şefkat_hamiyet

şefkat_hamiyet

Üye
12.03.2013
Çavuş
1.971
Hakkında

  • POLİS MEMURU
    ________________________________________________________
    TANIM
    Vatandaşların güvenliğini ve kamu düzenini koruyan, düzene karşı gelenleri yakalayıp yargı
    organlarına gönderen kişidir.
    GÖREVLER
    Vatandaşların canını, malını ve namusunu korumaya çalışan polis memurlarının görevleri
    şöyle özetlenebilir;
     Suçun işlenmesine veya işlenen suçun tekrarlanmasına engel olur,
     İzinsiz toplantı ve yürüyüşleri dağıtır ve bununla ilgili önlemler alır,
     Yangın, sel ve deprem gibi afetlerde olay yerlerinde tedbirler alır,
     Trafik düzenini ve akışını sağlar,
     İzinsiz açılan otel, gazino, kahvehane, bar, sinema vb. yerleri kapatır,
     Halkın huzurunu bozan, kaçak mal, uyuşturucu madde alan ve satan, aşırı derecede
    sarhoş olanları yakalayıp yargı organlarına teslim eder, hakkında yasal işlemleri
    yapar,
     Polis tarafından koruma altında bulunan kişi, bina vb. yerlere yapılan saldırıları
    engeller,
     Devlete karşı suç işleme eğiliminde olanları izler, suç kanıtlarını belirler ve suçluları
    yakalar,
    KULLANILAN ALET
    VE MALZEMELER
     Çeşitli tip ve büyüklükteki silahlar, cop,
     Telsiz, telefaks, faks, telefon,
     Bilgisayar,
     Çeşitli tipteki taşıtlar (helikopter, otomobil, panzer vb.),
     Çeşitli büro malzemeleri kullanır.
    MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
    Polis olmak isteyenlerin;
     Vücut yapısı düzgün, her bakımdan sağlam ve fiziksel görüntüsü kusursuz,
     Göz ve elini eşgüdümle kullanabilen,
     Disipline uyan, yönergeleri uygulayan,
     İnsanların duygularını anlayabilen, sabırlı,
     Sorumluluk duygusu güçlü, dikkatli,
     İnsanlara saygılı
    kimseler olmaları gerekir.TÜRKİYE İŞ KURUMU 2
    ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
    Polisin çalışma ortamı çalıştığı birime göre değişebilmektedir. Örneğin, Trafik Polisi
    genelde dışarıda, gürültülü ve tozlu ortamda, Emniyet Müdürlüğünde büro ortamında
    çalışan bir polis kapalı ve gürültülü, karakolda çalışan bir polis bazen kapalı, bazen araç
    içinde devriye gezerek, bazen de karakol önünde nöbet tutarak görevlerini yerine getirir.
    Polisler, çalışma ortamlarında görevleri gereği değişik yaş, cins, meslek sahibi insanlarla
    (suçlu ve suçlu zanlılarıyla, tanıklarla, avukatlarla, savcılarla, amirleriyle, meslektaşlarıyla
    ve vatandaşlarla) değişik mekan ve ortamlarda iletişim kurarlar. Bu görev zaman zaman
    ekip halinde çalışmayı da gerektirir. Yıpranma payı göz önüne alındığından daha kısa
    sürede emekli olurlar.
    MESLEK EĞİTİMİNİN
    VERİLDİĞİ YERLER
    Mesleğin eğitimi Adana K.Serhadli Polis Meslek Yüksekokulu , Aksaray Polis Meslek
    Yüksekokulu ,Aydın Nazilli Polis Meslek Y.O,Aydın Polis Meslek Y.O,Balıkesir Polis Meslek
    Y.O,A.Gaffar Okkan Polis Meslek Y.O(Diyarbakır),Elazığ Zülfü Ağar Polis Meslek
    Y.O,Erzincan Polis meslek Y.O,Erzurum Polis Meslek Y.O,Gaziantep Polis Meslek
    Y.O,İstanbul Arnavutköy Polis Meslek Y.O,İstanbul A.Sadullah Mermerci Polis Meslek
    Y.O,İstanbul Şükrü Balcı Polis Meslek Y.O,İzmir Rüştü Ünsal Polis Meslek Y.O,Kastamonu
    Polis Meslek Y.O,Kayseri Polis meslek Y.O,Malatya Polis Meslek Y.O,Niğde Polis Meslek
    Y.O,19 Mayıs Polis Meslek Y.O (Samsun),Trabzon Polis Meslek Y.O,Yozgat Polis Meslek
    Y.O,Afyon Polis Meslek Y.O,Bayburt Polis Meslek Y.O, verilmektedir.
    ÖN EĞİTİMDE BAŞARILI
    OLUNMASI GEREKEN DERSLER
     Beden eğitimi, Türkçe.
    MESLEK EĞİTİMİNE
    GİRİŞ KOŞULLARI
    - En az lise veya dengi okul mezunu olmak,
     Öğrenci Seçme Sınavına girip bu sınavdan şart konulan taban puanı almak, 18
    yaşından sonra yaptırılan yaş değişikliklerinde değiştirmeden önceki yaş dikkate
