EMRE AYDIN

Son güncelleme: 23.10.2008 18:44
  • Sürekli Emre Aydın dinliyorum, yolda, evde, müzik dinleyebildiğim her yerde; Aylin Aslım, Mavi Sakal, Emre'nin çıkacak albümünü heyecanla beklediklerini söylemişlerdi. Dedikleri kadar varmış. Yalnızlığınızdan kaçmayın, onunla yüzleşin ve dinleyin bakalım neymiş derdi diye Afili Yalnızlık, Emre Aydın7;ın ilk albümünün adı. Aslında sorsanız Emre;nin tercihi de mutlu bir ilişki yaşamaktan yana. Ama işte insanın en derinlerine kadar sızan bu şarkılar da Onun yalnızlığını dibine kadar yaşadığı dönemlerden Ya işte böyle siz hiç mutluluktan çıldırmış şarkılar dinlediniz mi?

    noimage

    Yalnızlık hissi sizi kuşattıysa bari en afilisinden olsun, öyle sönük, ezik durmayın Bakmayın siz mutluluk pozları satanlara, çoğu ya kendini kandırıyordur ya da sizi. O yüzden bağıra çağıra eşlik edin Afili Yalnızlık şarkılarına, gerçekten iyi geliyor

    Favorilerimiz: Klipteki narsist kadın Şebnem Dönmez, Git ve cover şarkı Hareket Vakti (Umay Umaydan da vaktiyle dinlediğimiz Barlas şarkısı)

    Emre Aydın, bir beklenti oluşturdu, bunun sebebi nedir?
    İnternet sitesinde albüm çıkacak diye duyuru yaptığımızda bir takım aksilikler oldu ve bir türlü oturtamadık taşları yerine. 6 ay kadar gecikti. 6. Caddeyle beraber dinlemeye başlayan insanların merak durumu oldu. Hatta siteler açıldı, protesto ettiler. Çıkacak dendi çıkmıyor diye.

    Bunlar biraz da iyi niyetli sitemler galiba?
    İyi niyetli aslında çok beklettik insanları.

    Neden bir gecikme yaşandı?
    Biz 6. Cadde zamanında, zamanlama hatasının ne kadar yanlış bir tarafa götürebileceğini gördüğümüz için dedik ki varsın 2-3 ay daha dursun. O kadar bekledik bari doğru zamanda çıkalım, onun etkisi var. Üzerine titreyerek yaptığımız bir albüm olduğu için dedik ki hani zamanı da doğru olsun. Videosu üstüne de düşünülsün doğru olsun. Her alanıyla ayrı ayrı ilgilenildi. Biraz gecikti ama doğru bir şey yapmışız.

    6. Cadde dağıldı ama grup arkadaşın Onur Ela ile çalıştınız. Bu durumda neden grup olarak devam etmediniz?
    Bu albümün şarkılarını yazmaya başladığımda esasında 6. Caddenin ikinci albümünün şarkılarını yazıyordum.

    6. Caddenin bir albümü vardı. Sing Your Song 2002 Türkiye birincisiyiz. 2003te yayınlanmıştı o albüm. Sonra plak şirketi kapandı. Biz İzmir'e geri döndük. Okul dolayısıyla uğraşırken Onur dedi ki artık ben bu işi profesyonel olarak yapmak istemiyorum. Biz o yüzden ayrıldık. Dedi ki ben normal bir işe gireyim maaşım belli olsun. Vakti gelince de çoluk çocuğa karışayım. Hatta bana 6. Cadde ismini kullan dedi. Tek kişi çıkacağım için başka birini dahil etmek istemiyorum. Biz 6. Cadde;yi Onurla getirdik oraya. Tek kişi çıkacağım ve 6. Cadde grubu burada ben duruyorum. Bunun abuk olacağını düşündüm. Bir de kısa vadeli bir iş de yapmıyoruz. 6. Cadde ismini bilenler biraz geç fark etsin. İçimize sinen bir şey olsun isminin önemi yok. Onur istemediği için biraz mecburiyetten böyle oldu.

