H Harfiyle Başlayan Atasözleri

Son güncelleme: 25.09.2008 15:42



  • Hacı hacı olmaz gitmekle Mekke`ye, dede dede olmaz gitmekle tekkeye
    Bir işte asıl olan iyi niyet, samimiyet ve içtenliktir Bunlar olmadan bir işi görünüşte ve şeklen yapmakla o iş gerçekten yapılmış olmaz Böyle yapılırsa gerçekten iyi sonuç alınıp amaca ulaşılamaz
    Haddini bilmeyene bildirirler
    Hemen herkesin toplumda belli bir konumu, sınırı ve yetkisi vardır Bulunduğu durumu söz ve davranışlarıyla aşanlar sert bir karşılık görürler, cezalandırılırlar, yola getirilirler
    Hak deyince akan sular durur
    Bir meselenin çözümünde, bir anlaşmazlıkta adaletli ve tarafsızca davranılır, doğru yol tutulur, hakkaniyet gözetilirse hiç kimse bir şey söyleyemez, herkes verilen kararı kabul eder
    Hak gelince, batıl gider
    Kur`anı kerim`deki 'Hak geldi, bâtıl zâil oldu' âyetinden yola çıkılarak oluşturulan bu atasözünde, 'Hak', Yüce Allah`ın emri, hükmü anlamındadır; 'bâtıl' ise doğru ve gerçeğin karşıtıdır Dolayısıyla bir anlaşmazlık sırasında doğrudan ve gerçekten yana olunur, insaflı ve adaletli hüküm verilirse, doğru ve gerçeğin karşısında olan zalimler çekip gitmek zorunda kalırlar
    Hak yerde kalmaz
    Gerçek, doğru, adalet, insaf ve haklı kazanç hiçbir şekilde yok edilemez Kişinin hakkı olan şey ya bu dünyada, ya da öbür dünyada kendisine verilir Hakkı hor görenler, çiğnemeye kalkışanlar, inkâr edenler büyük bir aldanış içindedirler
    Hak yerini bulur
    Haksızlık er veya geç ortaya çıkar, bunun da hesabı kuşkusuz sorulur Suçlunun cezalandırılması, hakkıyla hakkının verilmesi bu dünyada veya öbür dünyada mutlaka gerçekleşir
    Hamala semeri yük değildir (olmaz)
    İnsana kendi işi ağır gelmez Çünkü üstlendiği iş ve sorumluluk yaşadığı hayatın tabiî bir sonucudur
    Hamama giren terler
    Bir işe girişen kimse, o işin güçlüklerini, sıkıntılarını ve masraflarını göze almalıdır Çünkü bu işin durumunu, sorumluluğunu kendi isteğiyle kabul etmiştir
    Haramın temeli olmaz (Haramdan şifa olmaz)
    Yüce Yaratıcı`nın yasak ettiği yollardan, emeksiz ve haksız olarak bir şeye el atıp sahip olmak haramdır Bu çeşit kazanç insana ne tat verir, ne de yarar getirir Kişi o şeyden gereği gibi faydalanamaz, geldiği gibi çabuk gider, hayrını göremez
    Harman dövmek keçinin işi değil
    Hemen her işin bir yapılma biçimi ve ustası vardır Ağır, önemi büyük işleri öyle herkes yapamaz Hele bu işler acemi kimselere hiç bırakılamaz Bu tür işlerden iyi sonuç almak isteyenler, işlerini mutlaka ehline vermelidirler
    Hastalık sağlık bizim (insan) için
    Sağlıklı bir insan organizmasında birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla fizyolojik görevlerin aksaması, dolayısıyla sağlığın bozulması son derece tabiîdir Bu sebeple, hasta olmamak için önceden tedbir almalı, her halükârda hastalığa yakalanırsa da bunu büyütmemeli insan
    Hatasız kul olmaz
    Hiçbir insan tam değildir Her insan bilerek ya da bilmeyerek yanılıp yanlışlığa düşebilir, suç işleyebilir, günaha girebilir Kusurları bakımından insanlara fazla yüklenmek doğru değildir Önemli olan insanların hatalarını yüzüne vurmak değil, hatalarını azaltmada onlara yardımcı olmaktır
    Hay`dan gelen, Hu`ya gider (Selden gelen, suya gider)
    Sözün gerçek anlamında 'Hay' ve 'Hû' Allah demektir Yani Allah`tan gelen, yine Allah`a gider anlamındadır bu söz Ancak halk arasında mecazî bir anlam kazanmıştır Kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar Elde kalıcı olanlar, emek sarf edip alın teri dökerek kazanılan şeylerdir
