foto - MY_RA
    TÜM ÜMMETI MUHAMMEDIN BAYRAMLARI MÜBAREK OLSUN..
    Mübarek Ramazan Bayramımız kutlu olsun we tüm insanlığa hayır getirsin..
    Erkekler neden aldatır
    Erkekler neden mi aldatır??? Çok basit... Dünya kendileri için döner sanıyorlar da ondan...
    BİR KADIN,BİR ERKEK..
    Nice aşk yitirdim ben.

    Kışkırtıcı bir bakışıyla çılgına döndüğüm,bir dudak büküşüyle ağulu acılar çektiğim,kahkahalarıyla şenlenip gözyaşlarıyla kederlendiğim,bir tanrıça katına çıkartıp tapındığım,kutsal mabetlerinin sunaklarına hayatımı bir adak gibi bırakmayı arzuladığım...............
    ... saçının bir teline halel gelmesin diye fütursuzca ölüme yürüyeceğimi hissettiğim,bazen öldürmeyi şiddetle istediğim,onda yok olup onla war olduğum,bana her defasında aşkı,acıyı,sewinci,hayatı we ölümü yeniden öğreten kadınlar yitirdim ben.

    Kızıl bir kor gibi örslerine bıraktığım ruhumu bazen sert darbelerle,bazen yumuşak dokunuşlarla şekillendiren,benden bir başka bir ben yaratn,onun herşeyi,babası,oğlu,kardeşi,kocası,sewgilisi olduğum,onu herşeyim yaptığım,warlığıyla herşeyin tadını kokusunu ,görüntüsünü değiştiren,sıradan bir çok dawranışı olağanüstü maceralara dönüştürüp,olağanüstü maceraları olağanlaştıran kadınlar.

    Yitirmenin ne olduğunu biliyorum.

    Kendi hayatını hayatından çıkartmayı,kendi tanrıçanın mabedinden uzaklaşmayı,bir kadını öldürüp kendi cinayetinle ölmeyi biliyorum.

    Niye öldürdüm onları?
    Onlar beni niye öldürdüler?

    Neden hayatlarımıza,içlerinde yaralı bir ölü taşıyan,yabancılar olarak dewam etmek zorunda kaldık?

    Onları benden,beni onlardan alan neydi?

    İki yabancıdan,hangisinin nerede bitip hangisinin nerede başladığı anlaşılamayan tek bir warlık yaratıp,tek bir warlığı parçalayıp ondan iki kederli yabancı çıkartan korkunç büyünün büyücüsü kimdi?

    Tanrı bir anlığına eğilip usulca üfleyerek hafızamızı silseydi we biz yaşanmış herşeyi unutarak,iki yabancı gibi yeniden karşılaşsaydık ne olurdu?

    Birbirimize aldırmadan geçer miydik?
    Yaşadıklarımızı bir daha yaşamak için birbirimize doğru bir daha yürür müydük?
    Tuhaf maceralar war hayatta.
    asla cewabını bulamayacağımızı sandığımız sorulara cewaplar bulmamıza yardım eden tuhaf maceralar..

    Yüzüne karton bir maske takmış bir kadın gördüm geçenlerde.
    Karşısında,aynı maskeden takmış bir adam oturuyordu.

    Birbirlerinin yüzlerini görmüyorlardı ama birbirlerinin yüzlerini biliyorlardı.

    Onların kim olduklarını bilmeyen bizdik.
    Birbirlerini sewmişler,birbirlerine aşık olmuşlar,ewlenmişlerdi.
    Mutlu zamanlar geçirmişlerdi.
    Sonra erkek uzun yolculuklara çıkmaya başlamış, kadın yalnızlığın,ateşsiz taş odalar gibi insanın içini üşüten soğukluğunu hissetmişti.
    Aynı yalnızlık erkeği de esir almıştı.
    Gerçek hayatın soğukluğundan we yalnızlığından kurtulabilmek için ''sanal'' bir dünyanın meçhul kalabalığına bırakmışlardı kendilerini.

    Harfleri yanyana dizerek,madeni pırıltılı bir ekranda kendilerine arkadaşlar aramaya başlamışlardı.

    Kadın bir adam bulmuştu.
    Erkekte bir kadın.

    Erkek karısından,kadın kocasından uzaklaşırken ikisi de yeni buldukları ''arkadaşlarına''yaklaşmaya koyulmuştu.

