A Milli Futbol Takımı, 2008 Avrupa Şampiyonası Eleme Grubu'nda 17 Kasım Cumartesi günü deplasmanda Norveç ve 21 Kasım Çarşamba günü İstanbul'da Bosna-Hersek ile yapacağı son 2 maç öncesi dün İstanbul'da toplanmaya başlarken, bugün 10.55 uçağı ile Estonya'ya gitti.
Estonya'nın başkenti Tallinn'e giderek, Norveç maçı için burada kampa girecek olan millilerde yurt dışında forma giyen Hamit, Yıldıray ve Fatih Tekke dün, Emre, Nihat, Tuncay ve Serhat ise bugün Tallinn'e ulaştı. Milliler ilk çalışmasını bu akşam Tallinn'de yapacak.
A Milli Futbol Takımı'nın, Norveç ve Bosna-Hersek ile yapacağı Avrupa Şampiyonası Eleme Grubu maçlarının aday kadrosunda şu isimler yer alıyor:
Servet Çetin, Arda Turan, Hakan Kadir Balta (Galatasaray), Hayrettin Yerlikaya, Sedat Bayrak, Mehmet Yıldız (Sivasspor), Volkan Demirel,
Deniz Barış, Gökhan Gönül, Mehmet Aurelio, Semih Şentürk (Fenerbahçe), Rüştü Reçber, İbrahim Kaş (Beşiktaş), Gökdeniz Karadeniz (Trabzonspor), Serkan Kırıntılı (Ankaragücü), Emre Aşık (Ankaraspor), Yusuf Şimşek (Denizlispor) Hamit Altıntop (Bayern Münih), Emre Belözoğlu (Newcastle United), Yıldıray Baştürk (Stuttgart), Nihat Kahveci (Villarreal), Tuncay Şanlı (Middlesbrough), Fatih Tekke (Zenit), Serhat Akın (Anderlecht).
"DEV TOP"
Milli Takım'ın ana sponsoru Ülker Grubu, Norveç maçının hazırlıkları için Estonya'ya giden A Milli Takım kafilesini "Dev Top" töreniyle uğurladı. Milli Takımlar ana sponsoru Ülker, A Milli Takım için Polat Renaissance Oteli'nde uğurlama töreni düzenledi. Günler öncesinde imzaya açılan ve üzerinde binlerce imza bulunan "Dev Top" ile birlikte poz veren milli takım galibiyet ve EURO 2008'e katılma sözü verdi.
Öte yandan Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) kontenjanından İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu (HDK) üyesi oldu.
Üyeliklerin yeniden düzenlendiği HDK'da, TMOK kontenjanından üye olan ve süresi dolan Ayhan Bermek'in yerine, TMOK kurumsal üyeliği kabul edilen Futbol Federasyonu başkanı Ulusoy üyeliğe getirildi. Ulusoy'un, bu ay yapılacak olan HDK toplantısına katılacağı bildirildi.
Fatih Tekke kadroda yok!..
Milli Takım'da Mehmet Topuz'dan sonra Fatih Tekke'de Estonya'ya götürülmedi. Lig TV'de yayınlanan Futbol Gündemi programında verilen bilgiye göre; Fatih Tekke sakatlığından dolayı (A) Milli Takım'ın Norveç ile oynayacağı maçta forma giyemeyecek. Fatih Tekke, dün oynanan Zenit - Saturn maçının 30. dakikasında sakatlığı nüksetti gerekçesiyle oyundan alınmıştı. Fatih Tekke'nin kadrodan affını istemesiyle ilgili olarak Futbol Federasyonu'ndan bir açıklama yapılmadı.
A Milli Futbol Takımı, 13. Avrupa Futbol Şampiyonası Eleme Grubu'nda, Norveç ile yapacağı maçın hazırlıklarına Estonya'nın başkenti Tallinn'de başladı.
Teknik direktör Fatih Terim yönetiminde Le Coq Arena Stadı'nda gerçekleştirilen ve yaklaşık 30 dakika süren hafif çalışmada futbolcular, koşunun ardından kültür-fizik hareketleri yapmakla yetindi.
