Müzik > Tut Ellerimden





    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    Soğuk bir kış günü,gözlerimi mutluluk için açtığımda üşümeye başladığım yalnızlığım
    Beni o kadar çok mu sevdinki bir türlü peşimi bırakmadın!

    Sessizlik lütfen!Bir kadeh daha sessizlik alayım
    Susun,konuşmayın bu kadehin de tadını çıkarayım,
    Bu kadeh sizlerin şerefine olsun sevdiklerim,
    Sevenim bilip sevilemediklerim
    Duyuyor musunuz sessizliğimi?
    Görüyormusunuz yok olup gidişimi!
    Bitişimi...


    image
    orjinalini görmek için tıklayınız



    Ah be zalim hayat,ipini çektim senin
    İdâm sehpan oldu şu küçücük yüreğim
    Ben artık acılar deniziyim
    İnadına çılgın,inadına asi
    Hadi,gücün yetiyorsa durdur beni
    Ne olur durdur beni!
    Durdur beni,durdur kalbimi...

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız



    Ben zaten hiç yaşamadım bu kahrolası hayatı
    Taaki seni tanıyana kadar
    Nefesim oldun doldun ciğerlerime
    Taht kurup oturdun kalbime
    Bu bana nede iyi gelmişti
    Neden gittinki?
    Bilemedin mi sensizliği çekemeyeceğimi?

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız



    Dayandım.
    Yandım yandım dayandım
    Ama artık kalmadı gücüm
    Bak,nasılda eriyip bitiyor sevdiceğin!
    Hani bana kıyamazdın,hani beni çok özlerdin
    Sesin nefesimdir derdin ya hani
    Nefesin senden sonra sustu
    Biliyormusun artık dolamıyorum ciğerlerine!
    Yetemiyorum kendime ve bunu anlatamıyorum hiç kimseye!

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız



    Bulutların arasından bir yağmur tanesi düştü elime
    Ben zaten kabullendim de sende mi ağlıyorsun kaderime?



    image
    orjinalini görmek için tıklayınız



    Dalmak istiyorum,bir daha hiç uyanamayacağım bir uykuya
    Kolların yastığım olsa,tenin yorganım
    Uyusam,hiç uyanamasam!
    İnan artık çok yorgunum...
    Hadi tut ellerimden ve çek al yanına beni...


    [main-arkaplan-muzik]590[/main-arkaplan-muzik]
    emeğine kalemine sağlık dostum. yine harika bir eser koymuşsun ortaya. teşekkürler...
    Emeğinize kaleminize sağlık çok güzel bir şiir...


    Sözler müzik ve sunum bir harika olmuş....

    BAYILDIMMMMMM.......


    Emeginize sağlık..


    Ama birazcık kıskandıgımıda söylemeden geçemeyecegim
    ellerine, emeklerine vede o güzel yüregine saglık abim
    çok mükemmel bir sunum yine
    sağol kardeşim süper olmuş fon müziği ayrı bir güzellik katmış vallahi yorgunluğuma iyi geldi yüreğine sağlık olsun tşk
    Sağolasın saygıdeğer arkadaşım Issızada.Yorum yazan ellerinize sağlık.Paylaşımımı bir eser olarak nitelendirmeniz ayrıca sevindirdi beni.Çünkü bu paylaşımı çok değer verdiğim bir arkadaşım için hazırladım.

    TeLma değerli arkadaşım,beğenen o güzel yüreğinize sağlık...

    _Birsu_ değerini anlatamadığım ve hiçbir zaman da anlatamayacağım güzel kardeşim;senin varlığın dahi yüzümü gülümsetmeye yetiyorken bu güzel yorumlarından hiç bahsetmek istemiyorum.O güzel yüreğinin bir köşesinde yer verdiğin Ağabeyin sevgi ve saygılarını sunuyor kardeşine...:)

    Ceylan kardeşim,beğenen yüreğine yorum yazan ellerine sağlık.Varlığınızla zenginlik katıyorsunuz yüreğimden dökülen kelimelere...

    Musaca kardeşim,çok sevindim sizlerin yorgunluğuna bir soluklanış olmama.Yorum yazan elleriniz dert görmesin.

