*SiRiNe*

*SiRiNe*

Üye
07.02.2006
Er
162
Hakkında

  • Konu: Mihriban
    MİhRiBaN

    Düşünüyorum da; bir bakıma senden öncesi yok gibi bir şey
    Çünkü senden önceki yıllar, sana hazırladı beni
    Senden önce tanıdığım kişiler, seni bulduğum zaman değerini daha iyi
    anlayabilmem için birer sebepten başka bir şey değillerdi
    Sensiz anılarım seninle geçen bir günün anısı yanında o kadar kuru ve cılız ki!
    Uzun yillar amansiz bir olusun icinde calkalanip durdum
    Bir trendim; kücücük istasyonlardan gectim, sonunda sana varmak icin
    Bir gemiydim; irili ufakli limanlara ugradim, bir gün senin limanina gelmek icin
    Bir yoldum; nice insanlar çiğnedi beni Şimdi ayaklarının temasındaki hazzı
    daha iyi anlıyorum.
    Bir kitaptım; beni okudular, fakat anlayan çıkmadı
    Yıllarca seni bekledi sayfalarım, okuyasın diye
    Yokluğunda bir kadehtim ben,
    Türlü içkilerle doldurup ağızlarına boşalttılar beni
    Yere çarptılar kırılmadım, duvara vurdular parçalanmadım
    Bir gün içime senin güzelliğinin dolacağını bildiğim için
    Dudaklarının değdiği her yerde bir ölümsüzlük ateşinin yanacağına inandığım için
    Kurşun askerler, bebekler, oyuncaklar vardı senden önce
    Durup durup aldanmalar vardı, aldığını geri vermeyen aynalar vardı
    Hep karanlığa açılan pencereler, ardında iğrenç yaratıkların yaşadığı büyük kapılar vardı
    Şehirler gördüm; sokaklarında bir toz bulutuydu yaşamak
    Çarşılarında fazilet kiloyla satılır, namus metreyle alınırdı
    Evlerinde yanyana yaşardı insanlarla hayvanlar
    Sabahları yalan girerdi pencerelerinden ışık yerine
    Akşamlar pis bir koku gibi gelir, geceler bir hışım gibi çökerdi o şehirlerin üstüne
    Her evde bir çoçuk ağlardı ve her gün bir çoçuk ölürdü sıtmadan.
    Gündüzleri erkekler kahvelerinde domino oynar, kadınlar bakraçla su taşırdı
    Gece olunca yataklar utanırdı yataklığından, duvarların yüzü kızarırdı
    Eller ve ayaklar bütün gece kirli bulaşıklar gibi yıkanmayı beklerdi
    Şehirler gördüm ben..
    Sefaletin utanç olmadığı şehirler gördüm
    Bencilliklerin birer apartman gibi yükseldiği ve şereflerin çamurlara düştüğü şehirler gördüm
    yaptığını anlamıyordu
    Balolarda, şölenlerde kötü bir oyundu yaşamak
    Kadınlar elmaslarıyla ölçüyorlardı güzelliklerini
    Erkekler banka cüzdanlarıyla değerliydiler
    Ne şehirler gördüm ben..
    Tiyatrolarında, sinemalarinda aldanışlarımız, utançlarımız oynanırdı
    Meyhanelerinde kirli ve renkli sulardı içilen.
    Mayileşmiş bir köhne zamandı
    Çeşitli tuzaklarla doluydu her sokağı. Büyük arenalara benzeyen
    sokaklarında kan ve zulüm kokardı.
    Bir semtinde parfüm kokularıydı havaya karışan.
    Bir semti amonyak kokardı.
    Ve nice insanlar gördüm ben Mihriban.
    Alışkın elleri kötülük etmeden duramazdı.
    Yalan söylemeden edemezdi dudakları. Gurur kötü dikilmiş bir elbiseydi üzerlerinde.
    Boş kovalar gibi ses verirlerdi dokunulduğu zaman.
    Nice insanlar gördüm ben Mihriban.
    Bir yoksula en küçük bir iyiliği yapmaktan çekinen,
    fakat bir gecenin cömert bir saatinde onbinleri,
    yüzbinleri vahşi bir zevkle kaybeden insanlar gördüm.
    Zenginlerine daha sömürülecek insanlar gerekti.
    Ben yüzü jiletle kesilmiş kötü adamlar gördüm ve ben her sabah yüzünü traş
    ettiği jilet kadar para etmeyen daha kötü adamlar gördüm Mihriban.
    En adi kıskançlıklar gördüm, kavgalar, zulümler, işkenceler,
    en ucuzundan kirli çamaşırlar, paçavralar, çamurlar, irinler, çirkefler gördüm.
    Seni tanıyıncaya kadar dinlediğim çatlak sesli bir plaktı, berbat bir filmdi seyrettiğim.
    Seni görünceye kadar kötülükten yana ne varsa tanıdım,çirkinlikten yana ne varsa gördüm.
    Tut ki bir kum cölündeydim, kızgın bir güneşin altında susuzluktan çatladı dudaklarım.
    Şimdi senin dupduru kaynağına eğilip su içerken varlığının paha biçilmez
    değerini daha iyi anlıyorum.
    Yokluğunu bu kadar derinden tatmasaydım, varlığının eşsiz anlamına varamazdım.
    Tut ki yıllarca süren bir geceydi senden öncesi.
    Güneşsiz aysız, yıldızsız bir gökyüzüydü.
    Kupkuru bir eski deniz kalıntısıydı. Çekilmiş bir nehir yatağıydı.
    Senden önce bir gün seni bulmak ümidiydi beni yaşatan.
    Tohumun yeşermek icin yağmuru, çiçeğin açmak için güneşi beklediği gibi bekledim seni.
    Nasıl bir nehir denize kavuşmak için uzak mesafelerden çağlaya çağlaya
    gelirse; işte ben de öyle geldim senin denizlerine.
    Senden öncesi uzun, uğultulu bir arayıştı, kudurmuş bir çalkantıydı.
    Yokluğun öyle bir uçurumdu ki; yeryüzündeki bütün uçurumları uç uca
    eklesek, yokluğunun yanında bir nokta gibi kalırdı.
    Bütün girdaplar bir araya gelse; varlığının derinliğine yaklaşamaz şimdi.
    Senden önceki yıllardan sana kendimi getiriyorum.
    Yokluğunu tatmış, her yerde seni bir rüzgarcasına aramış ve vahşi,
    büyük bir nehircesine sana koşmuş bir ben var şimdi karşında.
    Arındım bütün kötülüklerden sana geldim.
    Seni yarınlara götüreceğim, gel; yaşanmamış zamanlara,
    erişilmemiş hazlara götüreceğim seni.
    Inan ki ne senden öncesi vardı, ne de benden öncesi.
#20.03.2006 16:45 0 0 0
  • Konu: Veda
    VeDa

