Miss.ultrAslan - Ayrılık

Son güncelleme: 09.08.2012 10:50
  • Köprü

    Bütün umutlarım bitmişken.
    Ben karanlıklar içinde ölümü beklerken
    Sen çıkıp girdin Dünyama
    Tüm umutsuzlukların inadına..

    Bir doğum ânı gibiydin.
    Elini tutmadan önce korkuyordum.
    Elini tuttuktan sonra mutluydum.
    Yani mutluluk bana bir el kadar uzaktı..
    Belki de elin benim mutluluğuma bir köprüydü.

    Burçak tarlasını andıran sarı saçların.
    Sonsuz okyanusları andıran mavi gözlerin
    Anne kucağını andıran sıcaklığın vardı..
    Belki de sevgin benim mutluluğuma bir köprüydü

    Kalbinden kalbime geçen köprü.
    Bir tüy kadar narin..
    Bir kaya kadar sağlam.
    Ve bir anne sevgisi kadar kutsal..

    07.02.2009
    22.10
#23.01.2010 13:50 0 0 0
  • Bana Borcun Var

    Bana borçlusun aslında..
    Hemde hiçbir zaman ödeyemezsin
    Bana borçlusun sen..
    Borçalarını da asla ödeyemezsin.

    Bana gecelerimi borçlusun.
    Hani uğruna feda ettiğim gecelerimi..
    Seni görmemek için uyumadığım gecelerimi.
    Gecelerimi asla veremezsin ki bana.

    Bana gözyaşlarımı borçlusun.
    Hani uğruna gecelerce döktüğüm..
    Nerde bir çift görsem içime akıttığım
    Sensizliğe alışırken döktüğüm !

    Bana kalbimi borçlusun birazda..
    Hani bana veda ederken yanında götürdüğün.
    Senden başkasını sevmemem için esir aldığın.
    Adını sayıklamam ve acı çekmem için esir aldığın..

    Aslında sen bana daha bir çok şey..
    Gecelerimi,gözyaşlarımı,kalbimi ve..
    Ruhumu..!
    Sen gittikten sonra ruhumu kaybettim.
    Duygularımı,yaşamla ilgili bütün bağlarımı.
    Hepsi ve daha fazlası seninle birlikte gitti.
    Ve sen şimdi bunların hepsini bana borçlusun sevgilim !


    06.12.2008
    18.23
#23.01.2010 13:51 0 0 0
  • Adaletsiz Yaşam

    Hayat acımasızdır.
    Birden saplar hançeri sırtına.
    Hırçın dalgalar arasında boğulurken.
    Fırtınalar savurur ruhunu.

    Hayat acımasızdır.
    Asla bakmaz bir damla gözyaşına.
    Duygu ve acımaları yok ki.
    Sen ne kadar can çekişirsen
    Hayat o kadar zevk alır.

    Birden bütün kanıtlar aleyhine olur.
    Hiç beklemediğin bir anda atılırsın hücreye.
    Hem de yapmadığın bir şey yüzünden.
    Herkes kanıtlara inanır.O yalancı kanıtlara..

    Hep masum insanlar yok olur aslında.
    Tek sebep korkaklıktır.
    Çünkü yapmadığı bir şeyi nasıl savunabilirler.
    Nasıl temize çekebilirler ki kendilerini..

    Yapmadığın bir şeyden suçlanmak..
    İnsan belki de yaşarken böyle öldürülür.
    İnsan ise sessizce izler öldürülüşünü ve ölümünü.
    Geriye tek kalan ise bir damla gözyaşı..

    15.01.2009
    16.10
#23.01.2010 13:53 0 0 0

  • Rapor'suz Deliliklerim Var Benim

    Rapor edilemeyen deliliklerim var benim.Bunlardan birisi de sana "Seni Seviyorum." Demek.Kimin aklına gelirdi ki sana seni sevdiğimi söyleyeceğim.Ama söyledim işte.Deliliklerime bir deliliğimi daha ekledim.Rapor edilemeyen bir delilikle beslediğim sevgimi sundum sana.Sen kabul etmedin edemedin.Bende üstelemedim.Çünkü alışkındım seni sensizlikte sevmeye ve sevgimi sensizlikte büyütmeye.Sevgimi kabul etmemen hayatımda bir şeyleri değiştirmedi anlayacağın.Sadece sana olan sevgim biraz daha büyüdü.Azalmadı çünkü azalmaya niyeti yok bu temellerini sağlam attığım sevgimin.Bir ömür sürebilecek güçte olan sevgimin seni sevmekten vazgeçmek gibi bir niyeti yok.Asla da olamaz çünkü temellerinde sen ve benim göz yaşlarım var.

