aile hukuku - şiddet mağduru kadınlara yasal düzlemde çözüm - kadına yönelik şiddet - şiddete uğrayan kadınlarKadına yönelik şiddet her daim gündemde olan çok ciddi bir sorundur. Ülkemizde her gün binlerce kadın sözlü veya fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Medyada kadına yönelik şiddet haberleri güncelliğini korumakla birlikte devletin bu konuda kimi zamanlar yetersiz kaldığı hatta bazen şiddetin birebir uygulayıcısı olduğu (bknz: Gezi Parkı Direnişi’nde bir kadına -10 (on)- polisin saldırması) dikkate almamız gereken bir husustur. Ancak tüm bunların yanı sıra şiddeti önlemeye yetecek gücünde devletin elinde olduğu kuşku götürmez bir gerçektir.
2012 yılında TBMM tarafından kabul edilen 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile devlet daha aktif olarak şiddet ile mücadele etmeye başlamıştır. Bu kanunun amaçlarından biri şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınların korunması için gerekli tedbirlerin alınmasıdır. Ayrıca bu tedbirler uygulanırken etkili ve süratli bir yolun izlenmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Şiddete uğrayan kadının başvurusu ile mülki amir veya aile mahkemesi hakimi tarafından kısa sürede duruşmasız olarak ve evrak üzerinden bir koruma kararı verilir. Ülkemizde oldukça yavaş işleyen adalet mekanizması bu hantallığını koruma kararlarına yansıtmamıştır. Koruma kararları belirttiğim gibi duruşmasız olarak en geç 24 saat içerisinde hakim veya mülki amir tarafından verilmektedir. Mülki amirden kastedilen şiddet mağduru kadının ikametinin bulunduğu il veya ilçeye göre valiler veya kaymakamlardır. Acil durumlarda kolluk yani emniyet amirlerince de korum kararı verilebilir. Uygulamada genelde şiddet mağduru kadının aradığı karakol-polis merkezi amiri tarafından koruma kararı verilmektedir. Bu tedbirler arasında; kadına ve çocuklara gerekli ve güvenli barınma imkanı sağlanması, geçici maddi yardım yapılması, psikolojik hizmet verilmesi ve gerekli şartların sağlanması ile kreş hakkının verilmesi yer almaktadır.
Mahkeme tarafından verilecek tedbirler ise haliyle daha ayrıntılı ve güvenlidir. Şiddet mağduru kadın tarafından bulunduğu yer aile mahkemesine yapılacak başvuru ile mahkeme koruma tedbirlerine hükmedebilir. Bu tedbirler içerisinde; kadının iş yerinin değiştirilmesi, yerleşim yerinin değiştirilmesi, aile konutu üzerine tapuda şerh konulması, korunan kişinin hayati tehlikede olması halinde kimlik ve yer bilgilerinin değiştirilerek gizlenmesi gibi tedbirler yer almaktadır. Bunlar dışında şiddet uygulayan erkeğin konuta yaklaştırılmaması da uygulanacak tedbirlerden biridir.
Eğer ortada çocuk varsa şiddet uygulayan babanın çocuklarla kişisel ilişki kurması yani çocukları görmesi hakim kararı ile engellenebilir. Ayrıca şiddet uygulayan erkeğin iletişim araçları ile kadının hiçbir şekilde rahatsız etmeyeceğine ilişkinde karar verilmesi mümkündür. Şiddet uygulayan erkeğin ruhsatlı bir silahı var ise bunu kolluk görevlilerine teslim etmesi gerekmektedir. Şiddet uygulayan erkek alkol veya uyuşturucu madde bağımlısıysa tedavi görmesine mahkeme tarafından karar verilebilir. Bu tedbir kararlarına uyulmaması halinde ihlal eden şahıs hakim tarafından 3 gün ile 10 gün arasında tazyik hapsi ile cezalandırılır. Bu ihlalin her tekrarında ceza katlanarak artar ancak toplamda 6 ayı geçemez.
Belirttiğimiz gibi her ne kadar gündemde kadına yönelik şiddet haberleri sıklık yer almaktaysa da yasal olarak önlemlerin yeterli olduğu söylenebilir. Ancak problem, önlemleri pratikte uygulayacak kolluğun zafiyetinden kaynaklanmaktadır. Mahkeme kararları ayrıntılı ve işe yarar gibi görünse de bunu uygulayacak mekanizmaların yeterli olmaması mahkeme kararlarını bir kağıt parçasından öteye götürmemektedir.