    Gidişin değil, bir umutla dönersin diye beklemek öldürdü beni..Bir hoşcakalı çok gördün... Zor geldi hoşcakal demek sana, böyle gitmek daha kolaydı çünkü, arkada kalanı düşünmeden çekip gitmek, yakıştı mı sana?Yakıştı mı gidiyorum demeden gitmek? Yakıştı mı veda etmemek ve çekip gitmek? Yakıştı mı ayrılıkla yüzleşmemek? Gittiğini bile söylememek..

    Bir hoşcakalı çok gördün.. Bu kolay olanı idi, bunu seçtin... Bencildin, gene kendin için en iyi olanı seçtin, başkasının duyguları seni yine hiç ilgilendirmedi... Hoşçakal demek zordu cünkü, vedasız gittin, sanki geri gelecekmiş gibi gittin, ayrılıkla yüzleşmeden gittin... Ayrılık acı verir çünkü, sanki ayrılmıyormuşuz gibi terk ettin. Oysa beni gidisin değil, bir umutla gelirsin diye beklemek öldürdü...
    Hoşcakal dememiştik, ayrılmamıştık öyle ise, dönecektin, bir umut vardı hala, rüzgarda savrulan bir mum alevi gibi cılız ama ısrarla yanan bir umut vardı.. İşte beni o umut öldürdü...

    Gidişin değil...
    Bir gün dönecek diye beklemeler öldürdü beni, başka gölgeleri, sana benzetmek eritti bedenimi, ayak sesleri, merdiven çıkışlarını dinledim sen misin? diye... Kapı çalındığında ben koştum, telefon çaldığında, ilk çalışta elim telefondaydı ilk aylar da... Gelmedin... Ama hoşçakal da dememiştin... Gitmiştin... Ama veda etmemiştin...

