Hamilelilkte Beslenme

Son güncelleme: 28.10.2009 21:30
  • Gebelik döneminizde dengeli bir beslenme alışkanlığı edindiğinizde, sıvıyı bol miktarda aldığınızda, doktorunuzun verdiği demir içerikli preparatları düzenli olarak aldığınızda, normal sınırlar içinde kilo almak, sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmek, sağlıklı bir bebek doğurmak ve doğum sonrası formunuzu korumak için beslenmeyle ilgili size düşenleri tümüyle yerine getiriyorsunuz demektir.
    gebelik.org' un katkılarıyla hazırlanan aşağıdaki bölümü, doğacak bebeğinizin sağlığı açısından dikkatle okuyunuz...

    Sağlıklı bir gebelik dönemi için iyi beslenme

    Gebelikte beslenme, anne adaylarının üzerinde önemle durmaları gereken bir konudur. Sağlıklı ve kaliteli bir gebelik dönemi geçirmek, gebeliğe özgü belirtileri yaşamamak ya da daha az yaşamak, bebeğinizin potansiyeli olan kiloya ulaşmasını ve dünyaya yeterli besin depolarını oluşturmuş olarak gelmesini sağlamak, rahat bir lohusalık dönemi geçirmek, lohusalıkta bebeğinize vereceğiniz sütünüzün kaliteli olmasını sağlamak için gebelik öncesinden gelen beslenme alışkanlıklarınızı gebelikte tekrar gözden geçirmeniz önemlidir.. İlk bilmeniz gereken, bu yazıyı okuduğunuzda gebeliğinizin hangi döneminde bulunursanız bulunun geç kalmadığınızdır. Şu andan itibaren beslenme konusunda atacağınız her olumlu adım mutlaka hem size hem de bebeğinize yararlı olacaktır. Son aylarınızda olsanız bile beslenme konusunda yapacağınız iyileştirmeler en azından doğacak bebeğinizin doğum sonrası ilk altı aylık dönemde ihtiyacı olan demir ve vitamin depolarını oluşturmasını sağlar. Gebelik dönemi; günlük kalori, alınması gerekli sıvı, protein, vitamin, mineraller, temel ve eser elementlerin ihtiyacının arttığı bir dönemdir. Bu artmış olan ihtiyacı karşılamak için vücudunuz size çoğu durumda yol gösterecek ve açlık-tokluk merkezlerinin gebeliğe uyum sağlamak amacıyla değişen işlevleri sayesinde bu ihtiyaçlarınızı karşılamış olacaksınız. Gebelikte önerdiğimiz beslenme şekli, tüm temel besin maddelerinden herbirinin yeterince ve düzenli olarak alınması şeklindedir. Temel besin madddelerinin şekerler ve yağ miktarı yüksek gıdalar hariç her birinden hergün belli miktarlarda mutlaka alınmalıdır. Şekerler ve yağ miktarı yüksek gıdalar (yağların temel besin maddeleri içinde önemleri büyüktür, burada kastedilen aşırı "yağlı" yiyeceklerdir) ise besleyici özellikleri düşük ve kalorileri yüksek olan gıdalardır ve size ve bebeğinize yararları yoktur.

    Hamilelikte farklı miktarlarda demir, folik asid, sodyum (tuz) ve şeker alma ihtiyacı duyulur. Bu ihtiyaçlarını karşılamak için hemen her gün; süt ve süt ürünleri, yumurta (herhangi bir yemeğin içinde veya tek başına), et, tavuk veya balık, kuru baklagiller, peynir,lifli yeşil sebzeler, hububat, C vitamini kaynakları (portakal suyu, domates), yağ (sıvı yağ, tereyağ, mayonez gibi besinlerle), diğer meyveler ve sebzeler yenmelidir.

