Kaç
özgürce koş bedeninden
terket
unut ve vazgeçilmezliğin bir parçasına merhaba sırıtarak
kaç kez kaçıncısı ol kaçanların arasında
kalk ve dua et
kırıkları topla
yağmurları izle
dalgalar sessiz
hayat sinsi
kader gerçek
ve ölüm dürüst
küçük cocuklar ağlasın
politik bombalar yağsın
her nefes değerli
bir nefes bir hayat
bir bomba binlerce nefes
binlerce nefes bir nefes
sınırlarını çiz
aklını karıştır
al-sat
al-satma
al-sahiplen BENİM de
Fark yarat
Ilk ol
Lanetleri kabul et tebessümle
Ikna olma
Senden olmayanı düşman belle
Titizlikle öldür geride bir şey kalmasın
Ikinciliği kabullenme
Nefret et
Seni yaşatan ben olmak isterdim,
kalemimden karanlık nağmelere dönüştürmek,
ismini içimden geçirmek ve gözlerini,
gözlerini düşünmek acı çekmek gibi birşey demek,
sana adadığım her günüm gibi, sadece senin olmasını isteyip kucağına bıraktığım hayatım gibi,
ölüme serzeniş her gülüşün, kaderin acı gerçeği sırtımda duran, kanatan,
ve seni elimden alanlar, zehirli bir ok girmiş gibi kalbine nefretin var sevgimden,
sabahın beşine vuruyorken ben başımı senin sıcacık uykunda olmak var,
ama sen yoksun, her yokluğun yeni bir sigara her olmadığın hissi sıkıcı bir gece,
varlığınla aydınlattığın dünyamı, yokluğunun karanlık zindanlarına bırakmak işte,
her geçen günde benden giden onca şey, hiçbiri senin gidişini aratmıyor,
ve benim yalnızlığım başucumda sinsice bekleyen, sensiz bu eve kıyameti aratmıyoruz.
oysa yokolup giden bu damla damla yokluğun, ağlayan bir göz ve senle dolu her sayfa,
İzlediğim şu yağmur yokluğunda ne kadar hüzünlü ve senle ne kadar eğlenceli herşey,
anladım ki sensizliği ve seni anlatmaya yetmiyor hiçbir gramer hiç bir lisan....
Seni özledim yine, kolay cümleler kullandım kendime,
Zor olmadı hatırlatmak seni hafızama hatıralarımdan,
Gelmen için ölmem gerekecekse eğer bir yolunu bulup ölmeliyimdir belkide,
Ve belki sen hala anlamamış olabilirsin kaderim olduğunu,
Benim en iyi şarkım ve şiirim sen oldun gitarımda ve kalemimde,
Zor olmalı böyle severken beni gitmeye kalkmak,
Ellerini tutmam için yalvaran gözlerine rağmen bırakmamı bağırmak,
Böyle yüksek sesli gidişlerine kalıyorum ardından,
Hep hatalarımla ben ellerim başımın arasında,
Yoruldum ama seni hala seviyorum, gitmemeni senden değil tanrıdan diliyorum,
İçindeki o asi kadın dursun artık bir yerde,
Peşinden gelmekten yoruldum,
Susmak bilmeyen düşlerin, unutulmayı haketmeyen bir ruhun var görüyorum,
Seni senden değil seni tanrıdan diliyorum,
En zor ömür nağmem oluyorsun işte, işlemek zor seni fani hayatımın daimi hatıralar duvarına,
Şimdi sana yazarken bu birkaç satırı, anlamsızlıklarla doldurdum zihnimi,
Bir boşluktayım düşüyorum, hadi uçur beni,
En iyi yaptığım şeyi yapıyorum işte seni yazıyorum,
Seni senden daha çok o kadar tanıyanın varki,
Seni okuyor herkez sendeki o belirsiz hayal meyal insanı,
Yere sert basıyorsun ayağını,
Dur artık yoruldum,
Yerlerde ıslak zaten,
Her yer kar fırtına,
Üstüm çamur çorak,
Ve hayalin gökkuşağı gibi tonları dünyamın,
Tam tepemde durup seni bana unutturmuyorlar,
Dur artık çok geç oldu ve ben yoruldum,
Uyumak istiyorum kollarında,
Belki sonkez, belliki son kez uyumak hiç uyanmamacasına dileklerinden....