    Yeni bulduklarına,çoktandır hayatlarından çıkmış hoşluklarını, zekalarını,çekiciliklerini,arzularını gösteriyorlar,gördükleri kadar gösterdiklerinden de etkileniyorlardı.

    İkisinin hayatında da yeni bir aşk tomurcuklanmıştı.
    Sonunda,erkek tanımadığı yeni aşkının yüzünü merak etmiş,kadından bir resmini göndermesini istemişti.

    Ekranda dekolte giysili şuh bir kadın yüzü belirmişti.
    Beliren yüz, karısının yüzüydü.
    Adam ayrılmaya karar wermişti.
    Birbirlerini sewmişler,birbirlerinden uzaklaşmışlar,milyonlarca insanın içinde dolaştığı bir meçhule dalmışlar we o milyonlarca insanın içinde yeniden birbirlerini bulup,yeniden birbirlerine aşık olmuşlardı.

    Erkek kendini ihanete uğramış hissediyordu.
    Karısının onu ''aldatmak'' için seçtiği erkek yine kendisiydi.

    Nasıl bir isim wertmeliyiz sizce bu maceraya?

    Bu bir ihanet öyküsü mü yoksa korkunç bir aşk öyküsü mü?

    İki insanın ortak hafızası olan ''ilişkiyi'' unutup o ilişkiden bağımsız bir macera aradıklarında gene birbirlerini buluyor,gene birbirlerine aşık oluyorlardı.
    ................

    Niye yanyanayken birbirlerine aşık olmuyorlardı da ancak hafızaları silindiğinde birbirlerini bir yabancı sandıklarında yeniden ortak sewgilerini yaratıyorlardı?
    ..........................................

    Biz üç kişiyiz.
    Ben ,sewdiğim we ilişkimiz.

    Beni sewidiğime bağlayan ilişki, bir zaman sonra beni sewdiğimden ayırıyor.
    İlişki olmadığında ben sewdiğimin ruhuna ulaşamıyorum,onunla kaynaşıp tek bir warlık haline dönüşemiyorum,ilişki olduığunda ortak hafızanın lekelerinden sewgimi,kendimi,sewdiğimi koruyamıyorum.

    Sewgimiz ilişkimizle lekeleniyor.
    Biz ilişkimizle birbirimizden kopuyoruz.
    Bizi bağlayan bizi ayırıyor.

    Nice aşk yitirdim ben.
    Onda yok olup onla war olduğum,bana her defasında aşkı,acıyı,sewinci,hayatı we ölümü yeniden öğreten kadınlar yitirdim.
    Sewdim.
    Çok sewdim.
    Ama sewdiğimi,sewgimi,aramızdaki üçüncü canlıdan,ilişkimizden koruyacak kadar güçlü olamadım.

    Birçok insan da olamadı.

    İlişkimiz düşmanımıza dönüştü.

    Hafızamız olmasa birbirimize yeniden sarılırdık biliyorum,yeniden tanrıçam olurdu,yeniden onun mabedindeki adak yerine hayatımı yatırırdım.

    O kadınla o erkek bunu yapmayı becermişlerdi ama ikinci şanslarını bir armağan gibi değil, bir ihanet gibi gördüler.

    Bir daha kaybettiler.

    Eski ilişki yenisini de öldürmeyi başardı.

    Tanrıya, bize,acılar kadar sewinçleri,kötülükler kadar iyilikleri de aynı güçte hatırlatacak bir hafıza bahşetmesi, bizi kendi hafızamızdan we ilişkimizden koruması için yakarmaktan başka elimizden ne gelir?

    O güne dek ayrılışlar we acılar çekmekten başka...


    AHMET ALTAN
    bundan ötesi yok
    yapma dialyaz... hiç bir aşk sonsuza kadar sürmez we sonsuz olmayan bir şey içinde kalbini yerinden sökmeye (söktürmeye) değmez..güzel sözler ama geçici duygular..

    her zaman ''BUNDAN ÖTESİ'' wardır...o da sana bağlıdır..
    Çocuklar Ölmesin
    bizi bu siteden we dolayısıyla bu güzel olaydan haberdar ettiğin tşk.ler akilles..

    tüm arkadaşlarımı siteden haberdar edeceğim.. saolasın..
    Karınca
    change...süper bir kıssadan hisse...anlayana tabii...saolasın..
    Dönecekler..
    sen de sağolasın keto_41...şair Kızılarslan hakediyor bunları asıl...tşk.ler..
    Makyaj..
    Gülüşlerinin altından

    Acıların gözüküyor...