    Vitaminler

    Gebelikte bazı özel durumlar hariç düzenli vitamin kullanımı gereksizdir. Gebelik dönemi boyunca ihtiyaç duyduğunuz vitaminlerin tümü düzenli beslenme yoluyla alınabilir ve doğru olanı da budur. Şu ana kadar varlığı saptanmış vitaminler dışında vücudun kullandığı çok sayıda vitamin vardır ve bunlar keşfedilmeyi beklemektedir. Düzensiz beslenip vitamin ilaçlarına güvendiğinizde gerekli olan ihtiyacınızın tümüyle karşılanmadığından emin olabilirsiniz. Ancak erken gebelik dönemindeki şiddetli bulantı ve kusmalarda ve ileri derecede beslenme yetersizliği gösteren anne adaylarında ise düzenli beslenmeye ek olarak vitamin tedavisi elbette vermekteyiz.

    Demir

    Kan yapımında önemli yeri olan demir için ise farklı şeyler söylenebilir: Ne kadar demir içeriği yüksek besinlerle beslenirseniz beslenin, gebelikte ihtiyaç duyduğunuz demiri alabilmek için belli bir gebelik haftasından sonra (genellikle gebeliğin ikinci yarısından itibaren) düzenli olarak demir içeren ilaçlar kullanmalısınız. Alacağınız demirin bebeğinizin demir depolarının oluşmasındaki önemini unutmayın. Tüm bu demir ihtiyacının besinlerden karşılanabilmesi için alınması gerekli besin miktarı normalden fazla kalori içerir ve bu yüzden uygun bir beslenme biçimi değildir. Demir sadece bebek için değil annenin % 30 oranında artan kan hacmi ile de ilgilidir. Demir sağlıklı kan hücrelerinin oluşumu için şarttır ve beslenme ile artan ihtiyacı karşılamak zordur. Eğer yeterli miktarda demir alınmazsa bebek annenin demirini alır ve annede anemi ve halsizlik gelişebilir. Ancak demir içeren ilaçlar mutlaka bir doktor tavsiyesine göre ve kontrolunda alınmalıdır. İkiz ve çoğul gebelik taşıyan, kansızlık bulguları gösteren, ya da gebeliğin sonlarına gelmiş olmasına rağmen demir ilaçları kullanmamış anne adaylarında daha yüksek dozlarda demir tedavisi gerekebilir.

    Genel kural olarak pek çok standart multivitamin preparatları yeterince folik asid, demir ve kalsiyum içerir. Bunlar içinde hamilelikte özellikle folik aside ihtiyaç vardır.

    Folik asit

    Folik asit B vitaminidir ve vücutta yeni kan hücresi yapımında, aminoasit yapımında ve hücrelerin yenilenmesinde önemli görevler üstlenen bir vitamindir. Bu yüzden hamilelikte folik asit ihtiyacı belirgin şekilde artar ve günlük ihtiyaç iki katına çıkar. Folik asit seviyesi yetersiz olduğunda yapısal olarak normalden büyük ancak işlevleri düşük alyuvar hücreleri meydana gelir ve kansızlık belirtileri ortaya çıkar.

    Folik asit hakkında bilimsel olarak henüz kanıtlanmamasına karşın tıbbi çevrelerce kabul gören bir gerçek vardır: Hamileliğin erken dönemlerindeki folik asit eksikliği bebeklerde nöral tüp defektlerinin (NTD) oluşmasına neden olabilmektedir. Bu yüzden Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi (Center for Disease Control) 1991 yılında yayınladığı bildirgede daha önce NTD'li bebek doğurmuş olan anne adaylarının hamile kalmadan en az bir ay önce başlayıp 3 ay boyunca günde 4 miligram folik asit kullanımını önermiştir. Bu öneri çoğu doktor tarafından halen uygulanmaya devam etmektedir.

    Demir içeren preparatların bir kısmında ek olarak folik asit de bulunur. Şu anda folik asit konusunda yukarıda anlatılan NTD gerçeği gözönüne alındığında demirle birlikte folikasit takviyesi yapmanın gerekli olduğunu düşünen ve bunu uygulayan çok sayıda doktor vardır.

    Sabahları bir kase mısır gevreği folik asid ihtiyacının büyük kısmını karşılar. Bol meyve, makarna , pirinç, ekmek, un (kepekli olanları tercih), folik asid içerir. Folik asid ayrıca karaciğer, böbrek, lifli yeşil sebzeler ve kuru bakla ve bezelyede bulunur.