    Gidisin değil, beni döneceksin umudu ile beklemek öldürdü...Çok geç anladım bencildin. Artık hiçbir gölge sen değilsin, hiç telefon etmeyeceksin, dudakların adımı söylemeyi unutmuştur artık, çalan kapılar ve telefonlara ben bakmıyorum kaç zamandır. Hoşçakal demeden gittin. Kolayı seçtin... dönmeyeceksin...
    Yüreğimde artık ne sevgi var, ne umut, ne de bir ağrı... Yüreğimde taşlaşmış bir HOŞCAKAL var... sana ait... Onu bir söyleyebilsem, sana veda edeceğim... Bunca yıl benden çaldığın, hayatımı geri isteyeceğim.
    Ve sen, Hiç anlamayacaksın, hiç bilmeyeceksin...

    Beni gidişinin değil, dönersin umudu ile yaşamanın öldürdüğünü...
    Hoşçakal demek, ölmekten daha mı zordu?
#20.03.2006 16:43 0 0 0
#13.03.2006 16:42 0 0 0
  • ~*~ TeŞeKKüRLeR SeVGiLiM ~*~

    Ben sana sevmenin ne demek olduğunu öğrettim
    sende bana seni sevmenin ne kadar yanlış olduğunu

    simdi sırada gitmek var...
    yüreğimde kalan emnanet sevgini vererek
    çıkacağım hayatından
    ve nasıl girdiysem yalan gözlerine
    öylece akıp gideceğim
    bir kaç damla gözyaşıyla birlikte
    yanaklarından süzülüp dudaklarında son bulacağım
    hani her şeyin başladığı yerde?

    şimdi sırada susmak var...
    şiir bitince başlayacak sessizliğim
    duymayacaksın bir daha seni seviyorum sözünü benden
    bir başkasının söylediği en güzel söz bile
    titretemez yüreğini bundan sonra
    ve hiçbirşeyin değerini kavrayamaz benliğin
    ben sustukça...
    suskunluğum saklıdır
    ihanetinin suçlusu olan 'dilinde'
    hani bana herşeyım dediğin
    yani yalanlarınla yaraladığın yerde......

    şimdi sırada gülmek var...
    gözyaşıyla geçen yıllara inat gülmek!
    yağmurlarla yarışmaktan vazgeçmek...
    ama ben sende unuttum gülüşümü
    girişinde parkı olan şehirlerde kaldı tüm sevinçlerim
    çokca aşk.. özlem.. isyanlar ve gözyaşı
    işte sana gençliğim!

    oysaki herşey güzeldi bir zaman
    adam gibi ağlamak bile koymuyordu
    bugünkü sahte gülüşler kadar....

    şimdi sırada isyan var...
    'sonsuza dek' diyen dillere
    aşkın gucuyle aşılan yollara
    kolarımda beklerken ellerde gördüğüm sahte yüreklere
    ve bana hatırla diye bıraktığın gecelere
    isyan nerde başlar bilirmisin sen?
    sevgiyle çarpan kalbin ihanetle durduğu yerde...

    şimdi sırada maziyi gömmek var...
    sonu hüsranla biten senelerı
    hepsi seninle yaşanmıştı
    mevsimlerin bir tadı vardı eskiden
    seni bana sevdiren yüzündeki imkansızlıktı
    mutluluk mu? uzun zamandır uğramadı
    çünkü o uzaktaki bir şehrin tozlu kaldırımlarında kaldı....

    şimdi sırada özlemek var huzurla gecen yılları
    yalansız..dolansız.. tüm saflığınla
    kollarımda uyandığın sabahları
    terminallerde yaşanan burukluğu ve
    geceleri uyurken yanımda duran sıcaklığı özlemek
    o sıcaklık şimdi
    resimlerin hatırlattığı anılarda saklı....

    şimdi sırada unutmak var...
    yaşanan ya da yaşanamayan güzel günleri
    büyüsü bozuldu bu sevdanın
    en iyisi kurutmak hayalleri ve bır daha kurmamak
    düşünmemek geçmişi..
    ve sürdürmemek yalan yüreğinde yarattığım
    hiç bir geleneği!
    bir güzelliktin uzun zaman once yüreğimde yer eden
    şimdilerde ise çirkın ruhunla birlikte kaybolup giden.....