    Bu paylaşımı çok değerli bir arkadaşım için hazırladım ve o arkadaşım kendisinin için hazırlandığını biliyor.İnsanlar ne kadar uzak olursa olsun birbirine aslında bir nefes mesafesindedir atan yürekler.Yeterki birbirimizi anlayalım ve ufak tefek şeylerden kırılıp dökülmeyelim...Hayatın anlamı ben gibi düşünüp biz olabilmektedir.Onun için aldığın nefese dahi dikkat etmelisin çünkü hayatında aldığın nefesi dahi paylaşan bizler varız artık ve bizlerin kim olduklarını çok iyi biliyorsun.Değerlisin.Bu paylaşımın devamı gelecek,umarım beğenirsin.:)
    Sevgili kardeşim senin yüreğinden gelen bu güzel dizeleri okumak çok güzel , sunumunda Harika olmuş teşekkürler
    Gönlü zengin Abimm;varlığınla daha bir değer kazandı bu paylaşım.Yorumlayan yüreğine,yorumladığını yazan ellerine sağlık Abimm.
    metin yüregine sağlık kardeşim . eyvallah ..

    mevsimlerinde içinde barındrdıgı duygular vardır .. nedense sonbahar ve kış mevsimine hüzün yakışıyor ..
    senin yüzünede tebessüm
    yüregine sağlık olsun ..
    Eyvallah Fatih'im.Senin güzel yorumlarınla zaten bahar güzelliği yaşayan bu kardeşin kışlarda kalsa ne yazar?Varlığınız kurduğumuz kardeşliğin temelini oluşturuyor.Varlığınıza ve o güzel yüreğinize sağlık.
    mevsim demişken kelebegin ömrü bir mevsimden ibarettir bilirsin işte ..
    ömrün herdaim bahar olsun arkadaşım ...
    EYVALLAH
    Biz kelebek olalım ve özgür kalbimizi gökyüzüne savuralım.O hakettiği yere gider.Varsın ömrümüz bir mevsimlik olsun yeterki dostluğa koşsun Fatih'imm.
    Emegine yüregine saglık oparetör yine harika bir sunum olmuş.
    Teşekkürler Ablacığım,beğenen yüreğinize sağlık.
    Baharlar kelebekler ne güzel atışma bu





    "Biz de bir kere sevinebilseydik.
    Çiçek açmış ağaçlar gibi çıldırasıya."


    diyor şair BEDRİ RAHMİ EYÜPOGLU,,


    Çiçek açmış ağaçlar sevinci tadabilmek tüm ümidimiz........

    Kelebeklerin valsi yarım kalmıştı,
    Devamı mutlaka olmalıydı.
    Öyle ya,
    Yaramaz çocuk bu,
    Ne yapacağı belli olmazdı



    dayanamadım bende Birsum KELEBEK duyunca bende yazayım istedimm

    sevgili şiir üstadının her kelimesi her cümlesi altın değerinde
    Ne demeliyim bilemedim eline, emeğine, yüreğine, kalemine sağlık kardeşim mürekkebin hiç kurumasınimage
    orjinalini görmek için tıklayınız
    gönlü güzel dostum şiir fon eşliğinde aldı götürdü yüreğine sağlık
    Çiçek açmış ağaçların sevinci doğanın düğünüdür be BirsummSenin de o güzel kalbin çiçek açmış ağaçların sevinci gibi şenlendirsin sevgi zengini ruhunu...

    Kelebeklerin valsi yarım kalmıştı,
    Devamı mutlaka olmalıydı.
    Öyle ya,
    Yaramaz çocuk bu,
    Ne yapacağı belli olmazdı
    Evet yaramaz bir çocuğum ben,nerde ne yapacağı belli olmayan!Bu akşam da bir hikâye anlatmak isterim sizlere,inşallah beğenirsiniz :)

    Güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim SuSquN PeRi,varlığınızla onore ettiniz bu kardeşinizi...

