Karanlık bir geceydi sana geldiğimde
yüreğimde yorgun düşler
ellerimde boynu bükük çiçekler vardı
tarifi imkansız bir acıydı
gözlerimdeki
ruhum dökülüyordu
bir yaprak misali
ve kan kusuyordu
geçmişe dair özlemlerim
Sevginin bir anlamı yoktu sana geldiğimde
acının kokusu sinmişti
bir kez üzerime
hain bir el parçalamıştı yalnızlığımı
tutuk bir türküydü dilimdeki;
her söylediğimde içimi yakan
yaktıkça sancılarımı çoğaltan
çoğaldıkça azaltan anılarımı
ve beni yarım bırakan
kör bir kuyuda
Yüreğimde bir çocuk vardı sana geldiğimde;
kimsesizliğe doymuş
ve gecelerce karanlığa
ve siyahın her bir tonuna
ve ağlamaya
umutları elinden alınmış bir çocuk;
yaşından önce büyümüş
hayatın izbe yollarında sürünmüş
ve tüketilmiş bütün sevinçleri
talan edilmiş gesi bağlarında.
Kokusuzdu güller sana geldiğimde
hayatın hiçbir rengi kalmamıştı
ne yaprağın yeşili
ne göklerin mavisi.
hüzündü şarkılarda söylenen
ve gidenlerin ardında bıraktıkları bendim.
kalandım
unutulan ve de vurulan umutlarından