Yargıya Güveniyor musunuz?

Son güncelleme: 21.02.2010 14:27
  • Ergenekon Davasından, Boşanma Davalarına

    Hüseyin Üzmez'in tahliyesinden, AKP'nin kapatma davasına

    Susurluk olayından , Alacak Davalarına,

    Savcılardan, Hakimlere

    Temyizlerden, Dava sürelerine

    360 derece düşündüğünüzde;

    Yargıya Güveniyor musunuz ?
#20.02.2010 20:52 0 0 0
  • Biz güvensek nolur güvenmesek nolur.Chp güveniyor.. yetmezmi.

    367 kararı.
    üniversitelere girişte katsayı dümeni.

    hiçbir kararlarında ADALETİ GÖZETMEYEN;verdikleri her kararda SİYASİ davrananların hiçbirşeyine güvenmem
#20.02.2010 21:16 0 0 0
  • bu ülkedeki devlete ait hiç bir kuruma güvenim yokki yargıya olsun acı ama gerçek...
#21.02.2010 00:11 0 0 0
  • Zaman zaman aksaklıklar olmasın rağmen yargıya güveniyorm.Bana ilişmediği sürece yargı iyi bana ilişirse yargısiyasallaşmış olur turşusunu andıran cümleler kurmak yerine önce kendimiz bir öz eleştiri yapmak lazım.Bu şekilde anketlerle Askere güveniyormusunuz ,yargıya güveniyormusunuz,okullara güveniyormusunuz,babanıza güveniyormusunuz,kardeşinize güveniyormusunuz,bu tlp anketler sadece insanlar arasıda güvensizlik krizi çıkartırki buda sadece keferenin işine yarar.Tabi genel amaç kriz çıkarmaksa söylenecek söz yok,ama birlik ve beraberlikten söz edeceksek önce bir birimize güvenmeyi öğrenmeliyiz.Anladığım kadarı ile bu site çaktırmadan birilerinin amacı için kullanılıyor,insanar arasında güvensizlik ortamı yaratılıp yahudiye hizmet ediliyor .Ne yapalım buda site yönetiminin sorunu,onların işine karışacak halim yok,çünkü ben Milliyetçiyim,bana güven olmaz,ben Türk milletini çok seviyorum ve bu birilerine göre bölücülük oluyor,kimlere göre ,haburda üçbeş şerefsizin ayağına hakim ve savcılar gittiği zaman onları alkışlayanların kafa yapılarına göre bölücülük oluyor,aynı zihniyet bu gün yargıya güvenimiz yok diyor.Çok doğru bu yargıya güvenilmez.nedense Türk milletine, devletine, devletin kurumlarına hakaret etmek,aşağılamak ,serbest gibi gözüküyor.
#21.02.2010 09:50 0 0 0
  • Ben Güvenmiyorum ....
#21.02.2010 10:11 0 0 0
  • abi güveniyorum yazmışın ama ankette güveniyorum halen 0 ( sıfır ) çekio :D işaretlemeyi unuttun heralde :D
#21.02.2010 10:26 0 0 0
  • unutmuş belli :D
#21.02.2010 10:28 0 0 0
  • Ne yargıdaki nede ordudaki yüksek tepelerdeki koltuk sahiplerine güvenmiyorum.
#21.02.2010 11:11 0 0 0
  • İşaretledim.Yarınki anket konusunu şimdiden öğrenebilirmiyi.Yarın kime güveneceğiz veya güvenmeyeceğiz.akşamdan çalışalım.
#21.02.2010 13:30 0 0 0
  • yargı varmıda güvenelim almanyada veya fransadaki yargıyı soruyorsanız sonuna kadar güvenebiliriz ama türkiye cumhuriyetinde sadece gülerim kimin ensesi kalınsa burda yargı odur...ve onederse o olur bilmem anlatabildimmi???:)
#21.02.2010 14:03 0 0 0
  • Kutadgu Bilig, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi olsun!
    "Kanunlar ne ölçüde insanlığı kapsarsa o nispette halk mesut, devlet payidar olur" Kutadgu Bilig
    Türk kültürünün adalet ve kanun konularını aydınlatan en kıymetli kaynak eseri Kutadgu Bilig. Kutadgu Bilig'i "Hükümranlık Bilgisi" veya "Devlet Olma, Devletli Olma Bilgisi" olarak da açıklayan var. Köken "Kut" Türkçe'nin en eski kelimelerinden biridir. M.Ö. 176 yılında Mo-tun tarafından Çin İmparatoruna yazılan mektupta bu Türk Hükümdarının adı sırasında geçmektedir ki, tanrı kut'u Tan-hu (Tanrı'nın hükümranlık hukuku ile donattığı hükümdar) olarak bilinmekte.

