vay yavrum vay.neler yazmış ne kelimeler dökmüşsün gene.çok güzel ve değerli.hem izmir için yazdıkların hemde diğerleri harikaydı.kısa kısa ama anlatımı çok uzun.yüreğine ve kalemine sağlık canımıniçi...
bu yüreği seviyorum...
soğuk kış gecelerinin buğusunda ve dumanında...
hasretle esen fırtınada ve poyrazda...
yangın yeri olmuş biçare yüreklerde...
hep seni aradım be sevgilim...
kara gömülü olduğum son günlerde...
kırk derece ateşle yanarken...
hastane acillerinde bi çare...
hep seni düşündüm be sevgilim...
tamda vücudum bitip tükenmişken...
dilim susmuş gönlüm ayazdayken...
halsizlikten yıkılmak üzereyken...
sen çıkıverdin karşıma be sevgilim...
Çok özledim diyorum ama gel diyemiorum...
kokun gectikçe burnumdan gözlerim doluyor,ama ağlamaya cesaret edemiorum...
sarılıorum kalemime en güzel hüzünlerimi imzalıorum...
hasret ateşinden bir ok saplanıyor sol yanıma,
ama senden geldi diye cıkartmıyorum...
Akşam oldu bak yine,gün battı gözlerinde
Hakkın var mıydı beni karanlığa gömmeye!
Sesimi kesip,duygularımı idam etmeye!
Hakkın var mıydı söylesene?
Can yanıyor,gün ağlıyor,göz arıyor,
Kalem susuyor,kelam mezara giriyor,
Okudun mu duamızı!Bir garip ölüyor.
Sen tut salının bir ucundan,yorulmasın kimse,
Götürdükleri herkese ağır geliyor
Sana ağır gelmez bu yük,ellerin eline bırakma,
Sen tut salımın bir ucundan,
Sakla yangınlarını,ben yanarım tütmeden.
Usulca koy,musalla taşına,
Çığlıklarım ses olsun gözyaşında.
Herkes ağlarken mezarım başında
Sen gülümse,gözlerin çağlarken dahi
Bu gardaşına.
Beni derde koyup kaçtın
Gözün aydın sevin gayrı
Yüreğime yara açtın
Gözün aydın sevin gayrı
Bir zamanlar benim oldun
Ömür fidanımı yoldun
Yeni bir sevgili buldun
Gözün aydın sevin gayrı
Verdiğin sözleri nettin
Beni yakıp yıkıp gittin
Harabeydim viran ettin
Gözün aydın sevin gayrı
sabırla ektiğim tohumlarımı,gözyaşlarımla sulayıp büyüttüm ,sen yokken onlarla dertleştim..
bi gün cıkıp geldin
bahcemdeki bütün ciceklerimi kopardın darmadağın talan ettin herşeyi
neden geldin ki?
seni sensiz yaşarken bu kadar acım yoktu benim..
yaralarımı onlarla sarmak isterken sen daha da kötü yaraladın..
tek sucum aşkına yanmıştım
sana deliler gibi inanmıştım
sen ,seni bukadar seven yürekten şüphe duydun ya
hiç durma git!!
çok şey var dilimde anlatamadığım..
konusursam kalbini kırarım
üzülürsün kıyamam ...
saçma şüphelerinden yarın pişman olcaksın
sakın yanılıp gelme bana geri
ağlayıp sızlasan
ağzınla kuş tutsan
bilemedim affet desen
eğer beni azcık tanıdıysan
şunu da bilmelisin ki sana heves edicek yürek yok artık bende!!!!!
pencerene sığınan yorgun ürkek bir güvercindim
seni uzaktan izlemekle bile yetinebilirdim
yüreğime girmesende, gözlerimden gitmemeliydin....
fırtınalarda savruldum
ıslanırken üşüdüm
kusamadım boğuldum
sövmek isterken yuttum
ama hep sustum.......
minik kalbimdeki aşkımın büyüklüğünü ifade etmeliydim
anlat desen , yaz desen
yaşanmazdı ki AŞK dilde ,kalemde! ..
insanoğlunun kaçı inanırdı da ,sen inanıcaktın öyle boş sözlere
yazılıp ,'sevdim adam seniiiii,' diye ortlığı ayağa kaldıran söylentilere...
ayazlara, yağmurlara dayanamayacağımı bile bile
cansız atan kalbime, kalbini yerleştirmeni bekledim
ölüme meydan okuyarak
Sen'li hayallerimle ısınarak
incecik kopmak üzere bir iple hayatın ucundan tutarak
kan damlayan yaşlarımla
sessizce sevmekten
VAZGEÇEMEDİM
VAZGEÇEMEDİM
VAZGEÇEMEDİM.....
