Bir Demlik Anı - Bir Damla Hüzün

Son güncelleme: 20.11.2012 10:44
  • noimage


    Söyle sevgilim, niçin bu kadar yakınımdasın?
    Halbuki gözün görebilmesi için araya bir mesafe girmesi lâzımdır;
    hiçbir göz, kendisi ile temas halinde olan bir varlığı göremez. Bu aşırı yakınlık da aynen aşırı uzaklık gibi, bir nevi perdedir.

    Samiha Ayverdi
#16.11.2012 15:33 0 0 0
  • noimage


    Acının mayamızda olduğunu kim inkar eder?
    Ama insan hayatında asıl yangınlar akşam sularını, saatlerini bekliyor.
    Çünkü anıların daha da keskinleştiğini, bir çok şeyin önlenemezliğini sonra sonra daha derinden anlıyorsunuz. Diyelim kendi öz hayatınızı yola koydunuz, kurtuldunuz mu sizin dışınızda olan gerçeklerin hatıraya, hafızaya hücumundan? Sanat bencilliğe ters düşer.
    Bir toplumun malısınız, gelenekleri, törenleriyle gür bir damarın parçası oldunuz. En azından bir çevrenin malısınız, bir sürü ilişkiler, sorumluluklar var. Bunları gereği gibi yerine getiremeyişin utancını yaşarsınız. Hangi birine yetişeceksiniz? Derken bir boşluk duygusu, kör kuyu gibi derineşir önünüzde. Artık çok az beyazın yanında, size hakim olan duygu, siyahtır...

    Behçet Necatigil
#16.11.2012 15:42 0 0 0
  • kahraman tazeoğlu - kıyısızlar kitabı alıntılar


    noimage


    sakın unutma sevgili; harcanmış bir yürekle hala kovulduğun kapının önünde bekliyorsan gerçekten sevmişsindir.
#19.11.2012 12:06 0 0 0
  • noimage


    “seviyorum” diye başlayıp, “gidiyorum” diye biten bir cümleydi bizim hikayemiz.
    hep yan yanaydık aslında ama aramızda uçurumlar büyüttüğümüzün farkına varamıyorduk bir türlü.
    bu yüzden biz seninle hep iki kişi olduk ama asla bir çift olamadık.

    Kahraman Tazeoğlu
#19.11.2012 12:23 0 0 0
  • kahraman tazeoğlu kayıp yüzyılın prensesi sözleri


    noimage


    prenses, gözü yaşlı darcy’ye “neden ağlıyorsun sevgilim” diye sordu.

    -ağlamıyorum prensesim. içimdeki yalnızlığı gözyaşımla dışarı atıyorum… hüzün damlatıyorum.
    -ağlıyorsun darcy. bilirim; elin avucun yaralanınca kan akar, kalbin yaralandığında ise gözyaşı.

    Kahraman Tazeoğlu
#19.11.2012 13:21 0 0 0
  • noimage



    -bana ne kadar güvendiğini çok iyi biliyorum prenses. hadi tut elimden… tut ki hüznümüz ertelensin…

    -ya hüznüm sana da bulaşırsa? belki de tek başıma söndürmeliyim yangınımı… ve sana yaklaşmamalıyım. çünkü kendini söndüremeyen, yanındakini de yakar.

    Kahraman Tazeoğlu
#19.11.2012 13:48 0 0 0
  • noimage


    unutmak ne de güzel yakışmış üstüne.
    bir ütülü gömlek gibi giymişsin üstüne yitip giden bizi.
    unutacak ve gideceksin biliyorum.
    üstünde hala ütülü duran “biz” gömleğinle sakın beni başkalarıyla kırıştırma!
#19.11.2012 14:00 0 0 0
  • noimage



    yokluğunda hep sana seslendim.
    evet ağladım.
    seni içimde acı acı biriktirip damla damla harcadım.
    sesimin yankısında bulduğum tek şeyse koca bir hiçlikti.
    sanki onca sesin arasında, kendisini belli edecek bir çığlık bekliyordum.
    o çığlığa tutunursam, seni bulabilecektim.

    seni bulmaksa, tüm çığlıkların arasından en çok seni anlatanını dinlemek ve ona sarılmaktı.
    duyduğum her çığlığa koşarcasına gittim.
    her çığlığı beni çağırıyor sandım.
    halbuki duymak istediğimle duyduğum aynı şey değilmiş, geç fark ettim.
#19.11.2012 14:04 0 0 0
  • noimage


    Güzel bir gün uyandı,
    Bu sabah gözlerinden gözlerime..
    Yakamdan düşmek bilmeyen kabusları durdurdun,
    Gecemin karanlığından sıyrılarak..
    Ama yine de
    Herkesten sakındığım hayallerimi,
    Düşürünce gözlerinin önüne..


    Ve şimdi rüyalara bile inancım kalmadı..
    Ucu sana dokunacak hiçbir rüyaya yatmıyorum..
    Yağmurlar takılıyor kirpiklerime,
    Gözbebeklerimde onlarcası..
    Silinmiyor ya hani yine de..
#20.11.2012 10:44 0 0 0