    Devletin temeli adalettir
    Karahanlı Devri'nin en önemli eseri "Kutadgu Bilig" de adaleti hükümdar temsil etmiştir. Burada hükümdarın başlıca görevi de "doğru kanunlar (Köni törü) yapmak ve onu adaletle uygulamaktır. Devletin temeli adalettir. Bey adil olursa dünyada huzur olur. Kanunu "adilane" tatbik eden bey bütün dileklerine kavuşur. Halkı adil kanunlarla idare et. Birinin diğerine karşı zorbalığa kalkışmasına izin verme. Devleti mahveden iki şey vardır. Biri vazifeyi ihmal, diğeri insanlara zulüm".
    Kim biliyor? Kimse, hele biz Türkler niye bilelim ki? Bizim bilmediğimizi hükümet bilir mi? Hükümet de bilmez.

    Bizi yönetenlere teklif
    Şimdi bizi yönetenlerin gerçekten niyetleri bizleri mesut etmek ve devletimizi de payidar etmek mi? Öyleyse yeni milli güvenlik siyaset belgemiz Kutadgu Bilig olsun.
    Adaleti devletin temeli sayan hukuk anlayışı sadece Karahanlı Devleti'nin değil, Selçuklu'nun Osmanlı'nın ve de Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin de temeliydi.
    Gelelim Selçuklu'ya. Selçuklu Hükümdarı Tuğrul Bey Dandanakan Savaşı'ndan (1040) sonra Horasan'da kendi devletini kurmak için Abbasi halifesine yazdığı mektupta da Adalet anlayışını şöyle ifade edecektir.
    "Zulmün, haksızlığın ve adaletsizliğin önünü alarak, adalet kapısını açacağız".

    En büyük yargıç...
    Devletin başı olan hükümdar aynı zamanda adalet teşkilatının da başıydı. Hükümdar en büyük yargıç sıfatıyla bir nevi yüksek mahkeme olan "Mezalim Divanı"na çıkıp yargıda bulunabilirdi. Ayrıca adalet teşkilatının başlıca görevlilerinin tayinini yapmaktaydı.
    Buna göre
    - "baş kadı" (kadi'l-kudat)
    - "kadı"
    - "kadı asker"
    - "dad-bey" (emir-i dad)i seçerdi
    Selçuklu'da adalet sistemi
    Belki de bizler o günlerden gelen bir alışkanlıkla ülkede iktidarda bulunan hükümetin adaleti temsil yeteneği ile lideri özdeşleştiriyoruz. Yani adalet adil uygulanıyorsa lider alim, değilse zalim. Kim bilir?
    Kimse, hele biz Türkler niye bilelim ki?
    Selçuklu'da adliye "şeri yargı" ve "örfi yargı" olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Şeri yargı tamamen Kur'an hükümlerine ve hadislere göre, daha doğrusu hüküm ve hadislerin içtihadına dayanılarak yapılıyordu. Şeri davalara ise kadılar bakıyordu. Örfi davalara ise "emir-i dad" veya "dadbeyler" bakıyordu. Şimdi şaşıracaksınız belki dadbeyliğinin başına ise yüksek rütbeli bir Türk subayı (emir) getiriliyordu. Dadbeylik Türklerin Orta Asya'dan getirdikleri bir kurumdu. Ayrıca askeri yargı vardı ve askerlerin yani ordunun davalarına ise "kadı askerler" bakıyordu. "Baş kadı" ise bütün bu kadıları kontrol etmek hakkına ve yetkisine sahipti.

    Okumaya başlayalım...
    Kadılar yargı yetkisini hiçbir etki altında kalmadan kullanırlardı. Eğer bir kadı kasıtlı veya yanlış karar verirse, bunu öteki kadılar imzalı açıklamalarla Sultana sunarlardı ve düzeltme talep ederlerdi. Görevini kötüye kullandığı anlaşılan kadı Sultan tarafından ya görevden alınır ya da cezalandırılırdı. Sultan kadılarının arasında ayrım yapmaz seçilmiş kadılar atamaz, özel görevli kadılar tayin etmezdi.
    Kutadgu Bilig'i, önce Genelkurmay ardından da hükümet okumaya başlamalı!
    Nuriye atabey
#21.02.2010 14:27 0 0 0