Gösterim Tarihi: 8 Haziran 2007
Yönetmen: Bong Joon-ho
Oyuncular: Song Kang-ho, Byun Hee-bong, Park Hae-il, Bae Doo-na
Senaryo: Bong Joon-ho, Hah Joon-won, Baek Chul-hyun
Müzik: Byeongwoo Lee
Görüntü Yön: Hyung-ku Kim
Tür: Gerilim
Süre: 119 Dk.
Yapım Yılı: 2006
Ülke: Güney Kore
Dağıtımcı: Bir Film
Seulu ikiye ayıran Han nehri korkunç bir faciaya gebedir. Amerikan ordusunun bir kaç sene önce gizlice boşalttığı kimyasal atıklar, nehirde korkunç bir yaratığın üremesine neden olmuştur. İnsanlar nehir kenarında piknik yaparken yaratık ortalığı savaş alanına çevirir. Hükümet yaratığın insanlara korkunç bir virüs bulaştırdığından şüphelenmektedir.
Hee-bong, Seouldaki Han Nehrinin kıyılarında büfe işletiyor ve ailesiyle beraber oturuyordur. Aç yaratık, Hee-bong'un küçük kızı Hyun-seoyu alıp götürür. Hayatlarındaki en değerli varlığı bu şekilde kaybeden Hee-bong ailesi, canavarı alt etmek üzere yola koyulur.
Delikanlı alaca karanlıkta yürürken,yumuşak bir şeye çarptığını farketti.
Eğildi baktı. aman Allah'ım!...
Ayaklarının arasında, yuvasından ustalıkla sökülmüş bir kalp duruyordu.
Tıpkı resimlerdeki gibi diri ve kanlıydı. Onu büyülenmişçesine avuçlarına aldığında, dehşetinden çıldıracak oldu. Kalp tıp tıp atıyordu.
ve sıcacıktı. Delikanlı, sanki ellerine yapışıp bir başka uzvu haline geliveren kalpten kurtulmak istiyor, fakat ne olduğunu bilmediği, kestiremediği duygular tarafından engelleniyordu.
Bir müddet sonra sakinleştiğinde, onun sahibini bulmak için en yakındaki evin kapısını çaldı ve zincir aralığından bakan genç kıza:
- Bu kalp sizin mi? diye sordu. biraz önce buldum onu.
kız, mahcup bir ifadeyle;
- Ben kalbimi, üç ay önce rastladığım bir vefasıza kaptırdım, dedi. yandaki eve sorun, onların olabilir.
kızın gösterdiği ev, göz kamaştırıcı bir villaydı. Kapıyı açan hizmetkarlar, onu üst kata çıkartarak evin beyine götürdüler. Delikanlı, yumuşacık halıların üzerine damlayan kanları ayağıyla örtmeye çalışırken:
- Bu Kalp sizin mi acaba? diye sordu. hala atıyor da...
Beyefendi, ışıl ışıl parıldayan kristal kadehinden höpürtülü bir yudum çekerek:
- Ben kalbimi dünyaya sattım, canikom, diye sırıttı. Komşu evde bir meczup var, o bilir sahibini.
Delikanlı, hızla soğumaya başlayan ve atışları gittikçe yavaşlayan kalbi bitişik kulübedeki ihtiyara koşturarak:
- Bu sizin mi? diye sordu. çabuk olun, neredeyse duracak.
Yaşlı adam, okumakta olduğu Incil'i yavaşça kapatırken:
- Ben kalbimi, her şeyimle Allah'a verdim evlad, diye gülümsedi. elindekinin sahibini, neden gidip anne ve babana sormuyorsun?
- Her ikisi de yaşlanıp bunadı, diye üfüldendi genç. Bir bebek gibi alaka görmek istediklerinden, üç gün önce kavga edip onları terk etmiştim.
ihtiyar adam, büyük bir üzüntüyle:
- Terk ettin ha..! diye mırıldandı. terk ettin demek.
Delikanlı, söylenenlere karşı kayıtsız görünüyordu.Oysa ki yaşlı adam, beklediği cevabı çoktan almıştı. Delikanlıya doğru emin adımlarla ilerledi ve
iki eliyle kavradığı gömleğini bir hamlede yırtarak açıverdi. Delikanlının sol göğsünde, avuçlarında tuttuğu kalp büyüklüğünde kanlı bir boşluk vardı.
"Çünkü sevmek sana göre çoğalmaydı, kasvetle kapanmış yüreklerin bu içten içe kaynayan, coşan, haksızlıklarla dolu süprizlerin ve sevinçlerin de hiç eksik olmadığı bu karmakarışık ve çelişkilerle parçalanmış dünyaya açılmasıydı"
Gece, yalnızlık, sensizlik, soğuk ve yağmur, göğsümü yırtıp çıkmak isteyen sıkıntılar. Uzun gecelerden biri daha başlayan. Hayalin karşımda oturmuş, meraklı gözler ile seyrediyor beni. Kendi kendime numaraları çevrilmemiş telefona konuşmamı izlerken aradığımın sen olduğunu yasak sözlerimden anlıyor. Sesimde çığlıklar boğulurken bağıramam, ağlayamam, saramam ki seni...
"Yudum yudum, yavaş yavaş yaşamak isityorum seni" sözlerin gecemde. Duvardan duvara yankılanan sesler, geçmişe ait gölgeler, kesişen yollar. Aşkın gibi, sevdan gibi beklenmedik anda ortaya çıkan gel-gitler. Hasretin eksilmeyen, içimde yalnızlık acısı, çenemden akan gizlice döktüğüm gözyaşları.
"Bir gün güzel olacak" saatlerce üzerinde konuştuğumuz gibi olacak değil mi? Kusursuz yaşanacak bu aşk Melekler ağlayacak mutluluğumuza değil mi?