    Gerçekleştirdiğim bu sevgi inşaatı asla boşa gitmedi.Çünkü seni sevmek benim için dünya'da anne sevgisinden sonra gelen kutsal hislerimden birisi.Dedim ya adı üstünde kutsal bir sevgi bu.Anne sevgisi kadar güçlü olamasa da onun kadar sağlam bir sevgi.

    Seni sevdiğimi söylediğimde her şeyden vazgeçip gitmek istedim.Arkama bakmadan her şeyi tek kalemde silip sensizliği ve sevgimi yanıma alarak gitmek.Ama gitmeme izin vermedin.Sana ihtiyacım var yanımda kaldın.Sende benimle birlikteydin.Her ne kadar elimi tutamayacak olsan da bana ihtiyacın vardı.İşte o zaman yolumdan dönüp çabalamak istedim.Çabalayarak kazanılmaz mıydı zaten her şey.Herşey'in bir bedeli olmaz mıydı?Seni kazanmanın da bir bedeli olacaktı elbette.Ama seni alabilmek için bedeli canımla ödemeye bile razı olabilirdim.

    Biliyorum bileklerimi kessem,bir annenin yavrusunu kaybetmesi gibi bir feryat koparsam seni bana getirmeyecek.Çünkü seni zorla alamam.Kendin gelmelisin bana.Sadece kendi isteğinle gelmeli ve sana ayırdığım yere kurulmalısın.Kapılarını kapatmalı kalbimden çıkışını yasaklamalısın kendine.Zaman'a ihtiyacımız var belki de.Biraz zaman her şeyi yoluna koyacaktır ne de olsa.Ama tek sorun ne sen seviyorsun beklemeyi ne de ben seviyorum.Zamanı sevmediğimiz hâlde zaman'a mahkum oluyoruz yine çaresiz.Ama sonunda seni getireceğini bilebilseydim zaman'ın.İşte o zaman istediği kadar ömrümden götürmesine izin verebilirdim.Ama zaman'ın ne getireceğini bilememek senin sevgime karşılıksız kalmandan daha çok yakıyor canımı.Tarifsiz acılara konak oluyor kalbim.

    Çıkmaya çalışıyor bu acıların içinden.Daha fazla boğulmak istemiyor.Kaçıp kurtarmak istiyor kendini.Ama karşısına büyük bir engel çıkıyor.Sana olan sevgim.Kendi beslediği sevgiler çıkıyor ve yolunu kapatıyorlar.Deliliklerim bir kat daha artıyor o zaman.Artan deliliklerim ise sana olan sevgim gibi hiçbir rapora tabii tutulamıyor..

    17.09.2009
#23.01.2010 13:57 0 0 0
  • Aşk Acısı


    Aşk acısı diye bir şey gerçekten var mıdır denildiğinde genelde herkes evet diyerek bir yalana ortak olurlar.Ama hesaba katmadıkları bir şey var.Aslında onlar sadece olaya yanlış taraftan bakıyorlar.Ama ben elimden geldiğinde bakış açılarını değiştirmek için kollarımı sıvadım ve üzerime düşeni yapmak için buradayım.Eğer sen benim bu yazımı hâla okuyorsan ya aşk acısını nasıl yok saydığımı merak ediyorsun ya da aşk acısına karşı söyleyeceklerimi merak ediyorsun.Öyleyse hadi hazır ol.İşte başlıyoruz..

    Öncelikle her insan kendisine aşık olur bunu kabullenmemiz gerekir. Hiç bir insan kendisinden daha önemli kılamıyorsa kendisinden o insan kesinlikle kendisine aşıktır.Eğer "Her insan kendisine aşıktır." Sözünü anlayabildiysen Aşk acısının olmadığını göstermem oldukça kolay olacak.Ama anlamadıysan boşuna okuma çünkü senin durumun vahim ve ben bile kurtaramam seni.O yüzden birkaç dakika bekle ve düşün kalacak mısın yoksa gidecek misin?

