alfeas ve lady_56 tşkler arkadaşlar bende okuduğunuz için memnun oldum
duygular var oldukça yazacaklarımız hep vardır...bir kişiye bile ulaşıyosa ne mutlu bana ..
'Güzellik ve Çirkinlik'
Çok eskiden çirkinlik saklanırmış güzellik ise sıradanmış, herhangi bir şey gibi. Çirkinlik bir işe yaramalıydı. Saklandığı yerden çıkmalı, güneşi görmeliydi. Çirkinliğin ortaya çıkması güzelliği göklere çıkarmalıydı. Güzellik kibirliydi. Yanına yaklaştırmadı başta ama çirkinliğin varlığı onun varlığını hissettirmişti yavaştan istemedi yanından ayrılmasını. Güzellik bunun farkındaydı yine de çirkinliği azarlıyordu her defasında. Güzellik:
__senle denk bile değiliz. Bir bana bak bir de kendine, insanlar sana bakmazken hala cesaretlisin ilginç doğrusu. Hem bakılmayansın hem de bundan gocunmuyorsun. Yerinde olsam kimseler görmesin diye saklardım yüzümü.
Çirkinlik:
__yerimde olsan senin adın çirkinlik olurdu elbet çıkacaktın sende saklandığın yerden bir güzele ulaşmak için. Ben de yeterince saklandım. Şimdi gül yüzünün kıymeti bilinsin diye yanında yürüyorum. Sanma ki bu üstümüzdeki güneş seni gösteriyor sadece. Benim gölgem yanında duruyor diye sen daha güzel oluyorsun ve güneşi kıskandırıyorsun. Bak gülümsedin şimdi tüm kainat şu gülüşüne eğilir. Dünyaya hasret olanlar vuslata erer bu gülüşünle.
Sonra ciddileşti güzellik:
_ ne yani sen buradasın diye mi ben güzel oldum! Aksine korkarım güzelliğim hiç fayda etmeyecek seninle aynı yolda yürüdükçe.
Çirkinlik yerden aldığı taşları göstererek:
_bak bu beyaz taş sen ol, bu karası da ben. Beni hiç görmemiş biri seni nasıl mükemmel görebilir? Bu göz alıcı beyazlık siyahın yanına geldi mi kıymet görür. Bak nasıl da yan yana gelince değişiyor ortam. Beyazı sımsıkı tutuyorsun karayı ise bırakıyorsun. Sen ile ben ak ve kara gibiyiz. Ben var isem senin için varım. Sen var ol diye ben bakışlar arasında eriyorum. Bana dönen her soğuk bakış sana bakınca canlılık buluyor. Seninle yürüyecem bu yol boyunca gölgemin altında olacaksın karanlıklardan çık diye güneş sana vursun sen güneşten daha gözalıcı ol diye. Varlığım senin güzelliğinin yanında kıymetleniyor. Tamamlıyor her şey birbirini. Ben çirkin olduğum için senin adın güzel
Güzellik ve çirkinlik hep birlikte yürüdüler.ve kabul ettiler Aynı yolda ak ve kara olmayı. .......
güzellik çirkinlik önemli değil
ben ona vurgunum onu isterim
kalbe söz geçmiyor canım efendim...
şair böyle demiş olsada birbirini tamamlamalı bence güzel anlatım hayall
Adım atarsam ölecekmişim gibi Sanki toprak olacam silinecem. Bir adım sonrası sanki ölüm şuan durduğum yer ise yaşam. Sanki kalbim olan yaranın yanına bir de kurşun yarası bekliyor. Yani bir yârin yarası bir de kurşun yaram. Dönersem pişman, gidersem ölü, kalırsam bir hiç olacam. Sanki her şey o anda bitecek gibi. Şuan sırt döndüğüm yer yârimin, hayatımın, namlunun olduğu yer. Adım atarsam kurşunun bulacağı benden olacam sanırım.
Dikenli tel var, bilmediğim gelecekle aramda gidersem canım acır. Gitmezsem hep kalacam burada adım atarsam ölecem. Sınırlarda yaşamak böylemidir hep, yani yaşam ile ölüm arasındaki nokta bumudur? Peki, yaşam ile ölüm neden bu kadar yakın ki birbirine
Ortası bir hiç olmaksa hiç olmak istemediğim şekilde bir 'hiç' mi oldum şimdi?
