Aöf Adalet Bölümü Dersleri - Inkilap ve Inkilapçı Kavramı - Atatürk İlkeleri İnkılapçılık Konu Özeti - Aöf Adalet Önlisans Bölümü
İNKILÂP" VE İNKILÂPÇI" KAVRAMLARININA GENEL BİR BAKIŞ
Toplumu tamamen değiştiren ve dünyadaki pek çok kurumu ve ulusu etkisi altına alan, bu niteliği ile "ilk gerçek devrim" olma özelliğini de kazanan olay büyük Fransız ihtilali ile doğmuştur.
Bu devrimin yürütücüleri ilk önce kendi kamuoylarında sonra da giderek dünyanın pek çok ülkesinde "devrimci = inkılâpçı" sözüyle anılmaya başlanmışlardır.
Türk devriminde ana kadro "tekkişi"den oluşmuştur. Atatürk bir yandan, ilk kuşak içinde kendi ülküsüne bağlı kişileri nitelik ve nicelik bakımından artırırken, bir yandan da yaptığı kültür değişikliğinin çok kısa birsüre içinde ysrieşeme-yeceğini bildiğinden kendisinden sonra gelecek devrimcileri yetiştirmeye çalıştı.
ATATÜRK'E GÖRE TÜRK İNKILÂBI (DEVRİMİ)
Türk İnkılâbı (Devrimi) Neden Yapıldı?
"... yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâpların gayesi Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve modern ve bütün anlam ve görünüşü ile uygar bir toplum durumuna ulaştırmaktır.
Biz büyük bir inkılâp yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük." Atatürk'ün bu sözü Türk Devriminin neden yapıldığının kısa bir özetidir.
Bir kültür değişikliği "bir çağdan geçip yepyeni bir çağa uaşrna". Yepyeni bir çağın kültürünü alıp özümseyerek çağdaşlaşma, işte Türk devriminde bu ana temele dayanılmakta, bu ülküyü gerçekleştirme amacı güdülmektedir.
Türk İnkılâbı Nasıl Yapıldı?
Atatürk'ün İnkılâp tanımı, "inkılâp" mevcut kurumları zorla değiştirmek demektir". Yüzlerce yıllık toplum kurumları Türk ulusunun gereksinimlerini karşılayamaz duruma geldi.
Ulus gerilemeye başladı. Öyle ise o kurumlar bir devrimle, yani zorla yıkılacak ve yerlerine en yüksek uygarlık düzeyini gerçekleştirecek yeni kurumlar konulacaktır.
Atatürk devrimindeki "yıkmayı" sadece Türk ulusunu geri bırakmış kurumlar ün gerekli görmektir. Yani ulusun yüksek manevi değerlerine dokunulmayacaktır.
Yıkılacak kurumların da yerlerine hemen yenileri konulacaktır. Atatürk, Türk devrimini oluştururken Fransız ihtilalinin eksik yanlarını gözönüne almamıştır.
Türk Devriminde eskiyi yıkıp yerine yenisini koyarken, "devrimci Atatürk bunu ulusun yeteneğine ve bu hareketi" anlamasına dayandırmıştır, ulusun gerdek ihtiyaçlarını sezip ona göre davranmıştır. Atatürk devrimi 1936'ya kadar devam etti
Türk Devrimi (İnkılabı) Nedir?
Atatürk devrimin bilimsel tanımını yaparken onu "ihtilal"den ayırmaya özen gösterirdi. Bazı devrimlerin temelinde (Fransa'da olduğu gibi) kanlı ve kargaşa içinde geçen bir ihtilal vardır.
Türk devriminde ise böyle bir karanlık ihtilal evresi bulunmaz, ihtilal başlarken hemen düzenlemeye, yani devrim aşamasına geçilmiştir. Yapılan iş esasta büyük bir sistem değişikliğidir. Ulusçuluk ilkesi, bu sistemin dayandığı ana temelin içindedir. Türk devriminin amacı çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmaktır.
Türk devrimi, genel kurallara uygun, ama düzensizlik evresi geçirmeyen köklü ve büyük bir toplumsal sistem, başka deyişle geniş bir kültür değişikliğidir. Dünya tarihinin ilk gerçek devrimi Fransız ihtilali'dir.
Türk İnkılâbı (Devrimi) Nasıl Korunur?
Atatürk, devrimlere karşı tepkiyi doğal karşılamaktadır, ama buna karşı gereken önlemlerin de alınması gerektiğini belirtmektedir.
Atatürk; Her türlü yükselme ve gelişmeye yeteneği olan milletimizin sosyal ve fikri inkılâp adımlarını kısaltmak isteyen engeller mutlaka ortadan kaldırılmalıdır. Yani Atatürk devrim adımlarını "kısaltılmasını" bile istememektedir.
Atatürk'e göre, Devrimin korunması için başlıca üç yol vardır.
-İnkılabın temellerini her gün derinleştirmek, sağlamlaştırmak, güçlendirmek gerektir.
- Devrimin getirdikeri toplumun her kesimine anlatılmalıdır. Özellikle devrime karşı olanların aydınlatılmaları gerekir. Atatürk bu görevi aydınlara vererek onları devrimci kadrosuna sokmak istemektedir. Devrimciler de tepki gösterenlerin olmuşuz düşüncelerine karşılık vermek, onları yanıtlamaktır.
- Devrimi korumak için başka önlemlere başvurulabilir. Devrimi koruyacak önlemler özellikle inandırıcılık ve caydırıcılık etkileri doğuracak niteliklere sahip olmalıdır. Ancak bir hukuk devletinde devrimi korumak için alınacak önlemlerin mutlaka hukuka uygun biçimde düzenlenmesi gerekmektedir.
BİR ATATÜRK İLKESİ OLARAK "İNKILÂPÇILIK" (DEVRİMCİLİK)
Atatürk devrim atılımlarını 1936 yılına kadar tamamlamıştı. Artık O'nun çabası Türk devriminin kökleşmesini ve her kesimde yaygınlaşmasını sağlamaktı.
Bu bakımdan devrimci kuşak hem yapıyı tamamlama işlevini sürdürecek hem de temeli koruyacaktır. Bu nedenle yeni kuşaklarda sürdürücülük ve koruyuculuk niteliklerinin bulunması gerektir. Bu özelliklere erişmek için devrimcinin iki ana niteliği bulunmalıdır,
- Devrimci, devrimin hedefini kavramış olması gerekmektedir. Ama sadece kavrama yetmez. Hedefi kavrayanların onu insanlara anlatmaları, yaymaları gerekir.
Atatürk'ün şu sözleri devrimcilik niteliklerini son derece açık ve güzel biçimde belirtiyor; "Gerçek inkılâpçılar onlardır ki, ilerleme ve yenileşme inkılabına yöneltmek istedikleri insanların ruh ve vicdanlarmdaki gerek eğilimi sezinlemeyi bilirler."
- Türk devrimcisi bu işi sıkı sıkıya, dar kalıplar içinde yürütmeye çalışırsa, devrim ülküsüyle ters düşer. Türk devrimi sürekli olarak yenilemelidir. Bu yapılmazsa Osmanlı İmparatorluğu'nun son yüzyıllardaki durumuna düşebilir.
Devrimimiz dinamiktir, yani hareketlidir ve yaratıcılığa elverişlidir. Ama bu yenileme, devrimin ilk evresinde atılan temeli değiştirerek yapılamaz; gelişme o temel üzerinde yükselen kurumların yapısında gerçekleştirilmelidir.