Deniz Gezmiş

Son güncelleme: 18.08.2010 01:19
  • noimage


    1965'den sonra Türkiye'de gelişen gençlik hareketinin en önemli önderlerinden ve Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)'nun kurucu ve yöneticilerinden Deniz Gezmiş, 24 Şubat 1947'de Ankara'nın Ayaş ilçesinde doğdu. Öğretmen bir ailenin çocuğu olması sebebiyle ilk ve ortaöğrenimini Sivas'da, liseyi İstanbul'da okudu. Gezmiş, henüz lise öğrencisiyken sol düşünceyle tanıştı ve kendini dönemin eylemleri içinde buldu. 1965'de Türkiye İşçi Partisi (TİP)'nin Üsküdar ilçesine üye oldu. İlk kez 31 Ağustos 1966'da Ankara'dan İstanbul'a yürüyen Çorum Belediyesi temizlik isçilerinin Taksim Anıtı'na çelenk koymaları sırasında isçileri destekleyen ve Türk-İş yöneticilerini protesto eden gösteri sırasında gözaltına alındı. 7 Kasım 1966'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi. Ardından 19 Ocak 1967'de Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF) binasının yedd-i emine verilmesi sırasında çıkan olaylarda yakalandı ve bir gün sonra iki arkadaşıyla çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldı. 22 Kasım 1967'de öğrenci örgütlerinin düzenlediği Kıbrıs Mitingi sırasında Aşık İhsani ile birlikte ABD bayrağını yaktıkları gerekçesi ile gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan Deniz Gezmiş, Hukuk Fakültesi'nde birlikte okuduğu arkadaşlarıyla birlikte 30 Ocak 1968'de Devrimci Hukuklular Örgütünü kurdu. 7 Mart 1968'de İÜ Fen Fakültesi konferans salonunda düzenlenen AIESEC genel kurul toplantısında konuşma yapan Devlet Bakanı Seyfi Öztürk'ü protesto ettiği için tutuklandı. 2 Mayıs'a kadar tutuklu kalan Gezmiş, 30 Mayıs'ta 6. Filo'yu protesto ettiği için yargılandı ve beraat etti. Öğrenci eylemleri içinde etkinliği giderek artan Deniz Gezmiş, 12 Haziran 1968'de İstanbul Üniversitesi'nin işgal edilmesinde önderlik etti. İşgal Konseyi adına İÜ Senatosu ile Baltalimanı'nda yapılan görüşmelere katılan öğrenci heyetinin içinde yer aldı; öğrenci haklarının elde edilip işgalin sona erdirilmesinde etkili oldu. İşgalden kısa bir süre sonra İstanbul'a gelen 6. Filo'yu protesto eylemlerinde yer alan Gezmiş, 30 Temmuz'da bu eylemlerden dolayı tutuklandı ve 20 Eylül'de serbest bırakıldı.

    TİP içinde yoğunlaşarak, ayrılıklara ve tartışmalara yol açan ideolojik sorunlarda Milli Demokratik Devrim (MDD) görüşünü benimseyen Deniz Gezmiş, bu görüşün özellikle devrimci öğrenciler arasında yayılmasında etkili oldu. Ekim 1968'de eylemlerde birlikte olduğu Cihan Alptekin, Mustafa İlker Gürkan, Mustafa Lütfi Kıyıcı, Cevat Ercişli, M. Mehdi Beşpınar, Selahattin Okur, Saim Kurul ve Ömer Erim Süerkan'la birlikte Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB)'ni kurdu. 1 Kasım 1968'de TMGT (Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı) , AÜTB, ODTÜÖB ve DÖB'ün başlattığı Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal Yürüyüşü'nü düzenledi. Ardından 28 Kasım 1968'de ABD büyükelçisi Kommer'in gelişi sırasında Yeşilköy Havaalanı'nda düzenlenen protesto gösterileri nedeniyle tutuklandı ve bir süre sonra serbest bırakıldı.