    alınır,
     Bayanlar için 18 yaşını bitirmiş 23’den gün almamış olmak,
     Askerlik yapan erkek adaylar için, 25’den gün almamış olmak, Askerlik yapmayan
    erkek adaylar için, 18 yaşını bitirip 23’den gün almamış olmak,
     Askerlik hizmetini yapmış erkek adaylar için 25 yaşından gün almamış olmak,
     Bayanlar için 1.65 cm., erkekler için 1.67 cm. den kısa boylu olmamak ve boy
    ölçüsünün cm olarak son iki rakamı ile kilosu arasında 15 kg.dan eksik veya fazla
    olmamak, (Meslek Eğitimine Giriş Koşulları ile ilgili detay bilgileri Meslek Danışma
    Merkezinde bulunan “Polis Okulu” Eğitim-Öğretim bilgi dosyasından edinilebilir.)
     Daha sonra Polis Akademisi Başkanlığınca belirlenen tarihlerde Polis Meslek Yüksek TÜRKİYE İŞ KURUMU 3
    Okullarında yapılan mülakat ve yazılı sınavları kazanmak gerekmektedir.
    EĞİTİMİN SÜRESİ
    VE İÇERİĞİ
    Eğitim süresi 2 yıldır. Öğrenciler eğitimleri süresince;
     Polis meslek mevzuatını, polisin görev, yetki ve sorumluluklarını,
     Görev içi ve dışı, polis-halk ilişkilerini, halkla ilişkilerde dikkat edilecek hususlar
    ve konuyla ilgili kanuni hükümler,
     Toplum içinde yaşayan bireylerin psikolojik, fizyolojik ve sosyal gereksinimlerine
    göre düşünce, duygu, davranışlarının öteki bireyler ve toplumsal olaylar
    karşısında etkilenmelerini, yön değiştirme ve kişilik yapılarını, fert ve kültür
    arasındaki ilişkileri,
     Silahları ve çeşitlerini, mermileri, silahların günlük bakım ve haftalık, atış öncesi
    ve sonrası bakım ve kullanımlarını,
     Ceza hukukunun dallarını, suç çeşitlerini ve bunlara uygulanacak cezaları, cezayı
    ortadan kaldıracak nedenleri,
     Amaca ulaşabilmek için takip edilen yolları,
     Suçluların yakalanması, delillerin incelenmesi, suçu engelleyici operasyonların
    planlanması, düzenlenmesi ve operasyon sonucu rapor hazırlanması,
     Emniyette yazışma kurallarını, tutanak şekillerini,
     Atatürk ilke ve inkılaplarını öğrenir ve bu konular ile ilgili dersler alırlar.
    EĞİTİM SONUNDA ALINAN
    BELGE-DİPLOMA VE UNVAN
    Meslek eğitimini başarıyla tamamlayanlara "Polislik Ön Lisans Diploması” ve"Polis
    memuru” unvanı verilir.
    ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
    Polislik toplumun güvenliği ve huzuruyla yakından ilgili bir meslektir. Nüfus arttıkça bu
    alanda görev yapacak meslek elemanlarına olan ihtiyaç da buna paralel olarak artmaktadır.
    Meslekte iş bulamama sorunu olmamaktadır. Mesleki eğitimini tamamlayanlar devletçe
    doğrudan çalışacakları birimlere atanırlar.
    Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde belirli aralıklarla görev yeri değişmek suretiyle çalışırlar.
    EĞİTİM SÜRESİNCE VE EĞİTİM SONRASI KAZANÇ
    EĞİTİM SÜRESİNCETÜRKİYE İŞ KURUMU 4
    Öğrenciler eğitimleri süresince Kredi ve Yurtlar Kurumunca verilen öğrenci kredisinden
    yararlanabilirler.
    EĞİTİM SONRASI
    Mesleki eğitimini tamamlayanlar 10. dereceden başlayarak asgari ücretin 3-4 katı
    civarında aylık maaş almaktadırlar. Zaman içerisinde hizmet süreleri ve görevdeki
    pozisyonlarına göre bu maaş da artmaktadır.
    MESLEKTE İLERLEME
    Meslek eğitimini tamamlayanlar atandıkları şubedeki amirlerinin verecekleri göreve göre
    idari, siyasi, adli polis veya trafik polisi olarak görev yaparlar.
    İhtiyaç halinde, "İlk Kademe Amir" yetiştirilmek üzere, yeri ve zamanı Emniyet Genel
    Müdürlüğü Eğitim Daire Başkanlığınca planlanıp gerçekleştirilen kurslar açılır. Bu kurslara
    polis okulunu bitirdikten sonra fiilen 3 yıl polis memuru olarak görev yapanlar ve başvuru
    koşullarını taşıyan diğer meslek mensupları katılabilirler. Genel kültüre ve mesleki bilgiye
    dayalı ön eleme barajını geçenler, aldıkları puan sıralamasına göre kurslara katılırlar. Bu
