Nefes darlığı rahatsızlıklarında yaşam kalitesini artırıcı teknikler
* Öne eğilerek nefes alma
* Kaburgalar arası kasların eğitimi
* Gevşeme
* Diyafram solunumu
* Büzük dudak solunumu
Nefes darlığı yoğunluğu değişen farklı içerikte duyumlardan oluşur. Pek çok fizyolojik, psikolojik, sosyal ve çevresel faktörlerin etkileşimi ile ortaya çıkar ve ikincil psikolojik ve davranışsal sorunlara yol açar. Solunum kas fonksiyonlarının iyileştirilmesi için kas eğitimi ve öne eğilme pozisyonu kullanılır. Nefes darlığı hastalarının diyaframı artmış yüke uyum sağlar ve yorgunluğa karşı direnç kazanır.
Öne eğilme pozisyonu
Öne eğilme pozisyonu uygulandığında diyafram uzar ve kaslarda uzunluk- gerginlik ilişkisi oluşur ve aşağı yukarı piston hareketi artar. Göğüs kafesinin hareket etkinliği artar
Solunum kası eğitimi
Nefes çekme yüküne karşı yapılan solunum maksimum nefes alma basınç ve kasların dayanıklılık kapasitesini artırmaktadır. Nefes çekme kasları güçsüz olan hastalarda öne eğilerek nefes almak egzersiz kapasitesini daha fazla artırır. Nefes darlığı azalır. Amaç solunum kaslarının iyileştirilmesi, nefes borusu diyafram kombinasyonunun iyileştirilmesi, gaz değişiminin kolaylaştırılmasıdır.
Diyafram solunumu havayı ciğerlerin alt loblarına çeker. Nefes alırken gerginleşir. Nefes verirken gevşer ve kaburgaların yarattığı yay etkisiyle hava dışarı atılır.
Hız kontrollü solunum da nefes verirken bacak aktiviteleri nefes alırken de desteksiz kol aktiviteleri yapılmalıdır. Yapılan araştırmalarda bu yöntemle daha az solunum sıkıntısı yaşandığı bilinmektedir. Bu sayede nefes çekme sırasında ateşlenmiş olan göğüs kafesi kasları, nefes verme esnasında istirahat etmektedir. Hız kontrollü solunumda hareketinizi solunum paterninize göre koordine etmek için soluk alıp, verirken içinizden sayı sayın. (Örn merdiven çıkarken dur, burundan nefes al, nefesini verirken 4-5 basamak çık, Tekrar nefes al, nefes verirken diğer basamakları çık.)
Gevşeme için olumlu düşünme ve hayal etmenin öğrenilmesi
Rahat bir pozisyon bulun ve birkaç kontrollü nefes alın. Sizi gevşeten ve sakinleştiren herhangi bir yer düşünün. Örn. sahilde dalgaları seyretmek veya evde sessiz ve sakin yatağınızda uzanmayı hayal ederek nefes alıp verin, bu sayede gevşemeye çalışın. Gerginliğin vücudunuzu terk ettiğini hissedin.
Geveşeme gerçekleştiğinde solunum hızının yavaşlar ve nefes verme için daha fazla zaman kazanılabilir. Gevşeme ile kalp hızı, solunum hızı, içsel sıkıntı ve nefes darlığı azalır. Solunum kaslarının gevşetilmesi için hastanın baş, boyun, gövde duruşları yeniden düzenlenir. (örneğin, öne eğilerek oturma veya arkaya yaslanarak ayakta durma gibi)
Bu egzersizler nefes darlığının üstesinden gelebilmek ve paniği kontrol edebilmek için günlük yaşantının bir parçası olmalıdır. Omuz ve kolların gevşetilmesi için gün içinde değişik zamanlarda omuzlarınızla birkaç daire çizin veya yukarı aşağı sallayın. Gergin olduğunuz zamanları diğer zamanlardan ayırt etmeye çalışın, Bu sizin nefesiniz daralmadan gevşeme tekniklerini uygulayabilmenizi sağlar.