    şimdi sırada teşekkür var...
    'sevgili' olmayı başardığın zamanlarda
    yaşattığın mutluluklar için.
    pınarlarımı kurutup başkasına ağlamamı engellediğin için.
    benliğinde yer eden anıları benimle yasamayı
    tercih ettiğin icin.
    ve en önemlisi bir dilim ekmeği ikiye böldüğün için....

    aslında sana o kadar çok tesekkür borçluyum ki....
    mesala derslere sarhoş girişim!
    hiç bir şiirimi istediğim gibi bitiremeyeşim!
    acıları yüreğime kazıyıp mutluluğumu gölgeleyişin!
    çok sevdiğim şarkıları unutuşum
    hepsi senin eserin teşekkürler sevgilim.....

    kalabalıklar ortasında yalnızlığı tattırdın
    bakamaz olduğum uğruna kırdığım dostların yüzüne
    açamıyorum odamın pencersini
    güneşe olan utancımdan!
    o çok sevdiğim rüzgar benden uzakta esiyor şimdi
    sonbahar da küstü...
    yapraklar öyle guzel sararmıyor
    oysa tek sırdasımdı seni bana sevdıren eylül yağmuru

    gençliğimi çöpe atım sayende
    ve yıktın beni ayakta tutan umudu
    teşekkürler sevgilim son kez teşekkürler
    şimdi herkes biliyor gözlerının kahverengi
    adının da namerdin biri olduğunu....
#07.03.2006 03:05 0 0 0
#07.03.2006 02:42 0 0 0
  • Acimadan siktin askin gunahsiz kalbine son mermiyi.Bitirdin beni .Oldurdun olumsuz sevgiyi simdi ben yine kahirlarda ben yine cikmazlardayim.ben yine uzaklarda ben yine Yollardayim.Bir degmez sana uzulmeye bir sen hak etmezsin hak ettiklerini sana verdigimi dusundukce yine beni oldurmekdesin ... Simdi guluyorum agladiklarima inanmiorum senle yasadiklarima bitti artik bunca cektiklerim.. bir iken bin oldu gonulden sevgiklerim
    Her sey yine mavi olacak bak goreceksin&ben yarina umutla birlikde dogacagim seyredeceksin ..
    Dune kapattim gozlerimi ..Yarina Caglayan bir sevgiyle Acacagim.
    SENI NE AFFEDECEGIM NEDE UNUTACAGIM


    Ellerine saglik bitirdin beni .. Mükemmel bir yazi ..
#07.03.2006 00:44 0 0 0
  • Konu: Canımsın
    Canımsın


    Sen hiç düşünme canım, üzülme!
    Öyle usulca değil, aniden gideceğim hayatından.
    Yaralansamda, acısamda, kanasamda,
    Dönüp arkana baktığında, yokum!
    Gitmişim çok uzaklara...

    sakin ha sasma
    merak etme sormayacak , sorgulamiyacagim
    Bunlari astik biz seninle
    Süpheler bitti , artik bitislerin zamani ..
    Sen hic üzülme merak etme biricigim
    Tüm dualarim seninle ....

    Güneş yine senin kalbinde doğacak,
    Kararmayacak hiç umutların.
    Bulanmayacak ırmakların,
    Buz gibi içine akacak,
    Öyle serin, öyle ferah,
    Yanmayacak hiç yüreğin...

    Yine konacak pencerene kuşlar...
    O an kanat çırpacak kalp atışlarında hatıralar...
    Kopan bir inci kolye gibi dağılacak gözlerinde
    Yaşadığımız senli benli dakikalar...
    Ve ateşten bir kor düşüp yüreğine,
    Yine yakacak seni, hülyalı bütün sevdalar...

    Yıldızlar yine yerli yerinde duracak...
    En parlak, en pak-yıldızın belki olmayacak...
    Ama sevgim bir yıldız gibi gözlerinde parıldayacak.
    Yanıbaşında soluklanacak sevgim,
    Sevgim hep, yüreğini kucaklayacak...

    Yine iki filiz verecek her bahar belki
    Annenin hediyesi olan saksı çiçeğin...
    Birisi sen olacaksın yine, ben olmayacağım ötekisi...
    Ama sevgim saracak hayatını bir sarmaşık gibi...
    Gözlerim gözlerinde yeşerecek her mevsim...
    Sevgim hep, çiçeğe duracak bahçende yediveren gül gibi...

