sonunda sonuna geliyorum seni beklemekle gecen gecelerin...
artık vazgeçtim...
bu adam bu kalp vazgecti beklemeye adadığı tüm gecelerini...
geceler dedimde israf edilmiş kaç geceme bedelsin sen...
kaç yarım söndürülen sigarama, kaç ıslak çerçeveye yüzünde damlalar...
arkana bakarkende böyleydi ve halada böyle bu rüya...
bitmek bilmiyor hayallerinin arasında bu dünya...
yer, gök ve deniz ve hatta tüm doğa saklarken özünü kalbinde...
içimde sana açan yalnız gülleri anımsatıyor bu yokluğun...
tüm galaksi ve yıldızlar resmini çiziyorken gökyüzüne...
kölesi oluyorum gözlerimin, alamıyorum yıldızlı senlerden...
herşey biraz ıslak işte, masam, kalemim, pencerem ve bulutlar bile...
şimdi vazgeçme zamanı biliyorsun, vazgeç hadi benden...
hayaller bile olsa çalma kapımı hergece saat bilmem kaçta...
kitap okumama bile izin vermezken böyle sinsice...
senden vazgeçmenin yolunu nasıl bulabilirim sence...
ben bir ressam yasak yüzünü çiziyorum tuallere...
olmayan yüzünü kazıyorum çiviyle...
iki nakaratı şarkı söyleyeni sanatçı sayıyorlar...
ben kanımla çizmişim seni hayatımın tualine...
ve artık bende sanatçıyım sensiz kaderimde...
Artık yüzün yok geri dönmelere biliyorum,
Gözlerin paramparça belkide dönüşlerine,
Asılmış çehrende onca harabeyi taşırken düpedüz,
Kırmızı kalemle yazıyorum her ayrılığımızın başlığını unutmayayım diye,
Şimdi kimse köle değil eskisi gibi aşklara biliyorsun,
Dilin damağın kurumuş dön dememi bekliyorsun,
Oysa dönmeni isteyecek o kadar sebebim varken,
Nasıl dön ne olur diyemediğimi ben bile anlamıyorum,
Umudu çizdim renkli kalemlerle ömrümün her köşesine,
Her soğuk köşede seni ovuşturdu ellerim sıcak kalsın diye,
Kırılmış, ıslanmış onca şeyi bırakmışken geriye,
Dön demenle başlar hece, gidişinle biter gece....
Eksiliyor acılar, yokluğun acımıyor artık...
Dünüme bir kulp takıp anılarım demiyor dilim...
Gazeteler yazmıyor ismini hiç bir köşe yazısında...
Adresin yok, gözlerin kayıp...
Bu acılar içinde yokluğun ayıp...
Çözülmeyen bir bilmecesin...
Yada unutulmuşluğun en anlamlı örneği...
Geceye yazarken ben resmini...
Damlalarca akar kör kuyularım...
Unuturum her gece uyurken bensiz rüyalarımda...
Aklıma düşüyorken her anlamsız dünya karmaşasında...
Kanım çekilip yokoluyorken yarım yamalak aşk sancılarında...
İçimde solup gider sensiz uykularım...
Çöz çözebilirsen hadi beni...
Kes boynumda sözlerinden ilmiklerini...
Bir teliyle bile yakarken bildiklerimi...
Derin bir kuyu bul at kimsesiz umutlarımı...
Sen gidersin yollar gider,
Bir boşluk büyür içinde kurtulamazsın,
Kaç yangın sönüp gitmiştir avucunda,
Kaç elveda ateşlenmiştir sigaranın ucunda,
Sen gidersin yıllar gelip geçer,
Unutmaya yüztutar acıların,
Yosunlaşır ondan kalan tüm hatıraların,
Üstünü kapatır ay ışığı sonsuz yalnızlığının,
Sen gidersin hayaller gider,
Kaç umutsuz vakasın bilinmezlerin ruhunda,
Kaç anlamsız saçma sapasın gecenin koynunda,
Hangi rüyasın gecenin üçbuçuğunda,
Sen gidersin acılar gider,
Artık hissetmezsin vurduğu yeri hayatın,
Sana saklı kalır en sevdiğin nakaratın,
Ucundan dönecekmiş gibi yalnız acılarının,
Sen gidersin ben gider....