    Ya yüzünü çevir göğe,

    Ya da

    Acının renginde yap makyajını...

    A.Umut Kızılarslan
    Dönecekler..
    Kimse alınmasın

    Sevdiklerini seviyorum diye...

    Ben sevdikçe

    Size dönecekler.

    Kimse kıskanmasın

    Ben bir tırtılım,

    Onlar kelebeğe dönecekler.



    A.Umut Kızılarslan
    Kimim ben?
    Yazdığım hiç bir dizeye

    Uymadı gidişin...

    Bilirdim anlatmayı seni,

    İçimden gelen sıfatları dizmeyi

    İsminin önüne...

    Uyaksız şiirim benim...

    Bilirdim parça parça yaşamayı seni,

    Adımlamak kolaydı dinlene dinlene

    Ayaz sokaklarını...

    Hiç bir semtinde

    Soluklanamadım,

    Duraksız şehirim benim...


    A.Umut Kızılarslan
    Yalnız İnsan
    RAMAK KALMIŞTI

    Ramak kalmıştı
    Gelmesine ölümün
    Bir an bile değil
    Çıplak bir el
    Belirdi birdenbire
    Gelip tuttu elimi

    Günlere haftalara
    Yitik renklerini
    Kimdi bu geri veren
    İnsansal evrenin
    O bitimsiz yazına
    Gerçekliğini geri veren kimdi

    Ben ki ne olduğunu
    Bilmediğim bir öfkeyle
    Boğulurdum sürekli
    Hayatıma büyük bir açıkhava
    Kolyesi takmak için
    Yetti iki kol yetti

    Küçücük bir hareketti
    Uyurken bir okşayış
    Ya da bir soluk
    Yüzümde gezinen
    Ya da bir çiy
    Omuzuma yağmış

    Alnıma geceleyin
    Yaslanan bir alındı
    İki iri gözdü açılmış
    Ve bir anda evet bir anda
    Tüm evrende ne varsa
    Dönüştü bir buğday tarlasına

    ARAGON
    Yalnız İnsan
    BÜYÜK SIR

    Sana büyük bir sır söyleyeceğim
    Zaman sensin
    Zaman kadındır ister ki hep okşansın
    Diz çökülsün hep
    Dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına.
    Bir taranmış
    Bir upuzun saç gibi zaman
    Soluğun buğulandırıp sildiğin ayna gibi.
    Zaman sensin, uyuyan sen
    Şafakta ben uykusuz seni beklerken
    Sensin gırtlağıma dalan, bir bıçak gibi...
    Ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın
    Bu mavi çanaklarda kan gibi
    Durdurulmuş zamanın işkencesi
    Ah bu daha beter işkence hiç mi hiç giderilmemiş istekten
    Bu göz susuzluğundan sen yürürken odada
    Bense bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini
    Daha beter seni kaçak
    Seni yabancı bilmekten
    Aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan
    Tanrım ne ağırdır sözcükler
    Asıl demek istediğim bu.

    Hazzın ötesinde sevgim
    Hiç bir zararın erişemeyeceği yerde bugün
    Sevgim
    Sen ki benim saat-şakağımda vurursun
    Boğulurum soluk alıp vermesen
    Tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın.
    ......

    Sana büyük bir sır söyleyeceğim
    Korkuyorum senden
    Korkuyorum yanın sıra gidenden pencerelere doğru akşam üzeri
    El kol oynatışından söylenmeyen sözlerden
    Korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan
    Korkuyorum senden.

    Sana büyük bir sır söyleyeceğim
    Kapat kapıları
    Ölmek daha kolaydır sevmekten
    Bundandır işte benim yaşamaya katlanmam
    Sevgilim.

    ARAGON
    Cahit Sıtkı Tarancı
    ANNE NE YAPTIN?

    Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı?
    Sanki karnında fazla yaramazlık mı ettim?
    Senden istemiyordum ne tacı ne sarayı
    Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim.

    Bir kere doğurdunsa sonra niçin büyüttün?
    Kundakta beşikte de bir zahmetim mi vardı?
    Koynundan niçin attın yavrunu bütün bütün.
    Bilmiyor muydun ki o yalnızlıktan korkardı?

    Sütünden tatlı mıdır anne sanki bu hayat?
    Bana sorsana anne yaşamak bir hüner mi?
    El aç yalvar gündüze geceye boyun uzat
    Bu uğurda bir ömür çürütmeye değer mi?

    Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim
    Anne istemiyordum ne tacı ne sarayı
    Anne karnında fazla yaramazlık mı ettim?
    Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı?

    CAHİT SITKI TARANCI
    ölmece...
    Şimdi öyle bir yerdeyim ki,

    Aşağı dökülsem aşk,

    Yukarı aksam

    Ben...

    Bu gün ilk kez

    Bir su olduğumu anladım...

    Sen istediğin kadar yarımla beni,

    Ben seni tamamladım..
    A.UMUT KIZILARSLAN
    Bitme...
    e ben de söyleyemezdim..şair söylemiş işte bizim yerimize..
    Annabel Lee
    sen de sağolasın keto..tşk.ler..
    Bitme...
    ewwt sewdicanım...sen sewersin tam senlik di mi? :))))) saolasın..
    sevgiyle...
    Sevgiyle

    Sevgiyle yoğrulmamışsa yüreğin

    Tekkede, manastırda eremezsin

    Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada

    Cennetin cehennemin üstündesin.


    Bir sır daha var, çözdüklerimizden başka

    Bir ışık daha var, bu ışıklardan başka

    Hiç bir yaptığınla yetinme, geç öteye!

    Bir şey daha var, bütün yaptıklarından başka.


    Ömer Hayyam
    Bitme...
    Bitme

    Bitme! bak, içtim, yürüdüm, kederlendim

    Denize girdim, üşüdüm, sana geldim

    Düş bitmeden sen bitme

    Bitmeden sevgi gitme

    Bitme! bak, koştum, savruldum, hep örselendim

    Cigara ziftlendim ille de seni sevdim

    Uzaklarda öyle çok kederlendim

    Günler bitmeden bitme

    Bitmeden hasret gitme

    Bu yangın geceler, bu intihar

    Gidersen paramparça yüreğimde ağıtlar

    Bu dolunay gecenin göğsünü yarar

    Benim göğsümde de sana geniş bir yer var

    Düş bitmeden sen bitme

    Bitmeden sevgi gitme&

    Yılmaz Odabaşı
    Annabel Lee
    Edgar Allan Poe'nun en güzel şiirlerinden birisidir...

    Annabel Lee


    Senelerce senelerce evveldi
    Bir deniz ülkesinde
    Yaşayan bir kız vardı bileceksiniz
    İsmi; Annabel Lee
    Hiç birşey düşünmezdi sevilmekten
    Sevmekten başka beni
    O çocuk ben çocuk, memleketimiz
    O deniz ülkesiydi
    Sevdalı değil karasevdalıydık
    Ben ve Annabel Lee
    Göklerde uçan melekler
    Kıskanırlardı bizi
    Bir gün işte bu yüzden göze geldi
    O deniz ülkesinde
    Üşüdü bir rüzgarından bulutun
    Güzelim Annabel Lee
    Götürdüler el üstünde
    Koyup gittiler beni
    Mezarı oradadır şimdi
    O deniz ülkesinde
    Biz daha bahtiyardık meleklerden
    Onlar kıskanırdı bizi
    Evet !Bu yüzden 'Şahidimdir herkes ve deniz ülkesi'
    Bir gece rüzgarından bulutun
    Üşüdü gitti Annabel Lee
    Sevdadan yana kim olursa olsun
    Yaşca başca ileri
    Geçemezlerdi bizi
    Ne yedi kat göklerdeki melekler
    Ne deniz dibi cinleri
    Hiç biri ayıramaz beni senden
    Güzelim Annabel Lee
    Ay gelir ışır, hayalin erişir
    Güzelim Annabel Lee
    Orda gecelerim uzanır beklerim
    Sevgilim sevgilim hayatım gelinim
    O azgın sahildeki
    Yattığın yerde seni...

    Edgar Allan Poe
    ölmece...
    Ölmece

    Başlangıçlar
    Bitişlere varıyor.
    Bitişler
    Başlangıçlar adıyor...
    Ben
    Ne yana dönsem
    Ardımda kalıyor...
    Küçücük,sıcacık
    İçi dolu
    Gülücük...

    A.Umut Kızılarslan
    .....................................................................

    Bazen

    Bazen
    Bir kartanesine sığdırıyorum seni,
    Bazen
    Sağanaklar almaz...
    Bazen
    Dilim damağıma yapışır adından,
    Bazen
    Dudaklarıma sığmaz...
    Bazen
    Sen gelirsin,

    Bilinmez...

