Hz Muhammed Şiirleri

Son güncelleme: 16.04.2013 19:28
  • Karanlığın Işığı - MUHAMMED (S.A.V)

    Allah,ü téalanın nuru yüzünde
    Rahmeti alemin dili Muhammed (s.a.v)
    Kalbi temiz sudan duru özünde
    İslam'ı alemin yolu Muhammed (s.a.v)

    İkram sofrasıydı ibret bazında
    Bereketi çoktu zerre azında
    Ezildi ezmedi durdu sözünde
    Sert rüzgarın serin yeli Muhammed (s.a.v)

    Temiz berrak sözü hak niyazında
    Yardıma koşardı burak hızında
    Hasan Hüseyin,i torun dizinde
    Candan cana yakın eli Muhammed (s.a.v)

    Geceler ışıktı onun gözünde
    Merhamet kaynardı karda buzunda
    Babalık sevgisi Fatma kızında
    Tuba ağacının dalı Muhammed (s.a.v)

    Adalet kaynardı hep kazanında
    Hakkı hak tartardı hak mizanında
    Oku öğren çalış demiş lafzında
    Evliya alimin gölü Muhammed (s.a.v)

    Hak aşkına yanar çölün düzünde
    Sıddık Osman Ömer Ali izinde
    Allah'ın kudreti vardı gürzünde
    Yiğit cesur asker kolu Muhammed (s.a.v)

    Azamet mühür,ü var omuzunda
    Hak kitabı kuran nur havuzunda
    Davut Musa İsa hak nazarında
    Rabbinin habibi kulu Muhammed (s.a.v)

    Kıyamete kadar parlak yıldızı
    Ümmetinden çıkmaz onun yaldızı
    Muhammed kucağı üşütmez bizi
    İslam'ın sevilen gülü Muhammed (s.a.v)

    Başak Akdeniz

    noimage

    Ey Şanlı Nebi

    Cehalet insanı, boğduğu zaman,
    Yetiştin zalime, vermedin aman.
    Adın anılıyor, inan her zaman,
    Alemlere Rahmet, sevgili Nebi.

    İnan ki candan, özledik seni,
    Hasretin her an, yakar sinemi.
    Hediye bıraktın, bana dinimi,
    Minnettarım sana, Ey Şanlı nebi.

    Güneşim, ayım, ışığım sensin,
    Sensiz bu dünyayı, garip neylesin,
    Allah'tan sen bize, bir hediyesin.
    Gönlümün sulatanı, Ey şanlı nebi.

    Sen gideli inan, bozuldu bağlar.
    Ümmetin dertlidir, bağrı kan ağlar.
    Senden umut bekler, hastalar sağlar.
    Ey dertlere derman, Ey şanlı nebi.

    Necdet Erem



    noimage

    Ya Muhammed

    Hasretle ağlarım dönmüşüm düne,
    Ya Muhammed seni görmek isterim,
    Savaşta barışta çıkardın öne,
    Ya Muhammed seni görmek isterim.

    Şefaat dilerim iki cihanda,
    Aydınlık getirdin bize bu handa,
    Her zaman yaşarsın gönülde canda,
    Ya Muhammed seni görmek isterim.

    Bütün cihan sende öğrendi ilim,
    İsmini yazarken titredi elim,
    Coştu bugün bülbül kesildi dilim,
    Ya Muhammed seni görmek isterim.

    Sözün hadislerin gönlümde yüce,
    Cemalin rüyamda görsem bir gece,
    Hayallerim bitmez sevgimle nice,
    Ya Muhammed seni görmek isterim.

    Senin aydınlığın vurur bu güne,
    Çok emekler verdin inanca dine,
    Özlem ile dolmuş yaralı sine,
    Ya Muhammed seni görmek isterim.

    Karanlık bir çağda geldin dünyaya,
    Korku içindeydi atlı ve yaya,
    Sen gelince nur serpildi semaya,
    Ya Muhammed seni görmek isterim.

    Solmaya yüz tutmuş gönlümde bağlar,
    Geçit verin yalçın kayalar dağlar,
    Gözüm görmek ister yüreğim çağlar,
    Ya Muhammed seni görmek isterim.

    KAYA der Hak için yazayım yazım,
    Göklere çıkıyor niyazım sözüm,
    Hayalin düşündüm yanıyor özüm,
    Ya Muhammed seni görmek isterim.

    Osman Kaya Malatya


    hz muhammed şiirleri - hz muhammed şiir - hz muhammed ile ilgili şiirler - hz muhammet şiirleri

    Lütfen konuya yorum yazmayınız. Eğer elinizde forumda sunulmayan Hz. Muhammed (s.av.) şiiri varsa onları cevaben paylaşabilirsiniz!
#16.04.2009 14:50 0 0 0
  • Sen gidince Ya Resullalah (s.a.v)

    Güneşin doğuşunda acı bir ateş var
    Yakar durur yüreklerimizi
    Bu güneş içimizde yanar Ey Nebi,
    Sen gittin gideli Ey Resul

    Gökyüzünde bir sessizlik var,
    Kuşlar eskisi gibi cıvıl cıvıl ötmüyor
    Ey Nebi
    Onlar da Rasülüne hasret,

    Bu gönüller Rasulüne hasret
    Bu yüreklerimizdeki akan deryaların
    Su damlalarında ki yıldızlar gibiydi
    Gözlerin, Ya habibullah

    Medineye, kapına gelirdik,
    O nur kokunu duymak için
    Cıvıl cıvıl öterdi kuşlar
    Nur-i çehrende,

    Kokun öyle güzeldir ki
    Karşıdan Allahın Resulü
    Geçmiş derler
    Ya Muhammed geçmiş derler