Büzük dudak tekniği
Büzük dudak solunumu en kolay öğrenilen solumun tekniğidir. Bazı hastalar içgüdüsel olarak bu yöntemi uygularlar. Bu tekniğin hastada solunum sıkıntısı oluşturan her aktivitede kullanılması önerilir. Büzük dudak solunumunda amaç hava yollarında sıkışıp kalmış olan bayat havanın boşaltılması ve taze havaya yer açabilmektir.
Boyun ve omuzlarını gevşeterek burundan yavaşça üçe kadar sayarak nefes alınmalıdır. Nefesin yavaşça dışarı çıkması için zorlamadan ve itmeden dudaklar arasından verilmesi temin edilir. (ıslık çalar gibi veya sıcak çorbayı üfler gibi ya da yanan mum alevini hareket ettirecek ama söndürmeyecek kuvvette ) Yanaklar gevşek durumda iken dudakların ortasına parmakla hafifçe bastırarak havanın her iki yandan çıkması sağlanır. Bu yöntemle yüksek basınç oluşturma riski daha azdır.
Büzük dudak solunumu nefes verme süresi, nefes alma süresinin en az iki katı olacak şekilde sürekli ve zorlamadan hava akımı oluşturarak gerçekleştirilir. Nefes çok derin olmayacak şekilde burundan alınır ve büzülmüş dudakların arasından verilir. Özellikle hareket halinde enerji sıkıntısı oluştuğunda dudaklarını büzerek nefes alırlar.
Güçlendirilmiş büzük dudak solunumu için yanaklar gevşek durumda iken dudakların ortasına parmakla hafifçe bastırılır ve havanın her iki yandan çıkması sağlanır. Bu yöntemle yüksek basınç oluşturma riski daha azdır.
6 dakika yürüme sırasında büzük dudak solunumu ile solunum hızı azaltılabiliyor. Bu çalışmayı uygulayan hastalarda nefes verme zamanı uzayarak akciğer kapasite kullanımında artış ve solunum hızında yavaşlama görülmektedir.
Diyafragmatik solunum egzersizi
Diyafragmatik solunum egzersizi kişi sırt üstü yatar pozisyonda, dizlerinin altına bir yastık konularak sağ el karın üstüne sol el ise, göğüs duvarının üstüne koydurularak yaptırılır. Karın üzerindeki elin nefes alma boyunca hareket etmesiyle diyafragmatik solunumun gerçekleşeceği öğretilir. Diyafragmatik solunum, büzük dudak solunumuyla beraber uygulanırsa maksimum yarar sağlar. Egzersizler, kişiye gösterilip uygulatılarak öğretilir. Egzersizler, yemeklerden iki saat sonra, başlangıçta 2-3 dakika gibi kısa sürelerde, uygulamaya çalışmanın uyum sağlaması ile 10 dakikalık süreler halinde, günde ortalama 30 dakika olacak şekilde düzenlenir.
Diyafragma solunumunun amacı da ciğer kapasitesinin artırmaktır. Nefes darlığı rahatsızlığında diyafram hareketleri kısıtlıdır. Yatar pozisyonda iken hasta bir taraftan büzük dudak solunumu yapar, diğer taraftan bir elini göğsüne, diğer elini karnına koyar ve derin nefes alırken karnının ileriye doğru genişlemesini izler.
Diyafragmatik solunum egzersizleri anormal üst solunum hareketlerini, nefes darlığını ve solunum işini azaltmak, solunum etkinliğini artırmak ve alınan havanın dağılımını iyileştirmek için yaygın olarak kullanılmaktadır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre nefes darlığı çeken kişilerde düzenli olarak yaptırılan diyafragmatik ve büzük dudak solunum egzersizlerinin, nefes darlığını hafiflettiği, dakikadaki solunum sayısını azaltarak solunum etkinliğini artırabildiği ve böylelikle karbondioksit eliminasyonunu artırabildiği görülmüştür.