Güneş sebepsiz doğmaz,gece sebepsiz kararmaz
Yağmur sebepsiz yağmaz,toprak sebepsiz kokmaz,
Çiçek sebepsiz açmaz,huzur sebepsiz kaçmaz!!!
Gözler yorulur da direnir uykuya
Elbet bir görmek istediği vardır
Kelimeler yığın yığın gelir üzerine de
Dil susar,kilitler kendini iki dudak arasına
Elbet söyleyecek çok şeyi vardır
Ama bazen susmak en güzelidir!
Eller,eller sadece yüzdeki hüznü mü saklar
Yanaklara sarılınca?
Uzat ellerini bana sebepsiz
Beraber yol alalım hüzün gemisinde
Güneş'in doğduğu yöne doğru...
Birsumm seni anlıyorum.İnsan bazen herşeyden uzaklaşmak ister hatta herşeyden çok kendinden uzaklaşmak ister.Ama insan kendini terkedemezki!Herşeyi bir kenara at,hayatını baştan sona değiştir,gecelerin gündüz gündüzlerin gece olsun.Yağmurlardan nefret et,rüzgârın esmediği bir yere git,bir uçurum kenarı bul ve ne kadar acı varsa içinde hepsini dibi görünmeyen boşluğa it.Bütün gülleri kopar ama dikenlerini bırak,umuda yolculuk yapan gemilerin yelkenlerini yak.Bunların hepsini yapabilirsin ama kendini terkedemezsin.Hüzün hayatın gri rengi ve o olmadan diğer renklerin hiçbir anlamı olmazki!Hadi gel de bu akşam gri bir yolculuğa çıkalım...
Ve sustum...
Dilimdeki bütün hınç dolu kelimeleri dişlerimin arasında sıkarak ezdim!
Bir bakıma katlettim düşüncelerimi...
Evet suçluyum...
Kendime olan güven borcumu suskunluğuma bedelsiz teslim ettiğim için suçluyum!
Evet güçsüzüm!
Suçluysan güçlü olamıyorsunki!
Peki.
Tamam.
Kabul ediyorum;korkağım birazda!
Ama sakın unutma;korkusu olmayan bir insan kahraman olamaz!
Bana beni soruyorlar,cevap veremiyorum.Oysa ben daha bana seni anlatamazken kendimi başkalarına nasıl anlatayım!Zaten benim bir değerim de yok.
Çünkü
Bana ben değil bana sen lazımsın...
Haklısın , sustum belki .
Kelimeler kiyafetsiz kalmıştı , sen ve ben gibi ,
Serin sulardaki yanlız kuşların sesi ,
Hatırlatır insana yaşanmışlığı eskiyi ,
Çok düşünüp az sevmeli ,
İnsanoğlu bu , hatayı da bilmeli ,
İyiyi , doğruyu , güzeli ,
Batmadan eline dikeni ,
Aldatılmadan aşkı , bilemez ki .
Sessizlikle gelir , boğuk çığlıklarım
Asalet bu ya , sessiz ağlarım
Her insana yakışır , susuşlarım
Sevgimle harmanlanır , gözyaşlarım
Selam olsun sana abim , ıraklardan geldim
Ben fazla hayırsız bi kardeş idim
Yüzüm yoktur direk mesaj atmaya
Affedilmek için şiirimle geldim
Seni hiçbir zaman hayırsız bir kardeş olarak görmedim ve görmemde Küçük Bilgin'imm.Bu harika dizelerin bana bu siteye ilk geldiğin günleri hatırlattı.Yazmaya çekiniyordun o zamanlar ama bak ne kadar güzel şeyler yazıyorsun.Ayrıca seni görmek ne güzel geldi bana...Tekrar hoşgeldin güzel kardeşim...
Öyle özlemişim ki bu sayfada olmayı ... Okurken gözlerim doldu be abim . Ben küçük bi kızdım buraya şiir yazdığımda , ki halada küçük bi kız sayılırım senin yanında (: aslında kokarak geliyorum Allah biliyor ya kimse kalmadıysa diye . Ondandır bu uğrayıp kaçışlarım , eskiden kurtulamayan mizacım . Hoşbuldum çok hoşbuldum abim
Sen diyorsun ya hani;''ben küçük bir kızım'' diye.Evet,belki yaş olarak küçüksün ama duygu olarak çok büyümüşsün be kardeşim.Sendeki bu değişimi farketmedim zannetme!Gerek yazdığın şiirde gerekse yaptığın yorumda daha bir başkalık var eskiye oranla...Sakın buralardan uzak durup da kendini özletme ve yaz,sürekli yaz ki içine hapsettiğin duyguyu dışın da yaşasın...