    Sen gittin gideli insanlar birbirlerine
    Kardeş değil, düşman oldular
    Ey Nebi
    Aşk-ı hasretimiz bu yüzden yanıyor

    Sen gittin gideli Gecenin sessizliğinde
    Yıldızlar parıldamaz oldu
    Ay ışığını kaybetti
    Sen gidince, Ya Rasulullah


    Mehmet Hazar Sebuktekin



    noimage


    Özlemin solmayacak Ya Resulallah (s.a.v)

    Kalbim hasretinden Aşk-figanı oldu
    Gönlümdeki derman sülufunu insanlara açtım
    Kelebekler bile uçmaz oldu Bu devranda
    Hasretin gün geçtikçe artıyor Ya Rasulullah

    Hasretin içimde deryan-ı aşk gibi yanıyor
    Sevgilerin en büyüğü sana olan özlemimdir
    Ya Rasulullah,
    Dermanımı bir kalbim bir de Yaradan biliyor

    Kalplerimizde senin en derin sevgini yaşıyoruz
    Ya Rasulullah
    Deryan-ı figan gibi gönlümüzde akan sevgisin
    Ey Nebi,

    Gönüllerimizde Nur-i çeşmin akıyor
    Bir ananın oğluna özlem duyması değildir bu,
    Allahın Resulüne özlem duymaktır
    Belki de alın yazımız bu kara bahtımız

    Ya Rasulullah rüyamda senin nurla akan
    Gül yüzünü gördüm,
    Uyandım, kalktım ayağa elimi kalbime koydum
    Kalbim özlem ateşiyle yanıyor


    Ancak yüreklerimizin aşk-deryasıdır bu
    Bu özleminle yanan ateş, hiç solmayacak
    Yarınlar geçse de,
    Özlemim solmayacak Ya Rasulullah

    Özlemim bir gün bir gül gibi
    Solacak olursa,
    Gönlümde solan gülü tutacak olan
    Benliğimi unutandır


    Mehmet Hazar Sebuktekin


    noimage


    Senin Yolunu Arıyoruz Ya Rasulullah (s.a.v)

    Senin yolunu arıyoruz Ya Rasulullah
    Kalplerimiz seni arıyor,
    Gönlümüz seni arıyor Ey Nebi
    Senin gül kokan yolunu arıyoruz

    Gökteki yıldızlar senin ışığını arıyor
    Kalplerimiz Nur ışığını arıyor
    Kalplerimiz sızlıyor, Ya Rasulullah
    Yüreklerimiz senin Nurlu yolunu arıyor

    Semada Melekler senin yolunu arıyor
    Senin Nur kokunu duysam,
    Rüyamda senin ışığını görebilsem
    Senin sevgi dolu yolundanyürüyebilsem
    Keşke Ya Rasulullah

    Ey Nebi Sen kalplerimizde taht kuran,
    Gönlümüzün Sultanısın,
    Gökyüzü sessizliğe bıraktı kendini,
    Bulutlarda senin adın yazıyordu

    Ey Muhammed diyordu bulutlar
    Yer, gök Senin adınla çalkalanıyor
    Gönüllerimiz sana hayran,
    Yüreklerimiz Aşkınla yanıyor Ey Nebi

    Gel Ey Nebi gönüllerimize, yüreklerimize
    Yine Nikabınla gel,
    Yolunu güllerle donattık,
    Bizi yolundan ayırma Ya Rasulullah


    noimage



#16.04.2009 18:25 0 0 0
  • Hz. Muhammed

    Her zaman sevilen, övülensin
    Ümmeti için üzülen
    Ümmeti için gülensin
    Allah için de en kıymetlisin

    Günahlara batarken çevren
    Senin gibi
    'Güzel Ahlaklı'ya' kavuştu evren
    Gelişin büyük olay
    Hem de mazlumları sevindiren

    Çevren güvenir, emin derdi
    Daha küçükken de herkes severdi
    Rabbim de peygamberliği verdi
    Kuran'ı da seninle gönderdi

    İlk kez zenci, beyaz yan yana
    Herkesi davet ettin Kuran'a
    Çok önem verdin her insana
    En büyük ödül, Sana uyana

    Köleleri, ezilenleri zulümden
    Kız çocuklarını da ölümden
    İnsanlığı 'Cahiliye' denen bölümden
    Çevirdin Arabistan çölünden

    Hep hak, adalet aradın
    Tertemiz, şerefli yaşadın
    Dillerde dualarda adın
    İnsanlığa Rahmettir maksadın

    Hayatın en güzel insanlık modeli
    Sana uymayanlar öder bedeli
    Senden şefaat ister
    Döndükçe ümmetinin dili.

    Göksel Kurum

#17.04.2009 15:19 0 0 0
  • H ani sana eziyet edenler, büyücüdür diyenler var ya,
    Z alimlerin efendisidir onlar, sen ise dertlere deva


    M ekke görmedi daha önce senin gibi bir nur,
    U hud duymadı senin gibi başka cesur
    H amd olsun alemlerin Rabbine ki ku ona mecbur
    A llah azze ve celle kulu üstüne memur
    M edine şereflendi seninle, yaşadı vakt-i saadeti
    M üslümanlık geride bıraktı seninle cehaleti
    E hli İslam nurlandı, senin adınla buldu bereketi
    D ünyalar güzeli, alemlerin Resulü, ümmetin peygamberi


