teoking

teoking

Üye
06.03.2005
Acemi Er
41
Hakkında

#12.12.2005 01:24 0 0 0
#11.10.2005 22:50 0 0 0
  • Konu: İSTANBUL
    Allah allah nidaları ile aldık seni

    Yüreğimize sultan yaptık

    Gözümüz gibi baktık sana

    Her tatilde yanında olduk

    Bir an bile ayrılmadık

    Sen vardın hep

    İçtiğimiz çayın sohbetinde

    Kurduğumuz hayallerin içeriğinde

    Tutuğumuz balığın kokusunda

    Ne oldu sana İstanbulum

    Neden karardın sarardın

    Neden bakmazsın yüzümüze

    Neden gülmezsin

    Neden düşündürmezsin

    Nereye gitti balıklar

    Nereye gitti o haşmetli havan

    Getirin bana İstanbulumu

    Verin onu bana

    Surlarda inler şehitlerin sesleri senin için

    Götürdü seni buralardan

    İçi dışı körelmiş gemiler

    İçi dışı körelmiş insanlar

    Verin benim canımı

    Verin benim İstanbulumu

    Bir İstanbul daha olamaz
#20.05.2005 23:31 0 0 0
  • Aynalardan korktuğum günlerimdeyim. Bana ait olan herşeyi birer birer öğüten günler. Aynalara bakamadığım mevsimdeyim.
    Korktuğum herşeyle teker teker yüzleştiğim. Kaçışılan yerlerde, kaçılan adamım. Yok olduğumu varsayarak rahatlıyor, keşke olmasaydımı
    dua ediyorum. İçim bile o kadar boşki, o boşluk kendi kendini doldurabilmekte.
    Hissetmeler rüyalarda kalmış gibi. Alkol sabahlarında ise sadece mide sızıları. Sabahlarım olduğuna bile sevinemiyorum. Koltukların batan
    kısımlarını sırtımdan uzaklaştırmak bazen yetiyor, bazense içinde olduğum dört duvarda kaybolmuşum gibi geliyor. Aranıyorum. Sadece konuşmak amacım.
    Çok şey anlatabilirmiyim onu bile bilmiyorum. Çatlamış seslerimi duymak istiyorum, kendi kendime konuşmakta saçma geliyor.
    Çatallaşan kelimeleri ansızın dışarı atmak için bile saatler gerekiyor. Soranlar oluyor, nedir bu halin ? Bilen biliyor, veya bilmemezlikten geliyor.
    Paylaştığım için teşekkür ediyor. Seviyorum diyorum. Yükselen değer değil belki şimdilerde sevmek, bilmiyorum, ben sadece seviyorum.
    Olur mu olmaz mı düşünmüyorum. İhtiyacım olanların içinde en değerli olanını seçiyorum. Ama o sadece teşekkür ediyor.
    Elbet suçlamıyorum kendimden başkasını. Elbet kimse bana kendim kadar yakın olamıyor.
    Düşünmeyi bırakmaya bile calıştım bazı zamanlarda. Sigarayı bırakmaya çalışsam daha kolay olurdu eminim. Hayallerine dalamıyorum, sadece
    hayallerimde olmandan korkuyorum. Ne yapabileceğimi bilmemekten nefret ediyorum. Zamana bırakmaktan.
    Gecenin damla damla düşen saçları sigaradan her nefes alışımda içime dağılıyor. Öyle zamanlarda seni içime çekişimi düşünüyorum.
    Neden ağlıyorum, neden herşeyi negatif yorumluyorum, bilmiyorum. Sadece sensizliği düşünmekle bile en arabesk şarkının en iç çekilen
    dizesine dağılıyorum. İçimi dağlıyorum, kıyametlerimin fitilini yakıyorum. Sadece istiyorum. Nedensiz, kaybetme bilincinden uzak, olabilir mi diye düşünmeden
    olmasını isteyerek. Hasretlerimi elinin tersiyle itmeni bekliyorum, her intiharımı itemem diye korkuyorum.
    Yeni gözyaşları edindim. Yeni bir ben bulamadım. Belki ben olmasaydım, şandım daha bir yüksek olurdu. Belki diyorum, çünkü benden başkasını
    edinmeye gücüm yetmiyor. Biliyorum ki bedenim dayanır sonsuzluğun acısına, ruhum ne yapar kestiremiyorum. Üstü açılmış rüzgarlarda, birbirleriyle kesişen
    notaların dayanışmaları içinde sana elimi uzatıyorum. Ne yaparsın bilemeden, ne yapacağımı satır aralarına ekmiş olarak...
#19.05.2005 11:51 0 0 0
  • Konu: Hayat
    yaLnızLık,
    umutsuzLuk ve fare..
    terkediLmişLiğin dayanıLmaz hafifLiği..
    özLüyorum tüm özLemLerimi,
    ve farem gibi çekiLiyorum kuytuLarıma.