Antrenmana, üst solunum yolu enfeksiyonu geçirdikleri açıklanan Serhat ve Mehmet Aurelio ile sakat olan Yıldıray katılmadı. Hafif sakatlığı bulunan kaleci Volkan Demirel ise koşunun ardından hafif yürüyüş gerçekleştirdi.
Milli takım doktoru Cengiz Dinç, üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren Serhat ve Aurelio'nun tedavilerinin otelde sürdürüldüğünü belirtirken, Yıldıray Baştürk için ise, ''Yıldıray'ın sol üst uyruk adalesi tendom bölgesinde bir zorlanması var. Yarın MR'ı çekilecek ve durumu netlik kazanacak. Tedavisi sürüyor, ancak birkaç gün antrenmana çıkamayacak gibi gözüküyor'' dedi.
Dinç ayrıca, kaleci Volkan'ın ise Kayserispor maçında sol uyruk dış kısmına darbe aldığını ve bunun sonucunda kanamasının bulunduğunu dile getirdi.
(A) Milli Futbol Takımı, yarın akşam yapacağı antrenmanla Norveç maçının hazırlıklarını sürdürecek.
Üst üste 2 maç yaramıyor
İsviçre ve Avusturya'nın 2008 yılında ortaklaşa düzenleyecekleri 13. Avrupa Futbol Şampiyonası Finalleri'ne katılabilmek için elemelerde (C) Grubu'ndaki son iki maçında Norveç ve Bosna-Hersek'i yenmek zorunda olan Türk Milli Takımı, kısa süreli periyotlarda iki maçı birden kazanmakta genelde zorlanıyor.
Elemelerdeki son iki maçında 17 Kasım Cumartesi günü deplasmanda Norveç, 21 Kasım Çarşamba günü de İstanbul'da Bosna-Hersek ile karşılaşacak (A) Milli Futbol Takımı, kısa süreli periyotlarda yapılan resmi maçlarda üst üste iki galibiyet almakta güçlük çekiyor.
Türk Milli Futbol Takımı, 1998 yılından bu yana toplam 21 kez uygulanan, Dünya Kupası ile Avrupa Şampiyonası eleme grupları ve baraj müsabakalarında 5 günde yapılan 2 milli maçı birden sadece 5 kez kazanabildi.
Milliler, 21 maçlık serinin 16'sında, 5 günde yapılan 2 maçtan birinde mutlaka fire verdi.
Ay-yıldızlı ekip, finallere katılabilmek için mutlak galibiyete ihtiyacı bulunan önündeki bu iki maçı kazanarak, zoru başarmanın hesaplarını yapıyor.
-5 GÜNDE 2 MAÇ-
(A) Milli Futbol Takımı'nın, elemelerde son 9 yıllık dönemde uygulanan 5 günde 2 maçlık periyotlarda aldığı sonuçlar şöyle:
İspanya'da Aurelio konuşulmaya devam ediyor. Bu sezon göstermiş olduğu performansla birçok takımın gündemine gelen Aurelio ile İspanyol kulüplerin ilgilendiklerini doğrulandı. İspanyol spor basını, bazı Türk gazetelerinde yer alan "Valencia'nın yeni teknik direktörü Roland Koeman'ın Fenerbahçe'de oynayan milli futbolcu Mehmet Aurelio'yu istediği" iddialarını doğrularken, iki farklı görüşü ortaya attı.
Marca gazetesi, Valencia kulübü yöneticilerinin şimdilik Aurelio'nun transferine sıcak bakmadıklarını yazarken, AS gazetesi ise Norveç-Türkiye maçında kulüp tarafından izlenecek Aurelio için Fenerbahçe ile masaya oturabileceğini iddia etti.
İspanyol Marca gazetesi, Koeman'ın, Aurelio ile ilgili talebini geçen salı günü toplantıda Valencia Kulübü Spor Direktörü Miguel Angel Ruiz'e ilettiğini kaydetti. Koeman'ın, Valencia'ya geldiği ilk günden bu yana "çantasında Aurelio isminin olduğunu" iddia eden gazete, Hollandalı teknik adamın, yardımcısı Tony Bruins aracılığıyla Aurelio hakkında geniş bilgi sahibi olduğunu belirtti.
