Galatasaray'da mart ayında yapılacak Olağan Genel Kurul öncesi başkan Adnan Polat, atağa kalktı.
Adnan Polat, marttaki kongreyi kazanırsa Mehmet Cansun başkan yardımcısı olacak.
Mevcut yönetimden sadece 4 isimle yola devam etmeyi planlayan Polat'ın kongredeki kozunun Mehmet Cansun olduğu öğrenildi.
Ulusoy da var
Polat'ın eski başkan Cansun'u listesine girmeye ikna ettiği ve seçimi kazanırsa başkan yardımcılığına getireceği bildirildi. Haluk Ulusoy'un oğlu Saffet Ulusoy'la Dinçer Azaphan'ın da Polat'ın yeni yönetiminde yer alacağı ifade edildi.
Galatasaray'da yaşanan büyük değişim Antalya'da gözler önüne serildi. Skibbe ile geçen sezon 2. yarıya mendil kapmaca oynayarak hafif bir tempoda hazırlanan sarı-kırmızılılar bu kez Rijkaard'ın gözüne girmek için kıyasıya mücadele etti
Antalya'daki hazırlıklarının ilk etabını tamamlayan ve kupa maçı için Ordu'ya geçen Cim-Bom'da yaşanan büyük değişim ikinci yarı öncesi umutları artırıyor.
Michael Skibbe'nin takımın başında olduğu geçen sezon Antalya'daki devre arası kampında mendil kapmaca oynarayarak, hafif tempoda ikinci yarıya hazırlanan sarı-kırmızılılar, bu kez tam tersi bir görüntü sergiledi. İlk önce 5 gün olarak planlanan daha sonra ise oyuncuların da isteğiyle 4 gün daha uzatılan Antalya kampı, formanın artık aslanın ağzında olduğu gerçeğini gözler önüne serdi. İşte Rijkaard'ın uygulamaları ve Galatasaray'da yaşanan değişim...
1 Futbolcuların hepsi zamanında kampa katıldı. Noel izni verilen yabancılar eksiksiz dönerken sakatlığı bulunan Milan Baros bile arkadaşlarını yalnız bırakmadı. Oysa geçen sezon aynı dönemlerde yabancılara ekstra izin verilmiş, Lincoln yine rötar yapmıştı.
2 Özel fizyoterapistini getirmek isteyen Lincoln takımdan ayrı muamele görüyor, teknik danışman Kalli ise bu çifte standardı basın mensuplarının gözü önünde sambacıyı azarlayarak hazmedemediğini gösteriyordu.
3 Skibbe döneminde mendil kapmaca oynayarak ikinci yarıya hazırlanan Cim-Bom, bu kez adeta kemik sesleri arasında çalıştı. Kamptaki ilk çift kale maçta Ayhan'ın müdahalesi sonrası Mehmet Topal sakatlandı. İkinci oynanan karşılaşmada ise Servet, top kaptıran Elano'ya küfür etti.
4 Antalya kampı bir anlamda fırsat kampına döndü. Rijkaard'ın gözüne giremeyen Ayhan ve Nonda gibi isimler antrenmanlardaki performanslarıyla dikkat çektiler.
5 Antrenman bitmesine karşın bazen oyuncular kendi istekleriyle çalışmayı uzattılar. Rijkaard da ödül olarak iki kez akşam antrenmanını iptal etti.
6 Geçmiş yıllarda izin saatlerinde sahile çıkan futbolcular bu kez yoğun tempoda dışarı çıkmak yerine odalarında dinlenmeyi tercih etti.
Rijkaard, Galatasaray Televizyonu'nda yayınlanan AVEA Kamp Günlüğü Programı'nın konuğu oldu. Taraftarların kendisine yönelttikleri soruları yanıtlayan Hollandalı teknik adam, 'Yürekleri ümitle doldurmak için bir sözünüz var mı?' sorusunu şöyle yanıtladı:
'Taraftarlarımıza ben buradan güzel mesaj vermek istiyorum. Öncelikle arkadaşımızın dediği gibi ümitler çok önemli. Mutlaka ümitlerin, beklentilerin olması lazım. Mutlaka bu tip şeylere inanmanız gerekiyor. Her şeyin başı bence inanmak. Taraftarlarımızın buna inandığını görmek çok güzel. Ama kafalarında bir soru işareti olmasın. Onlar kadar inanıyoruz, çünkü inandıktan sonra, bir şeyi kafaya koyduktan sonra mutlaka o zaman kaliteler devreye girecektir. Biz de buna hem teknik ekip olarak, hem takım olarak inanıyoruz ve sezon sonunda onları çok mutlu edeceğimizi, şampiyon olacağımızı düşünüyorum. Onların da bir şüphesi olmasın.'