Ne olurdu şu ayak bastığım toprak olsaydım savrulsaydım etrafa. Ya da şu kurşun olsaydım sadece delseydim bir yüreği sahibini bilmeden. Ya da şu dikenli tel olsaydım insanları tutsaydım tam da önümde. Ama tutulan ben olmasaydım. Hem ölüm hem yaşam bu denli yakın olmasaydı da ben yine bir 'hiç' kalsaydım
Ve verilen bir karar Seçilen bir yol oldu Yüreğe sanki sıcak bişey dokundu Aslında buz gibi bir kurşun sıcak yüreğe dokundu
Anlaşılmıyor başta ama bakarsın ki sen adım atmışsın. Uçlarda yaşamanın bedelini ödemişsin. Yârinden başka kimsenin giremediği yere layık olmayan bir kurşun girdi. Ve yaşam sırt çevirdiğin yerde kaldı
Şimdi istenilen gibi oldu Toprak olundu Bir hiç olundu
Ama yaşam olunamadı dikenli tel buna izin vermedi
Duydunuz mu geçen biri öldü dediler Umurunuzda mı o ölen bendim. Yaklaşmayın ne olur bana ağlaşmayın da ben yaşıyorken görmediniz beni ben ölürken tanımayın ne olur İyi bilirdik demeyin arkamdan ,hiç bilmedik anlamadık ve öyle de gitti diyin.
Ben güneşi görüp karanlığa koşanlardanım
Yalan hep var ben gerçeği yaşayanlardanım
Bunun uğrunda ölen bir deliyim
Yaşanacak bir ömürden kaçan mülteciyim
Ben bir korkağım
Ben sadece bir gidenim şimdi
Sakın konuşmayın ben yaşıyorken beni bilmediniz ben ölünce bir ağlayanım olmasın istemem gözyaşlarınızı taşıyamayacak kadar yorgunum ve yüküm ağır Yalancı zaferlerim var Kırgınlığım
Bir de masum çocukluğum Sırtlandım gidiyorum işte
Farkın damısınız ben öldüm. Sesinizi de duymuyorum artık beni kaybetti bu dünya Bende onu hiç bulamamışım zaten Yitiklerden oldum kaybedenlerden zaferi bilmeyenlerden. Bir deli düşünce benimkisi ama yok oldum gördünüz değil mi nasıl da gittim
Ne oldu hiç bitmeyecem mi sandınız
Görüyormusunuz beni ,ben bir kayıbım artık.
Olmayanım, gelmeyenim, gelmeyecek olanım, yitiğim ben bir hayalim
Ben güneşi görüp karanlığa koşanlardanım
Yalan hep var ben gerçeği yaşayanlardanım
Bunun uğrunda ölen bir deliyim
Yaşanacak bir ömürden kaçan mülteciyim
bazen hepimiz bir seylerden kacmazmiyiz ?
belkide en cok kactigimiz kendimiziz, öyle caresiz öyle yitik kaliriz ki o an kendimizden bile kacar oluruz, her gecenin sonu nasil aydinliksa, her aydinligin sonu da karanlik degilmidir?
cok güzel yazmissiniz lezzetli ve akiciydi,gönlünüze yüreginize saglik
Vay vay vay...
Yuregim musalla tasina konmus
Saf tutun agalar, dayilar
Saf tutun analar bacilar
Yuregim buz
Cigerim parca parca
Gozlerim kaskati
Gozyaslarim simsicak
Vay benim ses vermeyen dudaklarim
Vay vay vay
Kocaman bir yurege
Bos bir tabut
Sigar mi ola ki bu YUREK
Kok salmaz mi, musalla tasindan akan suyun dibine
Yoklugunun ertesi gunu fidan olup
Buyumez mi?
Allahim, yarabbim... Umarim butun bunlari sen yasamamisin dir Hayalll cim. Hic kimse yasamasin. Kimse sahitlik etmesin yazdiklarina. Okudugum ilk gunden beri tuylerim diken diken.
Kimse sahipsiz kalmasin, oksuz yetim kalmasin, yanliz kalmasin, unutmayalim bu koca yurekleri, unutulmamak icin. Alalim omuzlarindaki yuku. Onlar da bizler de rahatliyalim.
Alnina;
Her yil bir cizgi cekilmis
Her cizgi
Bin yilini almis goturmus
Sirtindaki calilar
Kanatmis birkac yerini
Ne donen dunya umurunda
Ne de ihtiyarlik
Bir el atan olsa
Ahhh! Bir el atan
Kalksa su ustunde ki agirlik...
Haydin bir el atalim dostlarim, lutfen. Hatirlayalim iki dakika onlari. Bu bize birsey kaybettirmez. Hayattalar ise bir telefon edip hallerini hatirlarini sual edelim, yok gocup gittilerse, bir fatiha. Inanin, butun bunlara bizim de, onlarin da cok buyuk ihtiyaci var. Onlarin kiymetini, kendi degerlerimizi, dunun ve bugunun anlaminini, esin dostun varligini, icinde bulundugumuz toplumun bile kiymetini bilelim. Cunku muhtaciz ve de geleneklerimiz bunu haykiriyor...
HAYALLL cigim cok tesekkur ederim yazin icin, hakikaten bizlere birseylerin onemini hatirlattigi icin...
Iyi bak kendine
nermin canım şiirin çok güzel olmuş...yüreğine sağlık eğer ben bişeyler hissetirmişsem ne mutlu bana
'insanların yıllar sonraki halleri hücrelere kapatılmamalı' yaşanmasın istiyoruz ama sanırım yine insanın kendi iradesıyle yaptığı ınsanlıktan olmayan davranışlar bunlar...
tekrar tşk ederım ...