    S eviyorum seni, canım yoluna feda olsun
    A rtık dünya rezil oldu cennet bizim olsun
    V e selat ile selam senin üstüne olsun.
#17.04.2009 15:27 0 0 0
  • Gelir misin rüyama bir kez göreyim cemalini
    Engelliyor günahlarım gül yüzünü görmeyi
    Arzum ahirette cennete seninle girmeyi
    Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya
    Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa

    noimage

    Sensiz dünya zilletle boğuluyor
    Asr-ı saadet günleri hasretle çekiliyor
    Toplumun ahlakı gitgide çöküyor
    Ne olur biraz gül bana Habib-i Kibriya
    Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa

    noimage

    Geceler karanlık, yokluğunda her saniye
    Ay doğmuş, güneş batmış ne çare bu çileme
    Tutamazsam elini sırat üzerinde
    Ne olur biraz gül bana Nebi-î Kibriya
    Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa

    noimage

    Bir bilal olamadım ezanın için
    Çıkıpta sahraya, kavrulmadı ayağım elim
    Sen varken, sensiz olmak bilmem niçin
    Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya
    Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa

    noimage

    Seni anar Ya Muhammed Kubbe-i Hadra
    Yoktu keder yoktu zulüm asr-ı saadet zamanında
    Kapılar aralanıyor karanlıklar ortasında
    Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya
    Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa

    noimage

    Sel olur göz yaşlarım, ismini duyunca
    Tebessümün de ne hoştur ukbada
    Şefaatini eksik eyleme mahşer anında
    Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya
    Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa

    noimage

    Alemlere rahmetsin nurun ile
    Kalplere düstursun ahlakın ile
    Salat-u selamlar sanadır Ya muhammed
    Ne olur biraz gül bana resul-ü Kibriya
    Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa(S.A.V)

    noimage
#23.04.2009 14:57 0 0 0
  • Ashâb-ı Muhammed...

    Ne zaman saadet asrını düşünsek,
    Arkadaşlarından,
    O güzîde ashabından biri ağlar gönlümüzde.
    Önce sen ağlarsın.
    Abdullah bin Mesud'a
    "Bana Ku'ran oku" demiştin.
    "Ya Rasulallah! Kur'an sana indirilmişken
    Sana mı Kur'an okuyayım" demişti.
    "O'nu başkasından dinlemeyi de severim" buyurmuştun
    İbn-i Mesud, Nisa suresini okumuş,
    Bir ayete gelmişti:
    "Her ümmetten birer şahit,
    Onların üzerine de Habibim
    Seni bir şahit olarak getirdiğimiz zaman
    Onların hali nice olur"
    "Şimdi yeter" demiştin.
    İbn-i Mesud gözlerini kaldırıp bakmıştı sana,
    Gözyaşların mübarek sakalına inmişti.
    Bir defasında ashabına Kur'an okuyordun
    'Sakının o ateşten ki o'nun yakıtı insanlar ve taşlardır'diyordun.
    Önünde oturan siyahi bir adam yüksek sesle ağlamaya başlamıştı
    O ağlayışa Cibril inmişti semadan
    Ya Resuallah huzurunda ağlayan bu zat kimdir ? demişti,
    Sende Habeşli biri demiş ve o'nu övmüştün
    Cebrail ise şu müjdeyi vermişti ; Allah buyuruyorki ;
    'İzzet ve Celalime Arş üzerindeki Hakimiyyetime Yemin Ederimki,
    dünyada Benim korkumdan ağlayan bir kulun gözünü Cennette çok güldürüceğim'
    ne zaman saadet asr-ı'nı düşünsek arkadaşlarından o güzide ashabından biri,
    hesap gününden korkar gönlümüzde
    Şeddat bin Evs korkar yatağına girdiğinde sağına soluna döner durur uyuyamaz.
    'Allahım' der.Cehennem ateşi uykumu kaçırdı.
    Sonra kalkar sabaha kadar namaz kılar,
    Ebu'd Derda düşer gönlümüze,
    'Keşke ailemin koçları olaydım da kendilerine misafir geldiğin de beni yedirselerdi' der,
    İmran bin Husayn düşer gönlümüze 'Keşke bir tepede kül olaydım da fırtınalı bir günde rüzgar savursaydı' der
    Ne zaman saadet asr-ı'nı düşünsek arkadaşlarından o güzide ashabından biri, Peygamber sevgisini öğretir bize
    Ashabından biri Sana gelmişti ,
    Ya Resulallah demişti, 'seni öyle seviyorum ki aklıma geldiğinde gelip seni görmesem canım çıkacak gibi oluyorum, sonra ahireti düşünüyorum cennete girsem bile Seninle birlikte olamıyacağım aşşağı mevkilerde kalıcam buda zoruma gidiyor istiyorum ki ahirette de yanında olayım'
    Sende 'Kişi sevdiğiyle beraberdir' buyurmuştun,
    Abdurrahman bin Sad anlatıyor ya Resulallah
    Diyorki ;
    'Bir gün Ömerin oğlu Abdullah ile otururken ayağı kasılıp kaldı
    ayağına ne oldu dedim şuradan itibaren sinir toplandı dedi,
    Bende dedim ki En çok sevdiğin insanın adını anda iyileşsin'
    Ya Muhammed dedi ve hemen ayağını uzattı,
    Ya Resulallah Sen abdest aldığın da ashab-ı güzin efendilerimiz koşarak abdest suyunu alır yüzlerine sürerlermiş
    Bir defasında sormuşsun:
    -'Niçin böyle yapıyorsunuz ?'
    -'bereket ve hayır umuyoruz' demişler, Sende buyurmuşsun ki ; 'Allah ve Resulu'nun sevgilisi olmak isteyen doğru söylesin emanete riayet etsin komşusunu incitmesin'
    Ne zaman saadet asr-ı'nı düşünsek arkadaşlarından o güzide ashabından biri hamd eder Allah'a şükrü öğretir bize
    Ebu Eyyub El-Ensari ona öğrettiğin kelimeleri söyler
    'Allah'tan başka ilah yoktur, Mülk ve saltanat O'nundur Hamd O'nun hakkıdır, O'nun ortağı yoktur.'