    Nöral tüp defekti nedir? Hamile kalınan günden 17-30 gün sonra (yani kadının son adet tarihinden 4-6 hafta sonra) bebeğin nöral tüpü yani sinir sistemini oluşturan bölümü gelişir ve kapanır. Nöral tüp daha ileri dönemde bebeğin omuriliğini, omurlarını, beynini ve kafatasını oluşturur. Eğer nöral tüp olması gerektiği gibi kapanamazsa bebeğin beyni ve omuriliği açıkta kalır.

    Hangi hamile kadında nöral tüp defekti gelişeceğini tahmin etmek mümkün değildir. Ancak bazı riskler söz konusudur;
    - Bir önceki hamileliğinde nöral tüp defekti gelişen kadınlarda diğer hamileliğinde de gelişme ihtimali 20 kat artar.
    - Annede insüline bağımlı şeker hastalığı olması
    - Havale nöbeti için ilaçl kullanan kadınlar
    - Tıbbi olarak obez tanısı konmuş olan kadınlar
    - Erken hamilelikte yüksek sıcaklıklara maruz kalmak (örneğin uzun süren ateş, sıcak banyoda uzun süre kalmak gibi)

    Halen araştırmalar devam etmekle birlikte sigara içen kadınlar, ilaç kullananlar ve alkol alanların ve katı vejeteryanların vitamin kullanması önerilmektedir. Kadın doğum hekimleri özel bir tıbbi durum olmadıkça herkese rutin vitamin kullanımını önermemektedir.

    Vejeteryan mısınız? Vejeteryanlar protein alımını dengelemek için mutlaka süt ve süt ürünleri ve yumurta yemelidir. Aynı zamanda B12 vitamini takviyesi almaları gerekebilir. Çünkü bu vitamin sadece hayvansal ürünlerde bulunur.

    Çinko, magnezyum, kalsiyum, demir ve D vitamini yetersizlikleri anne ve bebek mortalitesinde önemlidir.

    Günlük öğün sayınızı en az beş olacak şekilde tekrar ayarlayın...
    Burada amaç midenin aşırı dolmasını ve size rahatsızlık vermesini engellemektir. Toplam alacağınız gıdayı üç öğün yerine beş ya da daha fazla öğünde yemek, erken gebelikte bulantı şikayetlerinizi engellemede, gebeliğin geç dönemlerinde de mide yanması ve şişkinlik şikayetlerinizi önlemede yardımcı olacaktır.

    Su temel bir besin maddesidir Suyu ve sıvı içeren gıdaları gebelik öncesi döneme göre daha fazla miktarlarda almanız kabızlık yaşamanızı engellemeye yardımcı olacak ve özellikle yaz aylarında halsizlik şikayetlerinizin azalmasını sağlayacaktır. İdrar renginizin açık sarıdan daha koyu sarı bir renkte olması (idrar yolu enfeksiyonunuz yoksa) sıvı alımınızın yetersiz olduğunun habercisidir. Günlük aldığınız sıvıları yemekler arasında almanız, midenizin aşırı dolmasını engellemeye önemli katkılarda bulunur.

    Kahve ve çaylar Kahve içme alışkanlıklarınızı tekrar gözden geçirmelisiniz. Günde bir fincan ya da maksimum iki fincan kahvenin olumsuz bir etkisi olmamasına karşın daha fazla miktarlarda vücuda giren kafein, dolaşım sisteminizin olumsuz etkilenmesine ve uykusuz kalmanıza neden olabilir. Dahası, yüksek miktarlarda kafeinin (günde 10 fincan ya da daha fazla) düşük, erken doğum ya da bebekte gelişme geriliği yaptığına dair bazı çalışmalar bulunmaktadır. Kafein içeren diğer sıvılar (kolalar, çeşitli çaylar) için de aynı öneriler geçerlidir. Çay konusunda ise kahve konusunda söylenenlerden biraz daha fazla şeyler söylemek gerekir. Çay, kafein dışında teofilin denen bir madde ve niteliği tam olarak belirlenmemiş bazı maddeler içerir. Aşırı miktarlarda (günde 10 fincandan fazla) tüketildiğinde içerdiği kafeinin yaptığı olumsuz etkilere ek olarak, besinlerle alınan demirin emilimini de azalttığı bilinen bir içecektir. Bu yüzden gebelikte çay tüketimi tercihan günde iki fincan ile kısıtlanmalıdır. Suni tatlandırıcılar içlerinde genellikle aspartam adlı bir madde içerirler. Bu maddenin gebelikte kullanımında bir sakınca bulunmamıştır. Ancak fenilketonüri (doğumsal bir aminoasit metabolizma bozukluğu) tanısı konmuş anne adaylarının bu tatlandırıcıları doktorlarına danışarak kullanmaları gerekir.

