Dini Edebiyat - Mevlid

Son güncelleme: 04.07.2009 23:37
  • Dini Edebiyat - Mevlid

    Doğum, doğum günü, doğum yeri anlamlarına gelen Arapça bir sözcük olan mevlit daha çok İslam Peygamberi Hz. Muhammed'in doğumunu, yaşamını, ölümünü anlatan kitaplar için kullanılır. 12. yüzyılda Arap edebiyatında ortaya çıkan mevlit, 13. yüzyılda Türk edebiyatında da görülmeye başlanmıştır. Bugün tamamı elimizde olan en eski mevlit Süleyman Çelebi'nin 1409-10 tarihli Vesiletun-Necât adlı yapıtıdır. Daha önce ve sonra birçok mevlit yazılmışsa da hiçbiri Süleyman Çelebi'nin yapıtı kadar yaygınlık kazanmamıştır. Bugün de mevlit denilince Süleyman Çelebi'nin yapıtı anlaşılır.
    Türk edebiyatında mevlitlerin hepsi manzum olarak ve mesnevi biçiminde kaleme alınmıştır. Mesnevideki bölümlenme mevlitlerde de görülür. Mevlit münacâtla (Tann'ya yakarış), peygamberin doğumu, risaleti (peygamberliğin gelişi), miraç (göğe çıkışı) ile sürer, ölümü ve dua bölümüyle sona erer. Hz. Muhammed'in yaşamıyla ilgili çeşitli ayrıntılar ile mucizelerinin, hicretin (Medine'ye göç), fiziksel özelliklerinin, öğütlerinin ayrı bölümler halinde yer aldığı mevlitler de vardır. Mevlit dinsel edebiyatın yaygın bir türü olduğu kadar birçok dinsel törenin de vazgeçilmez öğesidir. Kandiller başta olmak üzere çeşitli dinsel günlerde okunması giderek dinsel müzikte de bir tür olarak belirmesine yol açmıştır. Genellikle doğaçtan okunan mevlit 17.-18. yüzyıllarda bestelenmişse de bu besteler yaygınlık kazanamadıklarından zamanla unutulmuştur. Bununla birlikte bazı bölümler günümüzde bile hemen her yerde aynı ezgilerle okunmaktadır.
    Mevlit okunması yalnız dinsel günlerde değil, doğum, sünnet, askere uğurlama, düğün, ölüm gibi olaylarda yaygın bir gelenek halinde varlığını sürdürmektedir.


    Halk arasında Mevlid (Mevlit, Mevlüd, Mevlüt olarak da kullanılır) olarak bilinen bir şiirdir. Süleyman Çelebi tarafından yazılmış olan ve asıl adı "Vesiletünnecat" olan bu şiirin konusu Muhammed'i övmektir. Mesnevi türündendir, "failatun failatun failun" vezninde yazılmıştır. Üç yüze yakın beyitten oluşmaktadır. Başlangıcı şöyledir:

    Allah adın zikredelim evvela
    Vacib oldur cümle işte her kula


    Allah adın her kim ol evvel ana
    Her işi âsan ede Allah ana


    Allah adı olsa her işin önü
    Hergiz ebter olmaya anın sonu


    Bir kez Allah dese aşkile lisan
    Dökülür cümle günah misli hazan


    İsm-i pâkin pâk olur zikreyleyen
    Her murada erişir Allah diyen


    Aşk ile gel imdi Allah diyelim
    Derd ile göz yaş ile ah edelim


    Birdir ol birliğine şek yokdurur
    Gerçi yanlış söyleyenler çokdurur


    Cümle alem yoğiken ol var idi
    Yaradılmıştan gani cebbar idi


    Var iken ol yok idi ins-ü melek
    Arş-ü ferş-ü ay-ü gün hem nüh felek


    Sun'ile bunları ol var eyledi
    Birliğine cümle ikrar eyledi


    Kudretin izhar edip hem ol celil
    Birliğine bunları kıldı delil


    Ol dedi bir kerre var oldu cihan
    Olma derse mahvolur ol dem heman


    Bari ne hacet kılavuz sözü çok
    Birdir Allah andan artık ilah yok


    Haşredek ger denilirse bu kelam
    Nice haşrola bu olmaya temam


    Pes Muhammeddir bu varliğa sebeb
    Sıdkile anın rızasın kıl taleb


    Ger dilersiz bulasız oddan necat
    Aşkile derdile edin es-salat

    Hz. Muhammed'in doğum günü 12 Rebiülevvel'dir. İslam dünyası her yıl bu günü Mevlid Kandili olarak kutlar. Mevlid geleneği yüzyıllardır sürmektedir. Kandiller dışında, çocuk 40'ını çıkınca, bir Müslümanın vefatının 40. gününde, adaklarda, evlenme töreninde, hacıların dönüşünde, sünnet merasiminde, asker uğurlamada mevlid okuma geleneği vardır. Bu mevlidlerde Süleyman Çelebi'nin Vesiletünnecat'ı (1402) okunur. Mevlid günleri oruç tutma, geceleri ilahi, dua, vaaz, kıraatla kutlama yaygındır.
#04.07.2009 23:37 0 0 0