    Hayır dile komşuna, hayır gele başına
    Kim başkaları için iyi niyet besler, iyilik diler, hayır isterse, başkaları da onun için aynı şeyleri düşünür Kural o ki, iyilik ve kötülük karşılıklıdır İyilik isteyen iyilik bulur, kötülük isteyen de kötülük
    Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar söyleşe söyleşe ( konuşa konuşa) anlaşır
    İnsanlar konuşarak birbirlerini daha iyi anlarlar Çünkü konuşma, anlaşma yollarının başında gelir İnsanlar duygu ve düşüncelerini konuşarak karşı tarafa aktarırlar, tartışırlar ve birbirlerini tanımaya çalışırlar
    Hayvan yularından, insan ikrarından tutulur
    Yular, bir hayvanın idare edilmesinde oldukça önemlidir Bir yere döndürülmesi, çekilip götürülmesi, bir yere bağlanıp tutulması yular vasıtasıyla olur Bir insanı ise sözü (ikrarı) bağlar Verdiği sözden dönen kimse, itibarını da yitirmiş sayılır İhbarını düşünen kimse sözünden caymaz Eğer cayarsa, bu kendisine hatırlatılır; sözünün istikametine yönelmesi istenir
    Hayvanı yardan düşüren bir tutam ottur
    Bk 'Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur'
    Hekimden sorma, çekenden sor
    Bir hastanın ne çektiğini, hekim değil hasta bilir Çünkü ateş düştüğü yeri yakar Bunun gibi bir derde düşenin, bir felâkete uğrayanın, sıkıntılar içinde kıvrananın çektiği çileyi, ancak kendisi bilir, çare sunan, çözüm yolu gösterenler değil
    Hekimsiz, hâkimsiz yerde oturma
    Sağlığımızı yitirdiğimiz, hastalandığımız zaman kapısını çalacağımız tek kişi hekimdir Haksızlığa uğradığımız, can ve mal emniyetini kaybettiğimiz yerde başvuracağımız kişi de hâkimdir Bu önemli iki kişinin bulanmadığı yerde oturmak son derece sakıncalıdır
    Her ağacın meyvesi olmaz
    Etrafımızda yaşayan insanların dış görünüşlerine bakarak onlardan bir verim beklenmemelidir Dıştan bize verimli gibi görünen nice insanın yararsız olduğu, onlardan bir fayda gelmediği çok görülmüştür
    Her ağaçtan kaşık olmaz
    Kimi nesne, iş ya da durumun kendine has bir özelliği vardır Bu bakımdan özelliği bulunan bir şey için herhangi bir malzeme, madde veya kimse kullanılamaz Görünüşe aldanmamalı, uygun olan seçilmelidir
    Her çok azdan olur
    Çoğun temelinde az yatar Önce az olanlar, birike birike çoğu meydana getirmiştir Bu bakımdan azlar önemsiz görülüp atılmamalı, aksine sabırla bir arada tutulup biriktirilmelidir
    Her damardan kan alınmaz
    İnsanların yapıları birbirine uymaz Kimi iyi, kimi kötü huyludur Kimi yardımsever, kimi bencildir Bu sebeple herkesten yardım istenmez, istense de yardım gelmez Şu hâlde insan kimden yardım isteyeceğini belirlerken dikkatli olmalı, her önüne gelenden yardım istememelidir
    Her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çıyan
    Hiç kimse içyüzünü iyi bilmediği, yeterince incelemediği, hakkında bilgi sahibi olmadığı, denemediği bir işi yapmaya kalkışmamalıdır Yoksa kendini tehlikeye, altından kalkamayacağı zararlı sonuçlara atmış olabilir
    Her Firavun`un bir Musa`sı olur
    Her zalimden toplumu kurtaracak, zalime yaptıklarının hesabını soracak bir kurtarıcı mutlaka çıkacaktır
    Her horoz kendi çöplüğünde öter
    Herkes ancak kendi çevresinde bir değer taşır, kuvvet bulur ve sözünü geçirebilir Çünkü asıl yeri orasıdır, bağlıları çevresindedir, orada güvence altındadır, orada rahat etmektedir
    Her inişin bir yokuşu vardır
