Adı dünya imiş, sanki soytarılar diyarı,
Zevkü sefa meclisi, cehennem kapısı,
Dar sokakları karanlık, ömür yarası,
İnsanlar sıra sıra kurban, ahiret tarlası.
Sayki kumarbazların şahından,
Yanlızca acı verip her şeyini senden alan,
Sürme gözlü, ela bakışlı, zehri kendinden,
Sefası boğazına takılıp, canından bezdiren.
Demedim mi uyma yanarsın diye,
Demedim mi kalma çürürsün diye,
Demedim mi meyl etme tutulursun diye,
Söylemedim mi, ardına bakmadan gidersin diye.
Ben bilmedim, bilemedim Sultanım, acılarımın aslında cennet bahçesi olduğunu,
Cennetlere çektikçe beni, asıldım pervasızca, saygısızca şu hayallere,
Ben üzüldüm, Sen darıldın Sultanım, olmadı bu hem de hiç olmadı,
Hayat mürekkebim tükendi, artık geleyim mi Sultanım, Vuslata beş kala,
Bir secde anı kadar yakın ilacım
Ilık gözyaşı kadar duru ruhum,
Seher vakti kadar yalın bedenim
O ' nda takılı kalmış gönlüm,
Hekim bende, benden içerde
Dert bende derman Sen ' de,
Dua bende icabet Sen ' de
Beşerlik bende kudret Sen ' de,
Aşk yarası gönülde sahibinden
Geçilmeyen sevda Yar ' ın vazgeçilmezliğinden,
Diz kırıp, boyun büken sevdanın elinden
Secdelere nazar eden tecelli Sen ' den,
Aşk demini alır yavaş yavaş ateşte
Rengi, kokusu karışır şerbete,
Bekler durur kapıda, eşikte
Bir ince sızı olur yürekte,
Derin bir ah ile kederde
Girer kol kola mim ile secdede,
Döner dolaşır aşkın nurunda
Kalır iki kutlu hece dilde,
Aşk yarası gönülde sahibinden
Geçilmeyen sevda Yar ' ın vazgeçilmezliğinden,
Diz kırıp, boyun büken sevdanın elinden
Secdelere nazar eden tecelli Sen ' den,
yüreğine sağlık incesızı
Ellerine saglik yuregine bereket Ismail agabey.
Hep ilahi ask var sozlerinde, Mevlana'yi goruyorum satirlarinda, Necip Fazil var her solugunda. Yunus geciyor senin sokaklarindan. Hepsinin kitaplarina sariliyorum seni her okuyusumda.
Inan o kadar buyuk bir kelamin var ki... Sukurler olsun yazdirana...
Semanın kapıları gıcırdar, eller açıldığında
Melekler pür dikkat, emre amade o anda,
Arşa çıkar, yaralı gönülde tüten dua
An olur yetişir Yar, ah ile Yar' ı andığında,
O hep seni bilir, sen kendin bilmediğinde
Kelamlara sığmayan nuru, kalbe değdiğinde,
Sevdirir cümle aleme seni sevdiğinde
Edeple mim olduğunda aşk elinde,
Ve işte çaresizce yine ben,
Ürkekçe atan kalb Sana doğru.
Sukutun çığlıklarında yine ben,
Ve kefene sarılı hal, Sana doğru.
Kavgaya tutuşmuş düşünceler hayalimde,
Bakışlar donuklaşmış hararetin içinde.
Hükmü üzerimde olanın kudreti dilimde,
Bir huzur, bir sukunet diler " Ol " emrinde.
Bir cefadır alem, safa dilenmez,
Zannından vefa beklenmez.
İblisin elinde hayır bulunmaz,
Hak' tan gelir vefa, eza edilmez.
Karanlık bir çukurdur toprak anlamayana,
Altıda karanlık toprağın üstüde, inanmayana.
Üstü sabır ile şükürdür toprağın, Ya sabır diyene,
Altı teslimiyetin nuru, cennet bahçesidir bilene.
ne hatalarımı dillendirmeye yüzüm var
nede övünç duyacak bi marifetim var
sen anlarsın ahlimden
hafif tebessüm etmiş suretimden
die gelecek tek malim var
oda yine ben geldim demek olacaktır
Sus gönlüm sus, sessizce bile dertlenme,
Yaraların kanasın, takatin kesilsin ama, söylenme.
Gözünde yaş kalmasın, yerine kan aksın, üzülme,
Gönlünden geçeni senden önce bilen var, dert etme.
Emirle gelir hüzün, kıymetini kaçırma,
Aşktır niyeti, gönlün yolunu şaşırma.
Aşığın maşuğa hediyesidir, sakın kaçırma,
Tut dilini, hem gönlünü, isyana sarılma.
Yürekte çınlar " Ya Sabır" demek,
Dile düşer " Edep Ya Hu " söylemek.
Vefalıdır Yar, Cefaya takılıp feryat etme,
Tahtı gönlündedir, semayı seyr eyleme.
Derin bir sessizlik ve sanki Sen ' sizlik,
Gönül ağacımda ne bir yaprak, ne bir his.
Ölü toprağı serpilmiş gibi bir ayrılık,
Belki bir sakinlik, manalı bir bekleyiş.
Herkesin namını duyduğu Bir Sen,
Kudretini kavramaktan aciz bir ben.
Ateşlerde kavrulan bir ben,
Perdeler ardında varlığı bilinen Bir Sen.
Sebepler sebepleri kovalar yorgun dünyada,
Cibril yetişir beklenen emir üzre anında.
Aşka sebeptir sebepler ardı sıra,
Safi aşkın zerresi derde deva.
Lezzetini sorsan ağulu bir aşktır alemin,
Nidem, fermanı fermandır O Yar' ın.
Bir " Ol " sadaya yol verin,
Aşk fermanına cevaptır hüzün.