    Yağmurlar yine yağacak toprağın üstüne..
    Ve sen canım, yine duyacaksın kokusunu toprağın...
    Zannetme ki benim tenim olacak yine kokladığın...
    Bir ben, bir benim kokum, bir de benim gözyaşlarım,
    Yağmayacak artık nisan yağmurları gibi içine...
    Kimbilir, bir hiç kimse gibi ben,
    Hiç kimsesiz olan, karabulutların içinde saklanacağım...
    Ama sevgim, dolu dizgin yağacak gökyüzünden üzerine...
    Aldığın her nefesi sellerine katacak sevgim...
    Sevgim hep, su serpecek yağmur bereketiyle gönlüne...

    Yine yürüyeceksin yürümeyi hayal ettigimiz o sahillerde..
    Yine sıcacık, yine titreyen bir başka el olacak belki ellerinde...
    Belki de, sevgim ısıtacak denizlerindeki enginliği.
    Sevgim hep, çöl güneşi gibi yansıyacak denizlerine.
    Ve denizlerinin kokusu, tuzu, med cezri,
    Ve de sevgim, ruhuna akacak bir meltem esintisiyle.
    Ve sen canım, yine seveceksin taşıdığın can gibi sevgilini...
    Yine aşkımsın, yine canımsın diyeceksin birilerine...

    Sen hiç düşünme canım, üzülme!
    Yüreğim avuçlarımda, yansamda, kül olsamda,
    Sevdaların en masumundan payımı alıp,
    Bir sonbahar gününde, öyle usulca değil..
    Veda bile etmeden, aniden uçacağım!
    Yokluğun, kimsesizliğin ve sensizliğin diyarına...

    Yine bir hiç olacağım belki... oldugum gibi !!
    Belki de, yok olacağım, hiç kimsesizliğin hiçliğinde!
    Ve belki kanayacağım, sensizliğin en zirvesinde!
    Ama sevgim, dağ gibi yücelecek ufuklarında...
    Taze bir fidan gibi büyüyüp köklenecek sevgim...
    Sevgim hep, hayat verecek, su gibi damarlarına.
    Ve sevgimin şarkısını mırıldanacak dudakların..
    İşte öyle birşey, işte, öyle birşey diye...
    Ama hüzün değil, sonsuz bir umut doğacak,
    Sonsuzluğa değin içine...

    Sen hiç düşünme canım, üzülme!
    Öyle usulca değil,
    Aniden çekip gideceğim hayatından.
    Nasıl var olduysam yanında,
    Öyle bir yok olacağım yokluğunda!
    Bir tek şiirlerim,
    Bir de, adım kalacak dudaklarında...
#07.03.2006 00:38 0 0 0
#27.02.2006 12:16 0 0 0
  • DORUKLARDA SEVDAM

    Buna ne diyorlar bilmiyorum?
    Baktığımda gözlerine;
    Işık var, yıldız yok.
    Gözlerin var.

    Derince baksam
    Karlı doruklardan düşüyor gibi,
    Uçuyor gibi,
    Saçlarının rüzgarında nereye gideceğimi bilemeden,
    Uçuyor gibi,
    Bulutların arasında kaybolarak.

    Derince baksam,
    Buzdağı zirvesinden buzlar parçalanıyor.
    Serin dalgalar açıyor damarlarımı,
    Sanki ısınıyor bedenim.
    Kalbim eriyor.
    Ben yok oluyorum.

    Derince baksam.
    Hani cesaret edemem
    Ama bakarsam
    Sonrası bir yakamoz
    Ve sonrası bir hayal.

    Doruklardaydı sevdam,
    Her yer siyah beyazken
    Ben mavi düşlere dalacaktım.
    Umudu elimdeki suya yansıtıp,
    Toprağa damla damla düşürecektim,
    Her birinde bir umut olacaktı
    Her birinde tek bir sevda olacaktı.
    Ya sen ne yaptin
    Yine gittin biraktin beni doruklarda
    Söyle ey sevgili sevdan nerde ???
#27.02.2006 01:10 0 0 0
  • Ask-i Kiyamet

    Ve Bir Zaman Gelir..
    Her Sey Unutulur.. Hic Yasanmamıs Gibi Durur Evler, Odalar, Zamanın Gerisinde..
    Bizler İlerlemis Oluruz Cunku..
    Nankörlüğümüzle..