    Afili Yalnızlıkta çıkış noktan yalnızlık, biraz övgü var sanki yalnızlığa?
    Esasında o da var. Sound bütünlüğü gibi kriterlerim oluştu. 6. Cadde albümünden sonra istedim ki sound bütünlüğünün yanı sıra (bu zaten dünyaca kabul görmüş bir olgu), çok fazla yapılmıyor ama sözsel bütünlük de olsun. Bu albüm hiç satmasa da hiçbir şey olmasa da hani bir kişi bile beğenmese bu albümün ne anlattığı nasıl anlattığı bilinsin istedim. Bunu da bir tema işleyerek yapabilirim. O sırada da İzmide ilgisiz bir yerde oturuyorum arkadaşlarımdan uzak ben İzmir'in öbür ucunda. İlişki bitimiyle başlayan durumum da vardı. Hepsi üst üste geldi dedim kahramanlık yapıp başka bir konu aramaya gerek yok zaten mutsuzum bundan. Birkaç alt başlıkla işlemeye çalıştım.

    İlişki bitimiyle başlayan yalnızlığı anlatan da var, varoluşsal, insanın doğumuyla başlayan yalnızlığı anlatan şarkı da var. Çeşitli şekilde anlattım. Hepsi zaten o sırada yaşadığım şey olduğu için işlediğim konular.

    Şarkılar da bir görmüşlük geçirmişlik var fakat bir yandan da çok gençsin. Yalnızlık hissi biraz ağır değil mi bu genç yaşında?
    Esasında biraz iyi örnekleri incelemekle ve doğru algılamakla ilgili. Her şeyin matematiği var. İlk etapta matematikle başlayınca fabrikasyon bir iş çıkıyor. Ama bir süre sonra şarkı da yazı da olsa estetik kaygıyla başına oturup düzenlemeye başladığınızda onun matematiğiyle ilgilenmeye başlıyorsunuz. Bir yerden sonra samimiyetle yaptığınız bir şey de olsa başkaları için yapmaya başlıyorsunuz. O açıdan bence hepsinin matematiği var.

    Mesela ben gitar kursuna gittim ortaokulda, öğretmenim demişti sen önce çok yavaş ilerlerken birden çalıyor oldun. Onun elimin yatkınlığıyla ilgisi yok. Önce nasıl yapıldığını idrak etmekle ilgili. Bestecilik, söz yazarlığı da, doğru örneği inceleyip doğru algılamakla ilgili. Çok düşünürüm öyle şeyleri. Sezen Aksu'nun nasıl şarkı yaptığını bilemem ama en azından muhtemel genel dinleyici oranına göre daha çok fikrim var. İlgisiz tarzlar da olsa Orhan Gencebay, Sezen Aksu, Placebonun kullandığı gamlara dikkat ederim O tür şeylere kafa yoruyorum.

    Hislerde bu kadar derinleşmek, başkalarıyla empati kurmaya çalışmak depresif bir ruh halini de beraberinde getiriyor mu?
    Getiriyor. Ergenlik çağı bitip de biraz kendinizi tanımaya başladığınız dönemden itibaren daha çok evde başka insanların kafa yormadığı şeylerle ilgilenen biriyim. Depresyona da giriyorsunuz öyle olunca. Şikayetçi değilim ama hiçbir yararını da görmedim depresif olmanın.

    Yararı da bize oldu gayet güzel şarkılar dinliyoruz. Ne zamandır müzikle ilgilisin ilk besteni ne zaman yaptın, artık sadece bu işi yapacağım dediğin zaman ne zamandır?
    İlk okulda bağlama kursuna gönderdi ailem beni biraz sosyalleşeyim diye. Sevdim bağlamayı sonra curaya geçildi. Ortaokul yıllarında metalci gruplara özenip bir numaralı Guns N Roses hayranıyım. Slayer şarkıları çalmaya çalışıyorum. O dönemde gitara geçildiği andan itibaren ciddi ciddi ben bunlarla uğraşırım dediğim zamanlar. Aynı dönemde işte İngilizce müzik dinlediğimiz için İngilizce bir şarkı yazdım. Şarkıyı hatırlıyorum ama ilk o muydu onu hatırlamıyorum.

    Metal artık dinleyemiyorum. Şimdi alakam yok, kafam çok kaldırmıyor. Brit Pop, Trip Hop arasında gidip geliyorum alternatife kaydım yani.