    Engin yüreklim,hoşgelmişsin gönül sayfasına...Uzun zamandır senin sunumlarına hasret kalmıştım ve bir sunum yaptığını gördüm.Değerli yorumlarınıza cevap verdikten sonra senin sayfanda atmaya gidiyor bu kardeşinin yüreği.Yorum yazan ellerin dert görmesin Engin yürekli kardeşim.
    Sabırsızlıkla bekliyoruz abiicim hikayeyi
    sağol dostum o senin teveççüğün sen deki o güzel yürek olduktan sonra biz hep burdayız belki paylaşım yapmaya işyoğunlugumdan zaman bulamasamda şiirlerini okumaktan geri kalmıyorum inan sağlıcakla kal
    Teşekkürler dost...
    Birsu kardeşim,aslında dün yazılması gerekenleri bir türlü lâyıkıyla bu sayfada paylaşamadım!İnsan kendisine fazla güvenmemeliymiş eğer duyguyu yakalayamıyorsa!Benimki de biraz öyle oldu galiba :) Aslında yazdım da hikâyeyi ama anlatmak istediklerimi anlatamadım bir türlü...
    Sabah erkenden kalkıp işe gittiğimde benim herzaman söylediğim bir şey vardırya hani;''ilham perilerim beni bir türlü yalnız bırakmıyor'' diye!Bu sabah da öyle oldu galiba,hem çalıştım hem yazdım...Ne işime engel oldum ne de duygularımı kaybettim!Gelene git demek olmaz elbet ben de hoşgeldin dedim ve başladık güzel bir muhabbete ve bu muhabbetin sonunda ortaya çıkanları da sizlerle paylaşmak istedim vermiş olduğum söz gereği...Umarım beğenirsiniz Küçük Yıldız'ın Son Dokunuş'unu.:)

    Engin yürekli kardeşim;sizlerin varlığının kattığı zenginlik olmasa ne işe yararki acemice atan şu kalbim!Ama sizlerin varlığıyla ayrı bir değer kazanıyor...İnsan sevdiklerinin varlığını her zaman hisseder be kardeşim kendisini göremesede!Varlığına sağlık herdaim.

    cay_guzeli;güzel yürekli kardeşim senin bu teşekkürün dahi ne anlatmak istediklerini fazlasıyla haykırıyor bu kardeşine...Bilirim sen dersin ki;''fazla uzun yazamıyorum'' diye,yazmana da gerek yok zaten,senin bir teşekkürün ve gülen yüzün yeterlidir benim için.
    harika şiir olmuş değerli arkadaşım müzikle uyumlu harika ötesi bir sunum kalemine kuvvet emeklerine sağlık.tşkler


    image
    orjinalini görmek için tıklayınız



    Kuşların etrafı şenlendiren cıvıltılarıyla açtı gözlerini.Yatağından çıkmak istemiyordu,zaten çıksada yapacak birşeyi yoktu!Çünkü akşam biraz yaramazlık yapmış ve annesi tarafından bir gün boyunca odasından dışarı çıkmamak üzere cezalandırılmıştı.Ama o hiç yerinde duramazdıki!Cıvıl cıvıldı bahar gibi,kara kuru bir kız idi,o Yıldız idi paylayınca etrafına ışık saçan...
    Bu küçücük odada nasıl günü bitirecekti,nasıl akşam edecekti hiç bilmiyordu...O bunları düşünürken,her açılışında gıcırdayan kapının sesiyle annesinin sesinin ağır bir kavgaya tutuşmuş gibi birbirlerine üstünlük taslarcasına çatışmasının şahitliğinde dikti gözlerini bu ağır cezayı kendisine reva gören annesine!Ona kahvaltısını getirmişti;bir bardak süt ve yanında bir yumurta ile biraz da Esmer'in sütünden yapılma peynir.

    Esmer,küçük Yıldız'ın kara keçisinin ismi idi.Onunla sürekli kavga eder ama yine de birbirlerini çok severlerdi...Onu elleriyle besler,canı çok sıkıldığında birlikte kovalamaca oynarlardı.Bir tane küçük kuzusu olmuştu Esmer'in ve o kadar tatlıydı ki küçük kuzu doğalı Esmer'in papucu dama atılmıştı.Aslında Esmer bu duruma biraz bozuktu ama dili yokki hayvancağızın Yıldız'a bağırıp çağırsın sitemini dile getirsin!
    Neyse,kaldığımız yerden devam edelim:
    Annesi kahvaltı tepsisini Yıldız'ın küçük masasının üzerine bırakırken;
    -''Bunların hepsi bitecek,birazdan gelip bakacağım'' diyerek odadan yine gıcık kapıyla kavga ederek dışarı çıktı.
    Yıldız'ın gözleri dolu dolu olmuştu.Çünkü ne Yıldız'a ''Günaydın'' demişti ne de sarılıp koklayarak onu öpmüştü!
    Küçük Yıldız yatağından kalktı,kapının hışmından korkarcasına çok yavaş,onu okşarcasına ve ne olur kızma
    diye yalvarırcasına kapıyı açtı.Lânet olası kapı yine yapmıştı yapacağını;gıcırtısıyla bütün evi inleteceğini bilerek Yıldız'a bağırıp çağırmıştı ve daha beteri annesi onun dışarı çıktığını anlamış,avazı çıktığı kadar sesini yükselterek;''sen cezalısın,nereye gidiyorsun'' diye bağırıp duruyordu...