    Aşk'ın Kıyameti Budur Aslında..
    Yaşanılanı Hiçe Saymak , Unutmak,
    Vefa'dan Bi Haber olmak..
    En Nihayetinde Nankör Olmak!
    Aşk'a Kıyametleri Koparttırır !!!

    Kimisi Aldığını Zannederken Verir, Karşısındakini Yüceltir,
    Kimisi Vermeyi Bile Bilmez

    Aşkın Uç Noktalarını Görememiştir..
    Hep İster..
    Hep İsteyen, Görmeyen, Dinlemeyen..
    Bu Alışverişte Bir Hayalden Düş kırıklığından Başka Hiç Birşey Elde Edemez ,
    Hayal ettiği de Kendinindir Zaten... .
    Kendine Kalır..

    Aşk Bir Danstır Aslında ;
    Tarafların Uyumuyla Bir Şaheser Haline Gelir,
    Bunun Yanında Komedramlar Yaşanacaktır Elbette..
    Çılgınca Kendini Kaptıranlar, Dans Etmesini Bilmeden Kabugunda Duranlar
    Maskaralar, Birbirinin Ayağına Değil , Üstüne BASANLAR Elbette Vardır ,
    Olacaktır.

    Onemli Olan Kıymet Bilmektir..
    Vefa Satılmaz Hic Bir Yerde..

    Aşkın Kendine Özgü Bir Dili Vardır Bilirmisiniz?
    Bilmeyenle Konuşmaz Zaten,
    Ama Gel Görki Herkesin Yüreğinden Nedenini Bilmesede Bir
    Hüzzam Şarkısı Geçmiştir..
    Aşk Konuşur!
    Duymasını Bilene!!!!!!!
#27.02.2006 00:56 0 0 0
  • SANA TUTKULU ZAMANLAR


    Sana tutkulu zamanların

    Tebessümünde bu aşk

    Sana vurgun gecelerin sarhoşluğunda

    Ben sen girdabında kaybolmuşken

    Sen güllerin

    O en güzel kokularıyda gelensin

    Renk renk bedenine özenen

    Gökkuşağıyla benim kavgam

    Hırçın denizin saçlarına

    Sakin dokunusuyla benim kavgam

    Benim kavgam

    Sana olan mücadelesiz sevgimle

    Oysa papatyalar

    Daha masum bakmalıydı yanında

    Kar taneleri hüzünden uzak

    Aydınlık bakan gözlerinde

    Yağmurlar

    Yalnızca sana yağmak isterken

    Çiçekler yalnızca sana açmak isterken

    Ellerin bile

    Göç kuşlarına mesken olmuşken

    Hepsiyle nasıl kavga edebilirim ki

    Sen adına yorulmaksa bu yaşamak

    Seninle yorgun düşüp

    Sen için ölmeliyim

    Çünkü sana kayıtsız kalacak

    Tek sey olacaktır ölüm...


#26.02.2006 00:05 0 0 0
  • GönLüM sEnDe YhAaa :( GeRI VeR !!

    Gönlümü çaldın. Ve benden, geri vermeden ayrıldın!
    Onunla sevemedim başkasını.
    Çalıntı sözlerle, artık duygularla gelme, çağırmıyorum seni.
    Ama, ne yüreğini unuttu yüreğim, ne de bana olan aşkını.


    Bir çiçek daha buldum dün kapımda. Deli deli sen kokuyordu.....
    Bu gün ise bana, beni koklama diyordu, ben de yalanım çünkü...

    Bu sana olan son şiirimdir dedikten sonra, dayanamayıp kaç tane daha yazdım bilmiyorum.
    Ama şunu biliyorum ki, bu sana son haykırışım ve
    beni son üzüşün.

    Sadece bir mum yakmıştın aşka, küçücük bir yelden söndü, ama zifiri karanlığım oldu.

    Karanlığın öylesine zifiri çökmesi,ancak bir mum ışığı olan aşkının yitmesinden değil benim ona verdiğim sonsuz değerdendi.
    Yüreği sevgisiyle dolmadan, başını toprağa eğmezmiş başak.
    Benimde başım önde senden sonra...

    Anlatsam bilirsin ama anlatmayacağım.

    Ve çağırmayacağım seni, gitmek üzere gelişinin bile hayal olduğunu
    anlamak beni yeniden yıkmasın diye.
    Acıyor kalbim şimdi.

    Sen gelmeden, gideceğini bildiği için...