    kurslar en az 6 ay sürmekte olup, kursu başarı ile tamamlayanların "Komiser Yardımcısı"
    olarak atamaları yapılır. Bu rütbelere atandıktan sonra diğer rütbelerde bekleme süreleri
    şu şekildedir:
    RÜTBELER BEKLEME SÜRELERİ
    Komiser Yardımcılığı 6yıl
    Komiser 6 yıl
    Başkomiser Yaş Haddi
    Daha üst derecedeki rütbelere, polis akademisini veya polis akademisi bünyesinde en az
    dört yıllık fakülte ve yüksekokulları bitirenler yükselmektedir.
    BENZER MESLEKLER
     Dedektif,
     Koruyucu Güvenlik Memuru,
     Jandarma.
    EK BİLGİLER
    POLİS MESLEK YÜKSEK OKULUNDA OKUTULAN DERSLER:
     Hukuk Başlangıcı
     Önleyici Polis Hizmetleri ve Polis Teknikleri
     Toplum Psikolojisi --Gelişim Psikolojisi
     Davranış Bilimleri - Devletin Yapısı ve Nitelikleri
     Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi
     Yabancı Dil
     Ceza Hukuku (Genel)
     Ceza Hukuku (Özel)
     Temel Trafik BilgileriTÜRKİYE İŞ KURUMU 5
     İnsan Hakları Kamu Hürriyetleri
     Beden Eğitimi
     Yakın Savunma
     Silah Bilgisi ve Atış
     Emniyet Teşkilatı (Polis Meslek Yüksek Hukuku)
     Polis Görev, Yetkileri ve Meslek Bilgi
     Mesleki Teknik Yazışma ve Bilgisayar
     Ceza Muhakemeleri Usulü Hukuku
     Türk Dili
     Disiplin Hukuku
     Devlet Güvenliği ve Haber Alma
     Suç Organizasyonu ve Kovuşturma Usulü
     Medeni Hukuk (Kişi Hukuku)
     Halkla ilişkiler
#28.08.2013 17:18 0 0 0
#28.08.2013 17:12 0 0 0
#28.08.2013 17:11 0 0 0
#28.08.2013 17:10 0 0 0
#28.08.2013 15:12 0 0 0
#28.08.2013 15:10 0 0 0
#28.08.2013 15:05 0 0 0
#28.08.2013 15:04 0 0 0
#28.08.2013 15:02 0 0 0
#26.08.2013 20:33 0 0 0
#26.08.2013 20:16 0 0 0
#26.08.2013 20:05 0 0 0
#26.08.2013 20:01 0 0 0
#26.08.2013 19:59 0 0 0
  • Konu: Yazı Tura
    Biraz Gülelim Diye Kısa Fıkralar Seçtim.Umarım Beğenirsiniz.
    ===============
    adamın biri doktora gider.."doktor
    bey göğsümün üzerine elimle
    bastırınca ağrıyo" der.. doktor:"bastırma o zaman salak herif!
    ————————-
    Dursun bir kıza aşık olmuş.
    Aşkındandan şiir yazmış. Şiiri: Sabahları yemek yiyemiyorum. Çünkü
    seni düşünüyorum
    Ö lenleri yemek yiyemiyorum. Çünkü
    seni düşünüyorum
    Akşamları yemek yiyemiyorum Çünkü
    seni düşünüyorum
    Geceleri uyuyamıyorum.
    Çünkü açım.
    ————————-
    İlkokul ö retmeni sınıfta Cennet'e
    gitmek isteyenlerin ellerini
    kaldırmalarını ister. Yalnız Temel'cik
    elini kaldırmayınca merak eder ve
    sorar,
    - Sen gitmek istemiyor musun? - İster idum ama anacı ım okuldan
    sonra hemen eve gel dedü
    ————————-
    Temel bir gun denize girmis ama
    cirilciplak. Koyun cocuklari saka olsun
    diye Temel'in butun elbiselerini alip
    kacmis, zavalli Temel de denizde
    oylece kalakalmis. Beklemis gelen yok
    giden yok. Yardim edecek kimse de yok. Hava biraz kararinca ne yapsin
    bizim Temel cikmis denizden. Hemen
    az ilerdeki otlarin arasindan usulca
    koyune dogru gitmeye baslamis. Otlak
    bitince evine de az kaldigi icin on
    tarafini eliyle kapatarak evine dogru kosmaya baslamis. O sirada O'nu
    goren babasi bagirmis:
    - "Ula salak usak orani kapayacagina
    yuzunu kapasana, kim taniycak
    orani?
    ————————-
    Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında, - "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi." demişler Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve, - "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş, - "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!
    ————————-
    Kolordu komtani terroristi yakalamış
    ve sormuş:
    - "9 bölü 2 kaç eder" Terorist de 7
    demiş Komtan dönmüş ve:
    - "Ulan bu ne biçim bölücü örgüt.
#26.08.2013 19:47 0 0 0
  • Konu: Yazı Tura
    Karışık Fıkralar 1