    Tuz Yıllar boyu anne adaylarına hekimler tarafından tuzsuz diyet önerilmiştir. Bunun altında yatan düşünce de preeklampsi gelişiminde vücutta tuz ve su tutulmasının birincil mekanizma olduğu, tuz alımı durdurulduğunda bu normaldışı durumun gelişmeyeceği varsayımıydı. Günümüzde bu uygulama artık kabul görmemektedir. Gebelikte vücutta sıvı tutulması gebeliğin normal seyrinin bir parçasıdır ve bu sürecin kesintiye uğraması sakıncalıdır. Preeklampside ani kilo alımı ve sıvı tutulması tuz alımıyla ilgili değildir. Bu yüzden anne adaylarının yemeklerine yeterince tuz katmalarında bir sakınca yoktur. Preeklampsi gelişimini engellemek için önceleri anne adaylarına hekimler tarafından diüretik (idrar söktürücü) ilaçlar neredeyse rutin olarak verilmekteydi. Ancak bu ilaçlar da sıvı ve elektrolit dengesini bozduklarından gelişmesi muhtemel problemleri önlemek bir yana, tümüyle normal seyreden bir gebelikte bile sıvı-elektrolit dengesizlikleri oluşmasına neden olabilirler. Anne adaylarının gebelikte artmış iyot ihtiyacını karşılamak amacıyla iyotlu tuz kullanmaları önerilir.

    Sıvılar Gebelikte vücudun sıvı miktarı artar ve kan hacmi yaklaşık %50 oranında genişler. Amnios sıvısı da yaklaşık olarak üç saatte bir tümüyle yenilenir. Bu nedenle anne adayının vücudundaki sıvı dengesi çok önemlidir. Anne adaylarının günde en az iki litre sıvı almaları gerekir.

    Hamilelikte alkol kullanımı

    Hamileliğiniz süresince alkol almayın. Alkol merkezi sinir sistemini baskılar ve vücuttaki pek çok organa zarar verir. Hamilelikte yoğun alkol kullanımı bebeğinizin hassas vücuduna zarar verecektir. Yapılan araştırmalar alkolün plasentayı geçip bebeğe ulaştığını göstermiştir. Bebeğinizin minik boyutları ve henüz gelişmekte olan sistemi, alkolün size verebileceği hasardan çok daha fazlasını bebeğe vermesine neden olur. Yoğun alkol kullanımı bebekte beyin hasarı ve zeka geriliğine neden olur. Bebeğin normal gelişimide bozulur ve daha zayıf ve küçük kalır.Yüzünde bozukluklar, kalp problemleri ve koordinasyon bozukluklarına neden olur. Günümüzde ne kadar alkol alımının "çok" sınıfında olduğunu bilmiyoruz. Bu yüzden hiç kullanmamanın risk almamak açısından en doğru yöntem olduğunu düşünüyoruz.

    Hamilelikte ilaç kullanımı Pek çok ilaç plasenta'yı geçip bebeğe ulaşabildiği için hamilelik süresince sadece hekiminizin önerdiği ilaçları kullanmanız doğru olur. Hekim önerisi olmadan eczaneden alabileceğiniz ilaçlar örneğin kabızlık ilaçları, uyku yapıcı ilaçlar, sakinleştiriciler, ağrı kesiciler ve aspirin kullanılmamalıdır. En doğrusu yine çok mecbur kalmadıkça hiç ilaç kullanmamaktır.