    İstanbul Üniversitesi'nde sağcı güçlerin 16 Mart 1969'da girişmiş olduğu hareketlere öğrenci kitlesiyle birlikte karşı koyan Gezmiş, bu eylemi gerekçe gösterilerek 19 Mart'ta yeniden tutuklanarak 3 Nisan'a kadar hapis yattı. Ardından 31 Mayıs 1969'da İÜ Hukuk Fakültesi öğrencilerinin, reform tasarısının gerçekleşmemesini protesto için giriştikleri işgale önderlik etti. Üniversitenin kapatılıp, polise teslim edilmesi nedeniyle çıkan çatışmalarda yaralandı. Hakkında gıyabi tutuklama kararı olmasına rağmen hastaneden kaçan Gezmiş, Haziran'ın sonunda Filistin'e gitti. Filistin'e gitmeden önce 23 Haziran 1969'da TMGT'nin topladığı 1. Devrimci Milliyetçi Gençlik Kurultayı'na kendisi gibi haklarında tutuklama kararı olan FKF Genel Başkanı Yusuf Küpeli ile birlikte bir mücadele programı gönderdi. Eylül'e kadar Filistin'de gerilla kamplarında kalan Deniz Gezmiş,1 Eylül 1969'da, 10 Haziran'da "üniversiteyi işgal" ettiği gerekçesiyle Hukuk Fakültesi'nden ihraç edildi. Hakkında tutuklama kararının olduğu bu dönemde gazetecilere gizlendiği yerden demeçler verdi. 23 Eylül 1969'da Hukuk Fakültesi'nde olduğu sırada haber verilen polislerin de fakülteye gelmesi üzerine teslim olan Gezmiş, 25 Kasım'da serbest bırakıldı. Ancak Yıldız Devlet ve Mühendislik Akademisi'nde Battal Mehetoğlu'nun sağcılar tarafından öldürülmesinden sonra okulda yapılan aramada, ele geçirilen dürbünlü bir tüfeğin Gezmiş'e ait olduğu öne sürülerek hakkında yeniden tutuklama kararı alındı. 20 Aralık 1969'da yakalanan Gezmiş, kendisiyle birlikte tutuklanan Cihan Alptekin'le birlikte 18 Eylül 1970'e kadar tutuklu kaldı. Bundan sonra öğrenci eylemlerinden uzaklaşarak, mücadelesini değişik alanlarda sürdürdü. Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan'la birlikte THKO'yu kurdu. 11 Ocak 1971'de THKO adına Ankara İş Bankası Emek Şubesi'nin soygununu gerçekleştirenler arasında yeraldı. 4 Mart 1971'de dört ABD'li erin Balgat'taki Tuslog Tesisleri'nden kaçırılması eyleminde de bulundu. Kaçırılan erler daha sonra serbest bırakıldı


    Yakalanışı ve İdamı

    12 Mart darbesinin ilk günlerinde Yusuf Aslan ile birlikte Sivas'a gitmekte iken motorsikletleri bozulur. Bir ihbar sonucu polislerin gelmesi üzerine çıkan çatışmada Yusuf Aslan ile birbirlerini kaybederler. Yusuf Arslan o esnada Deniz Gezmiş ise 16 Kasım 1971 salı günü Sivas'ın Gemerek ilçesinde yakalandı ve Kayseri'ye getirildi. Buradan Ankara'ya götürüldü ve zamanının İçişleri Bakanı Haldun Menteşoğlu'nun makamına götürüldü.

    Mahkeme 16 Temmuz 1971 günü Altındağ Veteriner Okulu binası'nda Tuğgeneral Ali Elverdi başkanlığında Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 nolu Mahkemesi'nde başladı ve 9 Ekim 1971 günü bitti. Deniz ve arkadaşları 16 Temmuz 1971'de başlayan THKO-1 Davası'nda TCK'nin 146. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, 9 Ekim 1971'de idam cezasına çarptırıldı.

    Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte 6 Mayıs 1972 tarihinde Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde idam edildi.

    İdam edilmeden önce son isteğinin Rodrigo'nun Aranjuez konçertosunu (muhtemelen Adagio'sunu) dinlemek ve bir bardak demli çay içmek olduğu söylenir, ama bu isteğinin yerine getirilmediği bilinmektedir. İdam kemendi boynundan geçirilirken de, hücresinden alınıp apar topar darağacına götürülürken giymesine izin verilmeyen botlarının askerlere bırakılmamasını, ailesinden birinin almasını istediğini belirtmişti. Son sözleri: "Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği!! Yaşasın işçiler, köylüler! Kahrolsun Emperyalizm!" oldu.


    Ses belgeleri ve mahkeme savunmasından bölümler

    * "...Biz hiçbir zaman bütün çabamıza rağmen Türkiye'nin bağımsızlığını temin edemedik. Bugüne kadar da bu özlem içinde kaldık."

    * "...Öteden beri arz etmiş olduğum gibi, bu ülkede Anayasayı en fazla savunanlar bizleriz. Anayasayı ihlal edenlerse ortadadır. Anayasanın uygulanmasını isteyen gene bizleriz. Anayasayı uygulamayan yavuz kimselerse hâlâ ortadadır. Ve yine o kişiler bizim kellemizi istemektedirler..."

    * "...Yaptıklarımızın haklı olduğuna inanıyorum. Halen de bu inancı taşıyorum. Türkiye'nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı ölümden korkmuyoruz. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum."[1]

    * "Kısaca; Amerikan emperyalizmi yurdumuzda var oldukça bu talan devam edecektir. Türkiyenin kalkınması için tek ve zorunlu şart Amerikanın yurttan atılmasıdır. Hem Amerika, hem kalkınma olmaz. Kalkınma toplumsal bir sorundur. Türkiyede Amerika var oldukça, toplum kalkınamayacak, fakat büyük zenginler, komisyoncular ve uşaklar olacaktır. Amerika yurdumuzda var oldukça, kalkınma değil, tam tersine açlık ve sefalet var olacaktır."

