Mezarlıkta bir deli gördüm. Eline geçirdiği bir terazi ile oynuyordu. Ne yaptığını sordum.Bana şu cevabı verdi.
-"Ahmaklıkla zekayı tartıyorum."
-"Bunda amacın nedir ?"
-"Sonuçları hazine ile değerlendirmek!"
-"Ee Nasıl buldun bakayım?"
-"Ahmaklığım o kadar ağır ki !..Sanırım yaşadığımız zamanın Karun'u benim!"
Amak-ı Hayal
-Filibeli Ahmet Hilmi-
"Derenin akışını dinleyerek sahil boyunca ilerlerken durulacağımı umuyordum.
Güçlü yaşamı içinde tabiat, insanı umursamaz ve belki, bilhassa bunun için,
onun karşısında huzura kavuşur insan. Ama nehrin bana hiçbir yararı dokunmadı; benim içimdeki uğultu, onunkinden çoktu çünkü..."
güzel ve anlamlı bir konu bende katkıda bulunmak istedim
Kitâb-ı Aşk, bütün bu kavram kargaşası içinde aşkın katmanlarını, türlerini ve asaletini irdelemek, belki her düzeyden insanın gönlünde hissettiği, dimağında algıladığı ama asla net biçimde tanımlayamadığı duygularına açıklık getirmek için düzenlendi. Kitâb-ı Aşk'ın içindeki yazılar değişik zamanlarda ve farklı zeminlerde kaleme alınmış olmakla birlikte belli bir düzen ve bütünlük içinde bir araya getirilmiştir. Bazıları farklı kitaplarımızda yayınlanan bu deneme ve öyküleri okurken bütün varlığımızı ve hatta varoluşu kuşatan aşkın yüzeysel, derin ve daha derin katmanlarında küçük yolculuklar yapacaksınız. Bu yolculuklar sırasında, duygularınızın gerçekte sizi nereye doğru götürdüğü, ayağınızı bağlayan tensel arzulardan sıyrılıp platonik veya mecazî aşka doğru kanatlandığınızda kendinizi yeniden keşfetmeye başlayacağınız noktayı da bulacaksınız. Orası, belki de sizin kendinizden vazgeçeceğiniz noktadır. Çünkü canına sevgili isteyen ile sevgili için can isteyen arasında hayat yolculuğunun ta kendisi gizlidir.
...
Kapalı bir sandığın içinde günışığına çıkmayı bekleyen, kıymeti bilinmemiş bir define değilim ben. Hakkımda soracağın her sorunun cevabı üç aşağı beş yukarı sende saklı zaten. Beni keşfetmeye çalışmanı da keşfettiğini sanmanı da istemem. Tanımak zorunda değiliz birbirimizi, daha bir arpa boyu bile tanıyamamışken kendimizi...
Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken, sen HİÇ ol.Menzilin yokluk olsun.
İnsanın çömlekten farkı olmamalı.Nasıl ki çömleği tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan benlik zannı değil, hiçlik bilincidir.
İnsanın fiziksel olarak ayrıldığı birine halen zihinsel olarak bağlı kalması ne korkunç şeydi..
Peki niye çıkarıp atamıyordu eski yaşananları benliğinden?
'Erkekleri anlamak kolaydır aslında . Çünkü erkekler karmaşık değil ; basit , çözümlenebilir , gaza getirilebilir , motive edilebilir varlıklardır . Erkeklerin kadınları tanıyamaması , işte bu basitlikten kaynaklanır . Kadınların daha zeki oLduğunu bilirler ve çözemedikleri bu bilmece için kendilerine değil , bilmeceye kusur bulurlar . '
'Aşk ; kavuşun ya da kavuşmayın , mutluluktur .'
Oğuzhan Akay .. Müsaitseniz Size Aşık OLabilir miyim ?
İnsan demek, kırıklık demektir.Her türlü kırıklık.Düş kırıklığı.Kalp kırıklığı.
Yaşamanız gerektiğine inandığınız şeyleri yaşamadığınızın, olmanız gereken yerde olamadığınızın,
sahip olmak isteyip de olamadıklarınızın kırıklığı ve bu kırıklığın doğurduğu hüzün.