    Hayatın akışında hiçbir durum olduğu gibi kalmaz Olumlu, olumsuzu, iyi, kötüyü, yükselme, alçalmayı; başarı, başarısızlığı kovalar Bunun tersi de kaçınılmazdır Bu bakımdan işleri bozulan, başarısızlığa uğrayan kimse üzülmemeli; kötü durumunun devamlı olmadığını bilmeli, umut var olmalıdır¡
    Her işin başı sağlık
    İnsanın yapacağı her şey vücut sağlığına bağlıdır Sağlıklı olmayan kimse hiçbir iş yapamaz Bir iş yapamayan, başarılı olamayan kimse de yaşadığı hayattan bir tat almaz; mutlu olamaz
    Her kaşığın kısmeti bir olmaz
    Her insanın talihi, kaderi bir değildir Bu bakımdan kazançlarının farklı olması da doğaldır Bir işte kişiler aynı çabayı gösterseler, aynı emeği verseler de biri diğerinden daha az kazanır Çünkü kısmeti o kadardır
    Herkes bildiğini okur
    İnsanlar çoklukla kendi akıllarını beğenirler Dolayısıyla başkaları ne derse desin, onların düşüncelerine uymaktansa kendi düşüncelerine göre iş yapmayı daha uygun bulurlar
    Herkesin arşınına göre bez vermezler
    Genel kurallar herkesin istek ve ihtiyacına göre bozulamaz Dolayısıyla bir durumun ölçülerimize göre gerçekleşmesini beklemek doğru değildir İstenen ölçüde değil, gerektiği oranda yarar sağlanacağı bilinmeli
    Herkesin ettiği yoluna gelir
    Bir kimse başkasına nasıl davranıyorsa, başkaları da ona öylece karşılık verirler İyilik eden iyilik, kötülük eden de kötülük görür
    Herkesin tenceresi kapalı kaynar
    Kimsenin durumu, içinde bulunduğu yaşayış şartları başkalarınca gereği gibi bilinemez
    Herkesin yorulduğu yere han yapılmaz
    Bir yerde, bir düzende herkesin uymak zorunda olduğu genel kurallar vardır Bunlar kişinin dileği doğrultusunda değiştirilemez
    Herkes kaşık yapar ama sapını ortaya getiremez
    Herkes bir iş yapar ama istenildiği kadar güzel ve kusursuz biçimde yapıp da ortaya çıkaramaz Bunu becerenlerin sayısı da bir hayli azdır
    Herkes ne ederse kendine eder
    Kişi çevresine nasıl davranırsa, çevresi de ona benzer şekilde davranır İyilik eden iyilikle, kötülük eden kötülükle karşılaşır Kişi, muhatap olduğu davranışların sorumlusudur
    Her koyun kendi bacağından asılır
    Herkes kendi davranışlarından sorumludur Herkes kendi hatasının cezasını kendi çeker Hiç kimse başkasının yaptığı bir hatadan ötürü hesap vermez
    Her kuşun eti yenmez
    1 Herkes zorbalığa boyun eğmez Bu zorbalığa karşı gelecekler de vardır Öyleleri çıkar ki, seni alt eder, pişman bile olursun 2 Kimi işlerin altından kalkmamız mümkündür Ama öyle işler de vardır ki, asla başaramayacağımız işlerdir Öyle görünüşe aldanıp da o işin altına girmeyelim Yoksa hiç ummadığımız bir zarar görebiliriz
    Her şeyin bir vakti var, horoz bile vaktinde öter
    Bir işten olumlu sonuç bekleniyorsa zamanında yapılmalıdır Çünkü gerekli şartlar ve elverişli ortam o zamandadır Bu bakımdan bir işi zamanından evvel yapmaya kalkışmak ne kadar zararlıysa, sonraya bırakmak da o kadar zararlıdır Bir işte acelecilik kadar, geç kalmışlık da başarısızlığa neden olur
    Her şeyin yenisi, dostun eskisi (makbuldür)
    Sürekli kullanılan eşya yıpranır, eskir, gözden düşer, gittikçe de insana sıkıntı verir, yenisini aratır Ancak dostluk böyle değildir Dostluk eskidikçe güç ve değer kazanır Çünkü birçok hatıralar birlikte yaşanmış, birlikte birçok imtihandan geçilmiş, bağlar gittikçe sağlamlaşmıştır Eski dostluk içten olduğu için aranır, yeni dostluklar ise henüz gönüllerde kökleşmediği için pek makbul değildir
    Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır
