...Ali olsun. İnşaallah beğenmişsindir.
Ali:--Çok güzel bir isim, elbette beğendim.
Mus'ab:--Sana Dördüncü Halifenin adını verdimki, aynı zamanda Efendimiz'in hem amcasının oğlu, hem de damadıdır.
Ali:--Bak, şimdi bu ismi daha da çok sevdim. Mus'ab, diğer müslümanlara da uygun birer isim verdi. Hepsi de isimlerini beğendi ve hepsi çok memnun oldu.
Ali:--Komutanım, bize islâm hakkında biraz bilgi verir misiniz? Biz laf olsun diye islâm'ı seçmedik. Bu dinin, diğer dinlerde olduğu gibi bir takım emirleri olmalı. Müslüman olmanın gerekleri nelerdir? Müslüman ne yapmalı?
Mus'ab:--Allah (cc) senden razı olsun, Ali kardeşim. Elbette ki müslüman olmak insana bazı sorumluluklar getirir. Sadece kelime-i şehadet getirerek sorumluluktan kurtulmak yoktur, islâmda.
Kelime'i şehadet getirmek insana bazı sorumluluklar yükler. İsterseniz önce kelime-i şehadet ne manaya geliyor? kısaca ona bakalım.
EŞHEDU EN LÂ İLÂHE İLLELLAH,dediğiniz zaman, Allah (cc) ile anlaşma yapmış olursunuz. Kelime-i şehadet'in birinci bölümünü söylediğiniz zaman: "Ben Allah'ın (cc), tüm emirlerini yerine getireceğime, O'nun yasaklarından kaçınacağıma söz veriyorum ve bu antlaşma metninin altına imzamı atıyorum. VE EŞHEDU ENNE MUHAMMADEN RASULULLAH, dediğiniz de ise: "Hz. Muhammed (sav), neyi emretmişse onu yerine getireceğime, ve neyi de yasaklamışsa ondan da kaçınacağıma söz veriyorum ve antlaşma metninin bu bölümünün altına da imzamı atıyorum." demiş oluyorsun.
Antlaşma maddelerine riayet etmediğiniz takdirde ne olur? Antlaşma fesh edilir. Ve bu durumda yalancı şahit olursunuz, şehadetiniz kabul olunmaz. Aynı zamanda da harbi durumuna düşersiniz.
Ali:--Komutanım, "harbi" ne demek?
Mus'ab:--"Harbi" Allah (cc) ve Resulü ile savaşan kişi demektir. Peki Allah (cc) ile Resulüne karşı savaşılıyorsa bu savaşta galip olan kim olur?
Ali:--Allah (cc) ve Resulü (sav) ile savaşıp ta galip gelen olmamıştır. Şayet tersi olsaydı, S.S.C.B. yıkılmazdı.
Mus'ab:--Evet, Ali kardeşim. Allah (cc) senden razı olsun ve fehmini arttırsın. Şimdi islâm hakkında, hadislerin ışığı altında bilgi vermeye çalışalım inşaallah:
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"islâm, beş temel üzerine kurulmuştur: Allahın birliğine inanmak, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak, hacca gitmek."
İbn Ömer radıyallahu anh. Müslim.
Bir bedevi gelip, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve selleme islâmı sordu.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, "Günde beş vakit namaz,"
buyurdu.
Adam sordu: "Bunlardan başka birşey yapmam gerekir mi?"
"Hayır, ancak nâfile olarak kılabilirsin." Sonra şöyle buyurdu: "Ramazanda oruç tutmak."
"Bunun dışında oruç var mıdır?"
"Hayır, ancak nâfile olarak tutabilirsin." Sonra ona zekâtı da anlattı.
"Bundan başka birşey vermem gerekir mi?"
"Hayır, nâfile olarak verebilirsin."
Sonra adam, arkasını dönüp giderken, "Bunları aynen yaparım, ne eksik, ne de fazla!" dedi.
Ardından, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sözünde durur da dediklerini yaparsa, cennete girer."
Enes radıyallahu anh. Buhârî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Müslim, elinden ve dilinden müslümanların esenlikte olduğu kişidir. Mümin ise, insanlara, kanları ve malları hususunda güven veren kişidir."
Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.
Bir adam sordu:
"Hangi islâm daha hayırlıdır?"
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem cevap verdi:
"Yemek yedirirsin, tanıdığına da tanımadığına da selâm verirsin..."
İbn Amr radıyallahu. Buhârî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve selleme dedim ki:
"Bu işte seninle beraber kimler var?"
"Bir hür kişi, bir de köle..."
"islâm nedir?"
"Hoş söz söylemek ve yemek yedirmek."
"iman nedir?"
"Sabır ve hoşgörü...
"Hangi islâm en üstündür?"
"Müslümanların, elinden ve dilinden esenlikte olduğu kişininki..."
"Hangi îman üstündür?"
"Güzel ahlâk."
"Hangi namaz üstündür?"
"Ayakta durma süresi uzun olan namaz."