    Suna'nın başı ağrıyordu. Doktor çağırdılar. Doktor hap vererek dedi ki:
    - Bu hap şimdi senin baş ağrını geçirir. Peki onu kolay yutabilecek misin?
    Kolay yutmasına yutarımda, hap mideme girdikten sonra başıma giden yolu nereden bulacak?

    *

    Lüks bir lokantada müşterilerden biri önüne konan yemeği görünce bağırmaya başladı:
    - Ben bu baklayı yiyemem. Çabuk bana şef garsonu çağırın! Yan masada oturan adam dudak bükerek cevap verdi:
    -Fayda etmez efendim, o da yiyemez!..

    *

    Ressam İki arkadaş, sergide bir tabloyu seyrediyordu. Biri:
    -Şuna bak, dedi, güneşin doğuşunu ne güzel canlandırmış.
    Öbürü düzeltti:
    -İmkânı yok, mutlaka güneşin batışıdır.
    -Belki öyledir. Ama nasıl oluyor da bu kadar kesin konuşabiliyorsun?
    -Ressamı tanırım, sabahları onbirden önce kalkmaz.

    * *

    Öğretmen sınıfta ders anlatıyordu. Bir ara arka sırada oturan öğrencilerden birini işaret ederek:
    -Söyle bakalım oğlum, köylüler kurtları niçin öldürürler?
    -Kuzuları öldürdükleri için, efendim.
    Ön sıralarda oturan Ayla, hemen atıldı:
    -Öyleyse kasapları niçin öldürmüyorlar?

    * *

    Doktor, akıl hastasına sorar:
    -Bir kulağını kesersem ne olur?
    -Canım yanar.
    -Ya iki kulağını keserse
    -O zaman iyi göremem.
    -Peki ama niçin? '
    -Niçini var mı canım? İki kulağımı da keserseniz gözlüğümü nereye takarım?..

    * *

    Dil bilgisi dersinde öğretmen öğrencilere sordu:
    -"Bağırmadım, bağırmadın, bağırmadı" deyince ne anlarsınız? diye sordu.
    Kimseden çıt çıkmıyordu. Öğretmen bütün öğrencilerin birden parmak kaldırmasını beklediği için, hayal kırıklığına uğradı.
    Neden sonra ön sıralardan Temel ayağa kalkarak söz hakkı istedi. Öğretmen söz verince de cevapladı:
    -Önemli bir durum yok efendim. Hiç kimse bağırmamıştır.

    * *

    Temel İstanbul'a yeni taşınmış. Kapıcı sabah kapıyı çalmış.
    Temel, kimseyi beklemediğinden merakla kapıya yönelmiş ve seslenmiş;
    -Kim o?
    Kapıcı:
    -Çöp! diye bağırmış...
    Temel gayet sakin ve kibar bir dille konuşmuş:
    -İhtiyacımız yok...

    * *

    Boks maçı hayli heyecanlı geçiyordu. İki boksör ringde kıyasıya dövüşüyorlardı. Ama birinin durumu pek kötüydü. Yumrukları havayı dövüyor, bir teki bile rakibine değmiyordu. Raund arasında menejerine sordu: "Maçı almam için bir şansım var mı?" Menejeri bir yandan terini kurularken diğer taraftan: "Elbette var, diye cevap verdi. Etrafındaki havayı dönmeye devam et. Böylelikle rakibini zatüreden öldürebilirsin.

    * *

    - Temel bey, dairelerimiz aynı genişliktedir. Sen evi duvar kâğıdıyla kaplattın? Ben de evi dekore edeceğim de. Ne kâdar duvar kağıdı aldın?
    - On yedi top aldum.
    Komşu da duvar kâğıdını alır, evi kaplatır, ama epeyce de kâğıt elinde kalır.
    - Yahu Temel, ben de on yedi top aldım ama, yedi top arttı!
    - Eyi, benum da o kadar artmıştı!

    * *

    - Yahu Recep, bizum Fadume'nun çok köti bi huyi vardur. Gece dörde kadar uyumayı!
    - Temelcuğum, peki o saate kadar ne yapayi?
    - Penum eve gelmemi bekliyor!

