Kirik aynalardaki suretime bir bakin Hangisinde, suretim suretinize yakin?
Yok birbirinden farki, seyretmeyi birakin!
Yâr gibi yâr bulmadan gelip geçmis yillarim
Ne yâre muhtaç oldum, ne muhtaç oldu yârim, Ne yâr bahtiyar oldu, ne de ben bahtiyarim...
hadi hayat gel seninle anlaşalım görmezden gelelim birbirimizi
benim acılarımı takas edelim senin vurdumduymazlığınla.
günahımızı sevabımızı koyalım tartıya çıkalım kalbin er meydanına.
sevmeye bire on veriyormuş senin bahsin bende seven alır tüm hasılatı rövanşı olmaz aşkın ve ölmenin
kitabımda, senin gibi dayatmam kimseleri vedasız ayrılmalara. alıp başımı giderim elbet birgün kına yak sende kendi arsızlığına.
Hüzünler filizlenirken;Sen,bağrımın yanan külleriyle yıka gözlerini
Yüreğin emanet bir sevda taşımasın
Yetim gözlerinden yaşlar boşa akmasın Hani biliriz de söylemek zor gelir ya Sanki şehrin sokaklarını içimizde taşırız
Zifiri bir karanlık örter üzerimizi
Artık ölüm bile kıskanır sessizliğimizi Sen sevinirken yokluğuma nedensiz Bense aşkı iki kişilik yaşıyorum.Yokluğunda aşka dair ne varsa
Yine seninle paylaşıyorum
Yaşattığın acılardan bir yol çizdim yüreğime...
Artık dönsende olur dönmesende....
Bir gün bu yürek... bu bedene ağır geldiğinde,
seni de unuturum sevgini de...
Alacaklarım kaldı sende, biraz sevgi,biraz gurur...
Gün gelir o da kurur...
Sana ihanetin adını sorduğumda, adı yok demiştin.
Şimdi ben son sözümü söylüyorum ...
UNUTMA! İhanetin adı yoksa
AFFIDA yoktur.-
Geçmişe Bir ÇizGi Çektim...!
ßeklemek ßir Yarayı Kanatmak Gibidir..
Her Geçen Saat, Her Geçen Gün O Yarayı Kanatır..
An Gelir Sevdiğinin Söylediği ßir Söz Yaranın Yerini Mutluluğa ßırakır..
An Gelir Söylediği ßir Kelime Kuruyan Yaranı Kanatır..
Ama ßir Gün Gelir Herşey Sonlanır..
Geriye Sadece Vazgeçemediğin Aşk Ve Kabullenemediğin Yalnızlık Kalır.
Gitmeni de istemedim kalmanı da.Gitmen de tüketti yüreğimi kalman da.
Hiç ortası olmadı bu aşkın.Varlığında yokluğuna;yokluğunda varlığına ağlattın.
Sevdin mi?
Sevmedin mi?
Birleştik mi?
Ayrıldık mı?
Ben hiç bilemedim.Hep iki ayrı noktadaydık biz.Baharda varsan güzde yoktun.
Dilde varsan sözde yoktun.Ne başı oldu bu aşkın ne sonu. Ne gitmeyi bildin nede kalmayı !!!
dünyayı karşıma almak demektir sana gel demek,
diclenin yolunu kesmek,erciyese çığ olup düşmektir sana gel demek
sen gel, kıyametim olsanda gel,
nefesim sussun isterse, kalbim dursun, baharlar küssün bahçelerime, varsın yazlar ayaza
dursun sen gel.
yağmuru sele çevirmek, yangınları eline almaktır sana gel demek.
gel demek kolay mı sandın ah nazlı yar, umuda sıkılan kurşunlara göğüs germektir sana gel demek...
Madem gidiyorsun kal demem sana,
Bu tipi firtina dinsin öyle git.
Vakit henüz erken, Çok var sabaha,
Sokak lambalari sönsün öyle git.
Bu bir garip hicran, bu bir hickirik,
Bütün yollar kahir, tüm camlar kirik.
Kapilar kilitli duvarlar yarik,
Azrail ruhumu sarsin öyle git.
Allah bize sadece secde ederken değil, bazen sahip çıktığımız bir yetimin gözünden, bazen de kırdığımız bir kalbin içinden bakar. Biz bazen unutsak da, farkına varamasak da o bizim hep farkımızdadır.
Ne iyiliğimizi büyütmek bir işe yarar ne de kötülüğümüzü örtmek. O her şeyi görür. Her hayırda bir şer, her şerde bir hayır denilen şey de budur.”
'' iki sokak ötede, hemen sol köşeyi dönünce, karşına çıkan ilk binanın giriş katı kadar yakın,
haaa ben biliyorum orayı diyecek kadar tanıdık bana bu acı;
hep seni bulurum umuduyla gidiyorum ve hep aynı şeyi söylüyor ev
sahibi.. ' evladım geçen ay taşındı o kiracı '... ''
Yanyana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar.
Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar.
Ve sırf dardı diye kafalar düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik , sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep
uzaktan sevdik ...
HER YALAN UNUTULUYOR ZAMANLA,HER YARA KABUK BAĞLIYOR,
GİDENLER ARKASINDA KIRIK KALPLER BIRAKIYOR BELKİ,AMA ZAMANLA O
YANGINLARDA SÖNÜYOR.GÜN GELİYOR SADECE,,SEN,KALIYORSUN,VE NE GİDEN
GERİYE GELİYOR,NEDE DÖKTÜĞÜN GÖZYAŞLARIN ONLARA DEĞİYOR.O YÜZDEN BU
HAYATTA İLLA KIYMET BİLMEK GEREKİYORSA,SADECE KENDİ KIYMETİNİ BİL,
BOŞVER HER RUYA GÜNEŞLE SONA ERİYOR... !!!!
Onulmaz hasretimin,kızıllaşan nâr’ında
Ham idi, pişti gönlüm,gözlerinin hâr’ında
Hasretim katre katre, akar ahu zâr’ında
Deli gönül uslanmaz, adını anıyorken
Unutmak mümkünmü ki bu yürek yanıyorken.
Semâ’ya kalkan elde,hakk’a olan niyazım
Zemheride kor oldum,ağustosta ayazım
Gündüzlerim kış oldu, geceler benim yazım
Deli gönül uslanmaz, adını anıyorken
Unutmak mümkünmü ki bu yürek yanıyorken
Yıldızlara baktırdım fallara çıkmıyorsun
Seni görmem imkansız rüyalarım olmasa
Pencereden bakmıyor yollara çıkmıyorsun
Seni görmem imkansız rüyalarım olmasa
Zor mu geldi kalbinde bana sevgi saklamak
Yakıp gittiğin yeri dönüp bir kez yoklamak
Değil sabaha kadar seni öpüp koklamak
Seni sarmam imkansız rüyalarım olmasa...