    Yalnızlık mı, bir ilişki yaşama hali mi, hangisi?
    Yalnızlık daha çok mecburi bir şey galiba. Sevgilinizin yanında da yalnız hissettiğiniz oluyor. Neticede bir yaşama alanınız var. Çevrenizde bir çember var istediğiniz kadar sevgili arkadaş sahibi olun oradan içeri kimse giremiyor. Hani girse mi iyi girmese mi iyi o da belli değil. Doğuştan gelen yalnızlık Tanrıya mahsustur diye kahvehanelerde yazan yazının biraz açılımı gibi bir şey. O zaten mecburi bir durum ama ben de herkes gibi mutlu bir ilişki yaşamayı tercih ederim. Doğuştan gelen yalnızlığın bir çaresi yok ki arkadaşlıklar dostluklar kuruluyor sosyal aktiviteler içine giriliyor, barlar açılıyor vs. Ama hiçbir şekilde onun çaresi yok ki

    Bu duygulardan uzaklaştığında, o hislerine yabancılaşıyor musun?
    Ben depresif biri olduğum için biliyorum ki çok mutlu bir albüm biraz zor yaparım. Denesem de yapamayabilirim ama şöyle de bir şeyimiz yok, bu albüm başarılı gidiyor ticari açıdan da. No name için ön sipariş filan olmaz genellikle ama oldu ve her yer çalıyor. Biz bunu tutturduk diye yalnızlıkla ilgili şeyler yazmaya devam edecek değiliz. Yapı itibariyle depresif olduğum için muhtemelen çok da mutlu şeyler çıkmaz yine de. Ben çok düzgün bir şey yaşasam bile en azından kendi adıma o tip karanlık yerlere çekiyorum. Gün içinde değişiyor ruh halim Özellikle evde kimse yoksa çok çöktüğüm oluyor. Genellikle öyle anlarda çıktı. Yalnızlık teması olmasa bile başka bir albümde çok mutlu bir şey olmayabilir. Zaten mutluluk bir şey yazdırıyor mu bilmiyorum. Bana yazdırmadı. Cemal Süreya'nın keşke yalnızca bunun için sevseydim seni diye biten bir sürü şiiri var Orda mesela onun içinde mutlu ilişkiyle ilgili bir şeyler de var ama içinde hüzün de var. Onu muhtemelen içinde hüzün de olduğu için çok seviyorum. Bana öyle şeyler hitap ediyor.

    Klibinde kendin yoksun neden? Gerçi klip içindeki TVde bir yerde gözüküyorsun ama genel olarak klip senin üstüne kurulu değil?
    Yon Thomas'la irtibarata geçip (benim izlediğim bütün işleri süper olan bir yönetmen) ondan tamam cevabını aldıktan sonra zaten işi ona bırakmaya hazırdık. Hemen bir iki gün içinde senaryo geldi. Hiç Türk yönetmenlerden alışkın olmadığımız bir şekilde her saniyesi belli acayip düzenli ve çalışılmış ve çok belli ki o olacak hakikaten o çekilecek. Şöyle bir durum var yönetmen çok iyi hatip oluyor ve etkiliyor sizi. Ama oradan bambaşka bir şey çıkıyor ve onun geri dönüşü de olmuyor. TV dünyası olduğu için bazen kötü bir klip şarkıyı bitiriyor. Biz senaryoyu okuduk. Bir kere önce şunu sordu bununla ilgili tek bir şey danışacağım dedi Ben senaryoyu içinde anlatmaya çalıştığım şeyleri küçük kesitleri insanların gözüne sokayım mı yoksa izleyici mi anlasın. Biz dedik ki sokmamıza gerek yok. Narsist bir kadının bir gününü anlatan video geldi, birebir yalnızlığı işlemese de aynı payda da. Biz çok beğendik. Biliyoruz ki gayette orda okuduğumuz çekilecek. Senaryoda narsist bir kadını işliyorsa şunu da istemedik illa bir tarafına da zorla ben gireyim. Neticede biz onun hani sanatsal değeri olan bir video olduğunu, göreceli olarak Türkiye'deki videoların çoğundan daha iyi bir video olduğunu düşünüyoruz. Acayip bir video çekti çok memnunuz. Orda ciddi alınmış risk de var ticari olarak da yanlış olabilir ama biz varsın düzgün olsun da sonra ben de görünürüm bir ara.

    Sonuçta bir strateji değil saklanmıyorum. Önemli olan oyuncuydu, Şebnem Dönmez de çok güzel oynamış.