    Hamilelikte sigara kullanımı


    Yoğun sigara kullanımı sonucu sigaradan alınan nikotin ve karbonmonoksid gelişmekte olan bebeğe kan sunumunun kısıtlanmasına, azalmasına neden olur. Bu kısıtlanma bebeğe sunulması gereken besin miktarında azalmaya ve vücut atıklarının uzaklaştırılmasında yetersizliğe neden olur. Sigara kullanımı ile annede iştahsızlık olacağı için annenin beslenmesinde de yetersizlik ve hamilelik süresince alınması gereken kiloda eksiklik olur. Bunların tamamı bebeğe gelişme azlığı ve düşük doğum ağırlığı olarak geri döner. Bu durum bebeğinizde ciddi sağlık problemlerine neden olabilir.
    Asla hamileliğiniz süresince diyet yapmayın! Hamilelik öncesi şişmansanız hamilelik sırasında kilonuzu vermek ya da az kilo almaya çabalamak yanlıştır. Bebeğinizin yeterince gelişip büyüyememesine neden olursunuz.
#23.04.2009 23:23 0 0 0
  • Hamilelikte bol protein alınmalıdır. En zengin protein kaynağı süttür.
    Günde 1 litre süt ihtiyacı karşılar. 4 su bardağı süt 1 litredir.
    Anne süt içmeyi sevmiyorsa,sütü sütlaç, muhallebi şeklinde alabilir. Peynir (özellikle kaşar peyniri), ve yoğurt yiyerek süt gereksinimini karşılayabilir. Ancak hiçbir sütlü gıda taze süt kadar yararlı değildir.
    Haftada 5 gün yumurta yenmelidir. Bu Anneye bol vitamin, demir ve protein verecektir.
    Et, tavuk ve balık Can'ın kan, kas ve organlarının gelişmesine yardımcı olur.
    Bu etlerden birini günde 2 porsiyon yemek gerekir. Beyaz et ve özellikle balık eti kırmızı ete yeğlenmelidir.

    1 Porsiyon nedir?

    2 adet orta boy köfte; 1 adet orta boy biftek; 1 piliç butu;orta boy bir balık yani miktar olarak yaklaşık 100 gram et bir porsiyondur.
    60 gram beyaz peynir,1 tabak kuru fasulye, mercimek gibi baklagiller de et yerine geçer.

    Sebze ve meyveler...

    Bunlar vitamin kaynağıdır. Can'ın organlarının birarada olmasını ve normal çalışmasını hızlandırır. Ayrıca Anne'nin kabız olmasını önler.

    Günlük kalori gereksinimi...

    Bir günlük kalori gereksinimi ortalama 2200 ile 2400 kalori arasındadır. Bu gereksinimin 300 kalorisi proteinli gıdalardan alınmalıdır. Günlük hareket miktarı ve hamilelik öncesi ağırlık günlük kalori gereksinimini etkiler. Bu değişkenlerle kişiye özel gereksinimin saptanmasında bir diyet uzmanına danışılması uygun olacaktır.

    Hamilelikte demir gerekir...

    Günlük besinlerle alınan demir annenın demir gereksinimini karşılayamaz. Bir hamilenin günde 1 gram demire gereksinimi vardır. Bunun 300 miligramı Can'ın kan hücrelerinin yapımında, 500 miligramı Annenın fazladan yapılan kan hücrelerinini yapımında kullanılır. Geriye kalan 200 miligramı da da günlük gereksinimdir.
    Demir kırmızı kan hücrelerinin ana maddesidir. Demir eksikliği kırmızı kan hücrelerinin az sayıda yapılmasına ve demir eksikliği kansızlığı denilen duruma yol açar. Hamilelikte kan hücrelerinin yapımı bir süre vücudun demir deposunca karşılanır. Ancak hamilelik öncesi yetersiz beslenmiş, bol ve düzensiz ve sık adet kanaması olmuş ya da daha önceki hamileliklerde deposunu tüketmiş Annelerde daha hamileliğin başından itibaren kansızlık belirtileri ortaya çıkar.

    Kansızlık belirtileri...

