Muğlalı dondurmacı Ali Usta gün geçtikçe mesleğini tehdit eden büyük dondurma markalarına karşı var olma mücadelesi vermektedir. Bunun için bir yandan dondurmasının reklamını yapmaya çalışırken, bir yandan da yeni aldığı dondurma motoruyla köy köy dolaşır.
Kasabanın haylaz çocukları Ali Ustanın sarı motoruna ve dondurmalarına göz dikmiştir. İlk fırsatta motoru çalarlar. Borç harç aldığı dondurma motorunu bulamayacınca öfkeden deliren Ali Usta, motorunu kendisini yok etmek isteyen büyük dondurma markalarından birinin çaldığını düşünerek tek tek bayilerden motorunun hesabını sormaya başlar.
Muğla halkı kamera karşısında
Kendisi de Muğlalı olan Yüksel Aksunun yazıp yönettiği ve başrolünde Turan Özdemirin kamera karşısına geçtiği Dondurmam Gaymak, tüm Muğla halkını bir araya getirmiş. Muğla ve civar bölgelerden filmde rol almak üzere yapılan 2000e yakın başvuru sonucunda oyuncular seçilmiş. Seçilen oyuncularla haftalarca sinema oyunculuğu, tekniği ve estetiği üzerine çalışmalar yapılmış. Oyun atölyesi şeklinde yapılan bu çalışmaların yönetimini Memet Ali Alabora yapmış. Sonuçta yaşlısı genci, kadını çocuğuyla Muğla halkı, başrolünden karakter oyuncusuna, figüranına kadar filmde başarılı bir performans sergilemiş.
Küçük insanların büyük filmi
Yönetmen Yüksel Aksunun filmle ilgili sözleri şöyle: Dondurmam Gaymak, küreselleşen dünya ekonomisi karşısında çaresizce çırpınan küçük esnafın, bir dondurmacı özelinde traji-komik hikayesini anlatan bir film. Filmde, tragedya, komedya ve destanların beşiği olarak bilinen Ege Bölgesinde saklı kalmış oyunculuk geleneğinin perdeye aktarılması hedeflendi. Bazı sahnelerde Diyonisosun üzüm toplayan satirlerini, Minosun dövüşen boğalarını, anfitiyatroda Tragosların seslerini hissettirmeye çalıştık. Filmi yerel halkı oynatarak çekmek istediğimiz için yapımcılar tarafından reddedildik. Yapımcılar genel olarak filmin önemli rollerini profesyonel oyunculara oynatıp halkı da figürasyon olarak kullanmamızı önerdiler. Oysa ki biz, İtalyan yeni gerçekçilerinin yaptıkları gibi sıradan insanların oynadığı bir film yaparak, hem naif oyunculuk estetiğini yakalamak, hem de yerel şive ve gestusların tadını ortaya çıkarmak, sahici, saf bir film yapmak istiyorduk.
Yaşadığımız çağ, bir uzman cahiller ordusu yaratmıştır. Herkes sadece uzmanlığını yapmaktadır. Sanat ve sanatçılık da yaşam ve toplumsallıktan yalıtılarak bir uzmanlık alanına hapsedilmiştir. Oysa ki her insan oyun oynayabilmeli, müzik yapabilmeli, tarımla uğraşabilmeli, arabasını tamir edebilmelidir. Sadece uzmanlaşma insanı kendi bireysel ve kültürel zenginliklerinden uzaklaştırmıştır. Bu yüzden profesyonel oyuncularla değil, sıradan vatandaşlarla çalıştık. Çekimlerden önce, sinema oyunculuğu üzerine haftalarca çalıştık. Bu kurslarda insanların kamera karşısında rahatlamaları, kendi iç dünyalarını keşfedip ortaya çıkarmalarına yönelik temrinler yapıldı; daha sonra rollerine çalıştırıldı. Rol alamayanlar dekor, kostüm, prodüksiyon, teknisyenlik vesaire departmanlarda çalıştı. Ortaya imece usulü bir film çıktı. Sonuçta yönetmeni, senaristi, yapımcısı, oyuncuları ve sponsorlarıyla bir bölge toplandı ve kendi filmini yaptı.