    Dursun Ali Erzincanlı
#23.04.2009 16:26 0 0 0



  • Ay yüzlüm apaçık sözlüm ruhum sana kurban;
    Gönlüm sana hayran!
    Nergis bakışlarının tesiri ne de yaman!
    Sultanım el-aman!
    Bak sinemde bir ok var derûnumda bir acı
    Sendedir ilacı

    Ey varlığı nûr dünyası sürur sözü kur'ân!
    Her derdime derman
    Pür âteşim bırakma beni hicranda zinhâr!
    Rûhumda âh u zâr
    Hem mahzun hem de perişan dertlerle kıvrandım;
    Kapına dayandım!

    Bilmem başka kor başka ateş ben sana yandım;
    Seninle uyandım.
    Ey dünyaya arştan gelen nûr ey meh-i tâbân! Aydınlattı ziyan
    Baktım şemailine hep dîdârını andım;
    Aşkınla kıvrandım.

    Ey taptaze gül kâkülü amber saçı reyhan!
    Câziben ne yaman!
    Görmemiştir cihanda gözler sen gibi dilber
    Güneşlerden enver
    Aç lütufla bağrını aç ki kıtmir kölendir
    Dergâhın uludur

    Deryalara denk kereminden bir katre ihsân
    Ey gönlüme sultan!
    Lutfeyle ne olur bildiğim başka kapı yok!
    Derdim herkesten çok.
    Nurdan çehrendeki bu nikâb da ne?
    Güneşlere taç giydiren ışıkken.

    Hep hicranla bunca yıl bunca sene
    Geçmiş gidiyorbaharlar beklerken.
    Doğ ruhlara arştan gelen burhanla!
    İnlet dört bir yanı altın sadânla!
    Hayat üfle sihirli rayihanla!
    Hak adına üfül üfül eserken.

    Konuş ki hatipler haddini bilsin
    İlahî nefhanla ruhlar dirilsin.
    Erilecek zirvelere erilsin.
    Başlamış gökler de bunu dilerken
    Ey mukaddes kitâb ey ezeli nûr
    Ey iklimi ziyâ etrafı huzûr;

    Son demde bir kere daha ne olur
    Ağar ışık karanlığı boğarken..!
    Bahar olmasa da sonbahar olsun.
    Cihanlar tekmil âvâzınla dolsun;
    Yeniden namın her yanda duyulsun!
    Şu fâni ömürlerimiz biterken

#16.07.2009 13:45 0 0 0
  • Mekke-i Mükerreme'de bir gül
    Yüzü dolunay gibi parlak.
    Teni pembeye çalan beyaz renginde.
    Saçları hafif dalgalı
    Açık renkli ve hilâl kaşlı.
    İki kaşının arasında bir damar.
    Öfkelendiğinde şişen

    Mekke-i Mükerreme'de bir gül
    Saçları omzuna düşer.
    Sakalı gür gözleri kara üzüm gibi siyah
    O siyah gözleri daima yerde
    Gökten daha çok yere bakar.
    Bakışları düşünceli
    Boynu gümüş beyazlığında
    Fildişinden yapılmış bir suret gibi
    Ashabının ardından yürür
    Ve; "benim arkamı meleklere bırakın." der.
    Birşeye hayret ettiğinde elini çevirir
    Konuştuğunda ellerini biraraya getirir.
    Öfkelendiğinde yüz çevirir.
    Sevindiğinde hafifçe gözlerini kapar.
    Gülmesi tebessüm.
    O gülünce dişleri dolu taneleri.

    Mekke-i Mükerreme'de bir gül
    Yüzünde azâmet ve hakimiyet.
    Sözünde tatlılık.
    Tane tane konuşan.
    Sesi gür teri gül
    Geçtiği sokaklarda gül kokusu bırakan..
    Giyimi sâde
    Çoğunlukla sırtında bir ihram.
    En çok sevdiği renk sarı ve beyaz.
    Yediği yemek;
    Ateşin üzerinde
    Unla karıştırılan öğütülmüş yulaf
    biraz zeytinyağı biber baharat
    sofrada oturuşu hamdle şükürle
    bir gül
    ikinci yurdu Medine!

    Medine-i Münevvere'de bir gül
    İnsanlık aleminin en şereflisi!
    İman hakikatlerinin merkezi!
    İhsâni tecellilerin turu!
    Rahmani sırların iniş yeri!
    Memleket-i Rabbâniye'nin seması!
    Peygamberler gerdanlığının ortasındaki en büyük mücevher!
    Peygamberler kervanının öncüsü!
    Bütün varlıkların en üstünü!
    İzzet sancağının sancaktarı!
    Ezel sırlarının şahidi!
    İlmin hilmin ve hikmetlerin kaynağı!
    Yerle gök âlemlerinin göz bebeği!
    İki cihanın ruhu!
    Dünya ve ahiret hayatının gözü!