    Herkesin kendine özgü bir çalışma yöntemi, bir iş yapma biçimi vardır Çünkü kişilikleri, bilgileri, yetenekleri, yöntemleri ve yolları birbirinden farklıdır
    Her yiğidin gönlünde bir arslan yatar
    Herkesin kendine göre yüksek bir emeli vardır Hoşlandığı, sevdiği, kavuşmak istediği bu emeli devamlı gönlünde taşır, onun özlemiyle yaşar
    Her zaman gemicinin istediği rüzgâr esmez
    Gerçekleştirmek istediğiniz bir iş için uygun şartları dilediğiniz anda bulmanız mümkün değildir Çünkü olaylar dileğimize göre oluşmaz Bu bakımdan fırsat elimize geçtiğinde ondan hemen yararlanma yoluna gitmeliyiz
    Her ziyan bir öğüttür
    Bilerek ya da bilmeyerek uğradığı her zarar kişiye ders olur Kendisini bu duruma düşüren yanlış hareketi bulur, aynısını tekrarlamayarak doğabilecek başka zararlardan kendisini korur
    Hesapsız kasap, ya bıçak kırar ya masat (Hesabını bilmeyen kasap, ne satır bırakır, ne masat)
    1 Alacağını ve borcunu bilmeyen, gelirini giderini işine göre ayarlamayan kişi, elinde avucunda bulunanı da kaybeder; zarara uğrar 2 Önlemini iyi almadan, ne yapıp edeceğini iyi düşünmede, bir iş girişiminde bulunan kişi, başarıya ulaşamaz; o iş için gerekli olan imkânları da yitirir
    Hırsızlık bir ekmekten, kahpelik bir öpmekten
    Hırsızlığın büyüğü küçüğü olmaz Kişi bir ekmek de çalsa hırsız olur, yavaş yavaş da hırsızlığı meslek edinir Kahpelik de benzer şekilde oluşur Bugün bir öpücük verip de bunu önemsemeyen kız ya da kadın, yarın sokaklara düşer Dolayısıyla bir öpücük bir namus kirletmeye ve kahpeliğe kapı aralamaya yeter
    Hiddetle kalkan nedâmetle oturur
    Öfkeyle, kızgınlıkla hareket eden kişi ne yaptığını pek bilmez; sağı solu incitir, kırar Kısa bir zaman sonra etrafa ve kendisine verdiği zararı anlar ve pişman olur Ne var ki iş işten geçmiştir bir kere
    Hocanın (imamın) dediğini yap (söylediğini dinle), arkasından gitme (yaptığını yapma)
    Bir din görevlisinin anlattıkları dinin buyruklarıdır Ancak insan beşerdir, şaşar O da hatalı, kusurlu olabilir; hatta bile bile yanlış da yapabilir, söyledikleriyle yaptıkları birbiriyle çelişebilir Bu bakımdan dikkatli ol; bu gibi yanlış yola sapmışların peşinden, onlar dinin buyruklarını anlatıyorlar diye sakın gitme
    Hocanın (öğretmenin) vurduğu yerde gül biter
    Öğretmen ne yaptığını bilen adamdır Eğer bir öğrenciye vurmayı gerekli görmüşse, bunu mutlaka eğitmek amacıyla yapmıştır Sakın ola ki, bu tavrından ötürü ona darılıp gücenmeyiniz Tam tersine onun bu tavrından ötürü sevininiz Çünkü onun vurduğu yerde meydana gelen kızarıklık, öğrencinin yarın yapacağı yanlışlıklardan, edineceği kötü alışkanlıklardan kurtuluşunun bir işareti olarak görülmelidir
    Horoz ölür, gözü çöplükte kalır
    Yaşanılmış, erişilmiş, alışılmış bir durum veya makam yitirildikten sonra, yine o durum veya makamda gözü kalır insanın Kişinin bu tutkusu ihtiyarlık, hatta ölüm hâlinde bile devam eder
    Horozu çok olan köyde sabah geç olur
    Karışanı çok olan işlerden güç sonuç alınır Çünkü her kafadan bir ses çıkar, herkes başka bir yol seçer, işin nasıl yapılacağı konusunda kesin karar verilemez Dolayısıyla böyle bir işi sonuca ulaştırmak da oldukça güç olur
    Huy canın altındadır
    Bk 'Can çıkmayınca huy çıkmaz'
    Huylu huyundan vazgeçmez
    Doğuştan gelen özellikler kolay kolay değiştirilemez Bunun için ne kadar uğraşılsa boştur Çünkü, o huy biçimi, kişinin karakterinin ayrılmaz bir parçası olmuştur Bunun için onu kolay kolay söküp atamaz


#25.09.2008 15:42 0 0 0