En son ne zaman heyecana kapılıp göz bebekleriniz kızardı; en son ne zaman sevdiğiniz, aileniz, arkadaş veya dostlarınızdan birinin yüzüne karşı, onların gözlerinin içine bakarak, gülerek veya ciddi bir şekilde, bilerek veya bilmeyerek gerçeğe aykırı sözler sarf ettiniz. En son ne zaman karşınızdaki kişiyi olmayan bir şeyi ona varmış gibi gösterdiniz veya onu o şeyin var olduğuna inandırmaya çalıştınız. En son ne zaman yalanınız ortaya çıktığında inatla kendinizin haklı olduğunu ortaya çıkarmak için canla başla tartıştınız. En son ne zaman sevimli Pinokyo gibi yalan söylemekten burnunuz uzadı ve en son ne zaman yalancı çoban gibi insanları kandırma teşebbüsünde bulunup yalnızlığa itildiniz, sonrasında acı bir hüsrana uğrayıp zavallı bir durumuna düştünüz. En son ne zaman?

Söylenildiğinde bile insanda ürperti uyandıran bu 'büyülü' kelime için neler söylesek az. İnsanın dili tutulup, onca kavram kargaşasında kendimize yakışan bir tanım aramakta zorlanırken, içinden çıkılması zor anlarımızda imdadımıza yetişen yine de o olur. Kendisi hakkında iyi duygular besleyemiyoruz; kötü bir alışkanlık/davranış olduğunu üstüne basa basa söyler; başkalarına, kendimizden küçüklerimize, çocuklara bu konuda öğütler veririz. Ama gelin görün ki, yine de bazı durumlarda naçizane kendilerine başvurmaktan kendimizi alamayız. 'Denize düşen yılana sarılır' misali sımsıkı tutunuruz ona; hayat karşısındaki âcizliğimizin, korkaklığımızın, zaaflarımızın ispatıdır bir nevi.

Sözlük anlamıyla, aldatmak amacıyla bilerek ve gerçeğe aykırı olarak söylenen söz olarak tanımlanıyor yalan. Argoda ise, palavra olarak adlandırılıp, inanılması güç, yüksekten atarak söylenen abartmalı söz anlamına geliyor. Ancak kimine göre insanların size kötülük yapmasını engellemek için gerekli bir ihtiyaç; kişiyi küçülten ve zavallı durumuna düşüren, alışkanlık yapan bir hastalık. Gereksiz bir olgu olduğu söylense de? bir sanat? olduğunu iddia edenler de var. Felaket tellallığı nitelemesinde bulunanlar, güveni sarsar diyenler? Kimine göre ise, yaşamı sürdürebilmenin temel biçimlerinden biri olup, insanın iç huzurunu ve güvenini sağlama almak amacıyla kullandığı bir savunma mekanizması?

'Dünya yalan söylüyor' diye haykırmıştı Mor ve Ötesi, Şair Özdemir Asaf, İlkin yalan söylemesini öğrendim/sonra yalan söylemesini öğrendim/dışımda ne oluyorsa, içimde ne varsa söylemesini öğrendim? dizeleriyle anlatır yalanın kaçınılmaz olduğunu. Kurban, aşkın bir yanılsamadan ibaret olduğunu varsayıp 'Yalan dostum aşk diye bir şey yok' dememiş miydi?

alıntılardan

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1914
favori
like
share
M.Kutsi Çil Tarih: 03.02.2009 15:52
"Şu dünyada herşey yalan" desem,yalan mı söylemiş olurum?