Solan güllere inatmı, yaşanası ömür
Hazan vurmuş bahçeye, goncada nedir
Tadı ekşi, rengi flu, hepten zehir
Nasıl olsa ölmeyecek misin, kat'i emir
Seyr eyleyip alemi, hayran hayran
Ne diye içersin ömür üzerine soğuk ayran
Burda ateş, orda ateş, kanar durur yaran
Felek kaç tokat atmış , sen farkına varmadan
Dün kahkaha atanın acı acı salası verilince
Son kez yukarılardaydı, eller üzerinde
Ne şan şöhret, ne para, sarılı beyaz bezde
Yanlız gelip, yanlız giden göçebe
Üç günlük dünyada tüm kelamlar senindi ya
Ebedde son söz, sultanlar Sultanı'nın şimdi
Alemde her şey emrine amade idi senin ya
Anlat derdini berzahta, hüküm Sahibinin şimdi
Kelebek ömrü kadardır sayılı nefesler
Adı hayat, adı hicap karanlık mahzenler
Ya devran dönüpte bitmese yaralar
Nasıl çekilir uzun uzadıya bu zindanlar
Bir Elif miktarı çekilen hüzünlü ah'lar
Rahmet kervanlarını gözler dualar
Yükü merhamet, yükü aşk, yağmurlar
Toprak kokusu, Yar kokusu sağanaklar
Tatlı bir sala minareden, Sevgili' ye merhabalar
Kimine acı bir ayrılık, kimine aşk-ı kutsidir, sala'lar
Bir fazla çek ahı, Yar'e selam etsin figanlar
Aşk'a şahit olsun melekler hemde ruhlar
İnanılmaz güzel satırlar o güzel gönlüne yüreğine sağlık..
Rabbimizin Efendimizin aşkı ancak bu kadar güzel anlatılır...Ölüm duygusu satırlarınızda ancak bu kadar tatlılık kutsilik kazanır...Ne mutlu size..Yüreğinizdeki AŞK'a....