Anısı biz olalım bu sokakların
öpüşmediğimiz tek saçak altı
hiç bir otobüs durağı kalmasın
Biz yürüyelim kent güzelleşsin
gürültüsüz sözcükler bulalım
yeni sevinçlere benzeyen
Biz gelince bir yağmur başlar
yüzün çizilir buğulanan camlara
bir uzun karartma biter
akasyalar köpürür birdenbire
ve her avluda adınla anılan
çiçekler sulanır akşamüstleri
Bir arkadaş evine uğrarız yolüstü
bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi
başını sessizce omzuma koyarsın
gülüreyhan olur soluğun
Biz kalırız kuşlar dönüp gelir
her balkonda bir menekşe sesi
Belki yeniden güzelleştiririz
adları değiştirilen parkları
perdeleri hiç açılmayan evlerde
ışıklar yanar çocuk sesleri duyulur
tanıdık sevinçlerle dolar yeniden
kendi sesini kemiren alanlar
Anısı biz olalım bu sokakların
ve hiç durmadan yağmur yağsın
Biz gürültüsüz sözcükler bulalım
sarmaşıklar fısıldaşsın yine
Gidersek birlikte gideriz
yeni sevinçler buluruz hüzne benzeyen...
Zincirlisindir hayata,
Hep bir şeyler dayatır.
Azla yetinmez gözün,
Zaten, her şeyin azıyla da yetinilmez.
Çalışırsın, kazanırsın, bir süre rahatlarsın....
Sonra, içine çöreklenir o tatsız duygu yine;
Hala bir şeyler eksiktir!
Hep bir şeyler eksiktir!,
Sen yoksundur yaşamında...
Ah bir bilsen ne kadar özledim dizlerimde yatmanı, saçlarını okşamayı,
onları doya doya koklamayı...
Ellerinde kaybolmayı.
Şimdi heryer boş herşey anlamasız.
Yokluğunla yenme ne olur beni.