    Kalıyorsan demek ki gerçekten beni ciddiye alıyorsun demektir.İşte bunu sevdim.Çünkü işe yaradığını bilmek güzel bir duydur.Neyse lafı daha fazla uzatmayalım.Aşk acısı dediğiniz şey aslında sadece üzerinde hakimiyet kurduğumuz erkek/kız'ın artık olmadığını anladığınızda ki duygu yoğunludur.Bu durumda da kendine aşık olduğunu gösterir aslında .Sen kendine ne kadar aşıksan o anda aşk acısı adıyla çektiğin acı o kadar yoğun olur ve sende büyük bir yanılgının içinde bulursun kendini.Ama eğer o erkek/kız gittikten sonra hemen hakimiyetinin altına başka birisi girerse işte o zaman kesinlikle üzülmezsin çünkü hâla hakimiyetinde birisi vardır ve kesinlikle aşk acısı çekmezsin.Aslında anlayanlar için aşk acısı dediğimiz şeyin gerçek yüzü çoktan anlaşıldı.

    Ama hâla farkına varamayanlarımız için son bir açıklama daha.Aşk acısı dediğimiz şey; başkasının üzerinde ki hakimiyetimizi yada sahiplenme duygumuzu kaybettiğimiz andaki duygu yoğunluğudur.Fakat o kişi sizin hakimiyetinizden çıktığında yerine bir başkası gelirse işte o anda isteseniz de aşk acısı çekemezsiniz.Çünkü zaten aşk acısı sandığınız şey sahiplenme duygusunun yok olmasından kaynaklanmaktadır.

    Eğer hâla aşk acısının nasıl yok anlamadığını anlamadıysanız durumunuz o kadar vahimdir ki ben bile kurtaramam sizi ve ne yazık ki sizi Allah'ıma bırakmaktan başka bir şansım yok.

    23.01.2010
    15.38
#23.01.2010 14:51 0 0 0
  • yazıların okdumda hepsi birbirnden güzel yüreğine ağlık canım..
#02.02.2010 15:33 0 0 0
  • Teşekkür ederim canım vakit ayırdığın için
#04.02.2010 19:54 0 0 0
  • Mutlu Olabilmenin Yolları

    1.Gözünü karartabilecek kadar güven duymamak.
    2.Her ne olursa olsun hiçbir şeyi saklamamak.
    3.Sevgiden önce saygı duymayı başarabilmek.
    4. Yargısız infaz yapmayacak kadar sabırlı olabilmek.
    5. Hiçbir sorun yokken gereksiz huzursuzluklar çıkarmamak.
    6.Bağlı kalarak sadakatini göstermek ancak kesinlikle bağlanmamak.
    7. Hayaller kurarak gerçek dünyadan uzaklaşmamak.
    8.Her an bir adım daha ilerlediğin yolun nereye varacağını düşünebilmek.
    9.Kavga esnasında Ateş ve Su gibi olabilmek.
    10.Her yaşanılan tartışma ve kavga da ağlamamayı başarabilmek.
    11.Atılan her adımın sonucunu hesaplayabilmek.
    12.Hayata onsuz da devam edebileceğinin farkında olabilmek.
    13.Her şeyi zamana bırakabilecek kadar cesur olabilmek.
    14.Bitmesi gereken yerde bitirebilmeyi göze alabilmek.
    15.Geri dönüşü olmadığında her şeyi kabullenip yola devam edebilmek.


    Not: Tecrübeyle öğrenilmiştir..