'BAROS'UN DÖNMESİ BİZİ ÇOK MUTLU EDECEK'
Rijkaard, Baros'un sakatlıktan geri dönüşünün kendilerini çok mutlu edeceğini ifade etti.
'Bu bizim için çok mükemmel bir olay olacak' diyen Hollandalı çalıştırıcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Çünkü biliyorsunuz kendisi gol atma konusunda uzman bir futbolcu. Sakatlığından önce de bize bunu zaten kanıtladı. Onun gelişiyle sistemde bir değişiklik olacağını düşünmüyorum. 4-4-3 ve 4-4-2 sistemiyle oynadık 2009 yılında. 4-4-3 sisteminde forvet arkasında bir on numara koyduk, üç tane orta saha oyuncusuyla oynadık. Yani 'bu sistem Baros döndükten sonra değişecek' gibi yorumlar yapılmasının anlamı yok. Bir şey değişeceğini zannetmiyorum, çünkü sistem birazcık oynadığınız rakiple alakalı. Eksikleriniz olabilir. Örneğin çok iyi bir kanat oyuncunuz olmayabilir, o anda sakat olup oynamayabilir. Bu tip şeylerle sistemde bazı değişiklikler olabilir. Karşılaştığınız rakibe göre de bir sistem olabilir. Ama Baros döndükten sonra yine aynı şekilde oynadığımız gibi, genelde 4-3-3 sistemiyle veya 4-4-2 sistemiyle oynayacağız.'
'PERFORMANSIMIZDAN MEMNUNUM'
Rijkaard, ilk yarıyı lider bitirememelerinin nedenini Manisaspor ve İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçlarını önde götürürken yedikleri gollere bağladı.
İki maçta yedikleri goller nedeniyle ligi ikinci sırada bitirdiklerini anlatan Frank Rijkaard, 'Genel olarak takımın performansından memnunum ama bitirdiğimiz yerden çok memnun değilim. Ama çok fazla abartılacak, büyütülecek fark yok. Lider takımla aramızda şu an bir puan fark var. Bizim burada en önemli öğrenmemiz gereken şey önde götürdüğümüz maçı o şekilde sonuçlandırabilmek, o şekilde bitirebilmek ve bunu da elimizden geldiği kadar yapacağımızı düşünüyorum. Ama genel olarak bunun ana sebebi bazı maçlarda kaybedilen gereksiz puan kayıpları' diye konuştu.
Kendisini, iyi oyunculara sahip olması nedeniyle çok şanslı hissettiğini anlatan Rijkaard, 'Çok yetenekli ve kabiliyetli futbolcularımız var ki kötü giden bir takımı bu şekilde çevirebiliyorlar. O yüzden futbolcularıma teşekkür ediyorum' dedi.
'TÜRK ŞARKILARI HOŞUMA GİDİYOR'
Türkiye'nin ülke olarak müziği çok seven bir ülke olduğunu anlatan Rijkaard, burada çok değerli, çok önemli sanatçıların olduğunu düşündüğünü söyledi.
Hollandalı çalıştırıcı, 'Televizyon seyrederken bazen denk geliyorum bu tip şarkılara, Türk şarkılarına ve dinliyorum. Hoşuma da gidiyor' ifadesini kullandı.
Rijkaard, taraftarların kendisine destek olmasının çok güzel bir duygu olduğunu da kaydederek, 'Çünkü bizim taraftarımızın çok iyi şeyleri hak ettiğini düşünüyorum. Özellikle maçtan önce, maç boyunca hep bunlara konsantre oluyorum, onlara iyi bir şey yaşatabilmek için, onları en azından mutlu bir şekilde evlerine gönderebilmek için, mutlu bir şekilde günlerini geçirmeleri için kesinlikle başarıya, özellikle güzel oyuna ve galibiyete odaklanmış durumdayız. Ama tabii ki bu tip desteklerin gelmesi süper bir olay. Bizi de motive ediyor, gururlandırıyor. O yüzden tarifi mümkün olmayan bir duygu' diye konuştu.