Sen gidersin gitmek bitmek bilmez, karanlık çöker odama lambalar yeterince aydınlatmaz, kırılır içimdeki masum adam, suçlusu ben olurum sana dokunmaz. Oysa her ücra köşede sana ait bir hayal ve o hayale ait bir adam vardır. Oysa yalnızlığıyla yokettiğim tüm bedenim külleriyle avuclarında durmaktadır. Oysa vakit tam gelmen vaktidir ve sen gelmek için birçok mazeret bulabilirsin, yalanda olsa kabuldür bu yürek...
Sen gidersin herşey gider seninle teker teker, geride kalanların hesabını ilkokul çocukları bile çözer....
Eskiden böyle değildi hayaller,
Hangi mekanda olursa olsun sevgini göstermek yasaktı...
Ama yasakladıkca yasakcılarımız biz özgürlüğünün peşinde koştuk sevişmelerimizin...
Yasaktı gözlerimizin sevişmesi, dudaklarımız, kalbimiz...
Televizyonda yarımyamalak, orasından burasından kesilmiş filimlerde yaşamaya çalıştık aşkı...
Bize kalan kesiklerdeki ipuçlarını toplamak oluyordu hep...
Biz birbirimize yasaklandık şehir çiçeği, seni koklamam yasak veya öpüşmek hiçbir şahit bırakmadan ortalıkta...
Oysa öyle yakışırdıki tenin tenime, kokumuz karışırdı, bahar gibi kokardın belki, belki nefesin bir meltem en güzel baharlardan gelen...
Oysa öyle yasaktın ki bana hayalini kurmak bile günah gibi gelirdi bazen...
Yaşayacak onca çok şey varken...
Artık özlemiyle dolmaz olduk sevgililerin kokusuyla ve yasak değildi hiçbir ayıp...
Şimdi herşeyin benimdide, sanki tadı değişikti bu özgürlüğün...
Ve seviştikçe yabancılaşıyoruz bir birimize, ama böyle değildi önceden,
Nice savaşlar vermişken sevişmelerimizin aşkına,
Nice ter dökmüşken hakkıyla ellerimizle parçalayarak aldığımız hakkımızla...
Böyle olmamalıydı yabancı...
Yasaklarımız yasallaşırken birbir, ruhumuzdaki ve ruhundaki yobazla tanıştık...
Artık sen, ben ve bir biriyle paylaşması gereken herşeyi paylaşmış bir ilişki kaldı ardımızda...
Eskiden böyle değildi, yasaklarımızla yaşadığımız hiçbirşey böyle değildi...
Yasaklarımız insanlaşmamızın bir kuralıydı belki çok geç anladık...
Yasaklarımızın, yasak olmasını söyleyen mikrofondaki adam, yasallaştırırken tüm günahları, duasına sığındı bu biçare ruhların....
Ve ayıp kazandı....
Girdisi çıktısı saklandı politik oyunlarında,
Bebekleri, hürriyetleri katledildi satılmış topraklarında,
Gözler kan çanağı yarım yamalak uykularında,
Tenefüs saatlerinde suni tenefüs dakikaları yaşandı bombardımanlarda...
Kaç can acıdı kaç kişi kan ağladı kopan her hayatta,
Kimlikleri kimsesiz kaldı yağmur yağmaz dünyalarında,
Onlara rahmet değil mermi yağdı, kalbi gibi vücudu parçalandı,
Kimse anlamadı, kimse sallamadı yokolurken özgürlükleri haritalarda...
Ve biz hala rahat uyuyoruz yatağımızda,
Bir kardeşim ağlıyor doğunun ortasında kalan kırmızı topraklarda,
Barış her metrede karış karış savaş başlatıyor,
Barış için ölmeye başlarken çocuklar, bizse susmaya başlıyoruz,
Baş musallat izliyor en tepesinde ülkemin vahşetini dünyanın,
Delikanlı müslüman geçiniyor şimdilik güvende olan haritasının,
Bir inanan daha can veriyor şeytanın pençesinde, "KINIYORUZ" sıkılıyoruz durun diyemiyoruz...
İnanlar aleminde delikanlı inananlar geçiniyoruz...
Kinlerini kusma sırası bize geldiğinde başmusallatım sen olmayacaksın biliyoruz...
Gostermis oldugunuz bu duyarliliga cok tesekkur ederim. Yureginize saglik, guzel dillendirmissiniz. Maalesef bu yara bizim yaramiz ve imkanlarimiz var ama saramiyoruz. Birligimize, beraberligimize dikenli telleri kendimiz cekmisiz. Oradaki insanlarin kucaklarinda bombalar patlar iken, oluk oluk kan gelirken, bizler ise havai fisekler patlatip, sise sise ickilerle giriyoruz, baris ve mutluluk diye temenni ettigimiz yeni yila. Ellerimizi vicdanimiza koyup neler yapabilecegimizi dusunme firsati gecti bile. Bir dua, bir beddua yeter zannediyoruz. Boykotlar yapmali o hainlerin mallarina, mazlumlara yardimlarimizi esirgememeliyiz. Sonucu belli olan, bu adil olmayan savasa alet olmamaliyiz.