Ancak, Valencia kulübü yöneticisi Ruiz'in, henüz Aurelio talebini net bir şekilde masaya yatırmadığı, çünkü takımın öncelikli sorununu bir orta saha oyuncusu değil, sol kanat oyuncusu olarak gördüğü ifade edildi.
Valencia'nın orta sahasına bu sezon başında 17 milyon avro verilerek alınan Manuel Fernandes'in halan uyum sürecinde olduğu ve hafif sakatlıklar geçirdiğinden kendisinden beklenen performansı tam yansıtamayan Ruben Baraja'nın daha yüksek düzeye çıkmasının beklendiği, bu yüzden orta sahada Aurelio gibi yeni bir isme gerek olmadığı iddia ediliyor.
Marca'ya göre, Valencia'nın en büyük sorununun, Miguel ve Moretti'nin sakatlıklarından dolayı sol kanatta olduğu savunulurken, kulübün de bu konuda çözüm aradığı söyleniyor.
Öte yandan AS gazetesi ise Valencia kulübünden bir gözlemcinin Norveç-Türkiye maçını izleyerek Aurelio hakkında not tutacağını ileri sürdü. Gazete, gelecek günlerde İspanyol kulübünün Aurelio için Fenerbahçe ile masaya oturabileceğini iddia etti.
Takım kaptanımız Alex de Souza, Brezilya'dan sonra en çok sempati duyduğu takımın Türk Milli Takımı olduğunu, burada çok sayıda arkadaşı olduğunu, Türkiye'nin Avrupa Şampiyonası'nı gitmesini yürekten desteklediğini söyledi. Uzun yıllardan beri Türkiye'de olduğu için kendisini Türk kültür ve hayatına alıştığını belirten Alex, Ankaraspor maçından itibaren takımdaki yerini alacağını da bildirdi.
Profesyonel Futbol A Takımımızın kaptanı Alex de Souza antrenman sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı
Alex, milli takım ile ilgili bir soruya, "Şu anda durum biraz karışık gibi görünüyor. Gerek Türkiye gerekse Norveç ikincilik için savaşıyorlar. Türkiye adına da zor bir maç olacak. Umarım Türk mili Takımı Norveç'te iyi bir sonuç alır. Buradan alınacak iyi bir sonuç, hem Türk futbolunun gelişimi açısından, hem de şans bulan oyuncular açısından olumlu olacaktır. Umuyorum ki Türkiye bu maçtan kendisi için en iyi skoru alır" yanıtını verdi.
Takımımızın ikinci kaptanı Semih'in Milli Takım'a gitmesi ile ilgili olarak düşünceleri sorulan Alex de Souza, "Bundan daha haklı bir karar olamazdı bence. Fatih Terim, milli takım hakkında kararları verir, kesinlikle ve kesinlikle yurt dışı ve içini takıp eder. Bunun sonucunda da en uygun oyuncuları alır. Semih'in oynadığı maçlara baktığımızda takımda hemen hemen her maçta gol attığını görüyoruz. Fakat şu anda önemli olan kimin oynayacağı değil, Milli Takımın başarısıdır. Kim oynarsa oynasın Türk Milli Takımı'nın başarılı bir sonuç alması gerekiyor" yanıtını verdi.
Milli Takım'da Brezilya ekolü oluşup oluşmadığı konusunda ise Alex, "Bu noktada Türk Milli Takımı'nın biraz daha uzun süreli düşünmesi gerektiğini düşünüyorum. Eğer bu futbolcuların Türkiye vatandaşlığına geçip seçilme şansları varsa ve yararlı olacakları düşünülüyorsa böyle bir şeye sıcak bakılabilir, neden olmasın. Fakat planlar yapılırken, bence kesinlikle, sadece Avrupa Şampiyonası için değil, milli takımlar bazında ileriye yönelik planlar yapılması gerektiğini düşünüyorum. Yabancı oyuncuların yer almasının olumlu olacağı düşünülüyorsa da neden olmasın" diye konuştu.