    İkinci klibin de hazırmış galiba
    Belki Bir Gün Özlersin'e çektik. İnternete örnek vermiştik bu albümden bir şarkı diye o fazla ilgi gördü

    Benim favorim de Git, keşke o olsaydı
    Teşekkürler, onun sözü müziği bana ait. Muhtemelen ona video olacak, Belki Bir Gün Özlersine çekildi. Onda ben varım. Ona çekildi talep olduğu için ama bitmemiş bile olabilir. Gite video olacak 2. olarak. O bir de 6. Cadde şarkısı.

    Vegadan Tuğrul Akyüz, Gripinden İlker Baliç, maNga&dan Cem Bahtiyarla çalıştın hepsini bir araya nasıl topladın?
    Manga ile Sing Your Songda tanışmıştık. Esasında yarışma çıkışlıyız. Onların kuruluşuna şahidim arkadaşlarım zaten onlar. Cem geldi çaldı. Gripin'i İstanbul'a gidiş gelişlerimde tanıdım ve inanılmaz seviyorum albümü. Baliçi acayip beğeniyorum, davulcu tekniği var kendine has çalıyor, stili var. Bir çok davulcuda yok. Ona rica ettik seve seve geldi. Vegadan Tuğrul Akyüz. Elektronik sesler var albümün içinde az çok. Yine ona da kör göze parmak yapmak istemedik. Kulaklıkla çok net algılanabilecek şekilde, çok da kullanılan bir tarz değil. Elektronik sesleri üretirken aletlerle hata sesleri çıkıyor su sesi, kağıt buruşturma sesi gibi onları esasında House Müzikte, Trancede, Trip Hop;da kullanmıyorlar. Biz de normal onları kullandık. Çok yapılmadı daha yurt dışında bir iki tane grup yaptı. Onları Tuğrul karıştırdı işin içine ve bence çok da iyi yaptı. Gitar çaldı Tuğrul bir sürü. Tuğrul Akyüz müzisyen olarak acayip beğendiğim biri. Vegayı çok seviyorum dinleyicisiyim. İçimiz rahat

    Konserlerinde enstrüman çalmak için kimleri toplayacaksın? Albümdekiyle aynı ruhu verebilecek misin, sonuçta değişik insanlar çalacak?
    Onu kotarabildik. Başka bir ekip topladım onu da çok ince eledik, zor bulduk. Baliçin çaldığı gibi çal demedik o yüzden de dünya kadar davulcu denedik. Çok zor bulduk ama güzel bir ekip oldu.

    Beyoğlunda yürürken kendini dinlediğinde ne hissediyorsun?
    Esasında annem de hep söylüyor sen doğru dürüst mutlu bile olmuyorsun. Bir şeyin tadını çıkarmıyorsun. Hani ne güzel albümüm çalıyor değil de utandım ve hızlandım

    6. Cadde;nin ilk zamanlarından beri biz yerin dibine de geçtiğimiz zaman albüm toplatıldı döndük İzmir;e. Hiçbir şekilde bırakmadılar ve arkamızdan itelediler esasında hepsine teşekkür ederim sabırla beklediler. Şu anda da hani grup dağıldı grubu dağıtan adam solo yapıyor diye tepki vermediler. Dışardan göründüğü kadar rahat değil tutkuyla yapmıyorsanız yapılacak bir iş de değil.
#03.12.2006 00:32 0 0 0
Ice Ice foto
  • Evet ya Beyaz Show 'a gelmisti bu hafta cok masum bir cocuk tipik anadolu rock :) cocuqu. Sessiz sakin icine kapanik.. Iyidir iyidir müzikleri fena degil ama kendini bozmazsa umarim yolu acik olur..
#04.12.2006 14:13 0 0 0
  • emre piyasaya yeni gelenlerden, bu ve diger yeni gelenler gibi Irem olsun, pinhani ve buna benzer sanatcilar, sonunda koklenmis sanatcilari yerlerinden sokup atacak. umarim bu en yakin zamanda olur arkadasimizada hayatta basalilar diliyorum.
#04.12.2006 14:35 0 0 0
  • Bunu noimage KuLLanarak YazSaydın, Yazı DiziSi Daha iLqi ÇekiCi oLurdu Arkada$ım...