Sensizlikte, gecemin karanlığında üstümü örtecek sözlerin sevgili. Işıkları yaksam da birer birer yokluğunun karanlığını kim yakacak? Garip halimi, içi burkularak kim seyredecek sevgili? Gözyaşlarım anlatacak oysa her şeyi...
Yoksun sevgilim yoksun. Sensizlik hayallerimi çaldı çoktan. Geceler, günler boyu sabrettiğim anlar sabırtaşını aşkın gözyaşları ile deldi geçti.
Satırlarım titriyor sevgilim. Hayalin gözlerimin önünde hala bize ağlıyorum. "Aşk kendi kendine konuşmaktır" ya yapayalnızım şimdi. Sen vaktinden çok sonra gelen sevda, ben geceler boyu seni bekleyen mavi melek bu şehirde.
Dön gel bana, gecemi gündüze çevir yıldızsız gökyüzünde. Yalnızlığımı sen olmaya sürükle de sensizlik geceler boyu biz olsun artık. Sevişsin bedenlerimiz gelmez olduğun soğuk yağmurlu gecelerde. Bitsin bu sıkıntılar, sen gel ve ben seni beklerken seni ne kadar sevdiğimi haykırayım suskunluğunda ask ile, hayal ile, özlem ve imkansızlık ile...
Güzelliğinizi gölgeleyen etmenlere farkında olmadan teslim misiniz? İşte, hem güzel hem de bakımlı görünmek için yapmamanız gerekenler
Aşırı cilt bakımı yapmayın
Sağlıklı ve güzel bir görünüm için düzenli olarak cilt bakımı yaptırmak ve nemlendirici kullanmak tabii ki gerekli. Ancak aşırıya kaçmamak gerekiyor. Çünkü cildi aşırı miktarda temizlemek cilt yüzeyini yıpratır ve tahriş eder. Bu tahrişte ciltteki sebum düzeyini artırarak cildinizin daha çok yağlanmasına neden olur. Bu da akne ve sivilcelere davetiye çıkarır.
Telafisi: Eğer bu tip yanlış uygulamalardan dolayı cildinizde problemler oluşmaya başladıysa uyguladığınız cilt bakımlarını gözden geçirin. Bu işe kullandığınız ürünlerin içeriklerini incelemekle başlayın. Cildinizin nelere alerjisi olduğunu öğrenin ve daha çok doğal ürünler kullanmaya özen gösterin. Kremlerin cildinizi yorduğu zamanlarda boyun ve yüz çevrenize rahatlatıcı yüz maskeleri uygulayın.
Fazla alkol almayın
Eğer alkol almayı alışkanlık haline getirdiyseniz, bilmeniz gerekiyor ki, içki içtiğinizde kılcal damarlar genişleyerek ciltte lekelenmelere neden olur. Ayrıca sürekli içki tüketmek cildi nemsizleştirerek, hücre yenilenmesini de yavaşlatır. Alkol vücudunuza uzun vadede kalıcı zararlar verir.
Telafisi: Alkolü az miktarda tüketin. Günlük su miktarını artırmanız, C vitamini takviyesi yapmak ve Omega 3-6 yağı içeren hapları kullanmak alkolün neden olduğu zararları gidermekte yardımcı olur. Alkolü fazla kaçırdığınız bir gecenin sabahında bedeninizi içkinin zararlarından korumak için de bu takviyeleri içeren birkaç günlük küre başlayabilirsiniz. İlk olarak küveti toksin atıcı yağlarla doldurup bedeninizi tazeleyin. Yüzünüze arındırıcı maske uygulayın ve sonra tüm vücudunuza nemlendirici sürün. Güneşten kaçın
Yapılan araştırmalara göre, cilt yaşlanmalarında yüzde 80 çevresel faktörler etkili. Bu faktörlerin en başında ise zararlı güneş ışınları geliyor. Dermatologlar, UV ışınlarının kişinin DNA'sını bile etkilediğine dikkat çekiyor. Bu etki, yaşlanma belirtileri ve kırışıklıklarla birleşince olduğundan daha yaşlı, mat ve yorgun cilt ortaya çıkıyor.
Telafisi: Koruma faktörü içermeyen bir krem sürmeden güneşe çıkmayın. Sadece yaz aylarında değil, kışın bile makyaj yapmadan önce cildinize koruma faktörlü bir nemlendirici sürün. Ayrıca bugüne kadar maruz kaldığınız zararları azaltmak için kırışıkları azaltan ve hücre yenilenmesini arttıran krem ya da tabletler kullanın.
Kaşlarını çok inceltmeyin
Kadınların çoğu şeklini bozmadan sadece çıkan kaşlarını almaya başaramaz, hep daha fazlası alınır. Bu da yüzün şekline gitmeyen incecik kaşlara sahip olunmasına neden olur. Halbuki kaşlar, bir kadının yüz simetrisini destekleyen en önemli unsurlardandır. Kusursuz bir yüzünüz bile olsa yanlış şekil verilmiş ya da çok inceltilmiş kaşlar ifadenizi olumsuz yönde etkiler.
Telafisi: Öncelikle cımbızdan uzak durun. En az bir ay kaşlarınızın düzgün bir şekilde uzaması için bekleyin. Bu süreyi kısaltmak için kaşlarınıza badem ya da zeytinyağı da sürebilirsiniz. İnce kaştan kalın kaşa geçerken, kaşlarınızın kötü görünmesini engellemek için kaş kalemiyle boşlukları doldurabilirsiniz. Bu kadar zahmetle uzattığınız kaşları bozmamak için kaşlarınızı profesyonel ellere teslim edin.