Alex, kendisinin de Türk Milli Takımından oynama şansı olsaydı nasıl davranacağı yolundaki bir soruyu ise, "Eğer benim Brezilya Milli Takımı'nda oynama olasılığım uzak olsaydı, şansım olmasaydı, böyle bir teklifle bana gelince düşünürdüm ve kabul ederdim. Aurelio örneğini verebiliriz. Her baktığında Brezilya Milli Takımı'nı kendisine biraz daha uzak görüyordu. Böyle bir teklif geldiğinde de düşünmedi. Benim için de aynısı olurdu" yanıtını verdi.
Alex Brezilya'dan sonra en sempati duyduğu takımın Türk Milli Takımı olduğunu çünkü burada çok sayıda arkadaşı olduğunu söyledi. Alex sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye'nin Avrupa Şampiyonası'na katılmasını yürekten destekliyorum. Oraya katılırsa oradaki başarısını da destekleyeceğim. Afrika'da yapılacak Dünya Kupası'na gitmesini de sonuna kadar destekleyeceğim. Yarın öbür gün ülkeme döndüğümde ben hala Türk Milli Takımını ve Fenerbahçe'yi takip ediyor olacağım. Burada 4 yılım geçti ve bu yıllar içinde Türk Milletini takdir etmesini biliyorum. Çünkü bunu hak eden insanlara sahip bir ülke" dedi.
Alex, uzun yıllardır burada olduğu için artık kendisini Türk olarak görüp görmediği ile ilgili bir soruya, "Çok fazla kendimi yabancı görmüyorum. Küçük dil problemleri olsa da, uzun süren beraberliğimiz sürensince Türk halkına, buradaki kültüre ve hayata alıştım. Böyle olunca da insan kendisini yabancı olarak görmüyor" yanıtını verdi.
Brezilyalı oyuncumuz sakatlığı ile ilgili olarak, "Aslında benim durumuma tam bir sakatlık diyemeyiz sadece çalışırken hissettiğim bir ağrı var. Milli takım arası olunca, ben de hocamıza gittim, bu ağrıların geçmesi için rahat bir şekilde devam etmem için tedaviye başladık. Ondan sonra ben Ankaraspor maçından itibaren takımdaki yerimi alacağım" açıklamasını yaptı.
Takımımızın son iki sezondur çok az sayıda penaltı attığı bunun yanı sıra rakiplerimizin bizden daha fazla penaltı atması ile ilgili soruya Alex, "Hakem kararları hakkında yorum yapmak bana düşmez. Elbette ki son olaylar bizim için şanssız oldu. Edu'nun gördüğü kartlar vardı. Bunları tartışmaya bile gerek görmüyorum. Aynı şekilde Ümit Karan'a Denizlispor maçında verilen bir penaltı vardı. Normalde hakemlerin devam ettirdiği bir pozisyon, o maçta penaltı verildi. hakemlerin nasıl karar vermesi gerektiğini söylemiyoruz. Sadece bunların olmaması gerektiğini söylüyoruz. Bunlara baktığımız zamanda açıkçası üzülüyoruz ama benim yorum yapmam doğru olmaz. Yönetimimizi ilgilendiren bir konu. Bu konuda çalışan insanlar ve yöneticilerimiz bunlar hakkında en iyi şekilde yorum yapabilirler. Son maçta Edu'nun göğsüne çarpmasına rağmen verilen bir kart var. Bu yorumları yapacak kişiler federasyondaki çalışan kişiler ve bizim yöneticilerimiz" diye konuştu.
Futbolcuların hakemleri aldatmaya yönelik hareketleri konusunda neler düşündüğü ile ilgili soruya Alex, "Hakem o anda kararı vermişse o karar vardır ve dönülmez. Bu tip tepkiler doğru bulmuyorum. Bu kararlar hakkında içime sindiremediğim şeyler var. Bazen bir oyuncu rakibine 5-6 faul yapıyor ve uyarı almıyor. Faul yapılan oyuncu bir itiraz yaptığında kart görüyor. Benim içime sindiremediğim, hoşuma gitmeyen nokta bu" diye konuştu.
Şampiyonlar Ligi'ndeki beklentilerini ise Alex, "Benim rüyam, final oynamak ama Barcelona'ya karşı olur, Milan'a karşı ya da herhangi bir takım karşısında olur. Hiç fark etmez benim için açıkçası yeter ki final oynayalım" diye konuştu.