Bundan sonra şiirlerimi yazmayı düşünüyorum bende , yazılanlar okundukça güzelleşiyor anlamlaşıyor diye düşünüyorum şu aralar ((:
Hayat insanı bazen çabuk büyütür ki böyle olmasından da gayet memnunum , acı olmazsa mutlulukta olmaz çünkü . Bu başkalık beni onore etti abim , küçük kız siteyle büyüyor
Hani hayalini çekip aldınya gözlerimin önünden
Canım nasıl yandı bir bilsen!
Gözlerim seni aradı,
Kalbim yudum yudum hasretini içerken
Yaralı yar,geceler sensiz yaralı
Hasret çekmek belki de aşkın kuralı!
Anladımki;
Hasret çekmek de güzel oluyormuş
Sen kalbime taht kuralı...
Bilirsin ki ben yazılanlardan çok yazılmayanları okurum,karmaşık cümlelerden ziyade varlığın anlamlı duygusuna bakarım ve ne söylemek istediğini hissederim!Sen,seni aşmak için yaratacağın benliğinle eminimki çok güzel yürek sesi çıkaracaksın ortaya...Ve sana da çok yakışır bu yeni sen...
Sıcak gülüşlerindim ben senin
Güle cansuyu vermek gibiydin
Rabbim beni sana , seni bana verdi ,
Helal kıldı gülüşlerimi .
Tebessümünle açan çiçekti , parlayansa güneş .
Sebepsiz sensizliklerim , itiraz değil , seni seyrediş
Berrakdın , ruhunu bana , sadece bana açmıştın
Poyraz rüzgarımdın , beni ayazda bırakmayandın .
Düşten ibaret olsan , kokunu duyamazdım .
Ben seni sessiz , duyusuz , kokusuz olsan yine severdim .
Yine , yine seni seçerdim .
Belki azrailin ayırdığı iki aşığız şimdi .
Bedenen yoksunum senden ama ,
Her şeyde senin sesin
Her yüzde senin yüzün ,
Her çiçekte senin kokun .
Ölümle gitsen de sevgin hep benimle
Sen hep benimle .
Sensizlik tortusu yok bende .
Eyy kocamış hayat,yine dalganı geçtin benimle!Önce büyüttün küçücük bedenimi,üzerime giyemez oldum o çocuk masumiyetimi!!!Oysa ne kadar küçük hayallerim vardı ve dünya o hayallerim kadar dardı...Sabah kalkar ''günaydın'' öpücükleri eşliğinde gözlerimdeki uykulu halimi bir avuç suyla boğardım.Aslında ben kendimin Güneşi idim ve karanlığa batmayı hiç bilmezdim!Yağmurlarda üşümez,asık suratlı gökyüzünden korkmazdım!!Bana sevilmeyi öğretirken mutlu olmayı hayat kuralı gibi ezberlettin!!!Mutlu olmak için sevilmek yeter zannederdim.Oysa gerçek mutluluk severken sevilmenin verdiği huzurdaymış,çok geç anladım...
Büyümek gerçekten zor imiş!Öncelikle kendin kocarken benden çaldıklarınla gençleştiğini anladım.Günaydın diyenlerimin gözlerindeki ''dünde kalsaydın''larını okumaya başladım ve büyüdükçe Güneş'in yerini Ay'a bırakmak için batması gerektiğini öğrendim.Çünkü Ay,gerçekleşmeyen hayallerin akla düştüğü sabır yollarını aydınlatırmış...Ve en önemli öğretinde kalp yetimi kullanmayı öğrenmeye başlamışken umut sınavında sınıfta
kalmanın verdiği ızdırabı yaşattın bana...
Bak şu acı yüklü yüzüme kocamış hayat;gülüşlerimi gözyaşlarımla nasılda suluyorum...
Gözlerimden süzülen damlaların kara bulutlardan dökülen yağmur tanelerinden daha çok üşüttüğünü de öğrendim artık...
Ama asıl öğrendiğim şey nedir biliyor musun?
Sevdiğini kaybetmenin verdiği acıyla büyüyen bedenimdeki küçücük kalbimin ölümün bir adım üzerinde gezindiğidir...
Ey yar
Sıcak gülüşlerindim ben senin
Güle cansuyu vermek gibiydin
Rabbim beni sana , seni bana verdi ,
Helal kıldı gülüşlerimi .
Tebessümünle yüzünde açan çiçekti ,gözlerinde parlayansa güneş .