"Hangi hicret üstündür?"
"Rabbinin hoşlanmadıklarından uzak durman."
Amr radıyallahu anh. Taberânî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve selleme, güçlükte, kolaylıkta, neşeli ve kederli hâllerde, onu dinleyip itaat edeceğime dâir biat
edip, söz verdim. Yine, bize karşı yaptığı tercihlerde, ehline karşı herhangi bir işte tartışmayacağımıza, nerede olursak olalım hakkı söyleyeceğimize, Allah uğrunda kınayıcının kınamasından korkmayacağımıza dâir biat edip, söz verdik.
Ubâde radıyallahu anh. Buhârî.
Ensardan bir grup kadınla, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve selleme, islâm üzerinde biat etmek üzere geldik ve şöyle dedik:
"Allaha hiçbir şeyi ortak koşmamaya, hırsızlık yapmamaya, zina etmemeye, çocuklarımızı öldürmemeye, iftira atmamaya, hayırlı işlerde sana baş kaldırmamaya söz verip, biat ettik."
Bunun üzerine Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Tâkat oranında, gücünüz yettikçe..."
"Allah ve Resûlü, bize kendimizden daha merhametlidir. Ey Allahın Resûlü, gel de sana biat edelim!" deyince, şöyle buyurdu:
"Ben kadınlarla tokalaşmam, yüz kadına olan sözüm, tek kadına gibidir."
Umeyme radıyallahu anha. Tirmizî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"işin başı islâm, direği namaz, zirvesi cihaddır."
Muaz radıyallahu anh. Tirmizî.
Vedâ haccında Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem ile bulundum. Allahı andı, hamdetti, öğüt verdi, sonra şöyle dedi:
"Bu kutsal gün hangi gündür?"
"En büyük hac günüdür!" dediler.
Bunun üzerine şöyle buyurdu:
"Sizin kanlarınız, mallarınız, ırz ve namuslarınız, size, tıpkı bu gününüz gibi haramdır. Bu beldeniz gibi, bu ayınız gibi haramdır! Dikkat edin! Cinâyet işleyen kendi aleyhine cinâyet işlemiş olur.
Dikkat edin! Müslüman müslümanın kardeşidir. Müslüman kardeşinin hiçbir şeyi, kendisi helâl etmedikçe, diğer müslümana helâl olmaz.
Dikkat edin! islâm öncesindeki tüm faizler kaldırılmıştır. Verdiğiniz ana paralarınız sizindir. Haksızlık yapmayın, haksızlığa da uğramayın!
Dikkat edin! islâmdan önce işlenen her türlü kan davası kaldırılmıştır...
Dikkat edin! Kadınlara iyi davranın! Onlar, sizin yanınızda birer emanettirler...
Dikkat edin! Sizin kadınlarınız üzerinde haklarınız vardır, kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır.
Sizin, kadınlarınızın üzerinde bulunan hakkınız, yataklarınızı çiğnetmemeleri ve evinize girmesinden hoşlanmadığınız kimselere
izin vermemeleridir.
Onların sizin üzerinizdeki hakları, giyimlerinde ve yemeklerinde onlara son derece iyi davranmanızdır...
Dikkat edin! Burada bulunanlar bulunmayanlara bildirsin, umulur ki, kendilerine bildirilenler daha kavrayıcı olurlar."
Amr radıyallahu anh. Buhârî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Allah, rızıklarınızı bölüştürdüğü gibi, aranızda ahlâklarınızı da bölüştürmüştür. Allah, dünyayı sevdiğine de, sevmediğine de verir. Ama dini ancak sevdiklerine verir. Kime dini vermişse, onu kesinkes sevmiştir.
Nefsim elinde olana yemin ederim ki, kalbi ve dili müslüman olmadıkça, bir kul müslüman olamaz. Komşusu kötülüklerinden emin olmadıkça, kişi tam mümin olamaz!"
"Ey Allahın Resûlü, kişinin kötülükleri nedir?"
Şöyle buyurdu: "Eziyet ve zulüm etmesidir. Haramdan kazandığı parayı nafaka verse, asla bereketi olmaz. Ondan sadaka olarak verirse, kesinlikle kabul olunmaz. Geride bırakırsa, onu ateşe daha da yaklaştırır. Çünkü Allah, kötüyü kötü ile silmez, kötüyü iyilik ile siler. Çünkü, pis olan pisi silmez."
İbn Mesûd radıyallahu anh. Ahmed.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"islâm garîb başladı, başlangıçtaki gibi tekrar garîb olacaktır. Garîblere ne mutlu!"
Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim
Mus'ab:--İslâm'ın tamamı hakkında bilgi vermeye ne bizim bilgimiz yeter ve ne de zaman. Öğrendiklerimizle amel edersek bize yeter.
Yeni müslümanlar pür dikkat, anlatılanları dinliyorlardı. Hepsi de hayran kalmıştı. Ve hepsi halinden memnundu. İyi ki müslüman olmuşlardı.