    Kansızlığın en sık görülen belirtileri solukluk, halsizlik, baş dönmesi ve çarpıntıdır. Aşırı kansızlık durumunda ise dudak ve ağızda çatlaklar, kulak çınlaması, tırnaklarda kırılmalar, yutma güçlükleri ve toprak yeme gibi anormallikler ortaya çıkar.
    Bu nedenle hamileliğin 16.-20. haftalarından itibaren hergün demir içeren haplar alınmalıdır. Demir ile beraber C vitamini alınması demirin emilimini arttırır. En iyisi demir hapının portakal suyu ile içilmesidir.
    Dikkat! Demir hapı süt ile birlikte alınmamalıdır. Süt demirin emilimini engeller. Yine mide ekşimesi için alınan anti asitlerde demir emilimini etkiler.
    Demir hapları dışkıya siyaha çalan bir renk verirler. Önemli bir durum değildir. Bazan demir doğuma kadar kapatılamayacak düzeyde düşük olabilir. Bu durumda demir içeren iğneler bu açığı kısa sürede kapatır. Bazan kan verilmesi gerekebilir.

    Vitamin desteği ne kadar gerekli?..

    Bizim ülkemiz için vitamin ve mineral desteği genelde gereksizdir. Birçok sebze ve meyve günlük ihtiyaçdan çok daha fazla vitamin içerir. Genelde hamilelere vitamin hapları vermek alışkanlık olmuştur. Bu haplar iştah açabilir ve mide bağırsak sistemini gereksiz yere yorar. Ikiz hamilelikde, dirençli kusmalarda ve hastalık hallerinde bazı özel vitaminlere karşı gereksinim artar.
    Dikkat! Vitaminin fazlası yarar değil zarar verir. Fazla D vitamini yenidoğanda kalsiyum fazlalığına ve buna bağlı ciddi sorunlara yol açar. Fazla A vitamini Can'da bel kemiği açıklıkları, kemik sakatlıkları, ve idrar yolu bozukluklarına yol açabilmektedir.

    Kalsiyum ve fluor...

    Yarım litre süt günlük kalsiyum gereksinimini fazla fazla karşılar. Dışardan alınan fazla kalsiyum vücuda karışmadan dışkı ile atılır.
    Hamileliği sırasında fluor desteği alan Annelerin çocuklarında daha az diş çürümesine rastlanıldığına ait çalışmalar vardır. Bu nedenle günde 2 mg fluor (Örneğin Zymafluor draje) alınması önerilmektedir.
#02.10.2009 10:12 0 0 0
  • Hamile olduğunuz dönemde yediklerinizin, bebeğinizin büyümesim ve gelişmesi, vücudunuzun da oluşan değişikliklerle başa çıkabilmesi için yeterli enerji ve gıdaları sağlayacak şekilde olmasına dikkat etmeniz gerekir. Bu makalede, hamile olduğunuz dönemde sağlıklı yiyecekler seçmenize yardımcı olacak pratik tavsiyeler bulunmaktadır.


    Neler yemelisiniz?
    Aşağıda sayılan türden çeşitli yiyecekler yemeye çalışmanız önemlidir:
    • Bol miktarda meyve ve sebzeler (taze, donmuş, teneke kutuda konserve, kurutulmuş veya bir bardak meyve suyu) - günde en az beş porsiyon hedefleyin
    • Bol miktarda ekmek, pirinç ve patates gibi nişastalı yiyecekler
    • Örneğin yağsız et ve tavuk, balık (biri yağlı balık olmak üzere haftada en az iki kez balık yemeyi hedefleyin), yumurta ve bakliyat (örneğin fasulye ve mercimek) gibi protein. Bunlar aynı zamanda iyi birer demir kaynağıdır.
    • Kahverengi ekmek, makarna, pirinç, bakliyat ve meyve ve sebzelerde bulunan bol miktarda lif - (bu kabızlığı önlemeye yardımcı olur)
    • Süt, peynir ve yoğurt gibi, kalsiyum içeren süt ürünleri...