    Medine-i Münevvere'de bir gül
    Aslın ve asaletin nurlu ağacı!
    Yaratılışta insanların en üstünü!
    Cismani suretlerin en mükemmeli!
    Asıl mülk ve gerçek nimetin
    Göz kamaştırıcı güzelliğin
    Ve yüce rütbenin sahibi!
    Kalplerin tabibi ve ilacı
    Bedenlerin afiyet ve şifası
    Gözlerin nuru ve ışığı
    Asırlarca sevilen
    Yeniden sevilen
    Taptaze duygularla sevilen
    En seçkin makamlara layık olan
    En büyük dost!
    En şerefli sevgili!
    Abdülmuttalib'in torunu!
    Abdullah oğlu efendimiz
    Hz. Muhammed sallallahu aleyhi vesellem

    Medine-i Münevvere'de bir gül
    O'na sevdalı
    Her şeye rağmen
    O'na sevdalı
    Milyarlarca bülbül!
    Sevinç bayrak açmış her sinede
    Çünkü O Gül hâlâ Medine'de
#16.07.2009 14:55 0 0 0
  • En Güzel Gül'e Yar Olanlara
    Gül'e Gönül
    Verenlere
    Binlerce Selam Olsun

    Sevdam seni nasıl anlatsam ,nasıl
    söylesem,hangi yaman sözcükleri,tesbih taneleri gibi dizsem de seni cümlelere
    döksem Adına mevlitler yazılmış , güzelliğine kasideler sunulmuşken Kelimeler
    kifayetsiz bir durak ¦Ben ise suya düşmüş yaprak kadar çaresizken Seni nasıl
    anlatayım Ya Rasulallah

    Meleklerden işittim şanını ,dünyaya gelmeden
    evvel Yüce ALLAH ın Sen olmasaydın alemleri yaratmazdım. dediğisin ,yaratılış
    sebebim,nefes alışım.ALLAH ın tecellisi olan güzelliklere kimi zaman akla
    durgunluk veren bir edayla dalışım .Kimi zaman hayranlıkla taa yürekten bir çift
    kömür gözle bakışım İlahilerden dinledim seni.Ne ihtişammışsın ki doğduğun gece
    ,o asude nisan gecesi bütün dünya göklere dek nur ile bezenmiş.Ne büyük bir aşk
    ateşiymissin ki ,uğrunda bin yıldır yanan ateşler sönmüş .Sündüsi altın
    işlemeli,ipek kumaşlarla döşemiş Amine Hatunun döşeğini,Melekler birbirine seni
    müjdelemişler ALLAH ın izniyle

    ALLAH bir davetçi ışık saçan bir kandil
    olarak göndeilmişsin.

    Ey Bâki Sultan sensin beni ALLAH ulaştıracak
    olan.Seninle fark ettim iki cihanın görkemini.Hasretinle dolu bir yolcuyum şimdi
    Hırkanla şereflendirdiğin Veysel Karani olmaya aşkım yetermi
    bilemiyorum.

    Ama sevginden kızarmış bir mısra gülüm şimdi.Güneş vurdukça
    kavrulan kalaylı bahçelerde sana açıyorum sana susuyorum.Ümmetin
    girmedikçe,Cennet kapısından içeri girmeyen sensin biliyorum.Yudum yudum
    merhametini tadıyorum uzayıp giden gurbetlerde ,Sakal-ı Şerifini izliyorum
    camilerde mescitlerde

    Seni düşünürken yüreğim yırtılır,adını zikrederken
    sesim boğulur,ismini yazarken ellerim titrerse ne olur bilki Ya
    Resulallah,aşkımın tarif edilmez gücündendir

    Evet Sevdam ben seni tarif
    edemem.Ama son nefesimde Cenab-ı ALLAH ı ve senin gönlüme Nur ile yazılmış adını
    zikretmeyi dilerim.
#16.10.2009 03:17 0 0 0
  • Annesi ÂMİNE hatun,
    Abdülmuttalip'e torun
    İsmail'den gelir soyun
    Muhammed Aleyhisselam


    Yirmi Nisan Pazartesi
    Beş yüz yetmiş bir gecesi
    Doğdu cihan bir tanesi
    Muhammed Aleyhisselam
#16.10.2009 07:53 0 0 0
  • Hz Muhammed Şiirleri

    Karanlığın Işığı - MUHAMMED (S.A.V)

    Allah,ü téalanın nuru yüzünde
    Rahmeti alemin dili Muhammed (s.a.v)
    Kalbi temiz sudan duru özünde
    İslam’ı alemin yolu Muhammed (s.a.v)

    İkram sofrasıydı ibret bazında
    Bereketi çoktu zerre azında
    Ezildi ezmedi durdu sözünde
    Sert rüzgarın serin yeli Muhammed (s.a.v)

    Temiz berrak sözü hak niyazında
    Yardıma koşardı burak hızında
    Hasan Hüseyin,i torun dizinde
    Candan cana yakın eli Muhammed (s.a.v)

    Geceler ışıktı onun gözünde
    Merhamet kaynardı karda buzunda
    Babalık sevgisi Fatma kızında
    Tuba ağacının dalı Muhammed (s.a.v)

    Adalet kaynardı hep kazanında
    Hakkı hak tartardı hak mizanında
    Oku öğren çalış demiş lafzında
    Evliya alimin gölü Muhammed (s.a.v)

    Hak aşkına yanar çölün düzünde
    Sıddık Osman Ömer Ali izinde
    Allah’ın kudreti vardı gürzünde
    Yiğit cesur asker kolu Muhammed (s.a.v)

    Azamet mühür,ü var omuzunda
    Hak kitabı kuran nur havuzunda
    Davut Musa İsa hak nazarında
    Rabbinin habibi kulu Muhammed (s.a.v)

    Kıyamete kadar parlak yıldızı
    Ümmetinden çıkmaz onun yaldızı
    Muhammed kucağı üşütmez bizi
    İslam’ın sevilen gülü Muhammed (s.a.v)

    Başak Akdeniz



    Ey Şanlı Nebi

    Cehalet insanı, boğduğu zaman,
    Yetiştin zalime, vermedin aman.
    Adın anılıyor, inan her zaman,
    Alemlere Rahmet, sevgili Nebi.