Galatasaray ile oynayacağımız karşılaşmanın yaklaşması ve bu maçın Roberto Carlos için bir ilk olması ile ilgili soruya Alex, "O maça daha çok var. Galatasaray maçında alacağımız 3 puan Ankaraspor maçında alacağımız 3 puanla aynı. Bunları o maç geldiğinde konuşuruz. Elbetteki Galatasaray'a karşı yaptığımız bütün maçlar büyüktür. Anlamı büyüktür. İnsanlar için hissettirdikleri büyüktür. Tarih daha fazla yaklaştıkça konuşabiliriz" diye konuştu.
Milli takımlar teknik direktörü Fatih Terim kritik Norveç maçı öncesinde düzenlediği basın toplantısında kendisinin kaybetme korkusunun bulunmadığını belirtirken, "Maalesef ki Türkiye'nin doğruları değil gerçekleri var" dedi.
Karşılaşmanın oynanacağı Ullevaall Stadı'nda bir basın toplantısı düzenleyen Fatih Terim, Norveç karşısında kaybetme korkusu yaşayıp yaşamadıklarının sorulması üzerine, "Açıkçası kaybetme korkusunu ben yaşamıyorum ve oyuncularıma da yaşatmak istemiyorum. Kaybetme korkusunu, kazanma arzusuna çevirmeye çalışıyoruz. Çünkü heyecanları ve duyguları idare etmek çok kolay değil" diye konuştu.
Takımda psikolojik denge yarattıklarına inandıklarını vurgulayan Terim, şöyle devam etti:
"Önemli olan zaten bu baskının oyuncularımda olmaması. Bende zaten yok. Ben hayatın her şeyine hazırlıklıyım ve sorumluluğunu da bilen bir insanım. Bu tip maçları çok oynadım. Mühim olan, kaybetme korkusunu kazanma arzusuna çevirmektir ve bunu başardığımıza inanıyorum. Herhangi bir endişem yok kafamda. Geçenlerde böyle bir soruya çok doğru bir yaklaşım yaptığımı düşünüyorum. 'Türkiye'nin gerçekleri bu, doğruları yok, gerçekleri var' demiştim. Fotoğraf da bu."
Takımda Yıldıray, Mehmet Topuz, Fatih Tekke gibi isimlerin sakatlanmasının ardından Nihat, Semih ve Mehmet Yıldız'ın form durumlarının kendisini memnun ettiğini kaydeden Terim, "Keşke hepsi formda olsa ve biz kadro oluştururken zorluk çeksek. Maalesef şimdi yine öbür türlü sıkıntı içindeyiz" ifadesini kullanırken, Norveç takımı içinse "Fizik yapıları çok yüksek. Frankfurt'taki ikinci yarı bizim için çok geçerli oyun olarak. Ben takımıma ve oyuncularıma güveniyorum" diye konuştu.
"İSTİFA MI OLUR, İSTİFADE Mİ? BAKACAĞIZ"
Norveç Milli Takımı Teknik Direktörü'nün, Avrupa Şampiyonası Finalleri'ne gidememeleri halinde istifa edeceğini açıkladığı belirtilerek, kendisinin bu açıklamayla ilgili görüşü sorulan Terim, "Hayatın gerçeği bu dedim. Türkiye'nin gerçekleri bu. O kendi düşüncesi ve ona saygı duyuyorum" ifadesini kullandı. Fatih Terim, sözlerine şöyle devam etti:
"İstifa mı olur, istifade mi olur? bakacağız artık. Muhakkak ki, insanlar baskı hissederler. Ben bu baskıyı bertaraf edebilmeliyim. Nasıl oyuncularımın duygu ve heyecanını kontrol ediyorsam, kendiminkini de ederim. Ortaya çıkacak sonucun sorumluluğunu da alabilecek kapasitedeyim. O erdemde veya tecrübedeyim. Bizim kendi inisiyatifimizde o. Baskıyı kaldırabilecek yetenekteyiz. Daha güzel şeyler düşünürüm ben. İnsanlar iyi giderken bırakabilir, kötü giderken devam edebilir gibi bir gerçek de vardır futbolda. Burada ben sadece takımıma olan güvenimi ifade ediyorum."