    * *

    Karadeniz'de bir köyden geçen bir yabancı arabasıyla bir tavuk ezer. Kaçacaktır ama korkar. Dönüşte gene aynı köyden geçecektir. En iyisi sahibini bulup
    parasını vermek. Muhtarı bulur durumu anlatır. Tavuğu verir. Ancak tavuk dümdüz olmuştur. Muhtar köylüleri tek tek çağırır. Tavuğu gösterir. Hiç kimse tavuğa sahip çıkmaz. Muhtar sonucu yabancıya açıklar:
    - Bizim köyde yamyassı tavuk yoktur.


    Temel Karadenizlinin fırınından bir ekmek alacak. Kafasını fırından içeri uzatır:
    - Ha oradan bi ekmek vermeni rica edeyirum!
    - Ula parasını verecek misun?
    - Elbette vereceğum.
    - Haçan parasını vereceksen ne diye rica edeyisun?



    İsmet Paşanın oğlu Erdal İnönü, bir seçim mitingi için Rize'ye gider. Kürsüde konuşan ince zayıf uzun boylu İnönü'yü gören Temel sorar:
    - Habu konuşan adam da kimdur?
    Derler ki: İsmet İnönü'nün oğlu Erdal'dır!
    - Uy desene Paşanun çok günahını almışuz. Rahmetli II. Dünya Savaşı yıllarında bizleri çok aç bırakmıştı. Baksanıza ne kadar adaletli davranmuş, kendi uşağını da aç bırakarak ne hale getirmiş!



    Temel, karısı Fadime'yi bademcik ameliyatı yaptırmıştı. Hastaneden taburcu edilirken, doktor Temel'e bazı tavsiyelerde bulunur ve son olarak der ki;
    - Aslında bu ameliyat gecikmiş, daha çocukken yapılmalıydı.
    Temel hemen söze girer:
    - O zaman faturayı kayınbabamı gönder de, hasabını o ödesun!



    Hoca, minberden cemaate hitaba başlar:
    - Ey cemaat-i müslimin, deyince: Arkalardan Temel, cevap verir:
    - Efendum! Bağa mi deyisun?



    Temel'in vecizesi: "İnsanlara baluklar aynı tehlikeye maruzdurlar. Her ikisi de ağzını açınca başları belaya girer.

    Eskimo'nun biri ölünce, Cehennem'e atmışlar. Zebaniler sesini duyamuyınca kapıyı aralamışlar. Eskimo:
    - Kapatın şu kapıyı! İçeri soğuk giriyor, üşüyorum. demiş.

    Temel ile Dursun denize yüzmeye giderler. Temel boğulur. Savcı gelir araştırma yapmaya ve Dursun'a sorar:
    - Olay nasıl oldu.
    - Savci bey olay molay yok... Temel bi talup geleceğim dedi ama siz da göriysiniz gelmedi...

    Adamın birisi kendisi hakkında kötü sözler söyleyen birine haddini bildirmek için evine gider. Fakat adamı evde bulamaz. Öfkesinden kapıya büyük harflerle "EŞEK" diye yazıp döner.
    Bir kaç gün sonra o adamdan şöyle bir yazı alır:
    - Bize gelmişsin. Kapıya attığın imzadan anladım.

    Her gün Temel sabah erkenden Dursun'un evine gidiyormuş ve "Soğuk çay var mı?" diyormuş. Dursun da "yok" diyormuş. Bu bir kaç gün sürmüş. Dursun bir gün merak edip soğuk çay hazırlamış. Temel gene gelmiş. "Soğuk çay var mı?" demiş. Dursun da var demiş. Temel de "İyi ısıt da içelim" demiş.



    Adam doktorun karşısındaki koltuğa oturdu.
    - Durum çok kötü doktor bey, bir dakika önce olan herşeyi unutuveriyorum.
    - Peki niçin hatırlamaya çalışmıyorsun.
    - Neyi?


    - Ula Temel, senden polis olmaz. Nasıl kaçırdın elindeki azılı hırsızı!
    Sormayın komiser bey. Bir anluk dalgınluğum sebep oldu. Üstünde "girmek yasaktır" tabelası bulunan bi yere girdi, arkasından gidemedum!



    Komiser sorar:
    - Temel, köpekleri atlatıp, kümesten tavuğu nasıl çaldın?
    - Komiserüm, onu söylemem, meslek sırrıdır!
    - Ama ben söyletmesini bilirim!
    - O da sizin meslek sırrunuzdur!



    Komutan sorar:
    - Söyle bakalım Temel, cephanelik önünde nöbet tutuyorsun, birden cephanelik infilak etti, ne yaparsın?
    - Herkesin duyması için havaya bi el ateş ederum komitanum!