    düştüğüm dipsiz kuyuLardan kendime sarıLarak çıkıyorum,
    ne hapLarım,
    ne aLkoL
    ne de
    itinayLa sarıLmış sigaraLar bastıramıyor içimdeki sessiz ve sahipsiz çığLıkLarı. güneşLi bir günün bu kadar meLankoLik biteceğini biLemezdim.
    pırıL pırıL bir hava ve dışardan geLen arkadaş çığLıkLarı,
    fakat yazıLarınızı okudukça çıkıyor içimdki örseLenmiş paramparça ceset,
    ve güLümsemem soLarken dudağımın kenarında
    tuvaLete atıLmış prezervatif gibi üzerime sifonunu çekiyor hayat...
#19.05.2005 11:49 0 0 0
  • Konu: sensizlik
    ben seninleyken sensizliği yaşamıştım.biliyordum bunu senin de yaşadığını.ama dokunan neydi bilir misin;sen bunu umursamazdın bile.evet yanımdaydın,daha doğrusu telefonun diğer ucundaydın;ama hep sıkılarak.ben kendi içimde bir sen yaratmıştım,seni delicesine severek;sen bi parçamdın benim.nasıl içimden atardım seni?hep korktum biteceğinden,sensiz kalmaktan.sensizlikte yok olalacağımı düşünürken nasıl sensizliği düşünebilirdim,bunun düşüncesi bile ölüm gibi gelirdi.sen ve ben sonsuz olmalıydık,birbirimizden ayrılmadan.öyle ki ölümü bile birlikte tatmalıydık. oysa ne kadar az vakit geçirmiştik değil mi?evet bir sene olmuştu birbirimizi seveli,ama yine de görüştüğmüz süreler parmakla sayılacak kadar azdı.hep emindim sevgimizden,diyorum ya sonsuz gibi gelirdi.yanımdayken daha bir güzel olurdu sevgimiz. yanıma gelmelerin...geleceğin gün sabahı edemezdim,sabah olduğunda,seni almaya gelirken,heyecandan düşüp bayılmaktan korkardım.ben terminale gelmeden orda olurdun.seni gördüğüm an olduğum yerde kilitlenip kalırdım,sanki sana ulaşamayacakmışım gibi gelirdi.yanıma gelir sıkıca sarılırdın,ve ben hıçkırıklara boğulurdum.sonra öperek sakinleştirirdin beni.yanımdayken zamanın durmasını isterdim,bilirdim ki ancak o zaman doyabileceğim sana ve sevgimize.ama hiç aklımdan çıkmazdı tekrar gideceğin,işte bu yüzden gözyaşlarım hiç durmazdı.zaman akardı ve gitme vakti gelirdi.otobüsün önünde ıslak ve yalvaran gözlerle sana bakardım."GİTME"diye bağırmak isterdim."GİTME,KAL BENİMLE".elini sıkıca tutardım,gitmeni engelleyecekmişim gibi...ama elin ellerimin içinden kayar ve benden ayrılırdı.otobüs beni arkasında bırakınca düşmemek için kendimi zor tutardım.bunun hep böyle olacağını bilmek daha da acıtırdı canımı. peki sen ne yaptın?...bana "GİT"dedin.beni ve bendeki seni tek bir kelimenle yıktın.ben o an anladım ki çok büyütmüşüm seni.şimdi sonsuz gibi görülen senisizliği yaşamaktayım.sensizlik...olmuyor,yapamıyorum;sensizliğe katlanmak çok zor."YALVARIRIM DÖN"diyorsun,ama bu kadar kolay mı.hem de içimdeki seni ,hiç düşünmeden.yıktıktan sonra...
#19.05.2005 11:45 0 0 0
  • Konu: Tutukluğum
    epeydir duyduğum bir istekti bu aslında...acılarımı kağıt ve kalemle paylaşarak hafifletmeyi arzuluyordum epeydir....nedendir bilinmez, geçmişteki kadar rahat,aniden ve olduğu gibi çıkmaz olmuştu sözcükler kalemimden....dökemez olmuştum temiz sayfalara içimdekileri....sanki biçok şeyin olduğu gibi bununda bir zamanı vardı...ve o zaman gelmeden yapamicaktım....öyle hissetmiştim biaralar..ama daha sora değişti bişeyler,farkına vardığım, bi zamanki yanılsamalarımın varlığını işaret edercesine bir sezgi duydum derinlerimde.....
    bunca zorluğu başıma açan, kendi antierdemlerimden olan tembelliğimin,koyvermişliğimin,daha sayabileceğim onlarca lanetolası eksi özelliğimden, hep bişeylerden kaçıp,kendimi kandırmalarımdan ve çok geçmeden sudan çıkmış balığa dönmüşlüğümle iğrenç bir yaşayan geberik profili çizdiğimi farkettim.yazmayarakda bişilerden kaçıyordum gene...