Sebepsiz sensizliklerim , itiraz değil , seni seyrediş
Berraktın , ruhunu bana , sadece bana açmıştın
Poyraz rüzgarımdın , beni ayazda bırakmayandın .
Düşten ibaret olsan kokunu duyamazdım .
Ben seni sessiz , duyusuz , kokusuz olsan yine severdim .
Yine , yine seni seçerdim .
Belki azrailin ayırdığı iki aşığız şimdi
Bedenen yoksunum senden ama ,
Her fısıltıda senin sesin
Her yüzde senin gülüşün ,
Her çiçekte senin kokun .
Ölümle gitsen de sevgin hep benimle
Sen hep benimlesin .
Sensizlik tortusu yok bende .
Küçük Bligin güzel kardeşim,yazmış olduğun bu harika dizelere bir başlangıcın daha uygun olacağını düşündüm.Çünkü son noktayı koymuştun ve devamı yoktu.Umarım bu güzel dizelerine yakışır bir başlangıç yapabilmişimdir!
Ama aklımı kurcalayan ve beni acıya sürükleyen bazı anlatımların olmuş;Azrail ölüm getirir ve sen Azrail'in gelişiyle gerçekleşmiş bir ayrılıktan bahsetmişsin...Umarım bu anlatımın sadece o anki ruh halinin kalbinle aklın arasında kurgulanmış bir hayalin kelimelere yansımasıdır!Aksini düşünmek dahi istemiyorum...
Hoşgelmişsin Fatih'im.Hoşgelmişsin de biraz sessiz kalmışsın!Senden de birkaç kelimelik yürek sesi duysam çok iyi olurdu diye düşünmekten kendimi geri alamadım...Umarım birdahaki gelişinde kalbinden dökülen incileri toplama fırsatı verirsin bizlere...
Gözlerini bensizliğe kapatıp da uykuya dalacağın her gece
Bir yıldız düşer yeryüzüne
Ama sen üzülme
Bu intiharın sebebi senin beni düşünmediğinden değil
Kalbimin sana koşusunda sevda yolunu aydınlatmak içindir...
Abi benim yaşım , aşk için ölüm için ayrılık için daha çok ufak , yazdığım her şey kurgulanmış aslında .
Bende devam ediyorum sonuncusundan o zaman ((:
Gözlerini bensizliğe kapatıp da uykuya dalacağın her gece
Bir yıldız düşer yeryüzüne
Ama sen üzülme
Bu intiharın sebebi senin beni düşünmediğinden değil
Kalbimin sana koşusunda sevda yolunu aydınlatmak içindir...
Işık huzmesi düşürür her gülüşün yüreğime ,
Sevda anlamsız kelimeye dönüşür , sen güne bensiz merhaba deyince ,
Yine de sen hüzünlenme .
Her bitiş bir başlangıçtır aslında ,
Gün sana gelir , sen geceyle buluştuğunda .
Küçük Bilgin değerli kardeşim,öncelikle yazmış olduğun yürek sesinin içsel bir fırtınanın kalbinde bıraktığı tad ile kelimelere döküldüğünü duyduğuma çok sevindim.Çünkü bir daha kavuşamayacağını bildiğin bir sevdada kalmak insanın ruhunu bedeninden alıp çok uzaklara hatta ölümden daha ağır bir yokoluşa sürükler diye düşünüyorum.Bir insan kendisine günlük yapacağı işler için belli saatlerini planlayarak hayatla mücadele etmeye çalışır ki kendisine dinlenmek için zaman yaratmaya uğraşındadır.Oysa hayat karşımıza sürekli yeni sürprizlerle dikilmeyi kendisine değişmez kural edinmiştir!Sen,yaşının küçük olduğunu söylüyorsun ama duyguyu hissediş olgunluğuna erişmiş bir kalp için yaşanmış yıllardan ziyade duygunun olgunluğunda pişmenin verdiği hazzın tadı bir başkadır...Ne güzeldir kalp okyanusuna yağmur damlası olup düşebilmek ve o yağmur damlasını alıp gönül yatağından ruhani bir zenginliğe taşabilmek!Sen kalbini ne kadar açarsan kelimeler de o kadar cesaretlenir kaleminin ucuna değdiği yerde...
Ayrıca bu güzel devamın için teşekkür ederim.Gerçekten duyguyu anlatım zenginliğinle güzel bir tad bıraktın dost sayfasına...Her bulduğun fırsatta yazmayı sakın bırakma.Yaz,beğenme sil ve yeniden yaz,sürekli yaz ki kalbin duyguya her yazışında daha bir güzel açılsın...