    İngilizler ve İskoçlar arasında yıllardır süren bir tartışma vardır. İngilizler her defasında İskoç kahvelerini basıp "Wilsonlar ayağa kalksın" deyip Wilsonları kurşuna dizip arkasından da "Eriksonlar ayağa kalksın" deyip Eriksonları kurşundan geçirirlerdi. Bu olay İskoçların çok moralini bozmaya başlamıştır. Toplanıp bu olaya bir çözüm getirmeye çalışmışlar içlerinden en hakiki İskoç "buldum" diye bağırır. Wilsonlar ayağa kalksın dediklerinde Eriksonlar ayağa kalksın, Eriksonlar ayağa kalksın dediklerinde Wilsonlar ayağa kalksın; böylece onları kandırmış oluruz.



    İki Kayseri'li maç sahasının önünde köfte satarken Birisi diğerine şöyle der.
    - Ula Ehmet bir bilet al maçı öğren gel, der.
    Ehmet gider ve maçı öğrerüp gelir durumu Arkadaşına anlatır:
    - 2 direk dikiyler, ortaya bir kabak koyiyler. 21 avanak peşinde koşiyler. 2 direğin arasına girince gool diye bağriyler, birde utanmadan kısa don giyiyler.



    Garson Temel'i, lokantanın nıüşterilerinden biri, yanına çağırıp, azarladı:
    -- Bana getirdiğin tavuğun bir bacağı diğerinden daha kısa. Bu ne rezalet?
    Temel, öfkeyle cevap verdi:
    -- Ben sana o tavuğu dans edesin diye değil, yiyesin diye getirdim!..

    Bir gün Bismark, harpte yararlılık gösteren bir askere madalya takarken:
    -- Asker, yüz altın mı istersin, yoksa bu madalyayı mı?
    Asker:
    -- Madalyanın kıymeti nedir? der. Bismark:
    -- Maddi kıyıııeti aşağı-yukarı üç altın, diye cevap verir.
    Asker :
    -- Öyleyse 97 altınla madalyayı isterim! der.


    Adamın biri otele gelir:
    -- Burada bír gece kalmak istiyorum. Fakat oda istemiyorum.
    -- Oda istemiyor musunuz?
    -- Hayır ben uyur gezerim. Uzun bir koridorunuz varsa, mesele yoktur. Sabaha kadar dolaşır dururum.


    Temel gittiği göz doktoruna dert yanıyordu.
    -- Ne zaman çay içsem sağ gözüm ağrıyor doktor bey.
    Doktor, Temel'ın gözlerini kontrol ettikten sonra anlamlı anlamlı başını salladı ve gülerek cevap verdí:
    -- Hımmm. Durunı anlaşıldi. Çay içmeden önce kaşığı bardaktan çikarın. O zaman sağ gözünüz ağrımaz.



    Lokantaya giden Temel garsondan bardak istemiş.
    Garson da masada ters duran bardakları göstererek:
    -- Masada var ya' demiş...
    Temel bardağı eline almiş ve biraz inceledikten sonra kaşlarını çatmış ve sítem dolu bir sesle konuşmuş:
    -- Onlarín dibi deìik, üstü kapalì demiş...



    Din dersi öğretmeni, öğrencilere bütün insanların Adem ve Havva'dan geldiğini söyledi. Bir öğrenci söz aldı:
    -- Bu doğru değil.
    -- Nasıl yani? dedi öğretmen.
    -- Babam bize maymundan geldiğimizi söyledi.
    -- Sevgili çocuğum, dedi öğretmen, sizin özel aile tarihiniz bizi hiç ilgilendirmiyor.



    Temel uzun zamandır görmediği Cemal'le Îstanbul'da karşılaşır:
    -- Uşak, nasılsun pakayum? - Îyiyum.
    -- Çocuklarun nasuldur? - Onlar da çok iyidur.
    -- Ha karin nasıldur?
    Temel böyle sorunca, Cemal'in birden yüzü değişir... Temel arkadaşının karısının geçen yıl öldüğünü hatırlayıp, hemen şöyle der.
    - Yani aynı mezarda mi yatayü!



    Polise bir ihbar gelir. Temel ile Dursun kaza yapmıştır.
    Polis olay yerine geldiğinde görür ki, arabalar sapa sağlam, Temel ile Dursun'un ağzı burnu dağılmış. Polis sorar:
    -- Anlat Temel. Olay nasıl oldu?
    -- Komserum... Hava sisli olduğundan kafamı pencereden çıkarmış öyle gideydum. Meğersem Tursun da karşidan öyle geleyirmuş
#26.08.2013 19:46 0 0 0
  • Konu: Yazı Tura
    KAŞINTI
    Adam melon şapkasının üzerinden kafasının
    kaşımaya çalışan bir başka adam görmüş ve yanına
    giderek:
    - Afedersiniz, siz Laz mısınız?
    - Evet, neden sordun?
    - Şapkanızın üzerinden kafanızı kaşımaya
    çalışıyordunuz da.
    - Ne olmuş yani?! Sen popon kaşınınca pantalonunu
    mu çıkarıyorsun?