Galatasaray Profesyonel Futbol A Takımı Oyuncusu Joao Silva'nın (Jo) Antalyaspor karşılaşmasının ilk yarısında sol ayak bileğine aldığı darbeye bağlı sakatlığının tedavisinin en az 3 hafta süreceği öngörülmektedir.
Galatasarayımız'da sakatlığı büyük sorun yaratan Avustralyalı futbolcu Harry Kewell, 110 gün sonra yeşil sahalara dönme şansını yakaladı.
Orduspor ile 10 Ocak'ta oynanan Ziraat Türkiye Kupası grup maçında forma giyen ve ilk yarı sonunda oyundan çıkan Kewell, sakatlığı nedeniyle formasından 110 gün ayrı kaldı.
Uzun süren tedavisinin ardından hafta başından beri kontrollü olarak takım idmanlarına çıkmaya başlayan ve son iki gün takımla birlikte çalışan Kewell, oynayacak duruma geldi.
Kewell, teknik direktör Frank Rijkaard'ın kararı doğrultusunda, sarı-kırmızılıların 1 Mayıs'ta İstanbul Büyükşehir Belediyespor ile oynayacağı karşılaşmada maç kadrosuna alınabilecek. Kewell, böylece yaklaşık 4 ay sonra yeniden yeşil sahalara dönecek.
Harry Kewell'ın, bu sezon oynadığı 27 resmi maçta 14 golü bulunuyor.
Galatasaray A2 Takımı, A2 Ligi Marmara Grubu 35. hafta maçında Fenerbahçe'yle karşı karşıya geldi. Karşılaşma, 14. dakikada Anıl Dilaver'in attığı golle 1-0 Galatasaray üstünlüğüyle sonuçlandı.
Karşılaşmaya; Emirhan Ergün, Yusuf Onur Arıkan, Ahmet Kesim, Sinan Osmanoğlu, Berk Neziroğulları, Cumhur Yılmaztürk, Yusuf Akyel, Emre Çolak, Caner Öztel, Anıl Dilaver ve Cem Sultan'dan kurulu bir 11'le başladık.
İki tarafın birbirini tarttığı ilk dakikalarda, maçın ilk tehlikesi sarı lacivertli ekipten geldi. Kullanılan frikikte top kale direğine çarparak oyun alanının dışına çıktı. Bu serbest atış dışında orta saha mücadelesiyle geçen ilk on dakikalık bölümün ardından, 14. dakikada ilk pozisyonu ve bununla birlikte de golü bulan taraf Galatasaray oldu. Bu dakikada, orta sahaya kadar gelip aldığı topla dikine ilerleyen Cem Sultan'ın topuna Fenerbahçe savunması müdahele etti; ancak topun sektiği yerde Anıl Dilaver vardı. Önünde bulduğu topla sol çaprazdan ceza alanına giren Anıl, sağ köşeye yaptığı yerden plase vuruşla, takımımızı 1-0 öne geçirdi.
Golün ardından, göbekten Yusuf Akyel ve Emre Çolak'ın her iki kanada attığı ters toplarla karşı kalede etkili olmaya çalıştık. Emre Çolak'ın bireysel yetenekleri ve ilerideki oyuncularımızın golde olduğu gibi geriye ve kanatlara taşan hareketli oyunu, bu bölümdeki diğer kozlarımız oldu. Sahada üstün olan taraf olsak da, bu üstünlüğü pozisyon bularak pekiştiremedik. 25. dakikada savunmamızın arkasına atılan topa son anda ayak koyan Sinan Osmanoğlu, potansiyel bir tehlikeyi önlerken; karşılaşmanın ilk yarım saatlik süresi dolduğunda Berk Neziroğulları, görev yaptığı sol kanattan kullandığı serbest vuruşta içeri çok etkili bir orta kesti ancak araya giren Fenerbahçe savunması tehlikeyi kornerle savuşturdu. Kullanılan korner atışına harika yükselen Sinan'ın kafa vuruşunu Fenerbahçe kalecisi Ertuğrul Taşkıran, çok iyi bir refleksle çıkardı.