    * ...Fikir özgürlüğünü ve anayasayı paravan yapanlar önceleri Atatürkçü geçinirken,onun fikir ve şahsiyetinide küçük görmeye başladılar şeklinde ve sadece Mustafa Kemal tarafını beğeniyorlardı şeklinde bir cümle mevcuttu.Bunu kesin olarak reddediyorum, asla kabul etmiyorum.Diğer yurtseverler de bunu kabul etmez,bu kasten tahrif edilmek isteniyor,gerçekler örtülmek isteniyor.Bu cümle art niyetle hazırlanmıştır.Bu memlekette Mustafa Kemal'e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlar da bizleriz.


    Ölmeden önce ailesine yazdığı mektup

    Baba, mektup elinize geçtiğinde aranızdan ayrılıyorum. Ben ne kadar üzülmeyin dersem yine de üzüleceğinizi biliyorum.Fakat bu durumu metanetle karşılamanızı istiyorum, insanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler, önemli olan çok fazla yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki benden evvel giden arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de düşmeyeceğimden şüphen olmasın, oğlun, ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir, o bu yola bilerek girdi ve sonunun bu olduğunu biliyordu. Seninle düşüncelerimiz ayrı ama beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil Türkiye'de yaşayan Kürt ve Türk halklarının da anlayacağına inanıyorum. Cenazem için gerekli talimatları avukatlarıma verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara'da 1969'da ölen arkadaşım Taylan Özgür'ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi İstanbul'a götürmeye kalkma, annemi teselli etmek sana düşüyor, kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. Onun bilim adamı olmasını istiyorum, bilimle uğraşsın ve unutmasın ki bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir, son anda yaptıklarımdan hiç pişmanlık duymadığımı belirtir, seni, annemi, ağabeyimi ve kardeşimi devrimciliğin olanca ateşi ile kucaklarım. Oğlun Deniz Gezmiş.


    Eylemler

    1. İstanbul Üniversitesi'nin 12 Haziran 1968'de işgal edilmesine önderlik etti. İşgal konseyi adına üniversite senatosu ile Baltalimanı'nda yapılan görüşmelere katılan öğrenci heyetinin içinde yer aldı.
    2. 1 Kasım 1968'de TMGT, AÜTB, ODTÜÖB ve DÖB'ün başlattığı Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal Yürüyüşü'nü düzenledi.
#20.06.2007 19:09 0 0 0
  • noimage

    noimage

    noimage
#20.06.2007 19:10 0 0 0
NaZ NaZ foto
  • Türkiye için çoooooook önemli bir insan (dı)

    emegine saglik Freddy



    noimage

    noimage


    Yaftasi:

    noimage
#02.07.2007 23:17 0 0 0
  • Çok teşekkürler Cenk..

    Deniz Gezmiş ile ilgili daha geniş bilgi edinmek isteyenler,daha iyi tanımak ve anlamak isteyenler ( siyasi görüşü ne olursa olsun...İnsan kendinden farklı düşünenleri de tanımalı,anlamalı,saygı duyup sevmelidir ) Erdal Öz - Gülünün Solduğu Akşam ve Nihat Behram - Darağacında 3 Fidan kitaplarını okuyabilirler...
#07.08.2007 13:49 0 0 0
  • tşkler arkadaşım önemli bi kişilik gerçektende deniz Gezmiş :)
#07.08.2007 14:19 0 0 0
  • Allah razı olsun
#20.01.2008 19:01 0 0 0
  • KeŞKe YaŞaSaYDı ÇoK ŞeY YaPaMaDaN öLDü ÇooK :(
#21.01.2008 12:01 0 0 0
NaZ NaZ foto

  • Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte 6 Mayıs 1972 tarihinde Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde idam edildi.


    Bu gün tam 36 yil oldu

    noimage
#06.05.2008 15:34 0 0 0
  • Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan her 6 Mayıs'ta yeniden doğuyor. Bugün de bir doğum günü... Bugün günlerden 6 Mayıs, bugün günlerden Deniz, Yusuf, Hüseyin.
#06.05.2008 16:40 0 0 0
  • 3 gencecik çocuktan korktular,hala da korkuları sürüyor....
#06.05.2008 19:01 0 0 0
NaZ NaZ foto
  • noimage
#06.05.2008 19:06 0 0 0
  • noimage