    İnan ki candan, özledik seni,
    Hasretin her an, yakar sinemi.
    Hediye bıraktın, bana dinimi,
    Minnettarım sana, Ey Şanlı nebi.

    Güneşim, ayım, ışığım sensin,
    Sensiz bu dünyayı, garip neylesin,
    Allah’tan sen bize, bir hediyesin.
    Gönlümün sulatanı, Ey şanlı nebi.

    Sen gideli inan, bozuldu bağlar.
    Ümmetin dertlidir, bağrı kan ağlar.
    Senden umut bekler, hastalar sağlar.
    Ey dertlere derman, Ey şanlı nebi.

    Necdet Erem





    Ya Muhammed

    Hasretle ağlarım dönmüşüm düne,
    Ya Muhammed seni görmek isterim,
    Savaşta barışta çıkardın öne,
    Ya Muhammed seni görmek isterim.

    Şefaat dilerim iki cihanda,
    Aydınlık getirdin bize bu handa,
    Her zaman yaşarsın gönülde canda,
    Ya Muhammed seni görmek isterim.

    Bütün cihan sende öğrendi ilim,
    İsmini yazarken titredi elim,
    Coştu bugün bülbül kesildi dilim,
    Ya Muhammed seni görmek isterim.

    Sözün hadislerin gönlümde yüce,
    Cemalin rüyamda görsem bir gece,
    Hayallerim bitmez sevgimle nice,
    Ya Muhammed seni görmek isterim.

    Senin aydınlığın vurur bu güne,
    Çok emekler verdin inanca dine,
    Özlem ile dolmuş yaralı sine,
    Ya Muhammed seni görmek isterim.

    Karanlık bir çağda geldin dünyaya,
    Korku içindeydi atlı ve yaya,
    Sen gelince nur serpildi semaya,
    Ya Muhammed seni görmek isterim.

    Solmaya yüz tutmuş gönlümde bağlar,
    Geçit verin yalçın kayalar dağlar,
    Gözüm görmek ister yüreğim çağlar,
    Ya Muhammed seni görmek isterim.

    KAYA der Hak için yazayım yazım,
    Göklere çıkıyor niyazım sözüm,
    Hayalin düşündüm yanıyor özüm,
    Ya Muhammed seni görmek isterim.

    Osman Kaya Malatya
#13.03.2011 18:10 0 0 0
  • Ey Nebi

    Suya hasret çöllere kanlanmış asırlardan
    Zamanın en hasına gözde bir sultan düştü
    Kurtuldu kara tarih küf kokulu sırlardan
    Kirlenmiş perdelerin nakışına tan düştü
    Bulutlar gözü yaşlı yağmurlarla bekledi
    Nefret kokan bir çağa gül kokusu ekledi

    noimage

    Uyuyan bir insanlık uyandı senin ile
    Güneşin şavkı çöktü gül çehreli yüzlere
    Merhamet deryasından şefkat vurdu sahile
    Seninle umut yağdı göklerden öksüzlere

    noimage

    İsa'nın son müjdesi, İbrahim'in duası
    Âmine'nin rüyada gördüğü kutlu Nebi
    Ebu Kubeys dağında doğan büyük davası
    Aydınlattı Yemeni, Hadramevti, Halebi
    Yeşerdi tüm kâinat parmağında ki suyla
    Güller bir başka açtı Nebi'nin kokusuyla

    noimage

    Âsuman'ın çehresi değişti senin ile
    Yıldızlar gecelerin saçlarını tarıyor
    Nasipsizler son Nebi bekliyorlar nâfile
    Bahîra bulutlarda kendini kurtarıyor

    noimage

    Yeryüzünde çiçekler başka açtı bu bahar
    Kâinat bu muştuyla gülüyordu aheste
    Yönünü en nadide güne dönmüştü seher
    Bülbüller bile mesrur ötüyordu kafeste
    Mudar'ın tüm putları birer birer yıkıldı
    Utancın tarihinden Nebî ile çıkıldı

    noimage

    Kırk yaşında nur doğdu Hirâ'da senin ile
    Bulutlar selamını Uhud'a dek taşıyor
    Mahrumiyet düşüyor gökten Ebu Cehil'e
    Ömer, Erkam yolunda Nebî'ye ulaşıyor

    noimage

    Varaka heyecanlı Hadice'nin sesinde
    "Ah! Diyordu Ey Nebi, seni kovduğu günde
    yanında ben olsaydım kavminin ensesinde
    seninle ağlar idim, gülerdim güldüğünde"
    Vücudunu Taif'te siper eder iken Zeyd
    Musab'ın ellerinde Hudayr'ın oğlu Useyd

    noimage

    Akâbe'de yazıldı bir tarih senin ile
    Yesrip bir medeniyet oldu talih kuşunda
    Hicret ile yürüdü halk, kafile kafile
    Necaşi zor sınavın en mesrur yokuşunda

    noimage

    Müşrikler Sevr'e geldi örümcek ağı perde
    Süraka iz peşinde Ebu Bekir muzdarip
    Nebi'de teslimiyet, mucizeler siperde
    "Korkma ey arkadaşım Allah bırakmaz garip"

    noimage

    Vedâ tepesinde gün doğar peygamber ile
    Nur'a gark ediyordu ulaştığı her yeri
    Vardı şanslı mekana Kuba'daki menzile
    Eyyub el-Ensarî'nin daha arttı değeri