#04.12.2006 18:06 0 0 0
  • emegıne saglık


    son zamanların number one bende severek dınlıyorum
#06.12.2006 08:28 0 0 0
  • bende çok beğenerek dinliyorum
#06.12.2006 08:35 0 0 0
  • iyi söylemis
#07.12.2006 00:18 0 0 0
  • emre aydın dream dergi aralık sayısında emre aydı severlere duyrulur

    ayrıca bunlarda turnenin ilk bölümü

    Konser: 6 Aralık Çarşamba Eskişehir, Hayal Kahvesi, Saat: 21.00
    Konser: 8 Aralık Cuma Ankara, Saklıkent, Saat: 20.30
    Konser: 9 Aralık Cumartesi Bolu, 17 Temmuz spor salonu, Saat: 19.30
    İmza Günü: 10 Aralık Pazar İstanbul, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı - Rumeli Salonu, Saat: 14.30
    Konser: 11 Aralık Pazartesi İzmit, Sabancı Kültür Merkezi, Saat: 20.00
    Konser: 12 Aralık Salı Bursa, Barış Manço Kültür Merkezi, Saat: 19.30
    Konser: 14 Aralık Perşembe İstanbul, Maltepe Yayla Sanat Evi
    Konser: 15 Aralık Cuma Balıkesir, Balıkesir Lisesi tiyatro salonu, Saat: 19.00
    Konser: 16 Aralık Cumartesi Aydın, Aydın spor salonu, Saat: 19.00
    Konser: 17 Aralık Pazar Manisa, Kültür Sitesi, Lale salonu, Saat: 19.00
    Konser: 19 Aralık Salı Denizli, Belediye Sineması, Saat: 20.30
    Konser: 20 Aralık Çarşamba Isparta, Kongre Salonu, Saat: 20.30
    Konser: 21 Aralık Perşembe Antalya
#07.12.2006 01:47 0 0 0
NaZ NaZ foto
  • sarkilari gercekten cok güzel
#07.12.2006 15:15 0 0 0
  • Son günlerde herkesin dilinde bir şarkı var 'Afili yalnızlık'. Geçtiğimiz günlerde çıkan ve bu şarkıyla aynı ismi taşıyan albüm de piyasa şartlarını zorlayarak gayet iyi bir satış tutturdu. Şarkının genç ve yakışıklı sahibi Emre Aydın'ı sağda solda sık sık görüyorsunuzdur.ama kendisinin dream dergi ile yaptıgı bu çok özel röportajı başka hiçbir yerde bulamazsınız. Emre bize herşeyini anlattı. Okuldan bara, yalnızlıktan ''afili yalnızlığa'' kadar herşeyi!

    noimage

    Bugün her ne kadar Emre Aydın olarak bilinsen de aslında çok yakın bir tarihe kadar 6. Cadde isimli bir gruptun.Geçiş nasıl oldu?

    6. Cadde ile müzikal hayatımda profesyonel oldum. 2003 yılında. Ama onun öncesi var. 2002'deki Sing Your Song yarışmasında Türkiye birincisi olarak albüm yapma hakkını kazandık. Ondan önce de, 9 Eylül Üniversitesi çıkışlı olduğumuz için 6. Cadde isimli İzmirli bir grup olarak barlarda ve üniversite şenliklerinde çalmıştık. 2003'te albüm yayınlandı ama bizim dışımızdaki sebepler yüzünden piyasada sadece bir ay kaldı. Biz de işler kötü gittiği için İzmir'e döndük, okulla uğraştık. Orada grup olarak çalmaya devam ettik. İki kişiydik zaten. Yakın bir zamanda da Onur Ela, 6. Cadde'nin dieğer elemanı profesyonel olarak müzik yapmak istemediğini söyledi. Başka bir işe girip normal, standart moda döndü. Bende tek başıma kaldığım için Emre Aydın olarak devam ettim. 6. CAdde'nin özeti kısaca bu...

    O dönemde barlarda düzenli olarak mı program yapıyurdunuz?

    izmir'de Ooze, dungeon gibi yerlerde düzenli çaldık; konser de verdik. Eskişehir,Antalya gibi yerlere gittik. Çaldık ama çok hareketli değildi. Neticede, arkanızda kurumsal bir destek yoksa istediğiniz kadar bu işle uğraşın, çok kısıtlı yerlere ulaşabiliyorsunuz.

    Neler çalıyordunuz?

    baya değişik bir formatı vardı setimizin. Arabesk cover çalıyorduk dünya kadar . Müslüm Gürses, Ölürsem Kabrine Gelme İstemem, arabesk dışında Aşkı Veysel çalıyorduk. Galiba kendi sesime dışarıdan bakabildiğim zaman,doğu müziğini biraz daha iyi biliyorum esasında.