    Oysa Yıldız'ın tek isteği yüzünü yıkamaktı.
    -''Anne,yüzümü yıkayacağım'' diye seslendi korkak ve titrek bir ses tonuyla.
    Odasına döndüğünde hiç istemeyerek kahvaltısını yaptı ve yatağının üzerine kendisini sert bir şekilde bıraktı,biraz canı yanmıştı ama akşam yaptığı hereketin ağır cezası kadar değildi çektiği acı;bugünü nasıl akşam edecekti!
    Yıldız hiç nefes almıyordu.Sanki annesinden aldığı ceza yetmiyorcasına bir ceza da kendisi veriyordu bu yaramaz çocuğa...
    Soluk soluğa nefes almaya başladı ama tıkandı ve hemen pencereye koştu.Perdeyi açtı,derin derin nefes almaya çalışırken gördüğü şey karşısında gözlerine inanamıyordu;camın önüne küçük bir Kelebek konmuştu.Öyle rengârenk kanatları ve kocaman gözleri vardı ki Yıldız nefes almayı yine unutmuştu!
    Sadece ''vvaavv' diyebildi...Onu daha yakından görebilmek için camı açtığında küçük Kelebek uçup gitti.
    Yıldız bu duruma çok üzülmüştü,onu korkutmuştu.Oysa onun tek isteği bu güzelliği daha yakından görebilmekti!
    Akşama kadar pencerenin önünden ayrılmadı hatta küçük Kelebek gelecek de kendisinden yine korkacak diye camı dahi açmadı!Bir ara odaya annesi gelmiş ve içerinin biraz havalanması için camı açmış fakat küçük Yıldız büyük bir korku içindeymiş gibi bağırarak camı hemen kapatmıştı.Annesi bu duruma anlam verememişti,Yıldız'ın şımarıklığıyla da uğraşacak zamanı yoktu!
    Akşam olmuştu.Güneş yerini karanlığa teslim etmek için ufukta ağır ağır kaybolurken Yıldız'ın da Kelebek aşkı iyice büyümüş ama o bir türlü geri gelmemişti!''Sende mi beni cezalandırıyorsun'' dedi hafif bir sele ama kendi yaptığı hataya duyduğu öfkeyle...
    Annesi aşağıdan Yıldız'a seslendi;
    -Cezanı affediyorum,gel hadi aşağı.''Hıh hiç affetmeseydin'' dedi mırıldanarak.

    Oysa bugün onun dışarı çıkmasına müsaade etseydi o küçük Kelebeği belki bulabilirdi!
    Aklından bunu geçirirken kapıya büyük bir öfkeyle baktı.Anlaşılan bu akşamki son kavgası onunla olacaktı!Kapıyı öyle bir açtı ki daha o küçücük eli kapının kolunu kavradığında başına gelecekleri anlayan gıcık kapı o anda pes etmişti.Bu defa hiç gıcırdamadı.Yıldız bu duruma daha çok öfkelenmişti ve kapıyı olabildiğince kin dolu bir halde sertçe çarptı annesinin azarını hiç düşünmeden!

    ...

    Baçede oturmuş Esmer'in yavrusunu seviyordu.Ne olduysa işte o zaman oldu;
    Küçük Kelebek yine gelmişti.Hatta tam da Yıldız'ın oturduğu kütüğün diğer ucuna konmuştu.Yıldız'ın kalbi öyle bir atmaya başlamıştıki sanki heyecandan bayılacak gibiydi.Onu ilk gördüğünden beri üç gün geçmişti ve bir daha gelmeyeceğini düşünüyordu!Onu yine korkutmak istemiyordu ama ona dokunmak,onu sevmek için de büyük bir istek duyuyordu.Kelebek birden havalandı ama sanki Yıldız'a bakıyordu o kocaman gözleriyle...Onu çağırıyordu peşinden,''gel oynayalım'' diye.