Oyunu domine eden taraf olmamıza karşın, hâlen pozisyon bakımından üstünlük sağlayamamıştık. Nitekim 36. dakikada, duvar pasıyla savunmamızın arkasına sarkan, maçın etkili isimlerinden Recep Berk Elitez, kalecimiz Emirhan Ergün ile karşı karşıya kaldı. Vuruşuna son anda ayaklarıyla müdahele eden Emirhan'ı geçen top, üst direkten oyun alanına döndü. Yine rakip yarı alanda çok kişiyle bulunduğumuz 43. dakikada, Emre Çolak'la yaptığımız son pası kesen Fenerbahçe savunması, doğru paslarla hücuma etkili çıktı. Sağdan gelişen atak, solda yine Recep'in üstten auta gönderdiği kafa vuruşuyla sonuçlandı.
44. dakikada Ahmet Kesim'in, uzatma dakikalarında ise Yusuf Akyel'in sarı kart gördüğü karşılaşmanın ilk yarısı 1-0 lehimize sonuçlandı.
İlk yarının son dakikalarında sarı kart gören iki oyuncumuzun yerine, ikinci yarıya Murat Akça ve Emre Yüksektepe'yi oyuna alarak başladık. Durgun geçen ilk dakikaların ardından Emre Çolak'ın merkezinde bulunduğu ataklarla rakip yarı alanda yoğun baskı kurduk. 52. dakikada Emre'nin şık hareketleriyle yarattığı pozisyondan sonuç alamadık. 54'te yine Emre'nin sağ kanada attığı uzun topu çok iyi kontrol eden Cem Sultan, hızla içeri kat etti. Tam şutunu atacakken arkadan Serhat'ın müdahelesiyle yerde kaldı ancak Serhat, mutlak gol pozisyonunu engellerken son adam olmasına karşın maçın hakemi Emre Malok tarafından sarı kartla cezalandırıldı. Bu pozisyon sonrası kazanılan serbest vuruşu kullanan isim, yine Emre Çolak'tı. Yetenekli oyuncunun yaptığı vuruş çok az farkla auta çıktı. Oyuna iyice ağırlığını koyan Emre'nin, bir dakika sonra Anıl'a aktardığı pası, golcü oyuncu yüksek beceri isteyen bir kontrolün ardından kaleye gönderdi. Ancak top, uzak direğin dibinden auta gitti.
65. dakikanın ilk saniyelerinde sol çaprazda Cumhur Yılmaztürk'ün dar açıdan yaptığı vuruşu, açıyı iyi kapatan kaleci Ertuğrul önledi. Aynı dakikanın son saniyelerinde ise ceza sahası içinde kaleciyle karşı karşıya kalan Emre Çolak, üst üste çalımlarla Ertuğrul'u yere yatırmak isteyince pozisyonunu kaybetti. Pozisyonun devamında Emre, hakemi aldatmaya yönelik hareket nedeniyle bir de sarı kart gördü. Son oyuncu değişikliği hakkımızı da bu bölümde kullandık. Berk Neziroğulları, yerini Emrah Yollu'ya bıraktı.
72'de sağ taraftan hızla hareket eden Cem Sultan'ın, içeri sokulduktan sonra sola attığı pas hakeme çarpınca tehlike büyümedi. 75. dakikada ise Cem ve Emre arasında yapılan şık pasların ardından Fenerbahçe savunması topa müdahele etti. Kaleci Ertuğrul'un kontrolünü sağladığı topa geri pas itirazlarımız sonuçsuz kaldı.
82. dakikada Emre Çolak'ın soldan kullandığı serbest atışa, Sinan Osmanoğlu'nun yaptığı kafa vuruşu, maçın son pozisyonu oldu. Kalan dakikalarda takımımız, skoru korumayı hedefleyerek riske girmezken; Fenerbahçe takımı da sonucu değiştirecek hamleler yapmaktan uzaktı. Bu bölümde, farklı şekilde auta giden uzun mesafeli şutlar dışında kayda değer bir pozisyon yaşanmadı ve Galatasaray, Anıl Dilaver'in 14. dakikada attığı golle derbiyi 1-0 galibiyetle tamamladı.
