temelle dursun birgün yolda gidiyolarmış önlerine çıkan şişenin işinden cin çıkmış ve bunlara dileyin benden ne dilerseniz demiş ama işim var biraz ben size üç yumurta vericem ne zaman dilek dilemek isterseniz bu yumurtalardan birini kırın ve dileginizi söleyin demiş temel ve dursun bu yumurtaları alıp bi süre ortalıktan kaybolmuşlar sonra bir araya tekrar geldiklerin de dursun zengin yakışıklı biri olmuş temel ise hala aynı temel sorar nasıl böle oldun sen dursun cvp verir yumurtanın birini kırdım dünyanın enzengini 2ciyi kırdım enyakışıklısı3.kırdım en çekici olmayı istedim demiş ve temele sen ne yaptın yumurtaları diyince temel eve geldim biri yere düüştü hassi.. dedim ev si. lerle doldu 2.yi kırdım al götür bu si. leri dedim 3.yü kırdım ula getür benimkünu dedim
İSTANBUL- Antik çağdaki gökbilimciler, burç hesabı yaparken dünya yörüngesindeki kaymaları hesaba almadılar. Alman bilim adamlarının hesabına göre 6.7 milyar insanın burcu değişti.
Gökbilimciler, yüzyıllardır kullanılan burç sisteminin hatalı olabileceğini ve her gün gazetede okuduğunuz burcunuzun aslında size ait olmayabileceğini ortaya koydu. Bugün kullanılan burçlar kuşağı, yaklaşık 2200 yıl önce dünyadan bakıldığında dünyadan görünen güneşin 12 takımyıldızına göre yer aldığı konuma göre hesaplanıyordu.
SİSTEM BAŞTAN HATALI
Doğum gününde güneş hangi yıldız kümesiyle (boğa, aslan ve terazi gibi) aynı çizgide yer alıyorsa burç da buna göre belirleniyordu. Ancak antik astrologlara göre güneş dünyanın çevresinde dönüyordu. Yani teorileri daha baştan hatalıydı. Dünyanın yörüngesinde her yıl meydana gelen değişiklikleri de hesaba katmaları o günkü bilgileriyle mümkün değildi. Alman bilim adamlarına göre işte bu bilgi eksikliği, burç sisteminin baştan hatalı olduğu anlamına geliyor.
Dusseldorf Üniversitesi'ne göre Güneş'in burçlar için "sıfır" noktası sayılan 21 Mart'taki ilkbahar noktası, yörüngedeki değişiklik nedeniyle her yıl hafif hafif batıya doğru kayıyor. Bu da yeni bir burç haritasının varlığını ortaya çıkarıyor. Yörüngedeki bu hareketle yüzyıllar içerisinde dünyanın dönüşünde 36 derecelik bir sapma gerçekleşti. Burçlar da 2200 yıl öncesine göre 10'da bir oranında yani yaklaşık bir burç kaydı. Bu hemen hemen herkesin burcunun kaydığı anlamına geliyor. Yani 220 yıl önce 27 Kasım'da doğan biriyle 1960 yılında 27 Kasım'ında doğan birinin burcu aynı değil. 29 Kasım ve 17 Aralık arasında doğanlar da sıralamaya sonradan giren 13'üncü takımyıldız Ophiuchus (Yılan) burcuna giriyor.
herkes dört gözle tatili beklerdi
bense okulların açılmasını
çünkü seni görmek vardı koridorlarda
ve bana güleceğin günü beklemek.
ben okul bahçesindeki ağaca, başharflerimizi
sen gönlüme sevdanın adını yazmıştın
ben sırama isimlerimizi
sen kalbime ilk aşkı yazmıştın.
senden sonra sana yazdığım şiirlerden
haberin bile yok
ve yağmur yüzüme vuruyor
ve soğuk.
okuldan sonra
her dolma kalem, her lacivert kravat
her beyaz gömlek ve yakalık
ve her 12 aralık
sen gelirsin aklıma
çocukluk işte, belki de ilk Aşk
belki de ilk delilik.