    Fazladan demire gereksiniminiz var mı?
    Hamile kadınlarda demir eksikliği söz konusu olabilir. Bu yüzden bol miktarda demir açısından zengin yiyecekler seçmeye dikkat etmeniz gerekir. Demir açısından zengin bir yemek yerken aynı zamanda, C vitamini içeren yiyecekler veya bir bardak meyve suyu gibi içecekler de almaya çalışın. Bunlar vücudunuzun demiri özümlemesine yardımcı olur.
    İyi demir kaynakları
    • Kırmızı et
    • Zenginleştirilmiş kahvaltı yiyecekleri
    • Bakliyat
    • Ekmek
    • Yeşil sebzeler
    Karaciğerde de bol miktarda demir olmasına karşın, hamile olduğunuz dönemde karaciğer yemekten kaçınmanız gerekir.

    Vitamin hapı almanıza gerek var mı?
    Hamileliğinizin 12. haftasına kadar her gün 400 mikrogram (mcg) tutarında folik asit hapı almanız gerekir. İdeal olarak, bu hapları hamilelikten önce almaya başlamış olmanız gerekir. Diyetinize yeşil sebzeler ve kahverengi pirinç, zenginleştirilmiş ekmek ve kahvaltı yemekleri gibi, folik asit içeren yiyecekler de dahil etmeniz gerekir.
    Folik asidin, 'spina bifida' denen belkemiği hastalığı gibi nöral kanal bozuklukları riskini azalttığı görülmüştür. Folik asidini, multivitamin hapı kullanarak almak isterseniz, içerdiği folik asidin doğru miktarda olmasına dikkat edin. Unutmayın ki birden fazla multivitamin hapı alacak olursanız, bunlarda bulunan diğer vitaminlerden aşırı dozda almış olabilirsiniz. Ayrıca her gün 10 mcg D vitamini içeren haplar da almanız gerekir. En iyi D vitamini kaynağı yaz güneşidir (ancak yanmamaya dikkat edin!).
    Dışarı çıktığınızda bütün cildinizi kapatıyorsanız özellikle D vitamini eksikliğiniz olabilir.

    Kaçınmanız gereken yiyecekler var mı?
    Hamileliğiniz döneminde, yüksek oranda, düşük, ölü doğum veya yeni doğan bebekte ciddi hastalığa neden olabilen bir mikrop olan listeria taşıyabilecek bazı yiyecekleri yememeniz gerekir. Aşağıdaki yiyeceklerden kaçınmayı unutmayın:
    • 'Camembert', 'Brie' denen peynirlerle mavi damarlı peynir gibi yumuşak küflü peynirler. 'Cheddar' türü peynir gibi sert peynirlerle, 'cottage cheese' denen peynirlerin ve işlenmiş peynirlerin herhangi bir tehlikesi yoktur
    • Pişirilmemiş veya az pişirilmiş hazır yemekler. Hazır yemekleri her tarafı iyice sıcak oluncaya kadar ısıtmaya dikkat edin.
    Ayrıca aşağıdaki noktaları da akılda tutmanız gerekir:
    • Çiğ yumurtayı ve çiğ ya da kısmen pişmiş yumurta içeren yiyecekleri yemekten kaçının. Yalnızca hem beyazı hem sarısı katılaşıncaya kadar iyice pişmiş yumurtaları yiyin. Bu, bir tür gıda zehirlenmesine yol açan salmonella riskinden kaçınmak için gereklidir.
    • Çiğ etlere dokunduktan sonra daima ellerinizi yıkayın ve çiğ yiyecekleri, yenmeye hazır yiyeceklerden ayrı tutun. Bu, gıda zehirlenmesine yol açan örneğin
    salmonella, campylobacter ve E.coli O157 gibi mikroplardan kaçınmak için gereklidir.
    • Yalnızca iyice pişmiş et yemeye dikkat edin. Sosis ve kıyma yerken buna özellikle dikkat edin.
    • Bahçede çalışırken veya kedinin kakasını yaptığı kumu temizlerken daima eldiven giyin ve daha sonra ellerinizi yıkayın. Bu, etlerde, kedi dışkısında ve toprakta bulunan bir parazitin yol açtığı toksoplasmosis denen bir enfeksiyondan kaçınmak için gereklidir. Toksoplasmosis, henüz doğmamış bebekler için zararlı olabilir.
    • Çok fazla A vitamini almamaya dikkat edin. Bu, yüksek dozda multivitamin hapları almaktan ve karaciğer ile, karaciğer ürünleri yemekten kaçınmanız anlamına gelir. Bir miktar A vitaminine gereksiniminiz vardır. Ancak çok fazla miktarda alırsanız, fazla miktarda birikebilir ve hamilelik sırasında çok yüksek olabilir.
    • Yediğiniz ton balığı miktarını sınırlamanız gerekir. Haftada (pişmiş 140gm ya da çiğ 170gm ağırlığında) bir tuna bifteği ya da haftada (her birinin süzülmüş ağırlığı yaklaşık 140gm olan) iki orta boy teneke kutu ton balığından fazla yemeyin. İki teneke kutu ton balığı, altı ton balığı sandviçi veya üç ton balığı salatası anlamına gelir. Bunun nedeni, bu balıklarda bulunan cıva miktarıdır. Yediğiniz balıkta bulunan cıvanın bir miktarı sütünüze karışır
    ve yüksek miktarda cıva çok küçük bebeklerin sinir sisteminin gelişmesine zarar verebilir.
    Aynı zamanda:
    • Pasta ve bisküvi gibi yağ ve şeker oranı yüksek yiyeceklerden de kaçınmak iyi fikirdir. Ayrıca bu hamilelik sırasında fazla kilo almanızı önlemeye de yardımcı olabilir.
    Bazı sağlıklı hafif yemekler ve yiyecekler
    • Az yağlı yoğurtlar
    • Sebze ve fasulye çorbaları
    • Taze, konserve halinde veya örneğin kuru üzüm gibi kurutulmuş halde meyve.

