bereketi hepimizin üzerinde olsun...
Amin.
Kadinlar, lâyik olduklari mevki ve degeri Islâm dini ile kazanmislardir. Tarih boyunca özledikleri huzur ve saadete ulasmislardir. Islâm hukuku kadin ve erkek münasebetlerinde ifrat ve tefrit uygulamalari kaldirmis, iki cins arasinda tam bir denge ve âhenk kurmustur.
Islâm'a göre Allah'in kulu olmalari bakimindan kadinla erkek tamamen birbirine esittir. 1 Hz. Peygamberin ifadesiyle: "Kadin-erkek bütün insanlar, bir taragin disleri gibi birbirlerine esittirler.
" 2. Kadin ve erkek bir bütünün iki parçasidir. Birbirlerini tamamlarlar. Su âyet bunu çok güzel ifade etmektedir:
"Kadinlar sizin elbiseniz, örtünüz; siz de onlarin elbisesi, örtüsüsünüz." 3. Bu âyeti iki sekilde anlamak mümkündür: iki açidan sizler birbirinizin elbisesi mesabesindesiniz, bir taraftan elbise gibi yekdigerine sarmalasirsiniz, diger cihetten de elbisenin ayiplari örtmesi, soguk ve sicaktan korumasi gibi herbiriniz digerinin ayiplarini örter, eksikleri tamamlar, biri birisiz olamaz. 4
O halde erkek mi üstün kadm mi üstün münakasasi bile Islâm'a göre yersizdir. Yine Kur'ân'in açiklamasina göre, erkegin kadinda bulunmayan birtakim yaratilistan meziyet ve üstünlükleri bulundugu gibi, ayni zamanda kadi- nin da erkekte bulunmayan yaratilistan bazi meziyet ve üstünlükleri mevcuttur. Bu sebeple her ikisi de ayri ayri yönlerden biribirine muhtaçtirlar ve bu sekilde erkekle kadin yaratilis itibariyle birbirinden farkli ve karsilikli üstünlüklere sahiptirler. Ayni noktalarda mukayeseye kalkismak yanlis sonuçlara götürür.
5 Yapilacak is Kur'ân'in su düsturunu dinlemektir: "Özellikle erkeklerle kadinlar arasinda yekdigerinizin makamina göz dikerek kiskançhk ve kötü arzular beslemeyiniz, rekabet edip üstünlük taslamayiniz. Allah'in bazisina digerinden fazla olarak bahsettigi üstünlükleri temenniye de kalkismayiniz. Erkekler çalisma ve emeklerinin karsiligini alacaklar, kadinlar da çalisma ve emeklerinin karsiligini göreceklerdir.
Prof. Dr. Ahmed Akgündüz
Kimlere kurban kesmek vâcibdir?
Mukîm olan, seferde olmiyan, âkli-bâlig, hür, müslüman erkek ve kadinin, ihtiyaç esyasindan fazla nisâb miktari mali veya parasi varsa, kurban kesmeleri vâcibdir. Kurban, koyun, keçi, sigirr, deveden birini, kurban bayraminin ilk üç gününde, kurban niyeti ile kesmek demektir.
Seferî olan zenginin veya durumu müsâit olan fakîrin, kurban kesmesinde hiçbir mahzûr yoktur. Çok iyi olur, sevâb olur
Bir çocuk bâliğ olduğu zaman ve bir kâfir (Kelime-i tevhîd) söyleyince, yanî, (Lâ ilahe illallah Muhammedün resûlullah) deyince ve bunun mânâsını bilip inanınca (Müslümân) olur. Kâfirin günâhlarının hepsi hemen afv olur. Fakat, bunların her müslümân gibi, imkân bulunca, îmânın altı şartını, yanî (Âmentü)yü ezberlemeleri ve mânâsını öğrenerek bunlara inanmaları ve (İslâmiyyetin hepsini, yanî Muhammed aleyhisselâmın söylediği emrlerin ve yasakların hepsini Allahü teâlânın bildirmiş olduğuna inandım) demeleri lâzımdır. Dahâ sonra imkân buldukça, bütün huylardan ve karşılaştığı işlerden farz olanları, yanî emr olunanları ve harâm olanları, yanî yasak edilmiş olanları öğrenmesi de farzdır. Bunları öğrenmenin ve farzları yapmanın ve harâmlardan sakınmanın farz olduğunu inkâr ederse, yanî inanmazsa îmânı gider. Bu öğrendiklerinden birini beğenmezse, kabûl etmezse mürted olur. Mürted, (Lâ ilahe illallah) demekle ve İslâmiyyetin bazı emrlerini yapmakla, meselâ namaz kılmakla, oruç tutmakla, hacca gitmekle, hayrât ve hasenât yapmakla müslümân olmaz. Bu iyiliklerinin âhırette hiç faydasını görmez. İnkârından, yanî inanmadığı şeyden tevbe etmesi, pişmân olması lâzımdır.