seversin demiştin ya hani bundan sonra da
inan ki o kadar kimseyi sevemedim
ve o iki kelimeyi senden sonra kimseye
ama kimseye söyleyemedim.
belki hiç olmadın benim için
belki de azdın
ama olsun
ben hep sana şiirler yazdım.
ceketimi ve kravatımı saklıyorum hala
birinin üzerinde tebeşir
birinin üzerinde ayran lekesi
ve Seni Seviyorum Hala
elmayı da, havayı da, suyu da
ve bilmeni istemiyorum hala
sana şiirler yazdığımı
ve bilmeni istemiyorum bütün bunları
çünkü herşey böyleyken güzel
en dokunulmamış, en yaşanmamış
ve en tadılmamış haliyle.
bir sahilde elele dolaşılmamış
ve bir kafede çay içilmemiş haliyle
herşey
böyleyken güzel belki de
ama sen gönlüme sevdanın adını yazmıştın
ben aşkına tutulmuş bir deli candım
sen gönlüme sevdanın adını yazdın
ben aşkına tutulmuş seni ararım.
Seni Seviyorum... Yazar : Uğur Arslan
1__Artık romantik değilsin!
Kadınlar erkeklerden ilişkileri boyunca duygusal ve romantik olmalarını beklerler ve ilişkilerinin üzerinden yıllar geçtikçe eşlerinin eskiden olduğu kadar romantik olmadığından yakınırlar.
Erkekler bu durumda kendilerini, ilişkilerinin daha anlamlı bir boyut kazandığı, bu anlamda size güzel bir hayat yaşatabilmek için daha çok sorumlulukları olduğunu anlatarak savunmaya çalışırlar. Hayat pahalılığıyla baş edebilmek için daha çok çalışmaları gerektiğinden de size ve aşk hayatınıza yeteri kadar zaman ayıramadıklarını düşünürler.
Böyle düşündükleri için de sizden anlayışlı olmanızı beklerler. Sizi daha az sevdiklerini veya artık romantik olmadıklarını düşünerek kendilerine eziyet ettiğinizi düşünürler.
2__Beni dinlemiyorsun!
Bu laf erkeklerin duymaktan nefret ettiği sözlerinde başındadır. Genellikle bir yılını sağ salim tamamlayan ilişkilerde kadınlar bu şikayete başlamış olurlar. Gözlerinin televizyonda veya bilgisayar ekranında oluşu sizi dinlemediği anlamına gelmez, sadece size bakmadan dinliyordur Bazı erkekler bir şeyle ilgilendikleri sırada veya akıllarında başka bir konu varken rahatsız edilmekten hoşlanmazlar. Konuşmak için nasılsa başka zamanlarınız da var diye düşünürler.
Empati kurabilmesini sağlamak için siz de dizi izlerken eşinize cevap vermeyebilir veya onu dinlemiyor gibi yapabilirsiniz (Hmmm bu kışkırtıcı bir tavsiye oldu galiba, ilişkinizde yaşanabilecek hasardan sorumlu değiliz, ona göre )
3__Evi Hiç Temizlemiyorsun!
Erkekler bu laftan da nefret ederler çünkü bu konuda doğuştan beceriksizlerdir. Zaten erkekler kadınlar kadar temiz ve düzenli de değillerdir. Onları boş yere temizlik işine bulaştırmaya çalışmayın. Sizin istediğiniz gibi temizlik yapmalarını sağlamanız imkânsızdır. Hal böyleyken temizliğe yardım etmediklerinden şikayetçi olmak niye..?
Eğer size yardımcı olabilecekleri ufak tefek işler bulursanız hafta sonları size yardımcı olmalarını sağlayabilirsiniz, ama iş günlerinde bunu da unutun! Siz değiştiremeyeceğiniz bu durumu kabullenerek mutlu olun o da sizin şikayetçi halinizden sıkılmamış olsun