"Yeşilköy'e indiğinizde 'Hoş geldiniz' seslerini şimdiden duyabiliyor musunuz?" biçiminde yöneltilen bir soruya da Terim, "Son zamanlarda çok değişik sesler duyduğum bir gerçek. Bunların arasında 'Hoş geldin' olursa buna seviniriz. Ama ben öbürünü duymaya alışmamıştım, çok şükür onu da yaşadık. Hayatta olduğu gibi futbolda da çok enteresan şeyler oluyor. Gerçeklere bakacağız yarın. Hoş geldin mi, yoksa başka kelime mi olacak? Hayatın içinde olan her şeye biz hazırız" şeklinde cevap verdi.
"YETERLİ TECRÜBEDEYİZ"
Maçın gidişatının kendilerine çok şey göstereceğini ve tüm olasılıklara mümkün olduğunca hazırlıklı olmaya çalıştıklarını anlatan Terim, "Bunların üstesinden gelebilmek için yeterli tecrübedeyiz. Bilgi birikimimizle bunların üstesinden gelebiliriz. Ümit ederim kafamızdaki o plan tıkır tıkır işler ama işlemezse de değişikliklere hazırız. Biz neyin lazım olduğunu, nasıl oynamamız gerektiğini ve nasıl kazanabileceğimizi biliyoruz. Ancak futbol öyle bir oyun ki, olasılıklar içinde olmayan da çıkabilir" diye konuştu.
"PSİKOLOJİK DESTEK KULÜPTEN BAŞLAMALI"
Milli Takım oyuncularına nasıl bir psikolojik destek sağlandığına yönelik olarak, öncelikle bu desteğin kulüplerde veriliyor olması gerektiğini belirten Fatih Terim, "Kendi kulübünde psikolojik yardım alamayan bir futbolcuya, 3 gün içinde burada yapılan ancak pansuman olabilir. Dolayısıyla bunu kurum haline getirmeliyiz. Ben genel olarak konuşuyorum. Bu, olmazsa olmaz olmalı. Biz pazartesi akşamı buluştuk. Bu onlar için ancak pansuman olabilir ve yarayı temizlemez. Bizim böyle bir geleneğimiz ve ananemiz yok. Böyle kurumsallaşmış departmanlarımız yok. Tabii ki, profesyonel yardım alıyoruz ama pansumancı da değiliz" ifadesini kullandı.
"OYUNCULARIN ÜZERİNDEKİ BASKI KALDIRILMALI"
Fatih Terim, oyuncular üzerindeki baskının son derece önemli bir unsur olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye, oyuncular üzerindeki bu baskıyı kaldırmalı. Aksi durumda normal performanslarını veremiyorlar. Neşeli, kendinden emin bir takım var. Çıkarlar, yenerler veya yenilirler. Ülkemizdeki bu baskıyı hep beraber bir analiz edelim. Bu geleceğimiz açısından çok önemli bir nokta. Hepsi bizim evladımız. Bir şeyler beklediğimiz genç insanlar. Sokağa çıkamamak, küfür yemek, hoş şeyler değil. Baskılar, bazen sonucu maalesef etkileyebilir."
Sakat oyunculardan Deniz'in durumunun hala kritik olduğunu ifade eden Terim, rakipleri Norveç içinse "Tabii ki, artık herkes herkesi iyi tanıyor. İyi ve ciddi bir rakip. Özellikle kendi evlerinde. Güçlü oyunculardan kurulular. Son maçlarındaki başarıları onları buraya getirdi. Biz ilk oynadığımızda puanlar 12'ye 6'ydı, şimdi ise 20'ye 18. Şu ana kadar bizden daha başarılılar ama yarın bu maçların çok dışında bir maç olacak" yorumunu yaptı.
Hani bir laf vardir zurnanin zirt dedigi yer diye sanirim oraya geldik
Insallah kortugumuz basimiza gelmez
Telafisi olmayan bir mac ve acik konusmak gerekirse hic ama hic ümitli degilim
allaha şükür korktuğum başımıza gelmedi güzel oynadık moldova ve yunaistan maçları tam bir rezaletti çok şükür bir türk milli takımı vardı sahada inşallah bosna maçını kazanıp guruptan çıkarız...