Yıldızsız bir geceydi
Bir dağ çiçeği gibi şimdiden hasretteydim
sürgündüm çok uzaklardaydım,
Ve gözlerindi sürgün sebebim..
Çok çabuk çekildin hayatımdan
Kaderle el eleydin,
Bense kederle sarhoş...
Yarım kalmıştı hikayemiz
Göçmen kuşları gibi gelip geçtin bu şehirden
Belkide hayatımdan
Duymadın haykırışımı, acılarımı,
Benimsin sanmıştım uçtun avuçlarımdan
Tutamadım, gitmede diyemedim
Olamadın bir yıldızın kayışı kadar hayatımda
Zaman çok kısaydı bizim için
Yetmedi gözlerimizden yaşı silecek kadar
Nede elveda diyebilecek kadar...
Alinti
''ONSUZ GECELER ISSIZ, SOKAKLAR ÖKSÜZSE... AYRILIK ÖLÜME, VUSLAT SEHERE DENKSE... HAYAT ONUNLA GÜZEL VE ONSUZ MÜPTEZELSE... O HALDE BUGÜN SİZİN GÜNÜNÜZ!..''
Eğer...
Onu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz...
Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla o hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz...
Ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin...
Onunlayken pervaneleşen yelkovanlar,
onsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain...
Sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor,
ondan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz,
mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor,
mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa ve o,
her durduğunuz yerde duruyor,
her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa...
Dünyanın en güzel yeri onun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter,
en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...
Hayat onunla güzel ve onsuz müptezelse...
Elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, onun yüzü pembeyse,
kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...
Her şiirde anlatılan oysa...
Her filmin kahramanı o...
Her roman ondan söz ediyor, her çiçek onu açıyorsa...
Bir anlık ayrılık,
bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa,
iştahınız kapanıyor,
iştahınızaçılıyor, iştahınız şaşırıyorsa,
iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmazbir tat buluyorsa...
Eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire onu tuşluyor,
idara düştüğünüzde kapıyı çalanın o olduğunu adınız gibi biliyorsanız...
Mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona o diye atlıyor,
vitrindeki her giysiyi ona yakıştırıyor,
konuşan birini dinlerken "keşke o anlatsa" diyeiç geçiriyorsanız...
Kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan,
teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...
Özlemi,
sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu... Hem kimseler duymasın, hem cümlealem bilsin istiyorsanız...
Onsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse...
Ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse...
Gamze gamze tebessüm de onun içinse,
alev alev öfke de; bunca tavır,
onca sabır ve nihayetsiz kahır hep onun yüzü suyu hürmetine...
Uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...
Dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa...
Nedensiz küsüyor,
sebepsiz affediyorsanız
ve
bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız...
Kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa
ve aşk,
gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim...
Gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı,
bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...
Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa
Ve
siz kendinize rağmen dönüyorsanız,
sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...
o halde bugün sizin gününüz!..
"Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.
...Aklımdasın...
Yine bir gün baslarken sen yine aklımdasın
saat sonsuzluğu gösteriyor
radyodaki şarkı yalnızlığı anlatıyor
ve içim acıyor adeta ve bir ses...
seni çağırıyor..
vazgeçmiyor sana seslenmekten asla
öyle alışmışki benliğim sana
sanki sanki senmişsin bu bedene can veren,
umut veren, sevgi veren, heyecan veren
senmişsin meğer...
olmuyor işte sensiz hiçbir işe yaramıyor ve
öyle alışmışki benliğim sana hep birşeyler eksik,
hep gülüşlerim yarım...
belki bana hayat veren
belki de günden güne eriten sen,
sen dolaşıyorsun kanımda,
damarlarımda sen varsın
canımda... gözlerimin daldığı heryerde sen varsın ....
sen varsın orada,
kalbimde,
yüregimde ve
Sadece ben olmaya
Eksik yaşamak zordu
Yine de uzattım ellerimi
Görebilsen
Dokunabilsen
Okyanuslar var avuçlarımda
Sonsuzluk kadar güzel bir
Sevda var avuçlarımda
Sadece sana
Sadece senin için
Öyle bir sen var ki yüreğimde
Gitmen imkansız
Bitmen imkansız
Yine de uzattım ellerimi
Yılmadan
Seni özlemekte güzel
Seni beklemekte
Bakacaksın ki yağmurlar yağacak
Günlerce
Gecelerce
Göz yaşlarımla ıslanacaksın
O her damla bir ben
O her damla bir haykırış yağacak
Yine de uzattım ellerimi
Her şeyim olan sana
Gururumu
Çaresizliğimi
Tükenmişliğimi
Kenetlediğim sana
Yorgunum
Kırgınım artık
Çok ağır sadece ben olmak
Yine de uzattım ellerimi
Görebilsen
Dokunabilsen!!!!!!! ;(
Seni gördüğümde kalp atışım değişirdi
Konuşurken sesim titrer dudaklarım kururdu heyecandan
Yanındayken avuclarım terler
seni bütün gözlerden sakınmak isterdim
Her ayrılışımda bir boşluk kaplardı beni,
Kalbim sana ağlardı
Sonradan anladım,
biriktirdiğim gözyaşıydın tutamadım gittin
Her buluşmamız ayrı bir sevinç her anın ayrı mutluluktu
Seni kaybetmek yitirmek en büyük korkum olmuştu
Senden haber alamadığımda telaşlanır
uykusuz gecelerde telefonuma sarılırdım
Her yokluğunda bir boşluk kaplardı beni,
Kalbim sana ağlardı
Sonradan anladım,
biriktirdiğim gözyaşıydın tutamadım gittin
Sesin kulaklarıma şarkı,içimdeki çocuğa ninni olurdu
Gülüşün güneşim olurdu,
gözlerinin derinliğinde boğulurdum
Canım dediğinde bir sıcaklık sarardı,
hiç korkmadan seni seviyorum derdim
Her gidişinde bir boşluk kaplardı beni,
Kalbim sana ağlardı
Sonradan anladım,
biriktirdiğim gözyaşıydın tutamadım gittin