Ellerim açıldığında Rahman ve Rahim ' e,
Yüreğim kanatlanıp, O ' na meyl ettiğinde,
Kardelen gibi kara kışı geçtiğimde,
Rahmet kapılarının gıcırtısını seviyorum.
Gözyaşlarıyla yıkanan dualarım O ' na ulaştığında,
Melekleri imrendirip, nar-ı aşkı tutuşturduğunda,
Her zerrem arzu ile O ' nu aradığında,
Elimden tutan rahmetini seviyorum.
İki büklüm edep erkanında durduğumda,
Yanlız O ' na eğilen başım secdeye değdiğinde,
Ateşte yanan yaralarımı merhametiyle sardığında,
Arsız nefsin ezilişini seviyorum.
Her " Kun Fe Yekun " dediğinde,
Azametini bilmez acizliğimde,
Bir " Ya Rab " deyişimin yakınlığında,
Ben O ' nu seviyorum.
Elbetteki öyle,ama bu yazdıkların yüreğin bir başka güzelliğidir be arkadaşım,bu yazdıkların senin ne kadar güzel bir yüreğin olduğunu ve ALLAH aşkının ne denli derin olduğunu gösterir.KUL KULLUĞUNU ETMEYİPTE BAŞI SIŞIŞTIĞINDA YARADANI AKLINA GELİYORSA EĞER KULLUK NEREDE KALDI?Tekrar yüreğine sağlık.
Bende zamanında öyle düşünmüştüm, sıkıştığımda Ya Rab, sonrası...; ama o sıkıntılar öyle bir noktaya getiriyor ki sıkıntıyla, belkide yanlış düşünce ve duygular diye başladığımız şeyler birer şefkat tokadı olup, ardı ardına yüreğimizin tam ortasına inince, zamanla belkide perdeler başka yerlere açılıyor, hiç ummadığımız ama hep istediğimiz bir yere çekiveriyor insanı .... çok şükür...
Derler ya; hayır gördüğünüzde şer, şer gördüğünüzde hayır vardır; siz bilmezsiniz Allah bilir...
Elbetteki öyle,herşeyden önemlisi şükretmeyi bilmektir,azla yetinemeyen çoğu bulamaz derlerya,şükretmeyi bilmeyen hayatının hiçbir noktasında yüzünü güldürecek kadar mutlulukla karşılaşamaz ve bir arayış içinde ömrünü çürütür.Arkasına dönüp baktığında ise iş işten geçmiş şekilde pişmanlıklarına ağlar.
Aşk nasıl tarif edilir Sen yoksan
Gönül kalemin burçları yerle yeksan
Kim toplar kırıkları Sen yoksan
Aşk olsun Efendim, yara kapanmaz, Sen yoksan
Alem öksüz, biz yetim, Sen yoksan
Arşta bir düğün, yerde hüzün Sen yoksan
Nasıl durulur buralarda Sen yoksan
Alemlere sebep, alemler yok, Sen yoksan
Güzele güzel demem, Sen yoksan
Kelamlar kurur, kalemler kırılır, Sen yoksan
Hasret ekip, hüzün biçer gönüller, Sen yoksan
Tende can, gözde fer yok, Sen yoksan
Aşk meclisleri hüzün kokar, Sen yoksan
Mahzun gönüller hicrandadır , Sen yoksan
Yetim ümmet kime emanet, Sen yoksan
Aşkının dilencisi yok, Sen yoksan
Her yer toz duman, gönül sürgün yeri
Fırtınaların, kasırgalara bulaşmış hiddeti
Can kırıkları, can yakıcı, şiddeti
Kabul ifadesi, şükür sessizliği
Gönül telini almış eline gözyaşları
Bir kanun, bir ney sesi ,savaş meydanı
Vardır elbet bilen, hikmetini, sırrını
Sana senden daha yakın olanı
Beden mahkumu, aşk iştiyakı
Yurdu belli, yeri belli, zamane zavallısı
Düşürürler gönlünden gideni kalanı
Gözlerini kapatıp, açarlar görülmezin kapısını
Üflenmiş bedene bir " İnna lillah " aşkı
" Ve inna ileyhu raciun " manası
Ne meydan kalmış, ne savaş, gözler kapalı
Düşmüş zamana vuslat telaşı !
Bu mubarek Regaip kandil gecesinde, seni okumak daha da anlam kazandirdi geceye Ismail agabey. Hem bu geceye, hemde ben geceye. Tekrar tekrar okudum, bilmedigim kelimeleri aradim ogrendim. Yuregime isledim butun sozlerini agabey. Hep derim ya sana. Gonlum rahatladi, huzur oldum huzur doldum. En zayif yanim gucleniyor, O' na sarilislarima sebeb oluyorsun. Eksik olma agabey hayatimdan, Allah razi olsun senden, kelamin huzur versin butun okuyanlarina butun sevdiklerine.
İki heceymiş aşk denilen
Ya Hayy, ömür feda edilen
Ya hayy, cennet değil aşktır sevilen
Hatırlayandır, her an hatırlanan
Mevlana ' nın aşk ile semahı
Bülbülün İbrahimi "Hu" feryadı
Ateşe "Serin Ol" rahmet sadası
Seven ve Sevilenin aşk-ı arafı
Fısıldaşırlar her gece aşıklar
Durmaz diller, kanar yaralar
Ya Hayy, tarif edilmez aşklar
Verilir hem gözyaşları, hem canlar
Ten kafesi zorlanır, nefesler sayılır
İki heceyle atar, aşka dalar aşıklar
Ya Hayyy, varınca menzile yanar kullar
Alemde yanar, manada yanar, aşk ile aşıklar