    Sen gideli, buluşturmuyorum ellerimi birbirleriyle ki, hayalden ellerini hissetmesinler diye. Aynaya bakmıyorum ki, yüzümü özleyip özlemediğini düşünmeyeyim diye.

    Gece mi çökmeliydi üzerimize ille de, ay yüzlünü göreceksin diye?
    Yüzüm puslu da olsa, bir kez bak, demeyeceğim sana.

    Ben gidince güneş açıyorsa gününde, kalsın tüm sarışınlığıyla sicakligiyla seninle.
    Işığıyla parlatsın gözlerinin içini ve sen de sevdiğini benim gibi uzaktan sev ve özle!

    Henüz en güzel şiirini yazmamış bir şairim ben.
    Tazeliyorum duygularımı her defasında ve hep sen, yine sen çıkıyorsun karşıma.
    Ama yine de çağırmıyorum seni, gelme!

    Sevgim güç yetiremeyeceğin bir ateş.
    Tek istediğim senden, çaldığın gönlümü geri ver.
    Geri ver bana ki, sevebileyim tekrar.

    Sevgini değil, sevgiyi esirgeme benden.
    Uzun zaman geçse de üzerinden, gönül yok yerinde.
    Bakislari sana benzeyen ne çok insan varmış,
    senin sevdiğin şarkıyı radyolar ne çok çalıyormuş meğer.

    Gecenin bir yarısı, kulağımda aynı melodi tınısı:
    Yemin ettim sana ben, sevemem. Senden bir başkasına gönlümü veremem.
    Hiç üzerine alınma bu yazıyı sevgili.
    Ben, yüreğime yazıyorum her satırı.
    Ve kapısına bırakıyorum, bir itiraf çiçeği gibi.
    Ya alır, ya almaz.
#24.02.2006 20:44 0 0 0
  • ADINI YAZIYORUM


    Adını yazıyorum sayfalara

    Ağaçlara

    Denizlere adını yazıyorum

    Bit diyorum bitmiyor

    Git diyorum başa dönüyor

    Adını yazıyorum dağlara

    Ovalara

    Kaçtıkça adını yazıyorum...


    Güne lanet ediyorum yeniden başladığı için

    Geceyi kırbaçlamak istiyorum sensiz geçtiği için

    Oturup adını yazıyorum

    Evde ki bomboşluğu karalara boyamak geçiyor içimden

    Bütün bardakları tabakları

    Ne varsa kırayım istiyorum

    Duvarlara adını yazıyorum

    Sahipsiz kalan bana

    Seni benden alan sana kızıyorum

    Tüm kitapları

    Gazeteleri

    Dergileri

    Yakmak geliyor içimden

    Bit diyorum bitmiyor

    Git diyorum başa dönüyor

    Adını yazıyorum...


    Saatleri durdurmak istiyorum

    Savaş açmak istiyorum zamana

    İsyan etmek istiyorum hayata

    Oturup adını yazıyorum

    Yenilmek bu biliyorum

    Bu sana yenilmek

    Karlar siyah yağsın istiyorum

    Güneş siyah doğsun

    Adını yazıyorum saatlerce

    Günlerce

    Gecelerce

    Adını yazıyorum...


    Bir tek isyanımla barışık kalıyorum

    Beni bir tek anlayan isyanımla

    Aynalar çatlasın istiyorum durduğu yerden

    Duvarlar yıkılsın

    Küsmek istiyorum herkese her şeye

    Oturup adını yazıyorum

    Bütün evlerin ışıkları sönsün

    Gökyüzü ağlasın

    Deniz girdaplara bürünsün istiyorum

    Rüzgarları değil

    Fırtınaları istiyorum

    Adını yazıyorum

    Yine adını yazıyorum

    Bit diyorum bitmiyor

    Git diyorum başa dönüyor...


    Mehtabı istemiyorum artık gökyüzünde

    Güller kokmasın

    Papatyalar açmasın

    Adını yazıyorum

    Kanattığın yaralarıma söz geçiremiyorum

    Tükettiğin benliğime erişemiyorum

    Yenilmek bu biliyorum

    Bu sana yenilmek

    Bu sevmek seni biliyorum

    Seni sevmek

    Adını yazıyorum

    Bıkmadan usanmadan

    Adını yazıyorum....

    alinti..
#24.02.2006 19:49 0 0 0
#23.02.2006 21:39 0 0 0
  • Ben sadece


    Sadece sensiz kalsam neyse!
    Ben sen olmuştum,
    Gittin sen ...
    yetmezmiş gibi,
    Bir de bensiz kaldım ayrılığın içinde...