    Kafeini azaltmanız gerekir mi?
    Her gün aldığınız kafein miktarını azaltmanız gerekir. Ancak tümüyle kesmenize gerek yoktur. Kafein, kahve, çay ve çikolata gibi bazı yiyecek ve sıcak içeceklerde doğal olarak bulunur. Ayrıca bazı yumuşak içeceklere ve 'enerji' veren içeceklere de katılır.
    Günde 300 mg'dan fazla kafein almamak önemlidir. Çünkü yüksek miktarda kafein doğumda bebeğin kilosunun düşük olmasına ve hatta düşüklere yol açabilir.
    Aşağıda sayılanlarda yaklaşık 300 mg kafein bulunur:
    • 3 büyük bardak instant kahve (her biri 100 mg)
    • 4 küçük bardak instant kahve (her biri 75mg)
    • 3 bardak demlenmiş kahve (her biri 100 mg)
    • 6 bardak çay (her biri 50 mg)
    • 8 teneke kutu kola (her biri en fazla 40 mg)
    • 4 teneke kutu 'enerji' verici içecek (her biri en fazla 80 mg)
    • her biri 50 g ağırlığında 8 parmak çikolata
    (her biri en fazla 50 mg)

    Günde bir parmak çikolata yer, 3 bardak çay, bir teneke kutu kola ve bir küçük bardak instant kahve içerseniz, 300 mg olan azami kafein miktarına ulaşmış olursunuz. Bazı soğuk algınlığı ve grip ilaçlarında da kafein bulunduğunu unutmayın.

    Alkolü azaltmanız gerekir mi?
    Haftada bir veya iki kez, 1 veya 2 birimden fazla alkol içmemeniz gerekir. Küçük bir bardak şarap ya da 25 ml tutarında damıtılmış alkollü içkiler, bir ünite oluşturur.
    Ne kadar kilo alabilirsiniz?
    Her kadının aldığı kilo miktarı değişik olur. Ancak bütün hamilelik döneminde 10-12 kg'dan fazla almamanız gerekir. Fazla kilo alırsanız bu sağlığınızı etkileyebilir ve tansiyonunuzu yükseltebilir. Aynı derecede, rejim yapmaya çalışmamanız da önemlidir.

#28.10.2009 11:47 0 0 0
  • Alakalı Konular Birleştirildi..
#28.10.2009 21:30 0 0 0