Maçın ardından A2 Takımı Teknik Sorumlusu Nedim Yiğit, "Mücadele gücü çok yüksek bir karşılaşmaydı. İki takım, derbiye yakışır şekilde mücadele ettiler. Türkiye futbolunun iki güzide ekibi, sadece futbolu düşünerek bizlere son derece keyifli bir karşılaşma yaşattılar. Biz de bu maçı kazandığımız için çok mutluyuz. Bir başka sevindirici konu da, yedek kulübemizde en az sahadakiler kadar istekli ve göreve hazır oyuncular olması. Yedek kulübemiz gerçekten Şampiyonlar Ligi gibiydi. Birkaç sarı kart oldu, sahada eksik kalmak istemediğimiz için değişiklikler yaptık; giren oyuncular da çıkanları aratmadı. Bunun yanı sıra bugün Yusuf Akyel'in doğumgünüydü, galibiyeti ona da armağan ediyoruz" diye konuştu.
Galatasaray: Emirhan Ergün; Yusuf Onur Arıkan, Ahmet Kesim (dk. 46 Murat Akça), Sinan Osmanoğlu, Berk Neziroğulları (dk. 68 Emrah Yollu); Cumhur Yılmaztürk, Yusuf Akyel (dk. 46 Emre Yüksektepe), Emre Çolak; Caner Öztel, Anıl Dilaver, Cem Sultan
Gol: Dk. 14 Anıl Dilaver
Bunun yanı sıra bugün Yusuf Akyel'in doğumgünüydü, galibiyeti ona da armağan ediyoruz
Yusuf Akyel, Fb alt yapısından gelen bir oyuncu. Fb de oynarken hangi takımı tutuyorsun sorusuna ; "Galatasaray" cevabı verecek kadar Galatasaray'lıdır.
Anlamlı bir hediye olmuş.
NTV Spor'un canlı yayınına konuk olan Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, Özgür Buzbaş'ın sorularını yanıtladı.
Florya Metin Oktay Tesisleri'nin karşısında yer alan Özhan Canaydın Parkı'nın açılışında NTV Spor'a konuşan Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, sarı-kırmızılı takımın bu sezonki performansı ve gelecek yıla ilişkin planlarıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı.
Başkan Polat, Türk spor ve Galatasaray tarihinde yerini alan merhum başkan Özhan Canaydın'ın adına park yapılmasından dolayı duyduğu memnuniyetini de dile getirirken, kendilerinin de Canaydın ile ilgili sürpriz bir projelerinin olduğunu ve bunu zamanı geldiğinde açıklayacaklarını söyledi.
ARDA'YA SAHİP ÇIKTI
Son 1 ayda takım kaptanı Arda Turan'ın üzerine gelindiğini belirten Polat, "Arda'nın yakasından düşsünler. Yapılan haberlerin nedenini bilmiyorum. Arda bu sezon 50'ye yakın maç oynadı. Şuanda ligin asist kralı ve ciddi bir sakatlık da yaşamadı. Sezon başında Arda'ya kaptanlık vermekle çok doğru bir karar aldım. Kaptanlık görevini layıkıyla yapıyor. Kendisine güveniyorum. Türkiye'de kaç Arda var? Medya elbirliğiyle Arda'yı günah keçisi yapıyor. Yapılan eleştirilere kesinlikle katılmıyorum" dedi.
RESMİ TEKLİF GELMEDİ
Polat, basında çıkan transfer habelerine de açıklık getirdi. Hiçbir futbolcu için kulübe gelen resmi bir teklif olmadığını ifade eden Galatasaray Başkanı, "Transfer haberlerini ben de sizin gibi basından okuyorum. Bize gelen resmi bir teklif yok. Teklif gelmesi ve şartların oluşması halinde yönetim kurulunda görüşürüz. Arda Turan sözleşmeli futbolcumuz. Herzaman söylediğim gibi esir ticareti yapmıyoruz. Kupa kaldırmadan göndermek de istemiyoruz. Her futbolcunun transferi için şartların oluşması gerekiyor. Arda'yı satmak gibi bir düşüncemiz de yok" diye konuştu.