    Arabesk senin hayatında, hafızanda ne gibi bir yer tutuyor?

    Kelime anlamıyla Arap etkisi demek, arabesk. Sadece müzkte değil,mimaride,sanatta,edebiyatımızda da var. Türkiye topraklarında yaşayan herkesin az çok, farkında olarak yada olmayarak bir şekilde yaşadığı bir şey. Ama bizde kültürel elit tabaka,entelektüel kesimin arabeske negatif bir yaklaşımı var. Biraz yobazlık bence.

    Kaldı ki 2002-2003 yıllarında, örneğin Duman, bu arabesk ve rock kesişmesini popülerleştirdi.

    Duman'ın büyük bir katkısı oldu bence de. Ondan önce pek öyle bir örnek yok. Erkin Koray'ın denemeleri var.

    Sen eline gitarı alıp beste yapmaya başladığında arabesk etkileri kendiliğinden mi çıktı?

    ben ortaokul 3'te filan ilk bestemi yaptım.Çok net hatırlamıyorum. İngilizce bir parçaydı.Sepultura çaldığımız için o zamanlar onlara özenip onlar gibi parçalar yapıyordum. Sonra biraz daha bilinçli yapmaya başlayınca işi, o tarafı reddetmenin gerekli olmadığını düşündüm. Zaten bir şekilde duyup etkilendiğiniz için elinize Batı formatlı bir enstrüman da alsanız ezgiler öyle çıkıyor. Coğrafyayla ilgili sanıyorum bu. İnsanın hamuruna işleyen bir şey..

    Peki grup olarak var olmakla tek başına bütün yükü taşımak arasında nasıl bir fark var? hangi tarafları kolay, hangileri zor?

    bu işin promosyon tarafı tek başınıza olduğunuz zaman daha zor. Sonuçta televizyona, radyoya gidiliyor. Çekimlerde yanınızda bir kişi daha olduğunda daha rahat oluyorsunuz. Onunla paylaşıyorsunuz,sizden birisi olduğu zman daha rahat. Şimdi alıştım ben artık,ama ilk başlarda zorlandım. 6. Cadde'nin bestelerini ben yapıyordum. Bu albümün 6. Cadde albümü olarak çıkma ihtimalide vardı ama şöyle bir şey oluyor. Mesela ben bir şey yapıyorum, bir yerde tıkandığımda veya iyi bir iş yaptığımı düşünürken Onur gelip ''Bu şunun gibi olmuş ya da şu yönden eksik'' diyor ve mesela ona bir söz ya da rif ekliyor. Tamamen başka bir beyin daha dahil oluyor. Onur çok iyi bir müzisyendir,bakış açısı iyidir ve dünya kadar şey dinler.

    devamı gelecek.......
#07.12.2006 16:52 0 0 0
  • Konser: 16 Aralık Cumartesi Aydın, Aydın spor salonu, Saat: 19.00


    ızmıre gelmıyomus ama olsun aydın yakın nasılsa bızde ona gıderız cok saol
#08.12.2006 05:43 0 0 0
  • kolay gelsın...
#09.12.2006 18:02 0 0 0
  • tskler ellıne saglık
#12.12.2006 21:00 0 0 0
  • @ _Sehzade_


    Yazının Daha Rahat OkunabiLmeSi Için, Minik Bi Deqi$ikLik Yaptım...

#12.12.2006 21:52 0 0 0
  • Ellerini saglik
#07.01.2007 15:03 0 0 0
  • emre aydının sesine,şarkılarına tarzına herşeyine hastayım kesinlikle bir numara o
#02.12.2007 18:55 0 0 0
  • bildiğim şarkıları güzel. severek dinliyorum.
    klipleri de ayrıca izlenmeye değer yapıyor.
    ve ayrıca dikkatimi çekmiştir. şarkılarında (benim duyduklarım içinde) adam olmaya fena takmış gibime geldi.
#04.12.2007 08:48 0 0 0
  • ARKADASLAR GİT KLİBİNİ EMRE AYDIN NERDE ÇEKMİŞTİR??
#10.12.2007 12:47 0 0 0
  • :D:D:D
#19.06.2008 21:55 0 0 0