    19.07.2012
#19.07.2012 21:33 0 0 0
  • öyle güzel anlatmışsınki
    acıda olsa gerçek..kaçınılmz..
    bir başlık altında aşkı konuşacaksan
    bir asma tohumu gibidir
    ilk başta kaale almazsın belki ma o'yavaş yavaş seri sarıp sarmılıyacaktır
    bahar geldiginde ise seni yeşillere büründürüp
    çeşit,çeşit renk renk çiçek cümbüşü yaşatacaktır..
    kimi zaman üzüm olarak meyve verir ki bu en idaalidir
    herkesin böyle bir şey yaşamasını temenni etmek düşüyor burada bana..
    ama herkes kaderini yaşıyor tabi
    rabbim herkesin acısını hafifletsin
    bayram sevincinde aşk yaşamayı nasip etsin..
#19.07.2012 22:02 0 0 0
  • Sende Herkes Gibi(ymiş)sin

    Az önce eski yazılarımı karıştırdım. Yıllar sonra belli belirsizde olsa bir kez daha anımsadım. Hepsi de aynı başlıyor ve aynı bitiyordu. İlk gün heyecanı midemde kelebekler dans ediyor ve son gün kalbim bir kez daha atmayacakmış gibi. Aylarca aklımı meşgul eden düşünceler ve dualarımda aynıymış meğerse. Tek fark neymiş peki biliyor musun? Kahramanlar..

    Şuan yine düşünüyorum elbette ama bu sefer farklı bir düşünce dolaşıyor beynimde. Madem hepsi aynı başlayıp aynı bitiyorsa sen de öyle olmayacak mısın? Aylarca bir yas töreni ardından da yeni ve apayrı hayatlar ikimizi bekleyecek. Ya yeni insanlar çıkacak karşımıza ya da yolumuz tekrar birleşecek. Zaten hayat sadece bildiğini okumuyor mu? Senin, benim ve diğer insanların istediklerinin ne önemi var ki. Biz sadece birer oyuncuyuz ve rolümüzü olabildiğince güzel oynamalıyız. Vakti geldiğinde her rol karşılığı ya bir ödül ya da bir ceza almayacak mıyız?

    Hâl böyle olunca da istesek istemesek de günü geldiğinde birbirimize iki yabancı olmayacak mıyız? Birlikte geçirdiğimiz o koskoca beş yıl, verilen sözler, yaşanılan her anı değersizleşmeyecek mi? Her şeyde olduğu gibi bunlarda geçecek sadece biraz zaman gerekiyor ya da kaderimizde yazılı olanlar. Yine de kendime soruyorum; Neydi seni, beni ve bizi farklı yapan? Hiç kimseyle düşünmediğimiz kadar ciddi olmak mı, ailelere gelin ve damat olarak tanıtılmak mı, her şeyi bırakıp birlikte kaçabilecek kadar gözlerimizin körelmesi mi yoksa o kadar yılın oluşturduğu alışkanlık mı?

    Hepsi ya da hiçbiri… Ne fark eder ki bu saatten sonra. Geri dönüşü olmadığını hissedebiliyorum. Eskisi kadar da yanmıyor canım. Çünkü ne seninle bir alacak verecek hesabım kaldı ne de dayanma gücüm. Böyle bitmemeliydi belki ama bitti değil mi, o zaman daha fazla kurcalamanın ne faydası var? Zamana bıraksak ve neler olacağını arkamıza yaslanıp seyretsek… Özlüyorum elbette ama kalkıp gelmeye de gücüm kalmadı, affet..

    Sende de aynı şeyleri yaşıyorum bak! Bir daha kalbim atmayacakmış, nefes almayacakmışım gibi hissediyorum. Lakin adım gibi de biliyorum ki zamanı geldiğinde öyle bir yaşayacağım ki Allah’ın izniyle aklım almayacak. Senin ve diğerlerinin kırıp döktükleri her şeyi toplayıp eskisinden daha da güzel bir hayat sunacağım kendime. Belki seninle belki de bir başkasıyla... Ama bir başkası girerse hayatıma sende herkes gibi olacaksın, diğerleri gibi zamanı geldiğinde hiçbir anlam ifade etmeyeceksin. Sadece belli belirsiz birkaç anı gelecek hatırıma o kadar..