FRANCO YOLCU, AYKUT'LA DEVAM
Fenerbahçe derbisinde yediği hataları gol sonrası kaleyi Aykut'a kaptıran Leo Franco konusuna da değinen Adnan Polat, "Bu şartlar altında Leo Franco'nun Galatasaray'da kalması zor gözüküyor. Bu durum ona da tebliğ edildi zaten" dedi.
Polat, önümüzdeki sezon Galatasaray'ın kalecilerinin Aykut, Ufuk ve genç Emirhan olacağını belirterek, "Aykut'la 2 hafta önce görüştüm. Sanırım geçen hafta sözleşmesini de imzaladı" açıklamasını yaptı.
"LİG 3'ÜNCÜLÜĞÜ BAŞARISIZLIKTIR"
Teknik direktör Frank Rijkaard'ın açıklamalarının aksine lig 3'üncülüğünün başarısızlık olduğunu vurgulayan Galatasaray Başkanı, "Galatasaray için yarıştığı her platformda şampiyonluktan başkası başarısızlıktır. Dünyanın en iyi kadrosunu da kursanız bazen arzu ettiğiniz neticeleri alamayabiliyorsunuz. Herkes günah keçisi arıyor. Böyle bir şey yok. Nasıl ki başarıyı sahipleniyorsak, başarısızlığı da üstlenmeliyiz. Başarısızlık sadece Rijkaard'a değil tüm ekime mal edilmeli" ifadelerini kullandı.
"TÜRK YARDIMCI GÜNDEMİMİZDE DEĞİL"
Rijkaard'ın yanına Türk yardımcı antrenör getirilip getirilmeyeceğiyle ilgili soruya ise Polat, "Bu haberler nereden çıkıyor bilmiyorum. Böyle bir gündemimiz yok. Yönetim kurulunda veya Rijkaard'la yapıla ngörüşmelerde hiç konuşulmadı. Teknik kadronun işine karışmayız. Türk yardımcı antrenör, Rijkaard'ın böyle bir isteği olursa göreve getirili" yanıtını verdi.
"BURSASPOR ŞAMPİYON OLSUN"
Şampiyonluk yarışıyla ilgili ise Polat, "İki takım da şampiyon olabilir. Fenerbahçe'nin iki zor maçı var, ayrıca yarın kupa finaline de çıkacaklar. Ezeli rakibimizin şampiyonluk adedinde bizi geçmesini istemiyoruz. Sadece onlar değil, ekonomik olarak da bazı imkanlar elde ediliyor. Önemli rakibimizin bizden bu anlamda daha güçlü olmasını arzu etmiyoruz. Bu nedenlerle de Bursaspor'un şampiyon olmasını istiyoruz" dedi.
"TEMİZ BİR LİG OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM"
Bu sezon yapılan hakem hatalarına da değinen Polat, şunları kaydetti:
"Hakem hataları sürekli bir takım lehine, diğer takımların aleyhine oluyorsa kafalarda soru işaretleri oluşuyor. Rakip takımlarla oynanan müsabakalarda futbolcuların, kalecilerin performanslarına bakıyoruz, orada rahatsızlıklarımız var. Arzu ettiğimiz gerçek anlamda pırıl pırıl, tertemiz bir lig olduğunu söyleyemiyorum."
RİVA AÇIKLAMASI
Tören sonrası Adnan Polat, 3. köprünün yerinin belirlenmesinin ardından kulübün Riva arazisiyle ilgili girişimlerinin bulunup bulunmayacağı yönündeki soruları yanıtladı.
Polat, "Riva arazisiyle ilgili olarak daha önce, 3. köprünün ihalesinin yapılmasını bekleyeceğimizi söylemiştik. Sadece bu da değil, gayrimenkuldeki konjonktürün normale dönmesinden sonra Riva'da bir şeyler yapmak istiyoruz. Bu iki olgu olmadan Riva'da bir girişimde bulunmayı düşünmüyoruz" diye konuştu.
Yusuf Akyel, Fb alt yapısından gelen bir oyuncu. Fb de oynarken hangi takımı tutuyorsun sorusuna ; "Galatasaray" cevabı verecek kadar Galatasaray'lıdır.
Anlamlı bir hediye olmuş.