Sevda denizinde dalga ol
Hasret kumsallarını ıslat
Gel artık, vur çile kayasına
Çıkan seslerle, aşkımızı anlat
Sonra esen rüzgâr gibi
Sen de es ve yüreğime dol
Öyle kaybet kendini ki
Ansızın çıkan, fırtına ol
Hüzün yüklü bulutlar var gök yüzünde
Renkleri gri, sesleri titrek
Bekle, birazdan ağlayacaksın
Küçük bir damla yaş, yanağından süzülecek
Turnalar mı geçiyor, yoksa aylar mı?
Acaba güneş, bizim için de doğacak mı?
Islatsın yüreğini, yağan yağmurlar
Unutma sevdiğim, yağmur taşlara da yağar
S .S. L
Git ve bir daha geri dönme
Uzaklaş benden
Ne yüzünü görmek istiyorum
Ne de sesini duymak
Sevmiyorum ulan sevmiyorum
Var mı ötesi, duyuyor musun?
Hasretin seni bende bitirdi
Çektiğim çileler beni kendime getirdi
Özlediğim bir gözlerin vardı
Gözlerim, gözlerini yitirdi.
Git diyorum sana
Bakma öyle ıslak, ıslak
Hadi, unuttur kendini
Serserice küfürler et
En gerçek yalanlarını söyle
Başka ellerin sıcaklığını ellerinde hisset
Konuşturma beni şimdi, kırdırma kalbini
Doğru ya, senin kalbin yoktu değil mi?
Git artık, vaktidir ayrılığın
Ne ismimi hatırla, ne de cismimi
Sana tavsiyem, önce gözlerimi unut
Sonra, bakışlarıma sıra gelsin
İnan bana, kalmadı hiçbir umut.
Git işte, sorma nedenini
Mazide bıraktım sana ait geçmişimi
Ne cefalar çektiğimi bilmeni istemem
Şimdi ne varsa senden kalan
Delikanlı gibi, mert ve sessizce
Al ve git yanımdan&
Ansızın yağmurla gelen serseri ayrılıklar
gecelerin karanlığında beni bıraktılar
Hangi tarafa baktıysam gözlerindeki zindan
Sanki acılar müebbet, anılar da gardiyan
Ben ağlıyorsam sebebsiz değil bu gözyaşlarım
Sen gittiğin gün başladı ıstırap yağmurlarım
Söyle gamlı hayat yok mu benden uzak bir mekan
Sevdanın mezarlığı demir attığı bu liman
Bana değil yüreğime vurun kelepçeleri
Prangaları getirin bağlayın zincirleri
Beyhude geçen ömür nedir bilinmez lisanın
Geç oldu artık vakit geldi ayrılık zamanın