İstedik ki Dondurmam Gaymak; küçük esnafın, küçük kasabanın, küçük insanların büyük filmi olsun.
En iyi komedi filmi ve en iyi yönetmen ödülü Dondurmam Gaymakın
En İyi Yabancı Film kategorisinde Türkiyeyi Oscarda temsil etmesi için seçilen Dondurmam Gaymak ABDde bu yıl 4üncüsü düzenlenen Queens Film Festivalinin açılış filmi olarak büyük bir sükse yapmasının ardından festivalden iki ödülle birden döndü.
Oscar ödülü için önemli bir basamak olarak görülen ve ABD sinema çevrelerinin yoğun ilgi gösterdiği Queens Film Festivalinde En İyi Komedi Filmi ve En İyi Yönetmen ödüllerini kazanan Dondurmam Gaymak, ilk büyük uluslararası başarısına imza attı.
Amerikalı sinema çevrelerinin Dondurmam Gaymaköın gösterimi sırasında Türklerle aynı sahnelere gülmeleri dikkat çekti. Gerek Türk gerekse ABD basını Dondurmam Gaymakın gösterimine yoğun ilgi gösterdi.
Dağıtım şirketleri filmin ABDde dağıtımı için Hermes Filmin yapımcıları ile görüşmeler yapıyor. Dondurmam Gaymak Manhattanın elit sinema çevreleri için özel bir gösterim daveti de aldı. Ünlü The Soho Houseda yapılacak özel gösterime bazı dağıtımcılar ve ABDli gazeteciler de katılacak.
bu akşam sinemada izledim , güzel bir film, ama oskara aday olucak
kadar değil, konusu muğladaki bir dondurmacının, diğer dondurmacılarla rekabete kalkışması reklam vermesi, 4-5 yaramaz çocuğun motorunu çalmasıyla film devam ediyor, dizideki rol alan kişiler yöre halkından olduğu için çok doğal olmuş tavsiye ederim
aaaaaa bu arada casperlara teşekkür ediyorum beni onlar sinemaya götürdü
Dondurmam Gaymak'a hukuki takip
Oscar'a aday gösterilen "Dondurmam Gaymak" filminin yönetmeni Yüksel Aksu, filmde geçen dondurma firması isimleri yüzünden bazı dondurma firmalarının film hakkında hukuki takip başlattıklarını söyledi.
Çukurova Üniversitesi'nde bir söyleşiye katılmak için Adana'ya gelen Aksu, filmin Oscar'a aday gösterilmesi sonrasında bazı sıkıntılar yaşadıklarına dikkat çekti. Filmde geçen "manda" ve "malgida" gibi dondurma firması isimleri yüzünden bazı dondurma firmalarının hukuki takip başlattıklarını belirten Aksu, "Filmimde sosyolojik geçiş dönemini anlattım. Benim büyük dondurma firmalarıyla bir alıp veremediğim yok. Ben onlara bir cephe almıyorum. Benim filmimdeki karakterim film gereği onlara cephe alıyor. Ben daha önce hem 'Algida' hem de 'Panda' firmalarıyla sponsorlukla ilgili görüşmelerde bulundum. Ama bırakın destek olmayı, hukuki takip başlattıklarını öğrendim. Filmde geçen dondurma firmaları isimlerinde "Panda" yerine "manda", "Algida" yerine "malgida" ismini kullandık. Çünkü onların isimlerini kullanmamız yasal değildi. Şuan bir dava açılmamış ama hukuki takip başlattıklarını öğrendim. Amacımız kimseyi kırmak ya da incitmek değildi. Sonuçta bu bir film. Herkesin desteğini bekliyoruz" dedi.
Filmin ABD'deki galası için 300 bin dolarlık bir reklam bütçesi gerektiği halde şu ana kadar bu paranın sadece 50 bin dolarını temin edebildiklerini söyleyen Aksu, "Dışişleri Bakanlığı ve büyükelçilik düzeyinde görüşmelerde bulunduk, ama 300 bin dolar gibi küçük bir parayı toparlayamadık. Türkiye'nin, Oscar'a aday gösterilen bir Türk filmine sahip çıkarak destek vermesi gerekiyor" diye konuştu.