'seninle kanatlanan körpe yüreğim, yine seninle düşmeliydi' ..dedim
sustum ...
sadece , 'SANA SIĞINIYORUM YARAB' demeyi bildim.......
kırıktı anılarım...
döküktü sevdalarım...
yıkık kentler gibiydi gönlüm...
huzursuz ve nemliydi gözlerim...
yüreğim bin parçaya bölünmüştü hissizlikten...
sevginin gerçekliği kaybolmuştu sanki...
sevda yok olmuştu...
gözler kör...
gönüller yangın yeri olmuştu...
cehennem melekleri bile utanıyorlardı...
sakin geçen bir ömrün son demindeydim...
hatta belki de son çırpınışlarında hayatın...
pamuk ipliğiyle bağlanmış hayata...
tek ihtiyacım,mutlak inancımın olmasıydı Aşk-a...
sırat köprüsünün önünde dize gelmişti yüreğim...
gözlerim ağlamaklı...
gönlüm bi çare dermansız savrulmakta...
sahteydi sanki hayat...
sanki ben hiç varolmamıştım...
hiç yaşamamıştım...
duygusuz,hissiz ve sensiz geçmişti bir ömür...
son anda...
son demde...
ve son tavda seni yakalamıştım artık...
istediğin kadar kanat çırpabilirsin eyy gönlüm...
istediğin yana uç şimdi...
aykırı ol...
vahşi ol...
yırtıcı ol...
süzül göklerde,semalarda...
gün senin günün...
gün Aşkın günü...
gün sevdanın önünde diz çökme günü...
gün Aşk-a inanma günü...
sana söz...
sana doymadan gitmeyeceğim bu hayattan...
bana doymadan senden kopmayacağım...
hiç bir kuvvet...
hiç bir hengame...
ALLAH dışında hiç bir şey seni benden alamaz...
ALLAH dışında hiç bir kuvvet bana engel olmaz...
şimdi kapat gözlerini sevgili...
elini göğsüne koy...
başını gökyüzüne kaldır...
ve hisset dudaklarındaki serinlikte...
hisset kalbinin en derin yerinde...
hisset ellerimi ellerinde...
ve yüreğimi yüreğinde...
sana geliyorum...
Aşk-a geliyorum...
Sebepsiz uzayan yollar , amacı olmadan gezinen bulutlar
Ben Yarimi çok özledim
şimdi size bi görev vereyim ,bana yardım edin
***
Eğer şehrimden km ce ötede soğuk memlekette
karlar icinde yaşayan
Yürürken büyük adımlar atan
sağ elini cebinde saklayan
sol elini dısarda bırakan
kirli sakalıyla daha da yakışıklı
kahverengi gözleri buğulu, herzaman ağlamaklı
geçmiş avare 3o lu yaşlarını
aklı başında ..adam gibi adam -akıllı
cok dikkatli bakarsanız görürsünüz yüzündeki cizgileri
her birinde ayrı hikayeler barındıran gecmişini..
geceleri uyuyamayan ,sabahları kalkmayan gözlerini ovusturmadan
ceketinde pantolonunda kendine siyahları yakıştıran
boynunda sevdiğinin atkısı, başında beresi
dikkat ceker yedi kralla barışıklığı
şair dili hep kandırıkçı
alır yürekleri peşinden sürükler herkesi...
güneş gözlüğünü başının üstünden eksik etmeyen
telefonunu düşürmeyen göğsünden
çaldığında kalbinde atmalıymış sevdiği bu yüzden..
en cok Onun tenine yakışır baharın kokusu
güneşin sıcaklığı en güzel Onun çatlatır ,kuruyan dudaklarını
en cok Onun kirpiklerine yakışır yağmur damlaları
en güzel Onun bedeni taşır zemheri Ayazları...
Daha nasıl tarif edeyim
O hiç kimseye benzeyenim-ki
sağ elini cebini saklayan
sol elini dısarda bırakan
görürseniz böyle bir ADAM
sağ elini bir türlü ısıtamayan
-Büyük ellerinle ,montunun cebinin sıcaklığını arayan bir kadın var ..deyin
-seni özledi ....deyin
Durun ...!!! Yada hiç bir şey demeyin
yüzümde sıcacık aptalca bir gülümsemeyle okudum yazdıklarını.daldım gittim bir anda.kayboldum yittim.
yeniden yeniden okudum ve her defasında aynı şeyleri yaşadım.
ne güzel anlatım.ne güzel tarif.ne güzel yaklaşım Aşk-a...
yüreğine ve sevgine sağlık canımıniçi...
çok mutlu oldum
Zaman gecmek bilmiyor
soluyacağımızı duyduğumdan beri aynı havayı
Hasretin sert darbelerle, bıçakladıkça sol yanımı
büyüyor kulaklarımdaki fısıltı....
Dayan diyor ...SABIR diyor...
90/17: İman edip de sabır... öğüt edenlerden olmaktır.
103/13: Yemin olsun zamana ki, insan mutlak bir zarardadır. Ancak iman edip ... birbirine hep sabrı öğütleyenler bunun dışındadır.
İman edenler için, sabır sırrını bilmek ve nefsine uygulamak yeterli değildir. Bunu başkasına da tavsiye etmek, öğretmek bir kulluk görevidir.