Kimsenin bilmediği bir gecenin gizli kahramanı gözlerim
Ve aynı yıldızlar şahit ağlayışıma,
Senin kahkahalarını getirdiler bana inanmadım. Beni görürsen böyle sende İnanma
Pişmanlık acıtıyor içimi.
Unuttuklarım, kıymetini bilmediklerim,
önemsiz gördüklerim tek tek düşüyor yüreğime.
Gözümün önünden perdeler kalkıyor ve hayalî bir yolculuğa çıkıyorum.
Önce bir hastaneye düşüyor yolum.
...Nefes almak için oksijen tüpüne bağlı ve
bir defa rahat nefes alabilmeyi dünyalara değişmeyecek insanlar görüyorum.
Ne zaman nefesi daralsa astım spreyine sarılan insanlar acıtıyor yüreğimi.
Aldığım her rahat nefes kadar utanıyorum.
Tekerlekli sandalye ile hayata tutunan insanlar takılıyor gözlerime.
Acılarını birlikte yaşıyorum sanki.
Mıhlanıyorum olduğum yere.
Yürüyemiyorum... Attığım adımlar kadar utanıyorum...
Gördüklerimizle yaşamak değilde
hissettiklerimizle yaşamak doğru geldi hep
doğrularımızın yanlışlığında kaybettiklerimize susarak anlattık özlemlerimizi
susmak zor özlemek ağır
Aşk falan değildi bizim ki.
Paylaşamadık ki hiç bir şeyi.
Senin payın bende kaldı yazık.
Mesela ben sağ tarafıma yatıp uyurum.
Solumdaki sen kalbimle ezilme diye.
...
Ama senin gözlerin hep kapıdaydı
.Bu aşktan ne zaman çıkacağın belli değildi
Ve maalesef sevgilim , o kapı hep solumda kaldı
Kimin bu hüzün? Benimse eğer neden içim titriyor hep?
Seninse eğer ne işi var bende?
'Gel'
bir gece yarısı, al hüznünü. 'Gel' geceye bile Söylersem Namerdim,
~ Ne zaman yağmur yağsa yavaşlarım. Daha cok ıslanmak için. Kaç çemberden geçtim
beni benden çıkaran herseyi içtim. Sevmek için seni seçtim. Çok geç anlasam da
aşktan gözüm kör olsa da. Bu degişmez sen bir hiçsin !!
Oyuncak alacak param yokken daha çok oyuncağım vardı. Şimdi aklıma bile gelmiyor hayallerim. Salondaki halıya yüzükoyun yatıp plastik sarı trenimle oynasam şimdi.
Yokluğunun hiç bir evresi yıkmadı beni.
Şiirsel yalnızlığa bürünmedim.
Ve gözlerimden iki damla yaş olarak dönmedi yanaklarıma hiç bir hatıran.
Yine de ağlamazdım bakma. Çok güçlüydüm Fakat.
Kapının arkasında sanki içerdeymişsin gibi duran.
Ayakkabıların olmasaydı
İstanbul dokuz renk bu gece.
Ve hepsi siyahın üstüne. Uyuduklarım geliyor aklıma. Bir gün uyanmadığımı düşündükçe.
Utanıyorum esnemelerimden.
Ayrı kaldığımız her gün.
Tek düşündüğüm.
Acaba sorar mı biri seni.
Gitti diyemem ki. Sen niye gitmedin diyene cevabım Zor. Ben de gelsem sevgilim ?
Her kalabalığın odak noktası olan ben.
Kaçmak istiyorum insanlardan.
Oysa "insanlardan kaçıp yalnız kalmak" cümlesi.
Yıldızlar kadar uzaktı gözlerim için.
Bak gökyüzüne sevgilim.
Artık yıldızların en parlamayanı benim
Tutamıyorum ben.
Ellerini arıyorum sürüklendikçe.
Acıyor göğsüm.
Dört nala hayat.
Durmak istiyorum arkamdasın.
Ne zaman acıksam aklımdasın.
Son sayfasında ismin yazılı kalp defterinin.
Ben adını duydukça kapağını kapatamıyorum.
Gel sevgilim.
El yazımı artık ben bile okuyamıyorum.
Uykusuzluğumun sebebi gözlerin, Bir de gülüşündeki tek gamze,
Gözlerimi kapatınca karanlık,
Açtığımda yüzüm yaralı,
Geçmezmiş bazı yaralar, derinmiş kederleri severken ölenlerin,
Ölmeden unutmam lazım o zaman seni dedim,
Unutmak ölmek,
Kimseye söyleyemedim....
Önünde koca bir deniz. Gezmiş olmak yetmez kenarında.
Bazı gözyaşları sakıncalı.
Bakmak değil belki ama ıslanmak yasak.
Bir ormandayım, yeşili koklamak yasak.
İsmin çok uzak, içimden söylüyorum içime sığmıyor adının anlamı.
Bir adım daha atsan duyacaksın sesimi.
Önümden geçip giderken ,
Olmazdı belli. Ağladıklarıma güldüğün an anlamalıydım.
Ben seninle sevişmek yerine. Hep özlemeliydim aslında...
U z a k t a n.
Doğarken, annesini ilk nefes aldığı yerde yitirmiş.
Kokusunu bilmeden yaşanan bir aşktı bizimkisi.