Yalnız yazılan sözlere kurbanken ülkemde.
Yapay cümleler kuruldu ağız dolusun.
Her söylemde bir yalanla kandırıldı azınlıklar.
Umudu taşıdı takvim, umutsuzluğumuza ayna tuttu,
Kim yüreğini koydu ortaya cami duvarlarında,
Kim inançlarımızı köle kıldı politik oyunlarında,
Afişlerinde Allah la kim kandırdı koskoca bir bilmeyeni.
Sonunu hazırladı mahrur ülkemin ceblerinde amerikan yılanları.
Kaç emekçi yakıldı zindanlarında,
Kaç bebeğin geleceği satıldı bilinçsiz masalarda,
Umut nerde kaldı, umudun yerine nefret nasıl aldı,
Açıklar efendimiz yapay mitinglerde beyni ellerinde,
Açıklar haşmetlimiz tüm körlerin huzurunda,
Acıkır ruhum samimi içten fısıltılara,
Acıkır halkım bölünmüş bütün fırsatlarda,
Ve gelecek.... ASLA GELMEYECEK
Kapat gözlerini sırf benim için,
Ve ben kaybolayım gözlerinde sırf aşk için.
İçime işlesin karanlık bakışların, kara kara gözlerinde,
Sakla gözlerini ne olur girmesin düşlerime.
Kapat gözlerini yalvarırım sırf benim için,
Görmesin kimse bakmasın kıskanırım seni.
Ellerin pamuk pamuk sadece ellerimin,
Sarıl bana sımsıcak ve özlemimi çek içine,
Yağmur yağsın ve ıslanalım delicesine,
Kapat gözlerini ne olur sırf olmadığın için,
İçimde yanan hasretini hayal et ve kilometrelerce uzaklığını benim için,
Buruk kalbim canlansın gözlerimde ve atışını hisset her defasında,
Martılar yağmuru haykırsın ve biz ıslanalım sırf aşkımız için,
Ve ben ağlayayım için için,
Ne olur ağlama kapat gözlerini benim için,
Düşlerim düşsün dallarından hapsolsun ruhuma senin için..
Koyup gitti saltanatı yarınlara kahırla,
Kırılmış gençliği kaldı elinde,
Çoktan çalınıp gitmiş umutları paramparça,
Gönlüm yaslı olmuş yas tuta tuta,
Koparılıp atılmış içinden gelen her hayal gücü,
Ahireti yaklaştırırken her damla,
Bir bulut olmuş yağmış kahırdan kahıra,
Gönlüm yaş olmuş ağlaya ağlaya.
Dökülmesin diye aynalardan umutları,
Yarınını satmış bu günleri için,
Borçlanmış uçana kaçana birer birer,
Gönlüm pazar olmuş satıla satıla.
Bir rüya görürken aşkın kollarında,
Kaçıncı sabahı gözlemiş gecelerden sonra,
Yüreğinde gam ruhunda kederle,
Gönlüm beyazlamış ağıra ağıra,
Adam diye koyduğu ne varsa ardına,
Bir ok olmuş girmiş bağrına,
Kaderi böyle yalnız yazıla,
Gönlüm susmuş hep haykıra haykıra.
Ne denizleri ne gökleri istemiş,
Sadece birazcık sevgi dilenmiş,
Çarşaflarla örtülmüş umutları,
Gönlüm kula kul olmuş sandıktan sandığa...
Selam ufuk hocam öncelikle özrümü kabul etmenizi istiyorum.Yazınız süper emeğinize,yüreğinize sağlık.Hocam ben bu yazıyı başka bi yerde aynen benim sayfam da yapılan gibi yazarı olmadan adlım ve sayfamda yayımladım.Yazarını bilmediğim için de yazı altına (?????) işaretini bıraktım. Sayfayı ziyaret edip uyarı bırakmışsınız.Hocam yazar bölümün de adınız yazıyor olması gerektiği gibi.Uyarınız için teşekkürler http://keder.blogcu.com/ozlemlerime-engel-olamadim_4296467.html
Bir yaza açar çiçek,
Parçalı bulutludur hava,
Tanrı korurmuş seveneleri,
Kışlara derman yükle ateşinle,
Bir çay içelim senin elinden demli,
Bir şarkı okuyalım aynı anda dudak dudağa,
İçimiz erisin sobanın karşısında,
En anlamlısı bu bakışlarının belkide,
Durmadan bakalım birbirimize usanmayalım,
Tanrı sevenleri korurmuş, korkmayalım.