İslâm âlimleri, her müslümânın öğrenmesi, inanması ve tâbi olması lâzım olan farzlardan otuziki ve ayrıca ellidört adedini seçmişlerdir.
Otuziki farz
ImânIn sarti: Alti (6)
Islâmin Sarti: Bes (5)
Namazin farzi: Oniki (12)
Abdestin farzi: Dört (4)
Guslün farzi: Üç (3)
Teyemmümün farzi: Iki (2)
Teyemmümün farzina üç diyenler de vardir. Bu zaman, hepsi otuzüç farz olur.
Imâmin Sartlari (6)
1- Allahü teâlânin varligina ve birligine inanmak.
2- Meleklerine inanmak.
3- Allahü teâlânin indirdigi kitâblarina inanmak.
4- Allahü teâlânin Peygamberlerine inanmak.
5- Âhiret gününe inanmak.
6- Kadere, yanî hayr ve serlerin (iyilik ve kötülüklerin) Allahü teâlâdan olduguna inanmak.
Islâmin Sartlari (5)
7- Kelime-i Sehâdet getirmek.
8- Her gün bes kere vakti geline namaz kilmak.
9- Malin zekâtini vermek.
10- Ramazan ayinda her gün oruc tutmak.
11- Gücü yetenin ömründe bir kere hac etmesidir.
Namazin Farzlari (12)
A- Disindaki farzlari yedidir. Bunlara Sartlari da denir.
12- Hadesten tahâret.
13- Necasetten tahâret.
14- Setr-i avret.
15- 0stikbâl-i Kible.
16- Vakit.
17- Niyet.
18- Iftitah veya Tahrime Tekbîri.
B- Içindeki farzlari besdir. Bunlara rükn denir.
19- Kiyâm.
20- Kirâat.
21- Rükû.
22- Secde.
23- Kade-i âhire.
Abdestin Farzlari (4)
24- Abdest alirken yüzü yikamak.
25- Elleri dirsekleri ile birlikte yikamak.
26- Basin dörtte birini mesh etmek.
27- Ayaklari topuklari ile birlikte yikamak.
Guslün Farzlari (3)
28- Agzi yikamak (mazmaza).
29- Burnu yikamak (istinsak).
30- Bütün bedeni yikamak.
Teyemmümün Farzlari (2)
31- Cünüplükten veya abdestsizlikten temizlenmek için niyet etmek.
32- Iki eli temiz topraga vurup, yüzü mesh etmek ve tekrar iki eli temiz topraga vurup, her iki kolu dirsekten avuca kadar sigamak.
iman kelimesinin sozluk anlami bir seye kesin olarak inanmakt1r. Dini terim olarak Allah in varligina birligine O ndan baska ibadete layik hic bir ilah olmadigina ve Hz. Muhammed (S.A.V) in O nun kulu ve elcisi olduguna inanmaktir.
insanin bir seye gonulden baglanabilmesi o seye inanmasiyle mumkundur. inanabilmek icin de inanilmasi istenilen seyin aklimiza uygun kalbimize yatkin olmasi gerekir. iman bir akil ve gonul isidir. Zorlamayla, korkutmayla olmaz. Dinin temelini teskil eden iman hem dusunce hem duygu hem de sevgi isidir.
iman bilincli bir sevgi ve icten gelen bir sezgi isidir. Dinde zorlama yoktur (1) ayet-i kerimesi, dini gerceklerin kimseye istegi disinda kabul ettirilmesine gerek olmadigini bildirmektedir.
(1) Bakara suresi. 256
Allah azze ve celle soyle buyurur: (Allah sizin iman1nizi bosa cikaracak degildir) (2/el-Bakara/143
Allah Teâlâ soyle buyurur: (Fakat Allah size imani sevdirmis ve onu kalplerinizde suslemistir) (49/el-Hucurât/7) Yine soyle buyurur: (Allah'a ve Rasulu ne iman edin) (7/el-A'râf/108)
Allah azze ve celle soyle buyurur: (Mü minler ancak o kimselerdir ki Allah anildigi zaman kalpleri titrer kendilerine Allah in ayetleri okundugu zaman bu onlarin imanlarini artirir ve yalniz Rablerine dayanip guvenirler) (8/el-Enfâl/2)
Nebi sallallahu aleyhi ve sellem in Cibril hadisinde iman hakkinda soyledikleridir: "Allah a meleklerine kitaplar1na rasullerine ahiret gunune iman etmen hayir ve serri ile kadere iman etmendir. (Buhari-Muslim)