    ilginçtir nasıl olduysa "köşeye sıkışmışlığımın" bilincine varmış olmamdan belki kalemi kaptığım gibi kendimi,bu parlak sayfalara içimdeki kaosu yarıp duruluğa ulaşmak istercesine tekek teker dizerken buldum düşüncelerimi...
    tutukluğundan kurtulmuş, ellerini kaybettikten sonra ayak parmaklarıyla şahane tablolar yapmayı başaran bir ressamın sevincini yaşıyorum adeta;kelimeler pürüzsüzce sıyrılarak akarken satırlara; kalemim zevk duyuyor sanki vücuda getirirken cümlelerimi birer birer özenle.....yazımsa tamamen özensiz.özen...bence önemsiz....
    paylaşmak istediğim ama yapamadığım sırlarım var .uzun uzun sayfalarca yazmaktan bıkmayacağım;belkide yazdıkça sırtımdan aşağı inen bi yükün hafifliğini yaşarmışçasına;yazdıkça ruhumu, bu ağırlığın ardından gelen hafiflikle şenlendircek bi ilhama ulaştıracağıma inandığım sırlar....SIRlar...biden fazla....onlarca hatta...
    bi sevgilim vardı bi zamanlar.bi süreliğineydi sadece hayatımdaki varlığı.işte bu süre hayatımın en özel anlarını yaşadığım ;aşkın yarattığı o mayhoş ruh haliyle benzersiz zamanlardı onlar....
    şimdiyse yok...varlığında kalem tutan elim;yokluğunda kaleme yabancılaşmış,kalemim yerini acıların nüfuzuna terketmişti...yenilmişliğime ağlıyor olacaktı oysa sözcükler kalem tutabilseyi elim...
    tutar olmuştu artık beni onsuz hayat.ayaklarımın altındaydı zaman;umarsızca akıp giderken zerre his uyandırmıyordu bende.değişmiyordu çünkü hişbişi;değiştiremiyordu zaman...
    o geride bıraktığım yorgun akşamlarda kalmamıştı oysa acılarım.akşamlar hala yorgun ;acılarımsa hala dumanı üstündeydi.yeşeren umutlarım oldu zaman zaman.yalnız çaresiz gecelerimde üstüne dökülen sigara külleriyle öldüler onlarda;öldürmüştüm istemeden..
    şimdiyse sadece yorgun yaşlı gözlerim var;bakıpta göremeyen.akşamlardansa habersizim.geceleri yaşıyorum nicedir.yorgun akşamlardan, ıssız sessiz gecelere terfi etti acılarım,yorgun gözlerim ve işe yaramaz bedenim...
    sıcaklığına hasretim hiç bitmedi, geçmedi gözlerimden yokluğunun buğusu. yüreğimden aşkının koru..
    bir kayboluş değildi bu; yokoluş olamazdı. sürekli yenileriyle yapılanan kaşar tutmuş acılarım vardı,tazelenip duran ama asla kuruyup bitmeyendi hepsi. artık onlarla ve onlar için yaşıyordum, onlarsız nefes alamıyor,yaşadığımın farkına varamıyordum sanki...
    geçmişimi bezeyen ,bugünümdeyse varlığımla güşlenen acılarmıydı beni yaşatan! yoksa o acıları yaşama güdüsümüydü beni ayakta tutan...
    kader olgusuna açılan bir kapıydı aslında bu geçen zamanla keşfettiğim.öyle hırçındımki kadere karşı.kaderime.ruhumu ezip çürüten,benliğimi paramparça eden yoksunluklar, çaresizlikler.hepsi onun eseri diilmiydi,nasıl kızmazdım ona...
    bazı geceler umutsuzluğum; yalnızlığım ve çaresizliğimle bir olup beni kadere karşı kışkırtırlardı.aslında bunu hep yaptılar.istedikleride oldu.kaderim ve ben, bambaşka "ben"ler isterken, işte bu ben çıkıvermişti ortaya...
    son kez diye çıkmıştım yola .bu kez son.son kez yakıyordum son sigaramı.her nefesimde SONa biraz daha yaklaşmanın hevesini taşıyordum içimde.son"umdu bu.ne zamandı ki bu son.gelmeliydi artık.hep bekletirmiydi son tren,son insan yada herneyse herkimse o son.sende sonlardan biriydin benim için.son seviş,son tutku,son arzu, son aşk...son sen ve beraberinde son ben.sonum..işte gelmişti.onu kucaklamaya hazırdım........lanetolsun diilim.evet hayır bu son diil....olamaz...yokoluşum varoluşuma açılan bir kapı olamazdı....vazgeçiyordum birkez daha SONumu yaşamaktan.
    varlığıma katlanılırlık ne kadar zorduysa; buna bi son vermekte en az onun kadar zor.kadere boyun eğiyorum..
#19.05.2005 11:42 0 0 0
#22.04.2005 08:14 0 0 0