    noimage

    Sevdi bütün kâinat Allah sevmişti O'nu
    Mutluluk yağmurları döküyordu asuman
    Zorba krallıkların görünüyordu sonu
    O'nu bir rahmet gibi kucaklamıştı zaman
    Ey mazlumlar ağlayın, rahmet: gözün döktüğü
    Hatırlayın nasıl da inler hurma kütüğü

    noimage

    Batıl zail olmuştu Hak geldi senin ile
    Bir bir yıkılıyordu Lat, Menat,Uzza; Hübel
    Merhamet deryasından, rahmet sızar cahile
    Bekliyor zaman yine Ey Nebi, bekletme gel

    noimage

    Ey yiğit Sümeyye'ler, Ey İslam'ın kızları
    Kurtuldunuz kan sızan utanç duvarlarından
    Şimdi bir başka doğar ümmetin yıldızları
    Karanlığı sıyırır bir çağın esrarından
    Zemzemin suyu damlar siyah kaküllerinden
    Misk kokusu duyulur çehrende güllerinden

    noimage

    Zaman seni bekliyor sünnetinle gel artık
    Kararmış umutlara nur gibi doğmaz mısın
    Tanımaz Sen'in nurun ne yar, ne engel artık
    Hüsran bulutlarını nurunla boğmaz mısın

    Seyit Kılıç
#16.04.2011 16:35 0 0 0
  • ..KERVAN..

    noimage

    Medine'ye giden kervan
    Yolcuları dolu kervan
    Resulûllah'a selam söyle
    Asığı götüren kervan
    Resulûllah'a selam söyle
    Hasreti bitiren kervan
    Kervan kervan güzel
    Develeri güzel kervan
    Alında götürün beni Resulûllah'a giden kervan
    Resulûllah'a kurban olam
    Ayağına türap olam
    Bastığın yerde Senin
    Bir zerrecik tozun olam
    Kervan kervan güzel kervan
    Develeri dolu kervan
    Alında götürün beni Resulûllah'a giden kervan
    Bizi alda onu götür ona
    Hasan ve Hüseyin'im orda
    Yanar annem Fat-i ma Zehra
    Kavuştur bizi onlara
    Yanar annem Fat-i ma Zehra
    Kavuştur bizi Resulûllah'a
    Kervan kervan güzel kervan
    Develeri dolu kervan

    noimage
#17.04.2011 03:17 0 0 0
  • O Gece Sendin Gelen

    Arş'ın kubbelerine, adı nûrla yazılan,
    İsmi; semâda ''Ahmed'', yerde ''Muhammed'' olan,
    Yedi katlı göklerde, Hâk Cemâli'ni bulan,
    Evvel-Âhir yolcusu, Yâ Hazreti Muhammed.

    noimage

    Sağnak nûr yağmurları, inerken yedi kattan,
    O gece, Sendin gelen, ezel kadar uzaktan,
    Melekler, her zerreye, müjde verirken Hâkk'tan;
    O gece, Sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.

    noimage

    Güneşler, o gecenin, nûruna secd ederken,
    Yıldızlar, meşk içinde, kâinat vecd ederken,
    Bütün hamd ü senâlar, Yüce Rabb'e giderken,
    O gece sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.

    noimage

    Kâbe'de şirk taşları, putlar yere dönerken,
    Cehâlet bayrakları, birer birer inerken,
    Bin yıllık, küfr ateşi, ebediyyen sönerken,
    O gece, Sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.

    noimage

    O gece, Sâve Gölü, mûcizeyle kururken,
    Kisra Saraylarında, sütunlar savrulurken,
    Arz'dan Arş'a , Âlemler, rahmetini bulurken,
    O gece, Sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.

    noimage

    Sen ki; doğum kundağı, ak bulutla örülen,
    Doğar doğmaz, Allah'a secde emri verilen,
    Alnında, âlemlere rahmet tâcı görülen,
    Kâinat Efendisi, Yâ Hazreti Muhammed.

    noimage

    Sen ki; asâletine, ezelden hükmedilen,
    Tertemiz rahimlerle, lekesiz soydan gelen,
    Beşeri şüpheleri, Kur'ân ilmîyle silen,
    Seçilen sevgilisin, Yâ Hazreti Muhammed.

    noimage

    Sen ki; büyük yargıda, şefaat müjdecisi,
    Bunca âciz beşerin, Mahşer günü bekçisi,
    Sen ki; Kur'ân şâhidi, Allah'ın son elçisi,
    Kurtuluş habercisi, Yâ Hazreti Muhammed.

    noimage

    Sen ki; Âdem neslini, uçurumdan döndüren,
    Zulüm sancılarını, şefkâtiyle dindiren,
    İnkâr yangınlarını, irfânıyla söndüren,
    Âlimlerin sultanı, Yâ Hazreti Muhammed.

    noimage

    Sen ki; güzel huyların, ahlâkın meş'alesi,
    Sabır doruklarında, beşerin en yücesi,
    Senin Cennet mekânın, fakirlerin hânesi,
    Gönüller hazinesi, Yâ Hazreti Muhammed.

    noimage

    Câhiliye devrini, kapatan, ulu Sultan,
    Şefaatin, Allah'a yalvaran kolu Sultan,
    Rabb'imin, en sevgili, en yakın kulu Sultan,
    Melekler Sana hayran, Yâ Hazreti Muhammed.

    noimage

    Sana şâhid, sonsuzlar, ezelden beri her an,
    Sana şâhid, âyetler, her zerre ve her mekân,
    Senden uzak kalmaya, nasıl dayanır ki can?
    Sen, her canda Cânânsın, Yâ Hazreti Muhammed.

