Ben sensiz olanlara seni aratiyorum,
Ben sensiz kalanlara seni yaratiyorum,
Seni saklayacagim, seni yazip-andikca
Kendimi cogaltiyor, seni kusatiyorum.
Unutturmayacagim, seni yasatacagim,
Kendimi cogalttikca seni kusatacagim,
Her zamanda, her yerde sen bende yasadikca
Sen evreninde sana seni aratacagim.
Ne güzel gecti bütün yaz,
Geceler kücük bahcede...
Sen zambaklar kadar beyaz
Ve ürkek bir düsüncede,
Sanki mehtapli gecede,
Hülyan, esigi asilmaz
Bir saray olmustu bize;
Hapsolmus gibiydim bense,
Bir cözülmez bilmecede.
Ne güzel gecti bütün yaz,
Geceler kücük bahcede.
Temel ziyaretine gelen arkadasini ugurladiktan sonra farkeder. Arkadasi cep telefonunu masanin üzerinde unutmustur. Hemen kendi cep telefonunu alir ve arkadasina mesaj gecer:
- Ula İdris, cep telefonunu benim evde unutmussun; gel de al!..
Bosna savasi üzerine duygu yüklü ve aydinlatici bir kitap...cok sürükleyici...kitap kapagini aktriyorum:
"Postane binasinin yani sira, Milli Tiyatro, Hukuk Fakultesi ve civarindaki binalar da yaniyor, yeni patlamalarla bu ates dansina eslik ediyorlardi. Rüzgarda ucusan kizil saclar gibi savrulan alevleriyle har har yaniyorlardi. Yandikca kirmizi bir fona cizilmis, simsiyah iskeletlere dönüsüyorlardi.
Nimeta, tas kesilmis, gecmisini seyrediyordu. alazlarin ötesinde. Cocuklugu, gencligi, anilari, sevincleri, kederleri incelip uzayarak, bükülerek alevlerin arasinda göge yükseliyor, Saraybosna külleriyle birlikte saga sola savruluyordu.
Bosnali bir gazeteci olan Nimeta, dünya tarihinin en acimasiz soykirimlarindan birinin yasandigi Bosna savasinin ortasinda kendisi ve ailesi icin yasam mücadelesi veririken, icinde kiyasiya süren bambaska bir savasla da basetmek zorundaydi..."