    19.07.2012
    23.59
#19.07.2012 23:02 0 0 0
  • aşk;bir parmak,bal çalmak gibidir hayata
    tadın hiç kaçmasın işallah...
#19.07.2012 23:38 0 0 0
  • İmtihan

    Her bireyin kendine has 'asla yapamayacağım' dedikleri vardır. Bir ömür boyunca yapamayacaklarını zannettikleri ama bir anda kendileri bile ne olup bittiğini anlayamadan gerçeğe dökülen şeyler. Olan olur ve insan kendine 'Niye?' sorusunu sorarken aklına tek bir söz gelir; İmtihan! Cenab-ı Hak size o hareketi bahşederek konu her neyse sizi bir imtihana sokuyordur. Amaç duygularınızın, isteklerinizin ve düşüncelerinizin ne kadar gerçekçi olup olmadığı. İmtihanı geçebilecek kadar cesaretliyseniz her şey o kadar güzel olacaktır ki gece gündüz aklınıza geldikçe Rabbinize daha büyük bir aşkla bağlanacaksınız. Ama geçemeyecek kadar güçsüz ve korkaksanız size kalan bir süre sonra ortaya çıkacak olan vicdan azabı. Çünkü imtihan olduğunu bile bile iç sesinizi kapatmış ve her şeyi olduğu gibi görmeye çalışmışsınızdır.

    Peki, bu durumda kaybeden kim olacak? Giden mi yoksa her şeye rağmen kalan mı? Eğer gitmek seçildiyse sözler, duygular ve amaçların hiçbir anlamı yoktur çünkü onlar imtihana sokulamayacak kadar zayıf ve yetersizdir. Eğer gidene ve her şeye rağmen kalıp imtihanı vermek için çabalıyorsa bir insan söylediği her söz, aklından geçen her düşünce bir gün muhakkak kendisine ödül olarak dönecektir. Yaptığı ve söylediği her şeyin arkasında durabilmek cesaret ister ve herkese de nasip olmaz. Cesaretli olanlarsa bu büyük imtihan sonrası Rabbine sığınırlar. Çünkü O'nun her şeyi görüp ve duyduğunu biliyorlardır.

    Gitmek yerine kalıp imtihana giren kişi elinden gelen her şeyi yaptığına ve bu imtihandan alnının akıyla çıktığına inandığı an her neyi varsa Rabbine emanet ederek kendi yolunu çizmeye başlayacaktır artık. Çünkü amacı sadece içinde bulunduğu imtihanı vermektir ve o imtihan büyük bir zaferle verilmiştir. Kalbinde binbir kırık da olsa yapılabilecek her şey yapılmış ve gerisini sadece Allah'a bırakmak kalmıştır. Belki o an imtihanı kazanmasına rağmen istediğini alamamıştır ama muhakkak bir gün başka bir şekilde alacaktır. Bu konuda Rabbine güveniyordur ve yapabileceği tek şey; sabırla beklemektir.

    Geçen zaman koşulları daha iyi bir hâle getiriyorken kişinin kaybettiği kan kaybını da yerine getirecektir. Günü geldiğinde ve son bir kez eski defterlerle imtihana girdiğinde güçlü ve ayakta durabilmesi için hazırlayacaktır kahramanı. Allah desteğini üzerinden çekmezken zamanla acılarını azaltacak ve ölü hayatını sürecek kadar bitkin olan kulunu yeniden diriltecektir. Çünkü ona yazdığı hayırlı, mutlu ve eskisinden daha güzel bir hayat vardır. Zamanında hayata karşı verilen her şeyin, geri alınacağı vakit gelecektir.

    Bir çok insanın dediği gibi;
    Elinden geleni yaptığında gerisini sadece Allah'a bırak...
    Şüphesiz ki O her şeyi görür ve işitir.

    26.07.2012
    03.35



#26.07.2012 02:36 0 0 0

  • Eğer dikeni battı diyerek gülü bırakıyorsan, sus!

    Çünkü Sevgi'den bahsetmeye hakkın yoktur senin.
    Bırak da o gül kendi için yanan bülbülü bulsun.

#26.07.2012 09:28 0 0 0
  • Konu başlığı kurallara uygun olarak yeniden düzenlendi. Başka bir başlık isterseniz bölüm yöneticilerine haber veriniz. :)

    KONU ACMADAN EVVEL OKUYUNUZ!!!
#09.08.2012 09:55 0 0 0
  • Konunun ilk sayfasındaki mesajlar niçin silindi? Bu konuda bilgi verirseniz memnun oluruz. Lütfen özellikle konunun ilk mesajını düzenleyiniz.
#09.08.2012 10:50 0 0 0