    Yıldız,oturduğu ağaç parçasının üzerinden fırladığı gibi küçük Kelebeğin peşine düştü.O kadar hızlı uçuyordu ki onu yakalamak imkânsızdı sanki!İyice yorulmuştu ve artık pes ediyordu.
    Dizlerinin üzerine yere çöktü,küçük Kelebeğin ondan uzaklaşmasını üzüntü içinde izledi.Kendisini geniz yakan kokusuna rağmen çimenlerin üzerine bırakıverdi.Gözlerinden dökülen istediğini elde edememenin verdiği acının yaşlarıyla biraz öylece yattı.
    Yüzünü okşayan hafif bir rüzgâr esintisiyle gözlerini yeniden açtı.Bu kadarı da olamaz diye düşündü!Çünkü küçük Kelebek başının üstünde uçuyordu.Birden Yıldız'ın yanuna konuverdi.Elini uzatsa onu yakalayacaktı!
    Küçük Kelebek birkaç kanat çırpıştan sonra durdu ve sanki ''hadi sev beni,işte yanındayım al beni'' dercesine hareketsiz duruyordu.
    Elini kaldırmasıyla küçük Kelebeğin üzerine indirmesi bir oldu Yıldız'ın.Ama elini açmaya korkuyordu!Ya Kelebek uçup giderse,ya bir daha geri dönmezse!Odasına girinceye kadar elini hiç açmadı.Odasına girer girmez hemen camı kapatıp perdeyi çekti.Artık küçük Kelebek hiçbir yere gidemezdi!

    Biyik bir heyecan içinde elini yavaş yavaş açtı.Ama gördükletri karşısında hayatı boyunca unutamayacağı bir yara aldı.
    Küçük Kelebek hiç hareket etmiyor,o güzel kanatlarını çırpmıyordu.Üstelik eskisi kadar da güzel görünmüyordu hatta avuçlarının içi Kelebeğin kanatlarının rengini almış ve başka bir Kelebek ama uçmayan bir Kelebek oluvermişti!
    Küçük Kelebeğin ona baktığını gördü.Yıldız ağlıyordu;
    -''Hadi uçsana,bak seni bıraktım,bak şimdi de camı açıyorum,hadi uçup gitsene'' diye adeta Kelebeğe yalvarıyordu!

    Yıldız işte o zaman anlamıştı;''KELEBEĞE DOKUNMAK DEMEK ONUN CANINI ALMAK DEMEKTİ.''Onun için de hiçbir canlıya yanaşamadı ve dokunamadı.

    Aradan uzun uzun yıllar geçti fakat Yıldız o Kelebekten hiç geçemedi.Yıldız'ın kalbinde öyle bir yara açmıştıki bu Kelebek sanki neye dokunsa canını alacakmış gibi hissediyordu!Ona yaklaşan her canlı birşeylerini feda edecekti!Oysa sevgi feda etmek değilmidir birşeylerimizi?

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız


    Kelebeklere dokunmak onların ölümü demektir evet ama dokunmadan da sevilmezki!
    Aslında her seven ve sevilen birer kelebektir.Sonu ölüm olsada uçmak gerekir.

    M.K.(OPARETÖR)

    [main-arkaplan-muzik]483[/main-arkaplan-muzik]
    Değerli yorumun için ben teşekkür ederim Güven kardeşim.Arananlar listesinden ne zaman kurtulacaksın! :)
    eğer öleceğini biliyosa uzaktan sevmeli insan dokunmadan,bakmaya bile kıyamıyarak uzaktan seyretmeli korkutup kaçırmadan..yoksa 1kez dokunup kendini mutlu etme adına öldürcekse o sevgi diil zaten egoistlik sevgisizlik.
    üstadım yine harikalar yaratmışsınız, emeğinize yüreğinize sağlık.. kaleminiz hiç kırılmasınn

    Müzik şahane diye başlamak istiyorum.... VE hikayenin anafikri harika........!!!!!!!



    Kelebeklere dokunmak onların ölümü demektir evet ama dokunmadan da sevilmezki!
    Aslında her seven ve sevilen birer kelebektir.Sonu ölüm olsada uçmak gerekir..........



    AŞK ı bulduğunda yaşamak ve yaşatmak sonunda ölüm gibi bir acı bile olsa DEGER diyorum.......!!!!!!!!


    İlham perinize ve yüreğinize bitmeyen bir enerji diliyorum ........abimmmmmmmm........
    Yazilariniz cok güzel,yüreginize saglik.