    noimage

    Mîraç gecesi, bir bir, açılıyorken gökler,
    Seni selamlıyorken, her katta peygamberler,
    Öyle bir an geldi ki; durdu bütün melekler,
    Hâkk' a yalnız yürüdün, Yâ Hazreti Muhammed.

    noimage

    Gönül gözü görmeyen, can gözünü neylesin,
    Dünya'da dönmeyen dil, mahşerde ne söylesin,
    Allah, bütün beşeri, ümmetinden eylesin,
    Sancağının altında, Yâ Hazreti Muhammed.

    noimage

    Hâkk ile, kul vuslatı, o îlahi düğünde,
    Hiç kimseden kimseye, fayda olmayan günde,
    Hasatları, has tartan, o terazi önünde,
    Noksanları bağışlat, Yâ Hazreti Muhammed.

    noimage

    Bu îman meş'alesi, hiç sönmeden yanacak,
    Ümmetin, Seni her an, mahşere dek anacak,
    Gönül tortularımız, nûr'unla paklanacak,
    Andımıza şâhid ol, Yâ Hazreti Muhammed.

    noimage

    Biliriz ki; hükmü yok, bu dünya nîmetinin,
    Gönüldür sermayesi, âhiret servetinin,
    Sana, Salât ve Selâm, gönderen ümmetinin,
    Cennetler şâhidi ol, Yâ Hazreti Muhammed

    Cengiz Numanoğlu
#17.04.2011 14:45 0 0 0
  • Allahu Ekber

    noimage

    Gözlerim buğulu günah kesemde,
    Rahmânsın Rahîmsin Allâhu Ekber!
    Pişmanım ömrümü boş geçirsem de,
    Tevvâbsın Allahım Allâhu Ekber!
    noimage
    Ruhum şahlanıyor cesedim yorgun,
    Hâlıksın Bârisin Allâhu Ekber!
    Beş vakit secdede Miracım her gün,
    Hâmidsin Allahım Allâhu Ekber!
    noimage
    Adını anarım Azze ve Celle,
    Meliksin Kuddûssün Allâhu Ekber!
    Vuslatım düğündür gelir ecelle,
    Kâbidsin Allahım Allâhu Ekber!
    noimage
    Hazırsın nazırsın her an her yerde,
    Semîsin Basîrsin Allâhu Ekber!
    Kapalı kalpgözüm günahtan perde,
    Habîrsin Allahım Allâhu Ekber!
    noimage
    Aşkınla yak beni Şevval ayında,
    Celîlsin Kerîmsin Allâhu Ekber!
    Cesedim yıkansın hurma dalında,
    Kâdirsin Allahım Allâhu Ekber!
    noimage
    Affedicisin Sen affı Seversin
    Berrusun Hâdîsin Allâhu Ekber!
    Hak yolunda ruhum Hakka canversin,
    Şekûrsun Allahım Allâhu Ekber!
    noimage
    İstikbal pek vahim acı kulunu,
    Râufsun Vehhâbsın Allâhu Ekber!
    Nakşeyle banada Yunus yolunu,
    Râfisin Allahım Allâhu Ekber!
    noimage
    Ürperir gözyaşım bekliyor sırat,
    Kahhârsın Kâbitsin Allâhu Ekber!
    Ya Allah Ya Fettâh senden mağfiret
    Halîmsin Allahım Allâhu Ekber!
    noimage
    Beşikten mezara vuslata yoldur,
    Evvelsin Âhirsin Allâhu Ekber!
    Şahadetle Ya Rab! Ömer'i öldür,
    Mücîbsin Allahım Allâhu Ekber!

    noimage

    Alıntı..
#18.04.2011 16:33 0 0 0
  • ellerinize sağlık.
#18.04.2011 19:24 0 0 0




  • noimage


    müebbet bir yağmurdu rahmeti getirişin,
    ümmetine serpiştirdin ellerinle,
    şefaatin dağıldı sağanak sağanak üstümüze,
    Sen gittin izlerin kaldı gönlümüzde.


    Şairlerden kelime aldım, kitaplardan harf çaldım ama
    Seni anlatamadım;
    bir adını yazabildim ruhuma
    bir de resmini çizdim bembeyaz rüyalarıma.


    Bir tek umudum kaldı elimde
    Belki affolurum ahiret gününde,
    belki sana yakın bir yer verir Rabbim bana cennetinde.


    Ümidim elimde senin hasretinle gidiyorum kabrime


    alıntı
#19.04.2011 15:12 0 0 0
  • hepsi çok güzel olmuş ellerinize salık
#19.04.2011 19:28 0 0 0
  • noimage
    GÜLLERİN SULTANISIN


    Sevdim seni bir kere sonsuza dek bırakmam
    Her mevsim çiçek açan güllerin sultânısın.
    Sökülmez çivi çaktım yüreğimden çıkarmam
    En güzel koku saçan güllerin sultanısın

    Sünnetlerin olmazsa ömrümüz boşa gider
    Hadislerin kandildir birer ışıklı fener
    Yıldız olan sahâben şaşırana hep rehber
    Dertliye derman olan güllerin sultânısın

    Habîbimin aşkından bülbüller figan eder
    Âşıkların yüzüne seher rüzgârı eser
    Zikirle beslenenler gece gündüz Allah der
    Ruhlara sevda koyan güllerin sultanısın

    Dilimizde salevât mübarek adın güzel
    Ne olursun rüyâma ümmetim diyerek gel
    Şu fânî ömrüm bitip vakit gelince ecel
    Bize şefaat sunan güllerin sultanısın.

    Alıntıdır
#25.04.2011 20:52 0 0 0