    A.Umut Kızılarslan
    ............................................

    Pay

    Ben bir güle orman aşıladım,
    Sen bülbüle suskunluğu.
    Kordan ömre deniz sundum,
    Sen denize durgunluğu...
    Ne o bülbül susar daim,
    Ne de deniz öyle kalır.
    Arda kalan son mecalim,
    Sana seni hatırlatır.
    Gün olur göç öze olur,
    Nice gidiş akla düşer.
    Kararır gök,göze durur,
    O zaman pay hakla düşer...
    Hayra yordum onca seni,
    Bilmez idim yokmuş aslın.
    Göğe astım her buseni,
    Yazık erken bitti faslın...

    A.Umut Kızılarslan
    ÜLKEMIZ CÖLE DÖNMESIN PROTESTOYA KATILIN!!!
    ewwet bunu da oyladık...sıradaki protesto konumuz ne acep merak ettim :))))) amma hazırmışız ha protestolara filan...helal olsun bize..
    BEYİN NAKLİ
    .........................
    BEYİN NAKLİ
    ya sen bayağı dertliymişsin last...yawaş biraz.. :)hem ne demek kadınlardan hoşlanmam? :)))))neyse boşwer sen bu konuyu şimdi..bak şu anda dışarıda yağmur yağıyor..öyle güzel yağıyor kii..toprak kokusu ağaçlardaki çiçek kokularına karıştı...dünya güzeldir last...yeter ki tadını almayı bil...gerisi boş ...fani şeyler bunlar fani...gelir geçerler....takma fazla kafanı..mutlu olmaya bakarsan sonunda mutlu olursun inan bana :))n..
    BEYİN NAKLİ
    hımm...saflar ama idare edecek kadarda zekiler diyosun yani...e bu da bir yaklaşım tabii :)))))neyse sen gene de buna pek inanma last...ne kaybediyorsanız bundan kaybediyor olabilirsiniz de.. :))))))))
    BEYİN NAKLİ
    gece gece saydırma şimdi bana hatun alimleri last....bir ara liste yapar weririm eline tamam mı :))))))))
    BEYİN NAKLİ
    amanın last night sen nerden biliyosun allık numaraları filan olduğunu? :))))))))madam curry bir kadındı last...adı üstünde madam...bil bakalım neyi keşfetti :))hem edisonun annesi olmayaydı ampulu mumla arıyorduk şu an.. :)))))))))
    BEYİN NAKLİ
    ehüh...ne diyeyim bilmem ki.. :))))))lordum çatlamayasın ha...aman diyim.. :)
    BEYİN NAKLİ
    ay My_Ra ellerine,yüreğine,gara gaşına,şaşı gözüne sağlık bacum...ne de güzel yazmışsın..ellerin dert görmeye hani.. :)
    BEYİN NAKLİ
    Beyin nakli


    Hasta yakınları ölmek üzere olan yakınlarının kapısında bekliyorlarmış.

    Derken doktor üzüntülü ve yorgun bir suratla gelmis

    "Üzgünüm. Kötü haberi vermek durumundayım" demiş.

    Hasta yakınlarının gözlerinin içine bakarak "hastanın kurtulması için tek çare

    beyin nakli yapmak",

    "çok masraflı ve riskli bir ameliyat olacak ancak tek çare bu",

    "sağlık sigortanız masrafları karşılayabilir ancak nakledilecek beyinin parasını

    siz ödemek zorundasınız" demiş.

    Hasta yakınları bu haberi duyduklarında çok üzülmüşler,uzun bir sessizlikten

    sonra aralarından bir tanesi "Bir beyin kaç paradır?" diye

    sormus.

    Doktor hemen cevap vermiş..


    erkek beyni için 5000 $,

    kadın beyni içinse 200$ ödemek durumundasınız" demiş.

    Odanın içinde bir an sessizlik olmuş.Erkekler kadınlar ile göz temasından

    kaçarak,gülmemek için kendilerini zor tutuyorlarmış.Bir anda olayın farkına

    varamayan bir erkek yakın dayanamamış ve doktora sormuş, "neden erkek beyni bu kadar pahalı?"

    Doktor cevaplamış,

    "Bu bir standart fiyatlandırma politikasıdır.
    Kadın beyinlerinin fiyatlarını aşağıya çekmek durumundayız,
    çünkü o beyinler gerçekten kullanılmış oluyorlar."