    BEYINSIZ
    Bir Ingiliz doktor diyor ki : Tip bilimi bizde öyle ilerledi ki, biz bir adamin beynini aliriz ve baskasina koyariz ve onu alti haftada is arayacak hale getiririz.
    Alman doktor diyor ki : Bu hiç birsey diil; biz bir adamin beynini çikaririz ve baskasina koyariz ve onu dört haftada savasa hazir hale getiririz.
    Amerikali doktor da diyor ki ; Beyler siz çok geridesiniz. Biz Teksastan bir beyinsizi aldik ve beyazsaraya koyduk. Simdi ülkenin yarisi is ariyor , yarisi da savasa hazirlaniyor.

    BIZIMKI

    Dul bir adamla dul bir kadın evlenirler. Bunların önceki evliliklerinden birer çouğu vardır. Evlendikten sonra bir çocukları olur.

    Çocuklar bir gün bahçede oynarlarken kavgaya tutuşurlar. Evin penceresinden durumu farkeden hanım eşine bağırır.

    - Bey çabuk gel, çocuklar kavga ediyor.

    Adam seslenmiş:

    - Kimle kim kavga ediyor?

    Kadın cevap vermiş:

    - Seninki ile benimki bir olmuş bizimkini dövüyorlar.


    TEMEL ILE DURSUN
    Polise bir ihbar gelir. Temel ile Dursun kaza yapmistir.
    Polis olay yerine geldiginde görür ki, arabalar sapa saglam, Temel ile Dursun'un agzi burnu dagilmis. Polis sorar:
    -- Anlat Temel. Olay nasil oldu?
    -- Komserum... Hava sisli oldugundan kafami pencereden çikarmis öyle gideydum. Megersem Tursun da karsidan öyle geleyirmus...


    KAFA KARIŞTIRMA
    temel'e sormuşlar: Temel, birinin kafasını karıştırmak için ne dersin?

    Temel "54" demiş. Soran kişi merak etmiş: Ya niye 54 dedin durduk yere?

    Temel açıklamış: Bak gördün mü kafan nasıl karıştı.


    TÜCCAR
    Garson,bifteği zorlukla kesmeye çalışan müşteriye,yılışık yılışık gülerek sorar:

    "Nasıl buldunuz?"

    - Müşteri,yarı kızgın,yarı alaylı:

    "Bizim meslekte buna birinci kalite denir."

    "O halde siz kasap olmalısınız."

    "Hayır,kösele tüccarıyım


    IKI KILO YETER
    Adamin biri, Kayseriliye sormus : -Bir esegi boyamak için kaç kilo boya gerek! Adami bastan ayaga süzen Kayserili : -Senin boydaki bir esek için iki kilo yeter!


    ANTRENOR DURSUN
    Boksör Temel iri yapılı rakibi ile maç yapar.1.rauntta rakibi temeli epey haşlar.1.raunt sonunda Temel köşesine gider.antrönörü Dursun moral vermek için Temele sen dövüyorsun devam et der.2.ve3. rauntlarda da aynı şeyler olur.4. rauntta kaşı ve gözü patlamış temel raunt sonunda güç bela köşesine gider.Dursun yine aslanım Temel adamı parçaladın der.Temel güç bir şekilde dursuna bakarak ben mi dövüyorum der.Dursun evet sen dövüyorsun der.Temel:öyle ise etrafa iyibak başka birisi beni fena halde dövüyor!


    AÇIM
    Dursun bir kıza aşık olmuş.
    Aşkındandan şiir yazmış. Şiiri:

    Sabahları yemek yiyemiyorum. Çünkü seni düşünüyorum
    Öğlenleri yemek yiyemiyorum. Çünkü seni düşünüyorum
    Akşamları yemek yiyemiyorum Çünkü seni
    düşünüyorum
    Geceleri uyuyamıyorum.
    Çünkü açım.

    TEMEL
    Temel bir gün Dursun'un evine misafirliğe gitmiş.Yatma zamanı geldiğinde Dursun demişki;
    -"Bak Temel evde bir tane tuvalet vardır.Eğer ihtiyacın varsa şimdi yap.Çünkü bütün gece boyunca yapamazsın.Tuvalete geçmek için yattığın odadan bizim odaya geçmen gerekli.Beni ve ve Fadime 'yi rahatsız edemezsin" demiş.
    Temel şöyle bir düşünmüş.İhtiyacının olmadığına karar vermiş.Herkes yatmış.Fakat Temelin bağırsakfaliyetleri onu son derece rahatsız etmeye başlamış.Ne yapsın.Tuvalete gidemez.Odanın penceresini açmış bakmış ikinci kat.O sırada pencerenin pervazında duran saksıyı görmüş.Almış onu içeriye,çiceği toprağıyla beraber çıkarmış ve büyük tuvaletini yaparak saksıyı toprağıyla ve çiceğiyle beraber yerine koymuş.Ve tekrar rahat bir şekilde uyumuş.Ertesi sabah herkes uyanmış ve vedalaşmışlar.Aradan 3 ay geçmiş ve Temel , Dursundan bir mektup almış.
    -"Ulan Temel nereye yaptıysan söyle ,üç ev değiştirdik hala koku çıkmadı.