    Denizler Türküsü


    olur mu

    ecelsiz üç canı almak

    olur mu

    gülleri dalından kırmak

    utansın karanlık

    utansın toprak

    ağlasın gökyüzü

    kızarsın şafak

    üç yürek

    üç fidan

    üç güzel insan

    devrimin üç gülü

    dillere destan

    deniz'im oy

    yusuf'um oy

    yoldaşım oy

    hüseyin'im oy



    zamanın gündüze çaldığı bir şafak

    ilkbaharı sonbahara çevirdi 6 mayıs

    dünyanın dönüşüyle ölüme aktı zaman

    güneş süsü verilmiş cellat

    bembeyaz karanlığa alıp götürdü canları

    ve üç deniz üç yusuf üç hüseyin

    üç yürek üç can üç sonsuz

    yürüdüler darağacına korkusuz

    adımları hapsedilse de yargısız

    asılır mı bu üç yürek

    deniz'lerin

    yusuf'ların

    hüseyin'lerin türküsüdür bu

    dalgalar, meydanlar ve dağlar söyler bu türküyü

    baldırandır yüreğimizdeki ey yoldaş

    gölgesiz ve kefensiz gidenlerin türküsüdür bu

    ağıtsız, ağlamaksız, halaylı, türkülü uğurlarız gidenlerimizi

    şimdi savurup bütün hüzünleri köhne bir zamana

    meydan okumak zahir aynalara*

    ilkbaharda kanayan bir yaprak misali

    savrulmak özgürlüğe esen rüzgarla

    bir şarkı, bir şiir, bir ıslık ve bir rüzgar selamıyla gidenlerin

    deniz'lerin yusuf'ların hüseyin'lerin türküsüdür bu.



    noimage
#06.05.2008 19:18 0 0 0
ChE ChE foto
  • devleti hortumlayanlar,devleti soyanlar şu an baştacı ve en büyük vatansever olarak gösterilirken;30 bin kişinin katili terörist başına emekliliğini yaşaması için ada tahsis edilirken,
    vatanlarının emperyalist ülkelerin boyunduruğu altından kurtulmaları için canlarını ortaya koyan,bir damla kan akıtmamış,cinayet işlememiş,suçları sadece sömürü düzenini içlerine sindiremeyip başkaldırmak olan bu gençlerin asılması türkiyenin en büyük günahlarından biridir...
#06.05.2008 21:18 0 0 0
  • @ChE adlı üyeden alıntı:
    devleti hortumlayanlar,devleti soyanlar şu an baştacı ve en büyük vatansever olarak gösterilirken;30 bin kişinin katili terörist başına emekliliğini yaşaması için ada tahsis edilirken,
    vatanlarının emperyalist ülkelerin boyunduruğu altından kurtulmaları için canlarını ortaya koyan,bir damla kan akıtmamış,cinayet işlememiş,suçları sadece sömürü düzenini içlerine sindiremeyip başkaldırmak olan bu gençlerin asılması türkiyenin en büyük günahlarından biridir...
    Orijinali Göster...


    seni yazından ötürü kutluyorum.yazını, ABD UŞAKLARINA İTHAF EDİYORUM.
#06.05.2008 22:01 0 0 0
  • öLüMLeRiNiN 36.YıLDöNüMüNDe DeNiZ GeZMiŞ,YuSuF aSLaN Ve HüSeYiN iNaN'ı SaYGıYLa aNıYoRuZ.uMaRıM SaDeCe oNLaRıN ßiYoGRaFiLeRiNi oKuYuP ReSiMLeRiNe ßaKıP GeÇMeZ, ßöYLe ßiR GüNDe MüCaDeLeLeRiNi De TeKRaR HaTıRLaYıP ''ßi DaKiKa Yaa'' DeMeMiZi De SaĞLaR...
#06.05.2008 23:05 0 0 0
  • 3 gencecik çocuktan korktular,hala da korkuları sürüyor....

    O Kadar KorkttuLar Ki; MezarLarının Yan Yana oLmaSına BiLe Izin VermediLer...

    ABD 'nin Oyununa KatıLan Bir Takım Fa$iSt we EmperyaLiSt Ki$iLer Tarafından $erefSizCe öLdürüLdüLer...

    DewrimCi Deniz Gezmi$ 'in de Dediqi Gibi Orada öLen SadeCe OnLarın Bedenidir... Dü$ünCeLeri we iStedikLeri SonSuza Kadar Ya$ayaCaktır...

    O 'nu SadeCe AnLayın !
#07.05.2008 09:48 0 0 0
  • @TMOLOS adlı üyeden alıntı:
    3 gencecik çocuktan korktular,hala da korkuları sürüyor....
    Orijinali Göster...


    Sana Katılıyorum...
#07.05.2008 16:30 0 0 0
  • noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    Deniz Gezmiş Gibisi Zor Gelir..
#12.05.2008 21:25 0 0 0
ChE ChE foto
  • eline koluna sağlık bystyler
#12.05.2008 22:27 0 0 0