Bir de elestiri yapmadan gecemiyecegim, o "zavalli" insanlara. Dun bizim atalarimizi, suya batirilmis celik harcerlerle sirtindan vuran insanlara Galiba dedelerimizin ahini, sitemini aldilar. Umarim oyle olmamistir dusuncesini tasiyorum ama yine de kalbim oyle demiyor. Ben isterdim ki, o halk birlik beraberlik olsun, kendi aralarindaki cikar savaslarini bitirsin, tek ve ortak dusmana karsi savassin. Ulkemizi, milletimizi ornek alsinlar. Ataturk'ler, Nene hatun'lar, Sutcu Imam'lar, Hasan Tahsin'ler, Halide Edip'ler, Mehmet Akif'ler cikarsinlar. Anneler ozgurluge gebe kalsinlar. Gununde dogacaktir eminim
Dualarimiz o insanlarla birlikte..
Yureginize saglik
biz susmaya devam edelim...hiç bir şey olmamış tavrımız devam etsin...
niyemi savaş yok nasıl olsa..üzülecek bir halimiz yok...göz kapadığımızdan görmüyoruz ölen bedenleri...
ve kulağımız en sevdiğimiz şarkıyı dinlemekte ..insan çığlıkları kayboldu kaybettik onları yitirdik...
sevimli bebek yüzleri bizim vicdansızlığımızla savaşın rengini aldı...
savaşı tanıyoruz ama bilmiyoruz bilen canların hepsi ya öldü ya sakat ya da ailesiz kaldı ...
onun için..
oturduğumuz yerde rahat oturmayalım ve kabus görelim geceleri...
insanların ölmediği ... savaşsız bir yıl diliyorum...
yeni yıla savaşla girmenın üzüntüsüyle... iyi dileklerımız dualarımız onlarla olsun..
yazan yüreğiniz dert görmesin...
duygu yoğunluğu içinde yazılmış kelimeleriniz dizeleriniz çok güzel ...giden için anlamsın olsada gidene yazılmış dizeler çok güzeldi ufuk yüreğinee sağlık ..giden bilmiyorsa geride bıraktığının acısını.ve gönderense geride bırakan .sebepler vermişse gitmesine..???
Sen ne dersen de, bu hayat geçmez böyle,
Yüreğim yokolur bu gidişlerde,
Sen ne dersen de, ayrılık dediğin zor işte,
Acılar bir bir gelir gönlüne...
Kimse anlamaz, derdinden tasandan,
Yalan olur sevdiğin, bu düşüşlerin ardından,
Kaç gece geçer yada aylar saatler,
Birbir çözersin pişmanlıklarını vurur yüzüne geceler...
Sen ne dersen de, bu aşk bitmez böyle,
Yüreğin gam olur vurur düşlerine,
Ruhun hep acır, kalbinde gözyaşı,
Tüm acılarına derman olur soğuk bir mezar taşı...
Hani bize her sey biz gelirdi
Sevdalar yüregimize isleyen sevdalar
Hasretler yüryegimizi yakan hasretler
Ayriliklar ölümden bile aci ayriliklar
Yakti gecti bizi derin acilar
geride gözü yasli kimler kaldi
kim kaldı ....
Bir ben kaldim
Birde mezar tasim
Hani her sey viz gelirdi ...
Sonsuz akan yaşım, ardın sıra kurumakta,
Sensiz geçen gecelerim, senden sonra hüsranda,
Bedenim her geçen gece pencerelerde ağlamakta,
Gideceğini bile bile tekrar bana gelmeseydin keşke.
Bana bıraktıkların her saniye beynimi yormakta,
Şu duvardaki resmin, her bakışımda yüreğimi kavurmakta,
Senle mutlu martılar sensizliği bana haykırmakta,
Beni bana bırakıp, aşkımı bilmeseydin keşke.
Solan her çiçeğe takvimlerden adını koyuyorum,
Geçen her geceye gözyaşımla resmini kazıyorum,
Bu koca şehire santim santim ismini yazıyorum,
Ardından böyle yandığımı görmeseydin keşke..