    Sensizlikten bensizliğe bir köprü kursak
    Ve sevdanın tam da ortasında
    Seninle buluşsak
    Ne iyi olurdu..
    Ama gel gör!
    Tüm kelimeler bu ayrılığa yasak..

    Adil bir gidiş değil bu
    Sen iki kişisin,
    Ben hiç...
    Hangimizin yükü daha ağır
    Yüreğinden konuş ey giden!
    Bu gece tüm saatler sağır...

    Ve kör tüm şiirlerin gözü
    Bulup da getirmiyorlar gideni...
    Seni aradıkça,
    Kendi izimi kaybediyorum...
    Ve biliyorum,
    Gözlerinde rehin kaldım.
    Kapama, dur!
    Kirpiklerinden,
    Kendime doğru süzülmek istiyorum.
#23.02.2006 21:22 0 0 0
  • Tek kelime ile mükemmel
    ve muzik off yhaa harika ellerine saglik ,yüregin dert görmesin ..
#23.02.2006 21:12 0 0 0


  • noimage

    MEHTABI AĞLATMA SAKIN


    Güvercin beyazı kanatların özgürlüğünde

    Aydınlıklar soğukta kalmış

    Bedenlerimiz bahardan uzak

    Ruhumuzda sivri sözlerin acısı

    Mesken tutmuş kışlara teslim kalplerde

    Mahzun yorgunluklar dolaşıyor

    Bomboş sokakların sakinliğinde

    Kahraman çocuklar oynamıyor artık

    Şimdi

    Kara trenleri seyrediyorum

    Her vagon bir sen olmuş

    Her duman bir bekleyiş

    Sevgilerin sınırsızlığındayken ben

    Tükenmişliğe yüz tutmuş

    Aşklar var ellerinde

    Bırak yaşamadığın geceleri

    Bırak göremediğin yıldızları

    Mehtabı ağlatma sakın

    Alinti...
#21.02.2006 22:47 0 0 0



  • AVUÇLARINA BIRAKTIM

    noimage

    Avuçlarına bıraktım gülleri giderken

    Ümitsiz çırpınışlarımla

    Kırmızıları

    Kurduğum düşlerle

    Beyazları bıraktım

    Batmayacak ellerine dikenleri

    Acılarını

    Yanıma aldım giderken

    Anladım ki

    Karanlık gölgelerdi sana dost olan

    Sıcak dokunuşları aratan

    Anladım ki

    Kucak açmış bir güneş beklerken seni

    Güzler demir atmıştı yüreğine

    Avuçlarına şiir tadında

    Bir aşk bıraktım giderken

    Korkutmayacak ellerini yağan yağmurlar

    Göz yaşlarımı

    Yanıma aldım giderken

    Esir olduğun hüzünlerdi yaşamın

    Kaçıp kurtulamadığın yenilgilerin

    Sevgilere kapattığın kapılarındı

    Avuçlarına bir sen bıraktım giderken

    Sızlatmayacak ellerini uzaklarım

    Üşütmeyecek bedenini

    Bitişleri yanıma aldım giderken...

    Alinti..
#21.02.2006 22:43 0 0 0
  • Konu: Gittin
    Gittin...

    Bütün gece ağladım,
    Sen yoksun.
    Gittin.
    Yaşamımdan tüm gidenler gibi...
    Onlar ölmüştü.
    Bu gece sen de öldün..
    Gülümsemem takılı kaldı
    yüreğimde...
    Issız,sessiz kaldı sevdam,
    Sende gittin diğerleri gibi...
    Bundan sonra kimse beni incitemiyecek,
    Kapadım artık aşka hazır yüreğimi...
    Umrumda değil artık,
    Sahte sözler.
    Oysa yaşam nasıl renklenmişti,
    Şimdi simsiyah gece gibi.
    İçimdeki tüm renkler soldu...
    Birtanem,
    Hiç bir zaman bilemiyeceksin,
    Sana olan duygularımı,
    Özlendin.
    Beklendin...
    Hoşçakal...
    Ve
    ElVeDa
#18.02.2006 13:01 0 0 0