Bir dua oku içinden, ayrılık olmasın aniden,
Şükredelim kolkola açız ama aşkımız var diye,
Dinsin yağmur, yeşillerden yeşil beğenelim doğadan,
En güzeli senin gözlerin olsun yeşillerin.
Senden neden vazgeçemediğimi sorgulayalım,
Utanma dök içini gözlerime, açılsın tüm sırların,
Piknik yapalım mesela, ocağıda al çay demlersin,
Martıların altında çay içeriz göz göze, diz dize, söz söze,
Yeminler edelim tutmak zorunda olmadığımız,
Hadi salalım hayatı bizim yokuştan aşağı,
Bırakalım yollar götürsün gidebildiği yere kadar.
Belki bu kadar acımasız olmaz bir daha,
Belki umudumuzu kırmaz aşkımıza dair.
Belki üzmez artık seni, belki ağlamazsın artık.
Nasıl teselli edeceğimi bilmeden şaşkın şaşkın bakmam belki yüzüne,
Belki çaresiz kalmam.
Hadi kalk artık burası sana göre değil,
Başka yaşamlar bulmalıyız tanrının elinden.
Bak gök kuşağı çıktı, hadi sarıl bana altından geçelim...
hadi ıslanan yüreğimizi kurutalım kızgın güneşlerde....
Hadi uyut beni çok yoruldum, artık çare olmak istemiyorum gereksiz sorunlara.
Hadi ısıt beni çok üşüdüm, artık yalın ayak dolaşmak istemiyorum soğuk kaldırımlarda.
Hadi öp beni aşık oldum, sensiz yaşamak istemiyorum bu yalnız hayatta.
Hadi öldür beni...
sen ve ben ölelim artık... huzur dolsun içimiz... toprak olalım...
Zaman çabuk geçmez aslında,
Biz çabuk yaşlanırız, kurur gönlümüz,
Yıllara meydan okuyan o delikanlı kalıplarında kalırken,
İhtiyarlığımız vurur yüzümüze anlayamayız...
Yaşlandımmı acaba diye daha yirmisekizimde,
Solgun iki gözle bakıyorum dünyaya, feri çoktan sönmüş lambaların.
Kırılmış ne kadar cam varsa orada burada ellerimi ve ayaklarımı kesiyorlar,
Kanıyor ondan kalan her hatıra bir aynalar duruyor karşımda,
Kaşlarımı çatıyorum gülüyorlar bana...
Senden sonra ben paranoyaklıklar yapıyorum istemsizce,
Kalbim boş, ruhum boş, hayat boş...
Doldurmak içinden senden sonra senden artan zamanı delice işler yapıyorum.
Her gün traş oluyorum belkide her gün elbiselerimi ütülüyorum,
Aklımdan çıkman için daha çok çalışıyorum, işkence olsun diye sigarayı bırakıyorum sonra tek bir nefes için çığlık çığlığa tüm bedenim...
Herşeye rağmen ağlamıyorum, kanıyorum, sıkıyorum kendimi ama ağlayamıyorum.
Ağıtlarını duyuyorum ağlayan annelerin,
Dillerini anlamıyorum ama duygularını hissedebiliyorum...
Neden gittin diyor kuşlar, mevsim neden yalnızsın diyor hesap soruyor.
Rüzgarlar kulağıma fısıldarken doğasal adını,
Aynalara vuruyorum ben kırılıyor mabedi aşkımızın...
Önünden her geçtiğimde her aynanın bana bakıyormuşsun izlenimine kapılıyorum...
Meyvalar tatsız, hayat senden öncesinden farksız...
Şükredelim kolkola açız ama aşkımız var diye,
Yeminler edelim tutmak zorunda olmadığımız,
Bak gök kuşağı çıktı, hadi sarıl bana altından geçelim...
sen ve ben ölelim artık...
Ellerinize saglik, uzun suredir yazmiyordunuz. Ozlemisiz.
Değerli yorumlarınız icin tesekkur ederim anlatabildiğim sürece anlamanız temennileri ile yol göstereceğim kelimelere, ufkunuza bir kuş kondurabildiysem ne mutlu bana teşekkürler.