    TANIŞMAK İÇİN

    Paris'te karşı kaldırıma geçmek için yeşil ışığın yanmasını bekleyen güzel kızın yanına yaklaşan delikanlı:
    - Pardon matmazel, Georges Duval adında bir genç tanıyor musunuz?
    - Hayır, ne yazık ki tanımıyorum.
    Delikanlı gülümsedi:
    - Öyleyse onunla tanışmak ister misiniz?
#26.08.2013 19:45 0 0 0
  • Nasıl Derslerde Başarılı Olunur ?

    Merhaba Arkadaşlar . Kendi izlenimlerim Ve Hocalarımın anlattıkları kadarıyla Derslerde Nasıl başarılı olunacağını az çok Biliyorum , paylaşmak İstedim . Uygulayınca notlarda yükselme olduğunu Biliyorum , Şahsen uyguladım

    1.Kural : Dersi Derste dinleyin

    Bu kural En önemlisi . Bazı arkadaşlar ' Evde çalışırım ' Diye kendini avutmasın . Derste anlamadıgını evde 40 Kerede çalışsan anlayamazsınız . Dersi dinleyebileceğiniz , Mümkünse ön sıralarda ve tek oturunuz . Anlamadıgınız yerleri anında sorma şansınız var , Evde bu yok . Zaten eve gelince Pc Felan derken pek çalışacağımızı sanmıyorum . Dersi derste konuşmadan , Tam konsantreyle dinleyince Kafanızda MUTLAKA Bir şeyler kalıyor .

    2 : Anlamadığınız yerleri Sorun

    Öğretmenleriniz hep der ' Anlamadıgınız yerleri sorun ' Diye . Sakın ola çekinmeyin . Emin olun ki sizin gibi anlamayan bir çok kişide sizin sayenizde Anlayacak . Sormaktan çekinmeyin , Anlamadıysanız birdaha birdaha sorun . Bu zaten size ekstra puan kazandırır , öğretmeninizin gözünde iyi bir intiba bırakmış olursunuz , sözlü notunuz yüskselir .

    3 : İşaret Koyma

    Derste Öğretmenler konuyu anlatırken Çoğu zaman söyler ' Bu yazılıda Çıkar ' Diye. Söylediği anda Oraya bir yıldız Koyun . Yazılı zamanı geldiğinde kafanızı çoğu gereksiz bilgiyle doldurmak yerine ( Gereksiz bilgi derken yazılıda çıkmayacak olan bilgiler ) Bu yerlere daha sıkı çalışın . Tekrar tekrar örnekler çözün . Bu önemli bir nokta .

    4 : Defter Tutma

    İşin en önemli kısmı bu arkadaşlar . Eğer defter tutmazsanız Kitaptaki anlatımla pek birşey anlayamazsınız , defter daha Gerekli ve net bilgiler içerir . Hocalar en kısa yoldan , net anlatır. Kitapta işin ayrıntısı kafa karıştırır . Yazmaktan Üşenmeyin , Yazın .

    5 : Soru götürme

    Ben Üniversite felan değil , Sınıfı geçiyim yeter diyorsanız Öğretmenlere bol bol soru götürün . Ben bunu anlamadım vs gibisinden sorular . Hem öğretmenlerin gözünde iyi intiba bırakırsınız , hemde O Soruyu anlamaya şansınız olur .

    6 : Yazılıdan Önce

    Yazılıdan 2 Gün önce yazılıya çalışmak yazılıda başarılı olmanızı kolaylaştıracaktır . Benim size tavsiyem Bir kağıt alın yanınıza , O Yıldızlı yerleri tekrar o kağıda yazın . Defterde yazıyo nasıl olsa niye yazayım ? Demeyin . Tekrar yazınca tekrar etmiş olursunuz ve daha akılda kalıcı olur . O Yazdıklarınızı gece yatmadan önce tekrar tekrar okuyun , ezber yapın .

    7 : Tekrar edin

    Eve gelince o günkü işlediğiniz dersleri Sadece 1 saat tekrar etseniz bile aklınızda kalır , yazılıya çalışmanıza gerek bile kalmaz .

    Arkadaşlar eğer bunları yaparsanız gerçekten derslerde yükselme oldugunu göreceksiniz .
#26.08.2013 19:11 0 0 0